Tasarıma ilk önemi Amerikalılar verir.Pierwsi tym problemem w sposób systematyczny zajęli się Amerykanie.
19. yüzyılda, baharat ticareti önemini büyük ölçüde yetirmişti.W VIII wieku nastąpił wzrost znaczenia portu handlowego.
Bu hayvanlara verdikleri önemi gösterir.Czy znasz te zwierzęta.
Şehrin askeri önemi muhafaza edildi.Ciężar utrzymania wojsk pozostał.
Buraya yapılan kale ile önemini yüzyıllar boyunca korudu.Teren rezerwatu był chroniony przez leśników od przeszło stu lat.
Ticari önemi de bu sebeptendir.Przesądza o tym sam cel komercyjny.
Oyunun ortasında da şahın emin bir pozisyonda korunulmasının önemi vardır.Podczas gry w karty przekonuje się, że sługa miał rację.
Bu bulguların klinik önemi bilinmemektedir.Nie jest znana kliniczna istotność tego działania.
1990'dan itibaren BTT çalışmalarında AAT'nin önemi giderek artmıştır.W połowie lat 90. pojawił się, trwający do dziś, gwałtowny wzrost zainteresowania badaniami BCI.
Poe aynı zamanda sözlü iletişimin de önemini vurgular.Poe podkreśla również moc słowa mówionego.
Yeni ticaret yollarının keşfedilmesiyle önemini yitirmiştir.Straciła znaczenie ze względu na upowszechnienie nowoczesnych systemów nawigacji.
"Bursa Kadı Defterleri ve Önemi". dergipark.ulakbim.gov.tr.SŁAWOMIRA MROŻKA | Rejestr.io, rejestr.io (ang.).
Polonya için tarihi önemi olan bu bölgenin çoğunluğu Polonya nüfusuna sahipti.Wszędzie tam, gdzie przeważała ludność polska, miały one w rzeczywistości polski charakter.
Önemini yitirdiği için, Bizans egemenliğinde köy hüviyetine girmiştir.Gdy przegrał , jego dusza trafiła do Strefy Cienii.
Maçın önemi dikkate alınmalı.Oznacza wysokość gry, którą trzeba rozegrać.
Bunun bir önemi yok.Spelar ingen roll.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Inte alla kända genetiska mutationer har prognostiska implikationer.
Fakat sonraları önemini yitirmiştir.Under följande sekler förlorade den sin betydelse.
İkisi de hayallerin önemini anlatıyordu.Sagan handlar om två drömmar.
Balıkçılık ise eski önemini kaybetmiştir.Fisket har dock förlorat sin betydelse.
Daha sonra siyasal önemini biraz yitirdi.Det förlorade senare mycket av sitt politiska inflytande.
Fotosentezde klorofilin önemini vurgulamıştır.Han upptäckte vikten av klorofyll.
19. yüzyılın başlarında birkaç biyolog hücrenin önemini ortaya koymuştur.Under 1800-talets början pekade ett antal biologer på cellens centrala betydelse.
Steven Spielberg bu meselenin önemi ile ilgili olarak: diyor.Det var Spielberg som ville att de skulle vara så stora.
Bunda İsveç çeliğinin de önemi büyüktür.Materialet ska också röra svenska förhållanden.
Achaea Ligi'nin önemi uzun zaman devam etmedi.Förhållandet med Lira varade inte länge.
Ancak günümüzde çömlekçiliğin önemini azalmasından dolayı çömlekçilik yapılmamaktadır.Efter sammanslagningen används dock inte förkortningarnas betydelse.
Salgısının önemi büyüktür.Känsligheten för insjuknande är stor.
Turistik önemi vardır.Turismen är betydande.
Brugge'nin önemi, Oostende'nin bloke halinde kalmasını sağlamasıydı.Berglunds specifika önskan var att instrumentet skulle stanna i Finland.
Burada Tanrı'nın öneminin Buda Ana'dan daha mühim olduğuna dikkat çekeriz.Mukasa är den högste guden hos Bugandafolket i Afrika.
