Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?Bạn còn nhớ việc đi dạo như một đứa trẻ đi qua một loạt phòng trưng bày cửa hàng bằng gỗ, tối màu?
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?Encore enfant, vous rappelez-vous avoir parcouru ces devantures vitrées, tapissées de bois sombre ?
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?Herinnert u zich het ronddwalen als een kind door die donkere houten winkelgalerijen?
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?Ingatkah Anda saat Anda kecil berjalan-jalan di galeri gelap dari kayu ini?
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?Iţi aminteşti cum hoinareai în copilărie prin întunecoasele galerii de lemn ale magazinelor?
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?여러분은 어린 시절에 그 짙은색 나무로 만들어진 상점 앞의 갤러리를 방황하던 것을 기억하시나요?
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?¿Recordáis deambular de niños por las oscuras galerías de escaparates de madera?
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?Θυμάσαι που ως παιδί περιπλανιόσουν σε αυτές τις σκοτεινές ξύλινες αίθουσες;
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?Помните ли как сте скитали като дете през тези тъмни, дървени витринни галерии?
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?Помнишь ли ты, как ребёнком ты бродил среди темных деревянных витрин магазинов?
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?האם אתם זוכרים את עצמכם משוטטים בילדותכם דרך אותם גלריות בחנויות מעץ כהה?
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?هل تذكر عندما كنت طفلا وكنت تسرح عبر واجهات المحال الخشبية
Çocukken bu karanlık tahtadan mağaza önlerinde dolaştığınızı hatırlıyor musunuz?さまよっていたことを 覚えている? みすぼらしいラベルが貼られた
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››A jeźliby się to do starosty doniosło, my go namówimy, a was bezpiecznymi uczynimy.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››A keby sa to dopočulo u vladára, my ho prehovoríme a vás urobíme bezstarostných.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››A uslyší-liť o tom hejtman, myť ho spokojíme a vás bezpečny učiníme.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››Dan kalau gubernur mendengar hal itu, kami akan membujuk dia supaya kalian tidak mendapat kesulitan apa-apa.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››E, se isto chegar aos ouvidos do governador, nós o persuadiremos, e vos livraremos de cuidado.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››E se mai la cosa verrà all'orecchio del governatore noi lo persuaderemo e vi libereremo da ogni noia»
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››És ha ez a helytartó fülébe jut, mi elhitetjük õt, és kimentünk titeket a bajból.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››Et si le gouverneur l`apprend, nous l`apaiserons, et nous vous tirerons de peine.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››In če to izve deželni poglavar, pomirimo ga mi, da bodete vi brez skrbi.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››Ja jos tämä tulee maaherran korviin, niin me lepytämme hänet ja toimitamme niin, että saatte olla huoletta."
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››만일 이 말이 총독에게 들리면 우리가 권하여 너희로 근심되지 않게 하리라 하니
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››Nếu điều ấy thấu tai quan tổng đốc, thì chúng ta sẽ khuyên giải người, và làm cho các ngươi khỏi lo sợ.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››Nếu điều ấy thấu tai quan tổng_đốc , thì chúng_ta sẽ khuyên_giải người , và làm cho các ngươi khỏi lo_sợ .
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››Og dersom Landshøvdingen får det at høre, ville vi stille ham tilfreds og holde eder angerløse."
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››Şi dacă va ajunge lucrul acesta la urechile dregătorului, îl vom potoli noi, şi vă vom scăpa de grijă.``
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››Und wo es würde auskommen bei dem Landpfleger, wollen wir ihn stillen und schaffen, daß ihr sicher seid.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››Y si esto llega a oídos del procurador, nosotros le persuadiremos y os evitaremos problemas.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››Και εαν ακουσθη τουτο ενωπιον του ηγεμονος, ημεις θελομεν πεισει αυτον και εσας θελομεν καμει αμεριμνους.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››И ако слух за това стигне до управителя, ние ще го убедим, а вас ще направим да нямате грижа.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››и, если слух об этом дойдет до правителя, мы убедим его, и вас от неприятности избавим.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››І як дочуєть ся про се ігемон, ми вговоримо його, й вас безпечними зробимо.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››ואם ישמע הדבר לפני ההגמון אנחנו נפיסהו והייתם בלי פחד׃
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››واذا سمع ذلك عند الوالي فنحن نستعطفه ونجعلكم مطمئنين.
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››倘 若 這 話 被 巡 撫 聽 見 、 有 我 們 勸 他 、 保 你 們 無 事
Eğer bu haber valinin kulağına gidecek olursa biz onu yatıştırır, size bir zarar gelmesini önleriz.››倘若 這話 被 巡撫 聽見 、 有 我 們勸 他 、 保 你 們無事
Ellerinde tek olan önlerinde, üzerinde numaralar olan bir monitör ve 'Dur' yazan kırmızı bir düğmeydi.Alles wat ze hadden, was een monitor voor zich met daarop de cijfers en een rode knop met daarop "Stop".
Ellerinde tek olan önlerinde, üzerinde numaralar olan bir monitör ve 'Dur' yazan kırmızı bir düğmeydi.Jedyne, co było do dyspozycji to monitor, pełen cyfr i do tego czerwony guzik z napisem "Stop".
Ellerinde tek olan önlerinde, üzerinde numaralar olan bir monitör ve 'Dur' yazan kırmızı bir düğmeydi.기관투자자들이 가졌던 컨트롤이라고는 모니터에 표시되는 숫자들과 '스톱'이라는 글이 적힌
Ellerinde tek olan önlerinde, üzerinde numaralar olan bir monitör ve 'Dur' yazan kırmızı bir düğmeydi.Lo único que tenían era un monitor delante de ellos que tenía unos números y un botón rojo que decía: "Pare".
Ellerinde tek olan önlerinde, üzerinde numaralar olan bir monitör ve 'Dur' yazan kırmızı bir düğmeydi.Mindössze egy monitor volt előttük, rajta a számokkal, és csak egy piros gomb, amin ez állt: "Stop."
Ellerinde tek olan önlerinde, üzerinde numaralar olan bir monitör ve 'Dur' yazan kırmızı bir düğmeydi.Všechno co měli byl monitor, čísla na něm a jedno červené tlačítko, na kterém bylo napsáno "Stop."
Ellerinde tek olan önlerinde, üzerinde numaralar olan bir monitör ve 'Dur' yazan kırmızı bir düğmeydi.Всё, что было доступно — монитор перед глазами, с цифрами на нём, и красная кнопка с надписью "Стоп".
Ellerinde tek olan önlerinde, üzerinde numaralar olan bir monitör ve 'Dur' yazan kırmızı bir düğmeydi.כל מה שהיה להם זה רק צג מול עיניהם שעליו רצים מספרים
Ellerinde tek olan önlerinde, üzerinde numaralar olan bir monitör ve 'Dur' yazan kırmızı bir düğmeydi.وكل ما كان يرى حينها شاشة حاسوب مليئة بالارقام
Ellerinde tek olan önlerinde, üzerinde numaralar olan bir monitör ve 'Dur' yazan kırmızı bir düğmeydi.数字が表示されている モニタと 「停止」と書かれた
Gerçekten de felaketleri önlerler.A naozaj pohromám predchádzajú.
Gerçekten de felaketleri önlerler.A ony předcházejí katastrofě.
Gerçekten de felaketleri önlerler.Dan naskah ini memang mencegah bencana.
Gerçekten de felaketleri önlerler.Ed essi evitano i disastri.
Gerçekten de felaketleri önlerler.E evitam desastres.
Gerçekten de felaketleri önlerler.En ze voorkomen rampen.
Gerçekten de felaketleri önlerler.És valóban meg is előzik a katasztrófát.
Gerçekten de felaketleri önlerler.Et ils préviennent le désastre.
Gerçekten de felaketleri önlerler.I zapobiegają katastrofie.
Gerçekten de felaketleri önlerler.실제로 이것이 대형 사고를 막아내고 있긴 합니다.
Gerçekten de felaketleri önlerler.Och de motverkar katastrofer.
Gerçekten de felaketleri önlerler.Og de forhindrer katastrofen.