Ana içeriğe geç
Sözlük

önemi ile cümle

önemi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Salgısının önemi büyüktür.إذا كانت الإصابة كبيرة الحجم.
Ne düşündüğümün önemi var mı?هل يهم ما أعتقد
Mağaranın Hristiyanlığın nezdinde önemiأهمية الكهف في الديانة المسيحية
Endüstriyel önemi nedeniyle, Berndorf da hava saldırılarının önemli bir hedefi idi.Devido à sua importância industrial, Berndorf foi também um alvo importante dos ataques aéreos.
Dubai, 1970 ve 1980'lerde bir ticaret merkezi olarak önemini sürdürdü.Dubai manteve a sua importância como uma rota de comércio nos anos 1970 e 1980.
İmparatorluk tarihinde, Bizans donanmasının öneminin değerini biçmek hiç kolay değildir.Não é fácil avaliar a importância da marinha bizantina para a história do Império.
Barok dönemi ayrıca müzik teorisinin öneminin artışına tanıklık etmiştir.O período barroco também viveu a ascensão da teoria musical.
Bunda Crowne Plaza otelinin de önemi vardır.No local ficava o Hotel Crowne Plaza.
Bölgenin öneminin artması üzerine, birkaç papa bölgenin şartlarını geliştirmeye karar verdiler.Por causa da crescente importância da região, diversos papas decidiram melhorar suas condições de vida.
Sengoku döneminde Izumo eski önemini yitirimişti.Até o Período Sengoku , Izumo havia perdido muito de sua importância.
Adaların stratejik önemi, Pasifik Büyük Çember rotalarını kontrol etmelerini sağlıyordu.O valor estratégico da ilha era sua habilidade para controlar as rotas do Grande Círculo do Pacífico.
Para bu nedenle eski önemini kaybetmiştir.Perdeu assim o valor histórico.
Eisenhower daha sonra Belçika partizanların öneminden bahsedecektir.Mais tarde, Zorobabé iria aliar-se aos portugueses.
Aile ve kariyer arasında denge bulmanın önemi hakkında sık sık kendisinden bahsedilir.Wojcicki é frequentemente citada quanto a importância de um certo equilíbrio entre família e carreira.
Bu yolun önemi nedir?Qual seria esta estrada?
İli Nehri'nin ve Balkaş Gölü'nün suları Kazakistan için büyük önemi vardır.As águas do rio Ili e do lago Balkhash estão considerados de vital importância económica para o Cazaquistão.
Günümüzde methan gazı önemi artan bir hidrojen kaynağıdır.Metano é uma fonte de hidrogênio de crescente importância.
19. yüzyılın başlarında birkaç biyolog hücrenin önemini ortaya koymuştur.No início do século XIX, uma série de biólogos fizeram notar a importância crucial das células.
MS 3. ve 4. yüzyıllarda İtalya ile Carnuntum arasındaki bu bağlantı, önemini yitirmiştir.Nos séculos III e IV a rota perdeu sua função de ligação entre a Itália e Carnunto.
Steven Spielberg bu meselenin önemi ile ilgili olarak: diyor.Enquanto isso, Steven Spielberg expressou sua intenção em assumir a direção.
Paranın benim için önemi yok.O preço não importa.
Geleneksel Atabask potlacının sosyal, dini ve ekonomik önemi vardı.Para ele, o descanso dominical seria importante econômica, religiosa e socialmente.
Aynı zaman diliminde sanatçı Oprah Winfrey’in programına bu konunun önemini tartışmak için katıldı.Em seguida, ela apareceu no The Oprah Winfrey Show para discutir a importância do voto.
Sosyal önemi şüphe götürmez.A sua credibilidade não importa.
İkisi de hayallerin önemini anlatıyordu.Ambas contam aos amantes os seus sonhos.
Bu hayvanlara verdikleri önemi gösterir.Atribui-se a ela tudo o que esses animais produzem.
Eğitimde disiplinin öneminde ısrar eder.Era inegável sua disciplina escolar.
Bu bakımdan stratejik bir önemi vardır.Há aqui uma questão estratégica.
Dizide insanlar ve hayvanlar arasındaki bağ,doğanın önemi çeşitli olaylar vasıtasıyla anlatılıyor.Sente-se uma tensão na relação do homem e dos animais com a natureza numa paisagem com uma amplitude notável.
Macar tarihinde büyük önemi ve saygınlığı olan bir aileye mensuptur.Esconde seu verdadeiro relacionamento com uma pessoa muito importante na história.
Şehir bu hadiseden sonra önemini yitirmiştir.Depois disso, a ilha perdeu a sua importância militar.
Bu bulguların klinik önemi bilinmemektedir.Não foi possível estabelecer a importância clínica destes achados.
Scholar Paul C. Spehr bu gelişmlerin önemini tarif etti.O Dr. J. W. Porter ouviu os discursos.
Arka plandaki kilisenin resimdeki önemi, sanat tarihçileri arasında tartışma konusudur.Ainda hoje, a sua inclusão na pintura impressionista é discutida pelos historiadores de arte.
Ancak 1987'den sonra deve önemini kaybettiği için ilde deve nesli tükenmiştir.Logo após o terremoto de 1987 e devido aos danos sofridos não seguiu em funcionamento.
Bunun bir önemi yok.Não tem importância.
Artık paranın bir önemi yoktur.Para ele a vida já não tem sentido.
Duygusal gerçekliği sembolize ettiğini düşündüğü sarı rengin onun için önemi çok büyüktü.O amarelo era sua cor mais importante pois simbolizava a verdade emocional.
Uluslararası öneminden dolayı UNESCO tarafından Biyosfer Rezervi ve Dünya Mirası Alanı olarak belirlenmiştir.Um território tão magnífico que a UNESCO o considera Reserva Mundial da Biosfera.
Balıkçılık ise eski önemini kaybetmiştir.Na época contemporânea, a indústria pesqueira perdeu a maior parte da importância histórica.
Azak Kalesi kuşatması, Çar I. Petro’ya donanmaya ve düzenli bir orduya sahip olmanın önemini göstermişti.Sabe-se como foi necessário impor através do trato legal e diplomático o direito de D. João I ao trono.
Madencilik sektörünün, Etiyopya ekonomisi içinde önemi azdır.Existe pouca indústria dentro Eti-Osa.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Nem todas as mutações genéticas conhecidas têm implicações no prognóstico.
P, kısmen J ve E'yi yineler fakat detayları biraz değiştirip rahipliğin önemi üzerine odaklanır.P dupliceert J en E gedeeltelijk, maar wijzigt details om het belang van het priesterschap te benadrukken.
Paranın benim için önemi yok.Geld speelt geen rol.
Akçaağaç sembolünün Kanada için önemi büyüktür.De veldslag heeft een speciale betekenis voor Canada.
Uluslararası önemiyle ilk büyük, modern çoklu spor etkinliği Olimpiyat Oyunlarıdır.Het eerste moderne multisportevenement van internationale omvang was de Olympische Spelen.
Tapınağa dört yandan girişler bulunmaktadır ki bu hoşgörü ve açıklığın önemini simgeler.De tempel heeft vier ingangen, die het belang van goedkeuring en openheid symboliseren.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Niet iedere bekende genetische mutatie heeft gevolgen voor de prognose.
Tarihsel öneminin antik altın madeni yataklarından kaynaklandığı sanılmaktadır.Anderen denken dat het oude goudmijnen betreft.
Dördüncü yıldızın önemini anlamasaydım buraya gelmezdim.Het ombouwen naar de vierde generatie had niet het gewenste resultaat.
County'lerin siyasi ve hukuki önemi değişken olabilir ama hep bir eyaletin alt birimidirler.Doorgaans gaan juridische en economische eigendom in dezelfde hand, maar dit kan ook anders zijn.
Ve o yörede önemi bulunur.Ook is de standplaats van belang.
Tobruk stratejik önemi olan bir limandı.Tobroek was strategisch belangrijk, vanwege zijn zeehaven.
Aile ve kariyer arasında denge bulmanın önemi hakkında sık sık kendisinden bahsedilir.Zij pleitte meermaals voor een gezonde balans tussen carrière en gezinsleven.
Fakat sonraları önemini yitirmiştir.De jaren erna verloor de plaats aan betekenis.
Hangi devletin ilk füzeyi fırlattığının pek önemi yoktu.Het is onduidelijk wie het eerste schot afvuurde.
İslam’ın etkisiyle önemi artmıştır.Tot slot is de invloed van de islam veel groter.
Bununla birlikte o dönemde ABD, Mao'nun kuvvetlerinin önemini daha yeni kavramaya başlamış görünüyordu.Hierna begon Mao de invloed van de factie uit het leger te verminderen.
Bu bulguların klinik önemi bilinmemektedir.Deze complexen zijn klinisch niet relevant.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod