Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?既 是 這 樣 、 你 們 若 有 今 生 的 事 當 審 判 、 是 派 教 會 所 輕 看 的 人 審 判 麼
Bu yaşamla ilgili davalarınız olduğunda, inanlılar topluluğunda en önemsiz sayılanları mı yargıç atıyorsunuz?既 是 這樣 、 你 們 若 有 今生 的 事當 審判 、 是 派 教會 所 輕 看 的 人 審判麼
Chronicle yeterince iyi bir veya iki benim önemsiz deneyimleri, size ilginizi çekebilir bu. "크로니클 충분히 좋은 하나 또는 두 개의 내 사소한 경험, 관심이있을 수 있습니다 이. "
Chronicle yeterince iyi bir veya iki benim önemsiz deneyimleri, size ilginizi çekebilir bu. "מספיק טוב כדי כרוניקה אחד או שניים של שלי חוויות של מה בכך, אתה עשוי להיות מעוניין ב זה. "
Chronicle yeterince iyi bir veya iki benim önemsiz deneyimleri, size ilginizi çekebilir bu. "جيدة بما فيه الكفاية إلى وقائع واحد أو اثنين من بلدي تجارب العبث ، قد تكون مهتمة في هذا ".
Chronicle yeterince iyi bir veya iki benim önemsiz deneyimleri, size ilginizi çekebilir bu. "些細な経験は、あなたが興味がある可能性があります これで。" 彼は、厚さ、淡いピンクのシート上に投げた
Çünkü bu terim, mesela bir trilyon, veya bir gogol olduğunda, bu sayı neredeyse önemsizdir.Als dit getal gelijk is aan een biljoen of een googol, dan is dit getal onbelangrijk geworden.
Çünkü bu terim, mesela bir trilyon, veya bir gogol olduğunda, bu sayı neredeyse önemsizdir.Perché quando questo numero è, tipo, un trilione, o un googol, questo numero qui è quasi insignificante.
Çünkü bu terim, mesela bir trilyon, veya bir gogol olduğunda, bu sayı neredeyse önemsizdir.Ponieważ, gdy ta liczba będzie, powiedzmy trylion, albo googol, to ta liczba będzie niezauważalna.
Çünkü bu terim, mesela bir trilyon, veya bir gogol olduğunda, bu sayı neredeyse önemsizdir.Защото ако това число е, колкото, трилион или Google, тогава това число е почти незначително.
Çünkü bu terim, mesela bir trilyon, veya bir gogol olduğunda, bu sayı neredeyse önemsizdir.لأنه عندما يكون هذا العدد، يشبه تريليون فسيكون هذا العدد ضئيل
Çünkü bu terim, mesela bir trilyon, veya bir gogol olduğunda, bu sayı neredeyse önemsizdir.この数字は重要ではありません。 この平方根を取り、
Çünkü konuştukları önemsizdir. Normal insanlar oturup konuştuklarında, genelde bir şey demezler.Cuando la gente normal se une y habla, normalmente no dicen nada...
Çünkü konuştukları önemsizdir."Worüber habt ihr geredet?", wissen sie es meist nicht, weil es um nichts Bedeutendes ging.
Çünkü konuştukları önemsizdir.普通の人々は会話はできるが、何も「疎通」してはいない。
Dedim ki; bunları önemliden önemsize göre sıralayın ve nedenini söyleyin.E ho detto: ordinateli dal più importante per voi al meno importante e ditemi il motivo.
Dedim ki; bunları önemliden önemsize göre sıralayın ve nedenini söyleyin.Kazałem poukładać je od najważniejszego do najmniej ważnego i uzasadnić wybór.
Dedim ki; bunları önemliden önemsize göre sıralayın ve nedenini söyleyin.그리고는 그들에게 중요한 순서대로 나열하고 그 이유를 말해보라고 했어요.
Dedim ki; bunları önemliden önemsize göre sıralayın ve nedenini söyleyin.Și le-am spus să le aranjeze în ordinea importanței și să explice alegerea făcută.
Dedim ki; bunları önemliden önemsize göre sıralayın ve nedenini söyleyin.Und ich bat sie: "Bitte ordnet sie vom für euch Wichtigen zum Unwichtigen, und dann erklärt mir, wieso."
Dedim ki; bunları önemliden önemsize göre sıralayın ve nedenini söyleyin.Và tôi nói, hãy sắp xếp chúng, theo thứ tự quan trọng đến không quan trọng, sau đó nói cho tôi biết tại sao.
Dedim ki; bunları önemliden önemsize göre sıralayın ve nedenini söyleyin.Y les dije: ordenad estas, de la más importante a la menos importante para vosotros y después decidme por qué.
Dedim ki; bunları önemliden önemsize göre sıralayın ve nedenini söyleyin.И казах - просто подредете тези на база на това кое е важно за вас и кое - не, а после ми кажете защо.
Dedim ki; bunları önemliden önemsize göre sıralayın ve nedenini söyleyin.ואמרתי, פשוט תסדרו אותם על פי סדר החשיבות שלהם בשבילכם ומה לא, ואז תאמרו לי למה.
Dedim ki; bunları önemliden önemsize göre sıralayın ve nedenini söyleyin.وطلبت منهم ترتيب الأوراق حسب الأهمية بالنسبة لكل منهم وطلبت بعد ذلك ذكر السبب.
Dondurma... önemsiz ne varsa!Glass...
Dondurma... önemsiz ne varsa!Helados... todas las cosas que no importan!
Dondurma... önemsiz ne varsa!Icecreams .. semua hal yang tidak penting!
Dondurma... önemsiz ne varsa! Önemsiz şeylerde tercih çok.Gelati??Tutte cose che non hanno importanza!Le cose non importanti,hanno un sacco di opzioni.
Dondurma... önemsiz ne varsa! Önemsiz şeylerde tercih çok.les crèmes glacées...toutes ces choses qui ne comptent pas, les choses peu importantes, là, plein de choix !
Dünyanın önemli gördüklerini hiçe indirmek için dünyanın önemsiz, soysuz, değersiz gördüklerini seçti.a neurodzené u sveta a opovrhnuté si vyvolil Bôh, a to, čo nie je, aby zmaril to, čo je niečim,
Dünyanın önemli gördüklerini hiçe indirmek için dünyanın önemsiz, soysuz, değersiz gördüklerini seçti.A neurozené u světa a za nic položené vyvolil Bůh, ano hned, kteréž nejsou, aby ty věci, kteréž jsou, zkazil,
Dünyanın önemli gördüklerini hiçe indirmek için dünyanın önemsiz, soysuz, değersiz gördüklerini seçti.Dios ha elegido lo vil del mundo y lo menospreciado; lo que no es, para deshacer lo que es
Dünyanın önemli gördüklerini hiçe indirmek için dünyanın önemsiz, soysuz, değersiz gördüklerini seçti.in kar je neimenitno na tem svetu in zaničevano, si je izbral Bog in to, česar ni, da uniči to, kar je:
Dünyanın önemli gördüklerini hiçe indirmek için dünyanın önemsiz, soysuz, değersiz gördüklerini seçti.하나님께서 세상의 천한 것들과 멸시 받는 것들과 없는 것들을 택하사 있는 것들을 폐하려 하시나니
Dünyanın önemli gördüklerini hiçe indirmek için dünyanın önemsiz, soysuz, değersiz gördüklerini seçti.και τα αγενη του κοσμου και τα εξουθενημενα εξελεξεν ο Θεος, και τα μη οντα, δια να καταργηση τα οντα,
Dünyanın önemli gördüklerini hiçe indirmek için dünyanın önemsiz, soysuz, değersiz gördüklerini seçti.и незнатное мира и уничиженное и ничего не значащее избрал Бог, чтобы упразднить значащее, –
Dünyanın önemli gördüklerini hiçe indirmek için dünyanın önemsiz, soysuz, değersiz gördüklerini seçti.і незначне сьвіту і погорджене вибрав Бог, і те чого нема, щоб те, що є, в нїщо обернути,
Dünyanın önemli gördüklerini hiçe indirmek için dünyanın önemsiz, soysuz, değersiz gördüklerini seçti.ובדלת העולם בחר האל ובנמאס ובאשר כאין למען בטל את אשר ישנו׃
Dünyanın önemli gördüklerini hiçe indirmek için dünyanın önemsiz, soysuz, değersiz gördüklerini seçti.واختار الله ادنياء العالم والمزدرى وغير الموجود ليبطل الموجود
Dünyanın önemli gördüklerini hiçe indirmek için dünyanın önemsiz, soysuz, değersiz gördüklerini seçti.神 也 揀 選 了 世 上 卑 賤 的 、 被 人 厭 惡 的 、 以 及 那 無 有 的 、 為 要 廢 掉 那 有 的
Dünyanın önemli gördüklerini hiçe indirmek için dünyanın önemsiz, soysuz, değersiz gördüklerini seçti.神 也 揀選 了 世上 卑賤 的 、 被人 厭惡 的 、 以及 那無 有的 、 為要 廢掉 那 有的
Eğer başka insanların, genellikle de erkeklerin, ne düşüneceği önemsizse, kıyafetlerinizi önemseyemezsiniz.Je kan niet om kleren geven, tenzij omwille van wat anderen, meestal mannen, van je denken.
