Ana içeriğe geç
Sözlük

önemli ile cümle

önemli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Fiziksel durumun çok önemlidir.Your physical condition is crucial.
Bu günler, nasıl araba süreceğini bilmek önemlidir.These days it's important to know how to drive.
Önemli olan bir şey hakkında kaygılanalım.Let's worry about something that matters.
Daha önemli konular üzerinde odaklanmaya başlayalım.Let's start focusing on more important matters.
Önümüzdeki 4 ila 6 hafta, büyük Ebola salgınını kontrol etmekte çok önemlidir.The next four to six weeks are crucial in controlling the massive Ebola outbreak.
Bunun önemli olmadığını düşünürdüm.I used to think it didn't matter.
Bu onun için önemli bir gelir kaynağıdır.It's an important source of income for him.
O benim için gerçekten çok önemli.That's really important for me.
Onun önemli olduğunu düşünüyorum.I think that's important.
Yolculuk varış noktasından daha önemlidir.The journey is more important than the destination.
Yolculuk bir varış noktasından daha önemlidir.The journey matters more than the destination.
O, senden öğrendiğim en önemli şey.That's the most important thing I've learned from you.
Neden önemli olması gerektiğini bilmiyorum.I don't know why it should matter.
Neden o olayın önemli olduğunu düşünüyorsun?Why do you consider that event important?
Her kelime önemlidir.Every word is important.
Her sözcük önemlidir.Every word is important.
Her söz önemlidir.Every word matters.
Onun ne kadar önemli bir karar olduğunu bilseydin onu çok önemsemeden yapmazdın.If you knew how important a decision that was, you wouldn't make it so lightly.
Dışarıdan resim çekersen bizim için önemli değil.It's OK to take a picture from the outside.
Tehlikeyi açıklamak son derece önemlidir.It's extremely important to explain the danger.
Tom'un çok önemli bir işi var.Tom has a very important job.
Hatırlamak en önemli şeydir.That's the most important thing to remember.
Şeker obezitenin önemli bir nedenidir.Sugar is a major cause of obesity.
O, oldukça önemli görünüyordu.It seemed pretty important.
Onun söylediği çok önemli.What he is saying is very important.
Neyin çok önemli olduğunu söylüyorsun.What you are saying is very important.
Mutluluk zenginlikten daha önemlidir.Happiness is more important than wealth.
Bir kalp krizinden sonra ilk dakikalar çok önemlidir.The first minutes after a heart attack are crucial.
O zaman çok önemli görünüyordu.It seemed pretty important at the time.
Kurallar herkes için önemlidir.Rules are important for everyone.
Bu o zaman benim için oldukça önemli görünüyordu.It seemed pretty important to me at the time.
O, hareket içinde önemli bir rol oynadı.He played an important role in the movement.
Bir kalp krizinden sonraki ilk dakikalar çok önemlidir.The first minutes after a heart attack are very important.
Randevular için zamanında olmak çok önemlidir.Being on time for appointments is very important.
Çocuklarının iyi davranması Mary için çok önemlidir.It's very important for Mary that her kids behave well.
Günlük fitness antrenmanı onun için çok önemlidir.His daily fitness training is very important to him
Pamuk, dünyanın en önemli ürünleri arasında yer almaktadır.Cotton ranks among the world's most important crops.
Durum önemli.The situation is grave.
Bir ilişkide dürüstlük önemlidir.Honesty is important in a relationship.
Zamanında yemek yemek önemlidir.It is important to eat on time.
Su çok önemlidir.Water is very important.
Bu çok, çok önemlidir.This is very, very important.
Özgürlük çok, çok önemlidir.Freedom is very, very important.
Burada çok önemli bir şey var.Here's something very important.
Bu seçim, bu ülkenin geleceği için önemlidir.This election is important for the future of this country.
Suç oranları son on yıl içinde önemli ölçüde düştü.Crime rates have gone down significantly over the past decade.
Önemli bir şey oldu.Something important happened.
Ailem benim için çok önemlidir.My family is very important to me.
Bu önemli bir kimse.That's a big fish.
Bunu ileriye doğru önemli bir adım olarak görüyorum.I see this as an important step forward.
Sonuçların oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.I think the consequences are fairly significant.
O bizim ailemizin önemli bir parçasıdır.She's an important part of our family.
O bizim ailenin önemli bir parçası.She's an important part of our family.
O görev için çok önemlidir.She's vital to the mission.
Biz fakirdik, bu nedenle herhangi bir hediye oldukça önemli bir şeydi.We were poor, so any present was a pretty big deal.
Bu bizim için çok önemli bir gün.This is a very important day for us.
Ona "Güzel iş!" dedi. O "Önemli değil." diye cevap verdi.She told him "Nice job!" He answered "No big deal."
Bazen gerçekler siyasette önemli görünmemektedir.Sometimes the facts don't seem to matter in politics.
Çamurda yuvarlanmak domuzlarda iyi bir yaşamın için önemli bir unsurudur.Wallowing is an important element of a good life in pigs.
İlgili para önemli.The money involved is substantial.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod