önleme ile cümle
önleme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
1.2’de, paradoksu önlemek için zamanda yolculuk kısıtlanmaktadır.Na situação 1.1, as leis da física limitam as viagens do tempo de modo a que os paradoxos não sejam possíveis.
İzinsiz giriş tespit sistemleri tarafından tespit edilmesini önlemek için aynı yöntemler kullanılabilir.Os mesmo métodos podem ser usado para evitar detecção em sistemas de detecção de invasão.
Bunun amacı yanlış alarmları önlemektir.Mas nós precisamos ter uma segurança contra falsos alarmes.
Bununla birlikte devamlı polis baskınlarını önlemek için polise para öderlerdi.No entanto, eles também pagavam a polícia para evitar os ataques frequentes.
Bunun üzerine NYSE gelecekte bu tür protestoları önlemek için bariyerler kurmuştur.Desde então foram instaladas barreiras nesta área para evitar o mesmo tipo de evento.
Tip 1 diabetes mellitusu önlemenin bilinen herhangi bir yolu yoktur.Não existe forma de prevenir a diabetes do tipo 1.
Kartaca'nın Roma donanmasını önleme girişimi.Cartago pede ajuda Roma.
Böylece Parlamento'nun devlet ve hükümet işlerine karışmasını biraz olsun önlemeyi hedef almıştı.Ele parecia preocupado apenas em evitar um golpe de estado contra si e seu governo.
Ocak 10 Ocak: Kuzey Kore, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Atlaşması'ndan (NPT) geri çekildi.Em 10 de janeiro de 2003, a Coreia do Norte se retirou do Tratado de não proliferação de armas nucleares.
Bunu önlemek için kurbağa bu patojenleri yok edebilecek peptitler salgılar.Para contrariar isto, as rãs segregam péptidos que destroem estes patogénicos.
Önlemek için, hastalığın görüldüğü bölgelerde sivrisineklerin azaltılması gerekir.A prevenção envolve a diminuição das picadas dos mosquitos em áreas onde ocorre a doença.
Numuneler enzimatik hasarı önlemek için soğukta tutulur.Muitas reações de enzimas somente são paradas pelo congelamento.
Sıtmayı önlemek için, Nero Ostia bataklıklarını Roma yangınından çıkan molozlarla doldurttu.Para prevenir o paludismo, Nero recolheu os entulhos do incêndio.
Bunu önlemek için bazı yöntemler kullanılır.Vários métodos são usados para contornar esse problema.
Kısacası, veri bütünlüğü bilgilere kasıtsız değişiklikleri önlemektir.Em suma, a integridade dos dados visa evitar involuntárias mudanças na informação.
Yardımın amacı,Orta Doğu'da komünizmin yayılmasını önlemekti.O movimento Solidariedade prenunciou o colapso do comunismo na Europa Oriental.
Ayrıca, yaşlanmaya bağlı hafıza kayıplarını önlemede etkilidir.É comum uma relativa perda de memória com avanço da idade.
Bu karışıklığı önlemek için kullanılan numaralandırma belirtilmelidir.Esta distinção importante é observada a fim de evitar confusão.
Sergileme ve tepki önleme davranışsal bir tedavi yöntemidir.Imediação e hipermediação são formas de mediação.
Bu tür nakilde bağışıklığı önlemek gerekir.Het gevoel van onveiligheid moet aangepakt worden.
İran 1968’te Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’nı (NSYÖA) imzaladı ve 1970’te onayladı.Iran tekende het non-proliferatieverdrag in 1968 en ratificeerde het in 1970.
Shenyang J-8 (Çince: 歼-8; pinyin: Jian-8; NATO rapor adı: Finback), Çin yapımı bir avcı önleme uçağıdır.De Shenyang J-8 (Chinees: 歼-8) (NAVO-codenaam: Finback) is een in China gebouwde eenzitsgevechtsvliegtuig.
Yalıtım kaplamalar, tüm bu sorunları önlemeye yardımcı olur.Door goed onderhoud worden al deze problemen voorkomen.
Mayın bünyesinde etkisiz hale getirmeyi önlemek amacıyla tuzaklama düzeneyi bulunmaktaydı. .Er werden maatregelen getroffen ter voorkoming van mijnschade.
Patlamayı önlemek için sadece bir şansı vardır.Dit om het risico op ontploffing te voorkomen.
Antibiyotik tedavisi komplikasyonları önlemek ve daha hızlı iyileşmeyi sağlamak amacıyla uygulanır.Antibiotica helpen niet om sneller te herstellen.
Bu yolla bu bölgenin tekrar denetiminden çıkmasını önlemek istemişlerdir.Van hogerhand willen ze echter niet dat hij deze zaak opnieuw onderzoekt.
Büyük Britanya, ABD ve Sovyetler Birliği, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'nı imzalarlar.De Sovjet-Unie en Amerika sloten het START-verdrag om nucleaire wapens te verminderen.
Böylece bu sürülerin Perslerin eline geçmesini önlemek istemektedir.Het hoopt daarmee te voorkomen dat de dieren ten prooi vallen aan stropers.
Bunu önlemek için bazı yöntemler kullanılır.Er is een aantal methoden voorgesteld om dit probleem tegen te gaan.
İki kız Macheath'in idam edilmesini önlemek için anlaşmayı kabul ederler.De Peachums besluiten ervoor te zorgen dat Macheath gearresteerd wordt.
Eşitsizliği önlemek için tekrar eşitlik noktasına dönmekti.Hij hamerde wederom op anti-corruptiemaatregelen.
Bilinen eserleri Messerschmitt Me 163 roket motoru ve Bachem Ba 349 önleme uçağıdır.Voorbeelden hiervan zijn de Messerschmitt Me 163 en de Messerschmitt Me 321.
Polisler olası kazaları önlemek için kar zinciri kontrolü yapıyorlardı.De compagnie had controleposten ingericht om sluikhandel te voorkomen.
Atın gözlerini bağlayarak soru soranı görmesini önlemek.Zakładanie klapek na oczy konia aby uniemożliwić zwierzęciu obserwację pytającego.
Bu, köyler arasındaki ilişkileri geliştirmek ve aralarındaki savaşı önlemek için yapılır.Miało to na celu polepszenie stosunków między osadami a w dalszym rozrachunku uniknięcie przyszłych walk.
Çocuklara eziyeti önlemek için birçok ülkede özel yasalar çıkarılmıştır.Niemal w każdym kraju na świecie obowiązują przepisy mające na celu zapobieganie pracy dzieci.
Ayrıca hayvancılıkta mantara bağlı enfekiyonları önlemek ve tedavi etmek amaçlı kullanılır.Zabronione jest również masowanie i pocieranie leczonych obszarów.
Bazı tür pnömonileri önlemek için aşılar mevcuttur.Istnieją szczepionki zapobiegające niektórym rodzajom zapalenia płuc.
Bu tür olayları önlemek için çalışmaya devam edeceğiz."Należy za wszelką cenę dążyć do uniknięcia tego rodzaju następstw”.
Bilinen eserleri Messerschmitt Me 163 roket motoru ve Bachem Ba 349 önleme uçağıdır.Przykładem takiej maszyny były Messerschmitt Me 163 i Bachem Ba 349 Natter.
Bu yıkımı önlemenin yolu ise Hitler'i durdurmaktır.Mogłoby to zapobiec przejęciu władzy przez Hitlera.
Bazı ülkelerde okullarda homofobiyi önlemek için çeşitli çalışmalar yapılmaktadır.Jako przykład takiego działania podali kampanie prowadzone przeciwko homofobii w szkołach.
Bu nezeriyye sağlıklı yaşam tarzı, hastalıkların önleme ve tedavisini tebliğ edirdi...Do zadań medycyny naturalnej należy też promocja zdrowego stylu życia oraz zapobieganie chorobom.
Yardımın amacı,Orta Doğu'da komünizmin yayılmasını önlemekti.Celem powstania organizacji było powstrzymywanie postępów komunizmu w południowo-wschodniej Azji.
Bunun üzerine NYSE gelecekte bu tür protestoları önlemek için bariyerler kurmuştur.Po tych wydarzeniach wprowadzono surowe prawa, które miały zapobiec w przyszłości takim wystąpieniom.
Bu sefer Sezar bu kaynağın kullanılmasını önlemek için yeni bir plan yaptı.W tym czasie Cezar obmyślił nowy plan na pozbycie się hrabiny.
Toprak kirliliğini önlemek için çok çeşitli teknik geliştirilmektedir.Prowadzone są też liczne nasadzeniu w celu zapobiegania erozji gleb.
İstikrar Hata ve karışıklıklara neden olabilecek isimlerin kullanımını önlemek veya engellemek.Stosowane, aby uniknąć lub odrzucić stosowanie nazw, które mogą spowodować błędy lub pomyłki.
Antibiyotikler ikincil bakteriyel enfeksiyonları önlemek amacıyla sıklıkla kullanılmaktadır.W niektórych przypadkach stosuje się również antybiotyki w celu uniknięcia wtórnych zakażeń bakteryjnych.
Kaddafi'nin sivillere saldırısını önlemeye ve tankları imha etmeye çalışacağını da ekledi.Zapewnił mieszkańców Galilei, że armia czyni wszystko, aby zapobiec podobnym atakom w przyszłości.
Gaspı önlemek için, bütün taşınabilen bagajlar dikkatle incelenir.Aby zapobiegać porwanion, każdy bagaż ręczny jest dokładnie sprawdzany.
Uzun vadede önlemek için iki doz gereklidir.Två doser krävs för att på lång sikt förebygga påssjuka.
Bu, köyler arasındaki ilişkileri geliştirmek ve aralarındaki savaşı önlemek için yapılır.Detta gjordes för att förstärka och förbättra relationerna mellan byarna och för att förhindra krig.
Bazı tür pnömonileri önlemek için aşılar mevcuttur.Det finns vaccin för att förebygga vissa typer av lunginflammation.
Hastalığı önlemek için en iyi yapılabilecek sigara içmemektir.Att undvika rökning är det enskilt bästa sättet att förebygga sjukdomen.
Daha sonra bu tarz çatışmaların yaşanmasını önlemesi ümidiyle Milletler Cemiyeti kurulmuştur.Nationernas Förbund bildades i hopp om att förhindra en ytterligare sådan konflikt.
Bunu önlemek için bazı yöntemler kullanılır.Man har funderat på metoder att hindra detta.
2005'ten itibaren bu model'de yangın önleme sistemi bir seçenek olarak sunulmuştur.Ett annat dokument från 2015 stödde denna hypotes.
Birincil önleme "sağlığa teşvik" ve "özel koruma"dan oluşur.Från ”skydd” till ”vård” och ”varsamt brukande”.
İlgili Sayfalar