Toplumu hastalıklardan korumanın önemini vurgular.Målet med vaccinering är att skydda befolkningen från svåra sjukdomar.
Buraya yapılan kale ile önemini yüzyıllar boyunca korudu.Området har varit bevuxet med bokskog sedan flera hundra år.
Her işlemin kendine has önemi vardır.Varje position har en betydelse.
Bu çizimleri kimlerin ve ne zaman yaptığı ve çizimlerin önemi bilinmemektedir.Det är inte klart vilka som har eller vem som har formgivit den.
Ancak eski önemini yitirmiş durumdadır.Dess betydelse har gått förlorad.
Gözlenen sinyallerin istatiksel önemi ise 2.9 sigmaydı.Stjärnsystemets kombinerade ljusstyrka är av skenbar magnitud 2,9.
Bunu takip eden yıllarda şehir önemini kaybetmeye başladı.Under den följande tiden miste staden alltmer sin betydelse.
Umarım bu teorinin öğrencilerinize öğretilmesinin önemini anlatabildim.Han förklarar senare liknelsens betydelse för sina lärjungar.
Kópavogur kenti'nin İzlanda tarihinde büyük bir önemi vardır.Flera händelser i den isländska historien var av stor betydelse för köket.
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.Det gäller därför att vara strategiskt.
Çünkü Amerika Birleşik Devletleri'nin önemi hiç vurgulanmamıştı.Försäljningen i USA blev dock aldrig uppmärksammad.
Ancak bir müddet sonra kale önemini kaybetti.Med tiden förlorade fästningen sin militära betydelse.
Son yıllarda arıcılık faaliyetleri önemini artırmıştır.På senare år har strutsköttet fått en viktigare betydelse.
Bu 150nci yıldönümünün önemi neydi?150 års jubileum.
Maçın önemi dikkate alınmalı.Mottagandet av spelet var blandat.
Hangi devletin ilk füzeyi fırlattığının pek önemi yoktu.Det är oklart vem som avlossade det första skottet.
Tarihteki önemi, Timur'u himayesine almasıdır.Data i artikeln torde avse den östra.
Akçaağaç sembolünün Kanada için önemi büyüktür.Great Plain of the Koukdjuak är en slätt i Kanada.
Romalıların hayatında dinin büyük bir önemi vardı.Smycken var mycket viktiga för romerska kvinnor.
Ancak yavaş yavaş önemini yitirdi ve sönüp gitti.Den kommer att minska i betydelse och försvinna.
Yazara göre her iki film de geçmişin önemini reddetmiyordu ve onu anlamamıza yardımcı oluyordu.Він стверджує, що обидва фільми, далеко не відкидаючи важливість минулого, доповнюють наше розуміння цього.
Dubai, 1970 ve 1980'lerde bir ticaret merkezi olarak önemini sürdürdü.Дубай зберігає своє значення як торговий шлях в 1970-х і 1980-х років.
1933 — Tuapse limanı SSCB önemi kazanmıştır.1933 — порт Туапсе набуває Всесоюзне значення.
Bunlar 20. yüzyılda önemini kaybetmiştir.Втратила своє значення в XIX столітті.
Bu Çatalca'nın o dönemdeki askeri önemini göstermektedir.Це свідчить про військове значення замку в той час.
İmparatorluk tarihinde, Bizans donanmasının öneminin değerini biçmek hiç kolay değildir.Важливість флоту в історії Візантійської імперії оцінити важко.
Göl, Ramsar Sözleşmesi uyarınca uluslararası önemi haiz bir sulak alan olarak tanımlanmaktadır.Озеро, по критеріях Рамсарськой конвенції, визнано угіддям міжнародного значення.
Koruma gerektiren geniş kıyıların önemi artırmıştır.Важливе значення для протиповеневого захисту має набережна.
Dördüncü yıldızın önemini anlamasaydım buraya gelmezdim.Розуміння важливості вивчення четвертинних відкладів прийшло не одразу.