Ana içeriğe geç
Sözlük

önler ile cümle

önler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Karıncaları da önlerine şeker ve benzeri şeyler koyarak çekmeye çalıştım.Rồi tôi nhử đàn kiến đến bằng cách rải đường xung quanh.
Karıncaları da önlerine şeker ve benzeri şeyler koyarak çekmeye çalıştım.Und dann ermutigte ich die Ameisen hereinzukommen, indem ich Zucker und solche Dinge hinein tat.
Karıncaları da önlerine şeker ve benzeri şeyler koyarak çekmeye çalıştım.Y animaba a las hormigas a venir poniéndoles azúcar y cosas como esas.
Karıncaları da önlerine şeker ve benzeri şeyler koyarak çekmeye çalıştım.И я поощрял муравьёв сахаром и всякими разностями, чтобы они туда пришли.
Karıncaları da önlerine şeker ve benzeri şeyler koyarak çekmeye çalıştım.Насърчавах мравките да отиват натам, като слагах захар и такива неща.
Karıncaları da önlerine şeker ve benzeri şeyler koyarak çekmeye çalıştım.ושמתי עליהם סוכר ודברים כאלה בשביל לשכנע את הנמלים לעלות עליהם.
Karıncaları da önlerine şeker ve benzeri şeyler koyarak çekmeye çalıştım.ثم شجعت النمل على الدخول إليها عبر وضع السكر وما شابه
Karıncaları da önlerine şeker ve benzeri şeyler koyarak çekmeye çalıştım.座って様子を伺っていると アリがやって来て
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.De gigantesques filets tendus à travers l'océan avalant tout ce qu'ils trouvent sur leur chemin.
Kocaman aglar, okyanusta önlerine gelen her seyi yutuyor.Enorma nät sträcker sig över havet och sväljer allt i sin väg.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Enorma nät sträcker sig över havet och sväljer allt i sin väg.
Kocaman aglar, okyanusta önlerine gelen her seyi yutuyor.Hatalmas hálók feszülnek ki az óceán felett, mindent elnyelve, ami az útjukba kerül.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Hatalmas hálók feszülnek ki az óceán felett, mindent elnyelve, ami az útjukba kerül.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Jaring besar SEBERANG Peregangan di lautan, menelan segala sesuatu di jalan mereka.
Kocaman aglar, okyanusta önlerine gelen her seyi yutuyor.Jaring raksasa membentang melintasi laut, menelan apapun yang ada di hadapan mereka.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Obrovské sítě táhnou napříč oceánem a zachytí vše, co jim přijde do cesty.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Ogromne mreže se raztezajo čez ocean in goltajo vse kar jim pride na pot.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Ogromne siatki rozpościera się na dnie oceanu zgarniając wszystko co zostanie napotkane
Kocaman aglar, okyanusta önlerine gelen her seyi yutuyor.Plase imense de pescuit se intind de-a lungul oceanelor, inghitind totul in calea lor.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Plase imense de pescuit se intind de-a lungul oceanelor, inghitind totul in calea lor.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Redes enormes cruzan los océanos engullendo todo a su paso.
Kocaman aglar, okyanusta önlerine gelen her seyi yutuyor.Reti enormi vengono stese in tutto l'oceano ingoiando tutto ciò che incontrano.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Reti enormi vengono stese in tutto l'oceano ingoiando tutto ciò che incontrano.
Kocaman aglar, okyanusta önlerine gelen her seyi yutuyor.Riesige Netze breiten sich über den Ozean aus und verschlingen alles auf ihrem Weg.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Riesige Netze breiten sich über den Ozean aus und verschlingen alles auf ihrem Weg.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Valtaisat verkot levittyvät meren yli nielaisten kaiken tielleen joutuvan.
Kocaman aglar, okyanusta önlerine gelen her seyi yutuyor.Γιγάντια δίχτυα απλώνονται κατά μήκος του ωκεανού, καταβροχθίζοντας οτιδήποτε βρίσκεται στο πέρασμά τους.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Γιγάντια δίχτυα απλώνονται κατά μήκος του ωκεανού, καταβροχθίζοντας οτιδήποτε βρίσκεται στο πέρασμά τους.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Огромные сети простираются через океан, глотание всего в их пути.
Kocaman aglar, okyanusta önlerine gelen her seyi yutuyor.,רשתות עצומות פרושות על גבי הים .בולעות כל מה שעובר בדרכם
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.רשתות עצומות פרושות על גבי הים, בולעות כל מה שעובר בדרכם.
Ocarina of Time Zelda oyunun ilk üç çeyrek için yakalama önler.시간의 오카리나에서 젤다는 게임 초반 3분의 1 동안 잡히는 걸 피합니다
Ocarina of Time Zelda oyunun ilk üç çeyrek için yakalama önler.Dans Ocarina of Time, Zelda ne se fait pas kidnapper pendant les trois quarts du jeu.
Ocarina of Time Zelda oyunun ilk üç çeyrek için yakalama önler.En Ocarina del Tiempo, Zelda evita ser capturada en las primeras tres cuartas partes del juego.
Ocarina of Time Zelda oyunun ilk üç çeyrek için yakalama önler.In Ocarina of Time slaagt Zelda er zelfs in driekwart van de game niet geschaakt te worden.
Ocarina of Time Zelda oyunun ilk üç çeyrek için yakalama önler.In "Ocarina of Time", Zelda riesce a evitare di essere catturata per i primi tre quarti del gioco.
Ocarina of Time Zelda oyunun ilk üç çeyrek için yakalama önler.I Ocarina of Time undgår Zelda at blive fanget gennem de første trefjerdedel af spillet.
Ocarina of Time Zelda oyunun ilk üç çeyrek için yakalama önler.W Ocarina of Time, Zelda unika schwytania przez 3/4 fabuły gry.
Ocarina of Time Zelda oyunun ilk üç çeyrek için yakalama önler.באוקרינת הזמן, זלדה נמנעת מלכידה בשלושת הרבעים הראשונים של המשחק.
Ocarina of Time Zelda oyunun ilk üç çeyrek için yakalama önler.シークに変装した彼女は 活発で役に立つ冒険の仲間であり、
Önlerindeki ekranda ise şarap hakkında bilgi.もちろん全員が
Önlerindeki ekranda ise şarap hakkında bilgi.À frente deles num ecrã há informação sobre o vinho.
Önlerindeki ekranda ise şarap hakkında bilgi.Auf einem Monitor vor ihnen waren Informationen über den Wein.
Önlerindeki ekranda ise şarap hakkında bilgi.Delante de ellos en una pantalla había información sobre el vino.
Önlerindeki ekranda ise şarap hakkında bilgi.Di depan mereka ada layar yang menampilkan informasi anggur.
Önlerindeki ekranda ise şarap hakkında bilgi.Előttük egy képernyőn adatokat olvashattak a borról.
Önlerindeki ekranda ise şarap hakkında bilgi.Foran dem på skærmen er der information om vinen.
Önlerindeki ekranda ise şarap hakkında bilgi.Framför dem finns en skärm med information om vinet.
Önlerindeki ekranda ise şarap hakkında bilgi.Heidän edessään on näytöllä tietoja viinistä.
Önlerindeki ekranda ise şarap hakkında bilgi.그들 앞에 있는 스크린에는 와인에 대한 정보를 보여주었습니다
Önlerindeki ekranda ise şarap hakkında bilgi.Na obrazovce před nimi jsou informace o víně.
Önlerindeki ekranda ise şarap hakkında bilgi.Pe un ecran, în fața lor, se află informații despre vin.
Önlerindeki ekranda ise şarap hakkında bilgi.Pred njimi je zaslon z informacijami o vinu.
Önlerindeki ekranda ise şarap hakkında bilgi.Pred sebou na obrazovke vidia informácie o danom víne.
Önlerindeki ekranda ise şarap hakkında bilgi.Przed nimi na ekranie jest informacja o winie.
Önlerindeki ekranda ise şarap hakkında bilgi.Su uno schermo leggono le informazioni su quel vino.
Önlerindeki ekranda ise şarap hakkında bilgi.Trước mặt họ là một màn hình ghi thông tin về loại rượu.
Önlerindeki ekranda ise şarap hakkında bilgi.Un écran devant eux montre des informations sur le vin.
Önlerindeki ekranda ise şarap hakkında bilgi.Vóór hen op een scherm staat informatie over de wijn.
Önlerindeki ekranda ise şarap hakkında bilgi.Μπροστά τους, σε μία οθόνη, υπάρχουν πληροφορίες για το κρασί.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
önler ile cümle - Sayfa 9 - önler kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App