Ana içeriğe geç
Sözlük

önlem ile cümle

önlem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Mümkün olan tüm yollarla bir savaşı önlemeliyiz.We must prevent a war by all possible means.
Ne pahasına olursa olsun, savaşı önlemeliyiz.We must prevent war at any cost.
Yazım hatalarına karşı önlem almalıyız.We must guard against mistakes in spelling.
Hastalığın hızlıca yayılmasını önlemek kolay bir görev değildi.To prevent the disease from spreading quickly was not an easy task.
Jeff ve Mia boşanmayı önlemek için son bir çaba sarfediyorlar.Jeff and Mia are making a last ditch effort to avoid a divorce.
Eğer kolesterolü önlemek istiyorsanız yanında yağ olmadan yağsız et yiyin.If you want to avoid cholesterol, eat lean meat with no fat.
Bu tür bir olayın tekrarlanmasını önlemeliyiz.We must prevent this type of incident from recurring.
Bilgisayar suçları önlemek için yasalar ABD'de yürürlüğe girdi.Laws to prevent computer crimes were enacted in the USA.
Erken uyarılan erken önlem alır.Forewarned is forearmed.
Polis yasadışı parkta sıkı önleme başladı.The police began a crackdown on illegal parking.
Polis kan dökülmesini önlemek istedi.The police wanted to avoid bloodshed.
Yanlış anlamaları önlemek için sözleşmeyi tekrar incelediler.In order to avoid misunderstandings, they went through the contract again.
Trafik kazalarına karşı önlem almalıyız.We should guard against traffic accidents.
Biz trafik kazalarını önlemek için gerekli önlemleri almamız gerekir.We must take measures to prevent traffic accidents.
Becerikçi diplomasi, savaşı önlemeye yardımcı olur.Skillful diplomacy helps to avert war.
Önlemleri almadan önce zor koşulları dikkate almalısın.Before taking the measures you must take account of the difficult circumstances.
Bu yangın önleme haftasıdır.This is Fire Prevention Week.
Karışıklığı önlemek için, takımlar farklı renkler giydi.To avoid confusion, the teams wore different colors.
Onu önlemek için güçlü önlemler aldık.We took strong measures to prevent it.
Gerekli önlemleri aldık.We took the necessary measures.
Durum sert önlemler gerektiriyor.The situation calls for drastic measures.
Hükümet enflasyonla mücadele etmek için güçlü önlemleri benimsedi.The government adopted strong measures to fight inflation.
Hava kirliliğini önlemek için önlemler almalıyız.We have to take steps to prevent air pollution.
Hava kirliliğini önlemek için tedbirler almalıyız.We have to take steps to prevent air pollution.
O etkin önlemler alamadı.He could not take effective measures.
O bayıldı ve düşmesini önlemek için onu tutmak zorundaydım.She fainted, and I had to hold her to keep her from falling.
Soğuk algınlığını önlemek için pencereyi kapat.Shut the window to prevent catching a cold.
Çikolata LDL oksitlenmeyi önlemek için hareket eder.Chocolate acts to prevent LDL oxidisation.
İş işten geçtikten sonra önlem almak için çok geç.It's too late to shut the stable door after the horse has bolted.
Aktivistler yoksul ülkelerdeki hastalığı önlemeye çalışırlar.Activists try to prevent disease in poor countries.
Fatura toplayıcılarını önlemeye çalışıyoruz.We're trying to avoid the bill collectors.
İnsanlar bir hastalığa yakalanmayı önlemek için maske takar.People wear masks to prevent getting a disease.
Egzersiz yapmadan önce yaralanmayı önlemek için gerinirim.I stretch before exercising to prevent injury.
Sağlıklı bir şekilde yemek yemek kalp hastalığını önlemeye yardımcı olabilir.Eating healthfully can help prevent heart disease.
Aşılar çocukluk hastalıklarını önlemeye yardımcı olur.Vaccinations help prevent childhood diseases.
Bu hafta yangın önleme haftası.This week is Fire Prevention Week.
Bu önlemler hastalığın yayılmasını önleyebilir.These measures can prevent the disease from spreading.
Böylesine önlemler gerekli değildi.Such measures were not necessary.
Kongre önlemi onaylamadı.Congress did not approve the measure.
Hızlı nüfus artışını önlemeliyiz.We must prevent rapid population growth.
Yüksek kolesterollü gıdaları yemeyi önlemek en iyisidir.It is best to avoid eating high cholesterol foods.
Sert zamanlar sert önlemler gerektirir.Drastic times call for drastic measures.
Tom kazayı önlemek için bir şey yapmış olamazdı.Tom couldn't have done anything to prevent the accident.
Önlemler almadın mı?Didn't you take precautions?
Hiçbir şey boşanmayı önlememeli.Nothing should prevent divorce.
Onun nasıl yapılacağını arama, kendini nasıl önlemeyeceğini bul.Don't look for how to do it, find out how not to prevent yourself.
Böyle bir kazanın yeniden olmasını önlemek zorundayız.We have to prevent such an accident from happening again.
Bu sorunun tekrar olmasını önlemek için ne yapmalıyız?What must we do to avoid having this problem again?
Gelecekte bu sorunu önlemek istiyorum.I'd like to avoid this problem in the future.
Hava çok sıcak olduğunda dehidratasyonu önlemek için çok su içmen gerekir.When it's very hot, you should drink lots of water to avoid dehydration.
Tom savaşın çıkmasını önlemek zorundaydı.Tom had to prevent the war from breaking out.
O savaşı önlemeliydi.He had to prevent the war.
Kötü şansları önlemek için tuz serpiyoruz.We sprinkle salt to ward off bad luck.
Önlemler alın.Take precautions.
Yasa dışı ticaret üzerine sert önlemler almak zorundayız.We have to crack down on illegal trading.
Şehirlerden beyaz göçü önlemek kolay değildir.It's not easy to prevent white flight from cities.
Biz önlemler aldık.We've taken precautions.
Herhangi bir önlem almadım.I didn't take any precautions.
Bu sorunu önlemeyi ummuştum.I'd hoped to avoid this problem.
Fişekler ısı arayan füzeleri önlemek için kullanılır.Flares are used to avoid heat-seeking missiles.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod