Ana içeriğe geç
Sözlük

önemi ile cümle

önemi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
9 ^ Nilakanta Sastri Vijayanagar stilinde sütunların öneminden bahsediyor, Kamath (2001), s.Nilakanta Sastri habla de la importancia de los pilares de estilo Vijayanagara en Kamath (2001), pp. 183.
Artık bu devirden sonra alt şehir önemini kaybetmiştir.Después de la reunificación, la ciudad perdió importancia.
Türkiye bu önemini daha sonraki diplomatik manevralarında kazanıma döndürmeyi bilmiştir.Estoy convencido de que el gobierno volverá a contar con su apoyo en estos días críticos.
Kısacası, Eş'ârî kelâmında aklın büyük önemi vardır.De ahí, la importancia que en su pensamiento tiene el diálogo.
Polonya için tarihi önemi olan bu bölgenin çoğunluğu Polonya nüfusuna sahipti.Durante gran parte de la historia polaca fue la capital.
Horn cümlelerinin önemini 1951'de ortaya koyan mantıkçı Alfred Horn bu kavramın isim babası olmuştur.Se llaman así por el lógico Alfred Horn, el primero en señalar la importancia de estas cláusulas en 1951.
Twachtman'ın bu topluluk için önemi büyüktü.La tendencia de Shachtman tenía la mayoría de este comité.
Bu bulguların klinik önemi bilinmemektedir.Se desconoce la significancia clínica de esta interacción.
MS 3. ve 4. yüzyıllarda İtalya ile Carnuntum arasındaki bu bağlantı, önemini yitirmiştir.En los siglos III y IV, la ruta perdió su función de conexión entre Italia y Carnuntum.
Bu eser, Türk musıkîsinin elimizde bulunan ilk eseri olmak önemini taşır, eser seslendirilmemiştir.De ahí la frase inicial Regresamos de Jerusalén, donde no hallamos lo que buscábamos.
Buraya yapılan kale ile önemini yüzyıllar boyunca korudu.La importancia de este castillo a lo largo de los siglos es constante.
İç Ticaret’in anlamını ve önemini açıklamak amacıyla birçok konsept geliştirilmiştir.Se han escrito numerosas obras para explicar y ampliar sus significados.
Takım çalışmasının önemini kavrarlar.Caracterizaciones del equipo de trabajo.
Bu da bu bölgenin önemini yükseltmektedir.Por lo que es de importancia el interés en esta zona.
Bu çalışma da önemini uzun süre korudu ve sekiz farklı dile çevrildi.Divertirse hasta morir ha sido traducido en ocho idiomas.
Sosyal önemi şüphe götürmez.Su credibilidad no importa.
20. yüzyılın başlarında pek çoğu ya kaybolmuştur ya da önemini yitirmiştir.Muchas de las figuras de la primera mitad del siglo XIX se habían retirado o habían muerto.
Bazı kelimeler el-Harezmī'nin matematiğe olan katkılarının önemini yansıtır.Par de Lax Elementos de su contribución a la matemática.
Sinema, tiyatro, eğlence ve sahne sanatlarında sahip olduğu önemi bugün bile korumaktadır.Su trayectoria artística en cine, teatro y televisión ha sido muy destacada.
Figür resmin mekansal kuruluş mantığı soyut resimde önemini yitirmektedir.Es obvio que la noción del sistema de referencia en tales condiciones pierde su sentido físico.
Petrol hatlarının önemi de burada ortaya çıkar.Asimismo, son importantes los recursos petrolíferos.
Ahlâğın bir önemi yoktur, savaşanlar modern ideolojilerin nefretlerinden ilham alırlar.En lugar de una defensa de los modernos, escuchamos ahora el elogio de los antiguos.
Gürcistan'ın Rusya'ya bağlanmasından sonra bu geçidin önemi daha da büyümüştür.Con ello Frankenthal aumentó su importancia a nivel regional.
Cooper bağlanmanın zayıflığının önemi olmayan çekici potansiyelin varlığında olduğunu göstermiştir.McCoy destaca que la compasión es algo de que los ordenadores carecen.
Cevap verip vermemenin önemi yok.Non ha importanza che tu risponda o meno.
Güneş lekelerinin Güneş sistemi'nin doğası hakkındaki tartışmalarda önemi vardı.Le macchie solari ebbero una qualche importanza nel dibattito sulla natura del sistema solare.
Olayın siyasi ve simgesel önemi büyüktür.Tuttavia dobbiamo considerare il significato politico e simbolico dell'accaduto.
Tobruk stratejik önemi olan bir limandı.Tobruch era un porto di rilevanza strategica.
İşgal altındaki bölgelerden birçok insan Sopron'a kaçtı ve kentin önemi arttı.Molta gente dalle aree occupate trovò rifugio a Sopron e ciò portò ad una crescita d'importanza della città.
Açıkorur dönüşümlerin elekromanyetizma için önemi ise Harry Bateman tarafından 1910'da açığa çıkarılmıştır.L'importanza delle trasformazioni conformi per l'elettromagnetismo fu messa in luce da Harry Bateman nel 1910.
Fuji Dağı, kültürel ve dini önemi sebebiyle Japon sanatının en popüler konularından biridir.Il Monte Fuji è un soggetto molto popolare nell'arte Giapponese per il suo significato culturale e religioso.
Bu geleneksel Kore bahçelerinde suyun önemine dikkat çeker.Esso mette in luce l'importanza dell'acqua nei giardini coreani di tipo tradizionale.
Kağıdın renginin veya işaretinin bir önemi yoktur.Non importano il tipo e i colori di quella carta.
İli Nehri'nin ve Balkaş Gölü'nün suları Kazakistan için büyük önemi vardır.Le acque dell'Ili e del Balqaš sono di vitale importanza economica per il Kazakistan.
Sengoku döneminde Izumo eski önemini yitirimişti.All'epoca del periodo Sengoku Izumo aveva perso la maggior parte della sua importanza.
Akçaağaç sembolünün Kanada için önemi büyüktür.La foglia d'acero è un importante simbolo in Canada.
Richard Feynman tarafından önemi yitirildi.Una lezione inedita di Richard Feynman.
Bilinen tüm genetik mutasyonların prognostik önemi yoktur.Non tutte le mutazioni genetiche note hanno implicazioni prognostiche.
Bunun bir önemi yok.Senza importanza.
İmparatorluk tarihinde, Bizans donanmasının öneminin değerini biçmek hiç kolay değildir.Non è semplice valutare l'importanza rivestita dalla marina bizantina nel corso della storia dell'Impero.
19. yüzyılın başlarında birkaç biyolog hücrenin önemini ortaya koymuştur.All'inizio del XIX secolo, un certo numero di biologi riconobbe l'importanza centrale della cellula.
Ancak bir müddet sonra kale önemini kaybetti.Negli anni a seguire il castello perse però la sua importanza.
Cooper bağlanmanın zayıflığının önemi olmayan çekici potansiyelin varlığında olduğunu göstermiştir.Cooper ha mostrato che tale legame avviene in presenza di un potenziale attrattivo, anche se molto debole.
Artık bu devirden sonra alt şehir önemini kaybetmiştir.Dopo questo disastro naturale, l'importanza della località è diminuita.
Polonya için tarihi önemi olan bu bölgenin çoğunluğu Polonya nüfusuna sahipti.Storicamente, il maggiore gruppo etnico abitante l'area era quello dei polacchi.
Zo'nun buradaki önemi çok büyüktü.In quanto tale è diventato molto più importante.
Paranın benim için önemi yok.Non mi interessano i soldi."
Dördüncü yıldızın önemini anlamasaydım buraya gelmezdim.Al termine della costruzione della struttura principale la quarta casetta non viene realizzata.
Maçın önemi dikkate alınmalı.È possibile personalizzare il gioco.
Hangi devletin ilk füzeyi fırlattığının pek önemi yoktu.Non è chiaro che tipo di sistema di tiro fosse adottato per il cannone principale.
Günümüzde muharebe alanı İskoçya tarihi açısından öneminden ötürü koruma altındadır.Al giorno d'oggi l'abbazia è mantenuta da Historic Scotland.
Arkadaki ormanın Mumcular halkı için önemi büyüktür.Nella zona boschiva sono presenti specie interessanti di mammiferi.
Halkın isteklerinin hiçbir önemi yoktur.La dimensione della folla non importa.
Ancak yine de bu eksiklik eserin tarihsel açıdan önemini azaltmaz.Ciò non sminuisce affatto la rilevanza storica del suo gesto.
Bu da HPV enfeksiyonunun önemini göstermektedir.È inoltre attivo anche contro l'infezione da HBV.
Bu diyagram hidrolojinin mühendislikteki önemini de ortaya koymaktadır.Notevole era pure la sua conoscenza dell'ingegneria idraulica.
Sosyal önemi şüphe götürmez.La sua credibilità non importa.
Asya krizinin önemi, hem büyüklüğünden hem de bulaşılıcılığından kaynaklanmaktadır.La violenza di un terremoto è descritta sia dalla magnitudo sia dall'intensità.
AC/DC ile Black Ice World Tour'a katılmaları grubun önemini belirtmektedir.19 maggio 2010: concerto degli AC/DC per il "Black Ice World Tour".
Ancak yavaş yavaş önemini yitirdi ve sönüp gitti.Andò poi pian piano decadendo perdendo la sua importanza.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod