Bunun için insan haklarının düşük ve basit bir önergesi vardır:A ľudské práva sa zredukujú na jednoduchú záležitosť: môžem vrátiť tomuto človeku jeho dôstojnosť naspäť?
Bunun için insan haklarının düşük ve basit bir önergesi vardır:A prawa człowieka tak naprawdę sprowadzają się do prostego pytania:
Bunun için insan haklarının düşük ve basit bir önergesi vardır:Dan Hak Asasi Manusia kembali pada sebuah masalah sederhana: dapatkah saya mengembalikan martabat orang ini?
Bunun için insan haklarının düşük ve basit bir önergesi vardır:E i diritti umani si riducono a una proposta molto semplice: posso restituire a questa persona la sua dignità?
Bunun için insan haklarının düşük ve basit bir önergesi vardır:그리고 인권은 아주 단순한 문제로 요약됩니다.
Bunun için insan haklarının düşük ve basit bir önergesi vardır:los Derechos Humanos se reducen a una proposición muy simple:
Bunun için insan haklarının düşük ve basit bir önergesi vardır:Menschenrechte werden zu einer sehr einfachen Frage:
Bunun için insan haklarının düşük ve basit bir önergesi vardır:Posso devolver a dignidade a esta pessoa? Pessoas pobres, pessoas cujos Direitos Humanos foram violados.
Bunun için insan haklarının düşük ve basit bir önergesi vardır:Và nhân quyền trở thành một vấn đề cực kỳ đơn giản:
Bunun için insan haklarının düşük ve basit bir önergesi vardır:И права человека сводятся к очень простому вопросу:
Bunun için insan haklarının düşük ve basit bir önergesi vardır:І поняття людських прав тут базується на простому питанні: чи можу я повернути цій людині її гідність?
Bunun için insan haklarının düşük ve basit bir önergesi vardır:Човешките права се свеждат до нещо много просто: мога ли да върна достойнството на този човек?
Bunun için insan haklarının düşük ve basit bir önergesi vardır:מסתכם בתכנית פשוטה ביותר: "האם אני יכול להשיב לאדם זה את כבודו?" העניים,
Bunun için insan haklarının düşük ve basit bir önergesi vardır:وحقوق الإنسان تأتي كطرح بسيط جداً...
Bunun için insan haklarının düşük ve basit bir önergesi vardır:とてもシンプルに定義づけています。 この人に尊厳を返してあげられるか?ということです。
Geç saatte ayakta olduğum için doğru düşünemiyordum, bir önerge üzerinde çalışmaya başladım.Bylo pozdě, neměl jsem jasnou hlavu a začal jsem připravovat návrh.
Geç saatte ayakta olduğum için doğru düşünemiyordum, bir önerge üzerinde çalışmaya başladım.Como era muy tarde, no podía pensar correctamente, pero comencé a trabajar en una moción.
Geç saatte ayakta olduğum için doğru düşünemiyordum, bir önerge üzerinde çalışmaya başladım.Como já era muito tarde, não estava a pensar bem, comecei a trabalhar num requerimento.
Geç saatte ayakta olduğum için doğru düşünemiyordum, bir önerge üzerinde çalışmaya başladım.Då jag var uppe sent tänkte jag inte helt klart, och jag började skriva på det här yrkandet.
Geç saatte ayakta olduğum için doğru düşünemiyordum, bir önerge üzerinde çalışmaya başladım.En omdat het laat was, en ik niet helder nadacht, begon ik te werken aan een motie.
Geç saatte ayakta olduğum için doğru düşünemiyordum, bir önerge üzerinde çalışmaya başladım.És mert késő volt, nem gondolkoztam tisztán, elkezdtem dolgozni egy előterjesztésen.
Geç saatte ayakta olduğum için doğru düşünemiyordum, bir önerge üzerinde çalışmaya başladım.저는 너무 피곤해서 제대로 생각을 못하는 상태에서 명령신청을 작성하기 시작했죠.
Geç saatte ayakta olduğum için doğru düşünemiyordum, bir önerge üzerinde çalışmaya başladım.Pentru că eram treaz atât de târziu, nu gândeam foarte limpede, şi am început să lucrez la o moţiune.
Geç saatte ayakta olduğum için doğru düşünemiyordum, bir önerge üzerinde çalışmaya başladım.Ponieważ zasiedziałem się wtedy zbyt długo, nie myślałem jasno. Zacząłem pracować nad wnioskiem.
Geç saatte ayakta olduğum için doğru düşünemiyordum, bir önerge üzerinde çalışmaya başladım.Und weil es spät war, und ich nicht mehr richtig denken konnte, fing ich an, an einem Antrag zu arbeiten.
Geç saatte ayakta olduğum için doğru düşünemiyordum, bir önerge üzerinde çalışmaya başladım.Κι επειδή ήμουν ξύπνιος τόσο αργά, δε σκεφτόμουν αρκετά καθαρά, άρχισα να δουλεύω πάνω σε μια εισήγηση.
Geç saatte ayakta olduğum için doğru düşünemiyordum, bir önerge üzerinde çalışmaya başladım.Было поздновато, мысли путались, и я начал работать над ходатайством.
Geç saatte ayakta olduğum için doğru düşünemiyordum, bir önerge üzerinde çalışmaya başladım.И защото бях буден много късно, не мислех ясно, започнах да работя по един ход.
Geç saatte ayakta olduğum için doğru düşünemiyordum, bir önerge üzerinde çalışmaya başladım.ובגלל שהייתי ער עד שעה מאוחרת, לא בדיוק חשבתי בצורה הגיונית, התחלתי לעבוד על בקשה משפטית.
Geç saatte ayakta olduğum için doğru düşünemiyordum, bir önerge üzerinde çalışmaya başladım.ولأنني كنت مستيقظاً لوقتٍ متأخر ، لم أكن أفكر جيداً ، وبدأت العمل على مرافعة.
Geç saatte ayakta olduğum için doğru düşünemiyordum, bir önerge üzerinde çalışmaya başladım.申し立てに集中し始めました 依頼人は14才で若く貧乏な黒人の子でした
mıştır; Kararda belirtilen önergelerin desteklendiği bildirilmiş, ancak bazı değişiklikleristenmiştir.Medtem pa v več državah članicah že poteka razprava o uresničevanju načel ICZM.
mıştır; Kararda belirtilen önergelerin desteklendiği bildirilmiş, ancak bazı değişiklikleristenmiştir.Medzitým sa už rozbehlo rokovanie s niekoľkými členskými štátmi o uplatňovaní zásad ICZM.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.Do návrhu jsem dal porušení povinností prokurátora, policie a soudce.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.E ho messo nella mia mozione che c'erano state accuse errate, e cattiva condotta della polizia e giudiziaria.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.Escrevi no meu requerimento que se verificava uma conduta incorreta da acusação, da polícia e do tribunal.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.És leírtam az előterjesztésemben, hogy eljárási, rendőri és bírósági mulasztások történtek.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.Ik schreef in mijn motie over procedurele fouten en wangedrag van de politie en gerechtelijk wangedrag.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.그리고는 제 명령신청서에 검사, 경찰, 그리고 사법제도의 불법행위를 나열했지요.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.Och skrev i yrkandet att det begåtts tjänstefel i åklagar- systemet, hos polis och i rättsväsende.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.Şi am susţinut în moţiunea mea că era o eroare a acuzării, a poliţiei şi a procedurii judiciare.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.Umieściłem we wniosku informacje o niewłaściwym postępowaniu oskarżyciela, policji i sądu.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.Сложих в моето предложение че имаше подсъден произвол и полицейски произвол и съдебен произвол.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.Я поместил в ходатайство факты о полицейском беспределе, прокурорских и судейских злоупотреблениях.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.ובבקשה שלי כתבתי שיש התנהגות פרוצדוראלית בלתי הולמת, והתנהגות משפטית בלתי הולמת, ושיפוטית בלתי הולמת.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.وكتبت في مرافعتي بأنه كان هناك سوء تصرف من الإدعاء ، والشرطة ، والقضاء.
Önergeme, savcılıkta, poliste, yargıda uygunsuzluk olduğunu koydum.検察 警察 そして司法の違法行為がある と書きました 裁判手続はすべて不適切で違法だと
Önergenin 21 Eylül 2017'de parlamentoya sunulması bekleniyor.La mozione dovrebbe essere discussa in Parlamento il 21 settembre.
Önergenin 21 Eylül 2017'de parlamentoya sunulması bekleniyor.Se programó la presentación de la moción en el Parlamento para el 21 de septiembre de 2017.
Önergenin 21 Eylül 2017'de parlamentoya sunulması bekleniyor.Она открыто заявляет о главной роли НДС в подготовке законопроекта.
Önerge üzerinde çalışmaya başladım ve önergemin başı:A já začal zpracovávat návrh s hlavičkou:
Önerge üzerinde çalışmaya başladım ve önergemin başı:Comecei a trabalhar no requerimento. O cabeçalho era:
Önerge üzerinde çalışmaya başladım ve önergemin başı:Comencé a trabajar en la moción, con un encabezamiento que decía:
Önerge üzerinde çalışmaya başladım ve önergemin başı:En ik begon die motie te schrijven, met als titel:
Önerge üzerinde çalışmaya başladım ve önergemin başı:És elkezdtem dolgozni ezen az előterjesztésen, és az előterjesztés fejléce ez volt:
Önerge üzerinde çalışmaya başladım ve önergemin başı:Ho cominciato a lavorare su questa mozione, e l'inizio della mozione diceva:
Önerge üzerinde çalışmaya başladım ve önergemin başı:제가 그때 작성한 명령신청서의 맨 윗줄에 다음과 같이 썻지요: "가난한
Önerge üzerinde çalışmaya başladım ve önergemin başı:Så jag började skriva det här yrkandet, överskriften var:
Önerge üzerinde çalışmaya başladım ve önergemin başı:Şi am început să lucrez la această moţiune, şi titlul moţiunii era.
Önerge üzerinde çalışmaya başladım ve önergemin başı:Und ich fing an mit diesem Antrag. Die Überschrift lautete: