Hayatta daha önemli şeyler var.There are more important things in life.
O onu çok önemli buldu.She found it very important.
Günlük olarak egzersiz yapmak son derece önemlidir.It is extremely important to exercise daily.
"Biriyle" ve "birine" konuşmak arasında önemli bir fark vardır.There's an important difference between talking "with" someone and talking "to" them.
Boyut önemli değil.Size does not matter.
Ebeveynler çocuklarını dürüstlük ve sıkı çalışmanın önemi üzerine etkilemeye çalışıyorlar.Parents try to impress upon their children the importance of honesty and hard work.
Benim için önemlidir.For me, it's important.
Bu benim için önemli.For me, it's important.
FBI'da önemli bir kişidir.He's an important person in the FBI.
Berlin duvarının düşüşü gerçekten önemli bir fırsattı.The falling of the Berlin Wall was truly a momentous occasion.
Kurallara uymak çok önemlidir.It's very important to respect the rules.
Ben bu koşullar altında önemli bir baskı gösterdiğimi düşünüyorum.I think I've showed considerable constraint under the circumstances.
Fiyat önemli değil.The price isn't important.
Zürih önemli bir finans merkezi olarak kabul edilir.Zurich is considered to be a major financial hub.
Yönetim önemli kararlar alır.The administration makes important decisions.
Tarım Kaliforniya'da önemli bir sanayidir.Agriculture is an important industry in California.
Oylamanı tamamlamak önemlidir.It's important to complete your ballot.
Bir bütçeye sahip olmak önemlidir.It is important to have a budget.
Sigara içmek akciğer kanserinin en önemli nedenidir.Smoking is the major cause of lung cancer.
Onların toplumunda iyi sağlık çok önemlidir.Good health is very important in their community.
Ekoloji dünyamızı güvende tutmak için çok önemlidir.Ecology is very important to keep our world safe.
İyi bir eğitimin en önemli parçası nedir?What's the most important part of a good education?
Mali kararlar çok önemlidir.Financial decisions are very important.
Matematik günlük hayatta önemlidir.Mathematics is important in daily life.
Mary çocuğa babasını önemsemesini söyledi.Mary told the child to mind his father.
Bazı mineraller insan sağlığı için önemlidir.Some minerals are important for human health.
Gaz önemli bir doğal kaynaktır.Gas is an important natural resource.
Bilimin cevap veremediği bazı önemli sorular var.There are some important questions that science cannot answer.
Bugüne kadar icat edilmiş en önemli araç nedir?What is the most important tool ever invented?
Demokraside, gazeteciliğin bağımsız olması önemlidir.In a democracy, it is important for journalism to be independent.
Kâğıdı geri dönüştürmek çok önemlidir.Recycling paper is very important.
O çok sorumlulukları olan önemli bir mevkideydi.He was in the hot seat.
Dosyadaki bazı önemli belgeler kayıp.Some important papers are missing from the files.
Birçok dilde fiil konuşmanın önemli bir parçasıdır.In most languages the verb is an essential part of speech.
Yabancı diller bilmek önemlidir.It's important to know foreign languages.
Bir yabancı dili öğrenmek için en önemli kitap, doğal olarak, bir sözlüktür.The most important book to learn a foreign language is, naturally, a dictionary.
Beş köşeli yıldız büyücülükte önemli bir semboldür.The pentagram is an important symbol in witchcraft.
O kaydın önemli olduğunu düşünüyorum.I think that recording is important.
Bu tarihin neden önemli olduğunu biliyor musun?Do you know why this date is important?
Mesaj önemliyse onu arayın.Call him if the message is important.
İstediğin şey en önemli şeydir.What you want is the most important thing.
Dil insanın en önemli buluşudur.Language is the most important invention of the man.
Bugün, modern toplumda sporun öneminden bahsetmeyi planlıyorum.Today, I plan to talk about the importance of sports in modern society.
Yılın aynı zamanında farklı yerlerdeki sıcaklık önemli ölçüde değişebilir.The temperature in different places can vary greatly at the same time of year.
Hayatınızdaki en önemli insanlarla irtibatta kalın.Stay in touch with the most important people in your life.
Önemli bir rolüm var.I have an important part.
Onlar ülkelerini seven önemli liderlerdir.They were important leaders who loved their country.
Yapacağı daha önemli şeyleri olduğunu söyledi.He said he had more important things to do.
Müttefikler bütün önemli Irak şehirlerini kontrol altına aldı.The allies controlled all major Iraqi cities.
Savaş Japonya için önemli bir yenilgiydi.The battle was an important defeat for Japan.
Japonya'nın en önemli rakibi Çin'di.Japan's most important opponent was China.
Bu kararın önemli sonuçları vardı.This decision had important results.
Tütün önemli ürünlerden biridir.Tobacco was one of their major crops.
Onun en önemli danışmanı Henry Kissinger'di.His most important adviser was Henry Kissinger.
O zaman, olay önemli görünmedi.At the time, the incident did not seem important.
Petrol eski zamanlardan beri önemli olmuştur.Petroleum has been important since ancient times.
Petrol eski çağlardan beri önemli olmuştur.Petroleum has been important since ancient times.
İşte 50.000 yen. Önemsiz şeylere para harcama lütfen.Here is ¥50,000. Please do not spend the money on unimportant things.
Acil bir durum varsa soğukkanlı olmak çok önemlidir.It's very important to keep your head if there's an emergency.
Söylediği şeyin hiçbir önemi yok.It doesn't matter what he said.