Sosyal önemi şüphe götürmez.Dets troverdighet spiller ingen rolle.
Ancak yine de bu eksiklik eserin tarihsel açıdan önemini azaltmaz.Betydningen har ikke vært mindre historisk sett.
Olayın siyasi ve simgesel önemi büyüktür.Lovens politiske og rettslige historie er likevel fortsatt av betydning.
Bu, çalışana işin önemi kabul ettirilerek başarılır.Dette for at de skal forstå alvoret i handlingene.
Böylece Tzirallum'un askeri önemi de ortadan kaldırılmıştır.I nedsettende betydning har også ordet trojansk esel forekommet.
Bu çalışma da önemini uzun süre korudu ve sekiz farklı dile çevrildi.Dette gjorde ham med tiden svært språkmektig, og han behersket over atten ulike språk.
Gramsci’nin buna kattığı şey, onay ve kültürün önemiydi.Apa yang Gramsci berikan tentang hal ini adalah pentingnya persetujuan dan budaya.
Seçim sürecinde Kyoto bölgesinin tarihsel önemi UNESCO tarafından dikkate alınmıştır.Pentingnya daerah Kyoto secara sejarah diperhitungkan oleh UNESCO dalam proses pemilihan.
Clutter, e-postaların ilgi ve önemi konusunda kullanıcı tercihlerini hatırlıyor.Clutter dapat mengingat preferensi pengguna karena menyangkut relevansi dan pentingnya email.
P, kısmen J ve E'yi yineler fakat detayları biraz değiştirip rahipliğin önemi üzerine odaklanır.P sebagian menduplikasikan Y dan E, tetapi mengubah rinciannya untuk menekankan pentingnya imamat.
Kudüs ise erken dönem Hristiyanlıktaki öneminden dolayı seremonik bir şekilde yer kazanmıştır.Yerusalem mendapat posisi secara seremonial karena arti penting kota itu dalam masa awal Kekristenan.
Dubai, 1970 ve 1980'lerde bir ticaret merkezi olarak önemini sürdürdü.Dubai menyeimbangkan kepentingannya sebagai sebuah rute perdagangan pada 1970 dan 1980.
1990 Anayasasında özel sektörün önemi belirtilmişti.Dalam konstitusi baru pada tahun 1990 ditekankan pentingnya pihak swasta dalam ekonomi negara.
Lindeman bu makalesinde trofik sınıflandırma sistemi içinde ayrıştırıcı organizmaların önemini vurgulamıştır.Lindeman menekankan pentingnya peran organisme dekomposer dalam sistem klasifikasi trofik.
Mor ekonominin bağlamı çağdaş toplumda önemi gittikçe artan kültürel bağlamdır.Konteks ekonomi ungu adalah semakin pentingnya unsur budaya dalam masyarakat kontemporer.
Adaların stratejik önemi, Pasifik Büyük Çember rotalarını kontrol etmelerini sağlıyordu.Pulau-pulau tersebut memiliki nilai strategis karena dapat mengendalikan rute Lingkaran Besar Pasifik.
4- Siyasal gerçekçilik, siyasal eylemin moral öneminin farkındadır.Realisme politik sadar akan pentingnya tindakan politik secara moral.
Umarım bu teorinin öğrencilerinize öğretilmesinin önemini anlatabildim.Ilmu itu ia ajarkan kepada murid-muridnya.
Paranın benim için önemi yok.Aku tidak peduli tentang membuat uang.
Kağıdın renginin veya işaretinin bir önemi yoktur.Kotak permainan tidak dibedakan dengan tanda atau warna.
Duygusal gerçekliği sembolize ettiğini düşündüğü sarı rengin onun için önemi çok büyüktü.Kuning merupakan warna yang paling penting baginya, karena dianggap melambangkan kebenaran emosional.
Bununla birlikte o dönemde ABD, Mao'nun kuvvetlerinin önemini daha yeni kavramaya başlamış görünüyordu.Pihak Amerika hingga saat itu sama sekali tidak menyadari bahwa pasukan Maruyama makin mendekat.
Maçın önemi dikkate alınmalı.Penentuan tema pertandingan.
Adal emirliği, 16. yüzyıl'dan itibaren önemini kaybetti ve ortadan kalktı.Praktek ini telah berlangsung sejak abad ke-16 dan telah diturunkan secara turun temurun.
Bu da bu bölgenin önemini yükseltmektedir.Hal inilah yang menyebabkan daerah ini menjadi penting.
İslam’ın etkisiyle önemi artmıştır.Artinya pengaruh Islam telah masuk namun tanggung.
Paul Tillich Sistematik Teolog İçin Dinler Tarihinin ÖnemiPendekatan Tillich terhadap teologi Protestan sangat sistematik.
Eserlerinin önemi ve teorik bakışının değeri II. Dünya Savaşı'nın sonlarına doğru anlaşılır.Karya serta idenya cukup berpengaruh pada perkembangan seni rupa Barat pasca Perang Dunia II.
Ülkedeki diğer Amerikan okulları arasında büyük bir önemi yoktu.Di Distrik ini terdapat sejumlah sekolah swasta terbaik di Amerika Serikat.
Firma bu önemini günümüzde de korumaktadır.Bangunan ini masih tetap mempertahankan fungsinya hingga kini.
AC/DC ile Black Ice World Tour'a katılmaları grubun önemini belirtmektedir.Konser final AC/DC pada Tur Dunia Black Ice mereka diadakan di stadion ini.
Carmen Birkle şöyle yazmıştır: "Lorde, deneyimin gerçekliğinin ve doğruluğunun önemini vurguladı."Lorde", tulis kritikus Carmen Birkle, "menempatkan penekanannya pada keotentikan pengalamannya.
Bu olaydan sonra Portekiz çevresinde Arapça, günlük hayattaki önemini yitirmiş, yerine Portekizce geçmiştir.Selama pengepungan ini, kota ini kehilangan karakter Portugisnya dan digantikan oleh budaya Spanyol.
Bu hisar azar azar stratejik önemini kaybediyordu ve 1810 yılında yıkıldı.Pháo đài dần dần mất ý nghĩa chiến lược và bị phá hủy năm 1810.
Boltzmann dağılımı: İstatistiksel fizik dalında önemi olan bir ayrık dağılımdır.Phân phối Boltzmann, một phân phối rời rạc quan trọng trong vật lý học thống kê.
Nebbia yöresel sebzelerin ve makarna, pirinç ve gnocchinin önemine dikkat çekti.Nebbia chỉ ra sự quan trọng của các loại rau địa phương và pasta, cơm và gnocchi.
Bu geleneksel Kore bahçelerinde suyun önemine dikkat çeker.Vùng này nhấn mạnh tầm quan trọng của nước trong khu vườn truyền thống Triều Tiên.
Adlarının çoğunu bırakmasına rağmen İslam'daki önemine istinaden Arafat adını bırakmadı.Dù ông đã bỏ hầu hết những cái tên được thừa hưởng, ông giữ lại Arafat vì ý nghĩa của nó trong Hồi giáo.
Dubai, 1970 ve 1980'lerde bir ticaret merkezi olarak önemini sürdürdü.Dubai duy trì tầm quan trọng của nó với vai trò là một tuyến đường thương mại từ năm 1970 đến 1980.
4- Siyasal gerçekçilik, siyasal eylemin moral öneminin farkındadır.Chủ nghĩa hiện thực chính trị hiểu được sự quan trọng về đạo đức của hành động chính trị.
Sosyal önemi şüphe götürmez.Phân tầng xã hội không có ý nghĩa tuyệt đối.
Çünkü Amerika Birleşik Devletleri'nin önemi hiç vurgulanmamıştı.Mặc dù vậy, vấn đề này không được coi trọng bởi quân đội Hoa Kỳ.
İkisi de hayallerin önemini anlatıyordu.Hai giấc mộng đã được đề cập đến.
19. yüzyılın başlarında birkaç biyolog hücrenin önemini ortaya koymuştur.Vào đầu thế kỷ 19, một số nhà sinh học đã chỉ ra tầm quan trọng của tế bào.
Bunun bir önemi yok.Điều đó không thành vấn đề.
Eyaletin finans sektörü ise küresel önemini gün geçtikçe artırmaktadır.Trong quá trình tích luỹ tư bản, cấu tạo hữu cơ của tư bản ngày càng tăng.
Hayatı boyunca radyumun tıptaki önemine dikkat çekti.Trong suốt cuộc đời, bà nghiên cứu vật lý năng lượng cao.
Umarım bu teorinin öğrencilerinize öğretilmesinin önemini anlatabildim.Ông phát minh ra nó để dạy môn địa lý cho những người học trò của mình.
Paranın benim için önemi yok.Vì thế, tiền bạc với ông không phải vấn đề trên hết.
Ancak yine de bu eksiklik eserin tarihsel açıdan önemini azaltmaz.Nhưng lượng thông tin bị mất này chưa đáng kể so với giai đoạn tiếp theo.
El Tajín, kültürel önemi ve mimarisi nedeniyle 1992'de bir Dünya Mirası alanı olarak ilan edildi.El Tajín được công nhận là di sản thế giới năm 1992, do tầm quan trọng văn hóa và kiến trúc của nó.
Dördüncü yıldızın önemini anlamasaydım buraya gelmezdim.4階に行ってしまうと戻れなくなる。
Fakat sonraları önemini yitirmiştir.後世ではその重要性を失った。
Sosyal önemi şüphe götürmez.社会的名誉は重要ではない。
Bu bulguların klinik önemi bilinmemektedir.当然、クローンたちはその事実を知らない。
Maçın önemi dikkate alınmalı.ゲームの攻略上重要。
Bu da bu bölgenin önemini yükseltmektedir.地形がこの場所の重要性を増した。
Richard Feynman tarafından önemi yitirildi.リチャード・ファインマンの指導を受けた。
14. < önemi」 第24話「戦慄!
Çalışmalarının önemini tanımakla birlikte, maaş sağlamıyordu.それは彼女の仕事の重要性を認めてはいたが、相変わらず給与は無かった。