Eğer başka insanların, genellikle de erkeklerin, ne düşüneceği önemsizse, kıyafetlerinizi önemseyemezsiniz.다른 사람, 대부분 남자들의 평가에 신경쓰지 않으면서 자기 옷차림에 신경쓸 수는 없고요.
Eğer başka insanların, genellikle de erkeklerin, ne düşüneceği önemsizse, kıyafetlerinizi önemseyemezsiniz.Nemôže vás zaujímať vaše oblečenie, ak to nie je len pre to, čo si o vás pomyslia iní ľudia, väčšinou muži.
Eğer başka insanların, genellikle de erkeklerin, ne düşüneceği önemsizse, kıyafetlerinizi önemseyemezsiniz.Nie może zależeć ci na ubraniach z innego powodu niż z chęci przypodobania się, zwłaszcza mężczyznom.
Eğer başka insanların, genellikle de erkeklerin, ne düşüneceği önemsizse, kıyafetlerinizi önemseyemezsiniz.Non ti puoi interessare ai vestiti se non per quello che gli altri, di solito gli uomini, penseranno di te.
Eğer başka insanların, genellikle de erkeklerin, ne düşüneceği önemsizse, kıyafetlerinizi önemseyemezsiniz.No te puede interesar la ropa si no es por lo que otra gente, especialmente hombres, piensan de ti.
Eğer başka insanların, genellikle de erkeklerin, ne düşüneceği önemsizse, kıyafetlerinizi önemseyemezsiniz.Nu-ți poate păsa de haine dacă nu te preocupă ce cred alţii despre tine - de obicei bărbaţii.
Eğer başka insanların, genellikle de erkeklerin, ne düşüneceği önemsizse, kıyafetlerinizi önemseyemezsiniz.Απαγορεύεται να σε νοιάζουν τα ρούχα εκτός κι αν είναι για χάρη της γνώμης των άλλων, συνήθως των ανδρών.
Eğer başka insanların, genellikle de erkeklerin, ne düşüneceği önemsizse, kıyafetlerinizi önemseyemezsiniz.את לא יכולה להתעניין בבגדים, אלא רק בגלל מה שאנשים אחרים, גברים בד"כ, חושבים עלייך.
Eğer başka insanların, genellikle de erkeklerin, ne düşüneceği önemsizse, kıyafetlerinizi önemseyemezsiniz.ولا يمكنك ان تهتمي بلباسك إذا لم تكن لأجل الآخرين، وبالأخص الرجال، وما سوف يظنونه عنك.
Eğer başka insanların, genellikle de erkeklerin, ne düşüneceği önemsizse, kıyafetlerinizi önemseyemezsiniz.どう思われたいかで服は選ぶもの」とか だから 私なりにどう受け止めればいいのか
Eğer CEO, tıpkı bizim katılımcılarımız gibi, anlamın özünün önemsiz olduğunu düşündüyse umursamamış olabilir.만약 CEO가 피실험자들과 같아서, 의미의 본질은 중요하지 않다고 생각했다면, 아마 신경을 쓰지 않을겁니다.
Eğer CEO, tıpkı bizim katılımcılarımız gibi, anlamın özünün önemsiz olduğunu düşündüyse umursamamış olabilir.Pokud si, tak jako naši účastníci, myslel, že podstata smyslu je nedůležitá, tak na to nedbal.
Eğer CEO, tıpkı bizim katılımcılarımız gibi, anlamın özünün önemsiz olduğunu düşündüyse umursamamış olabilir.W przypadku, gdyby dyrektor i nasi uczestnicy myśleli, że znaczenie jest nieważne, nie obchodziłoby ich to.
Eğer CEO, tıpkı bizim katılımcılarımız gibi, anlamın özünün önemsiz olduğunu düşündüyse umursamamış olabilir.Если директор, как и наши подопытные, думал, что смысл неважен, то он бы [не] позаботился.
Eğer CEO, tıpkı bizim katılımcılarımız gibi, anlamın özünün önemsiz olduğunu düşündüyse umursamamış olabilir.אם המנכ"ל, כמו המשתתפים שלנו, חשב שאין חשיבות למרכיב המשמעות אז [לא יהיה] לו אכפת.
Eğer CEO, tıpkı bizim katılımcılarımız gibi, anlamın özünün önemsiz olduğunu düşündüyse umursamamış olabilir.لو إنّ الرئيس ، تماماً كما مشتركينا ، فكّر أنّ وجود المضمون غير ضروري لما كان قد اهتم .
Eğer CEO, tıpkı bizim katılımcılarımız gibi, anlamın özünün önemsiz olduğunu düşündüyse umursamamış olabilir.「意義」の本質を軽視していたなら 彼は気にもしなかったでしょう そしてこう言うでしょう- 「あの時はそのように指示を出したけれど