Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Hỡi xứ, khốn thay cho mầy khi có vua còn thơ ấu, và các quan trưởng mầy ăn từ lúc buổi sáng.
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!왕은 어리고 대신들은 아침에 연락하는 이 나라여 화가 있도다
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Malheur à toi, pays dont le roi est un enfant, et dont les princes mangent dès le matin!
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Vai de tine, ţară, al cărei împărat este un copil, şi ai cărei voivozi benchetuiesc de dimineaţă!
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Ve dig, du Land, hvis Konge er en Dreng og hvis Fyrster holder Gilde ved Gry.
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Ve dig, du land som har et barn til konge, og hvis fyrster holder måltid om morgenen!
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Ve dig, du land vars konung är ett barn, och vars furstar hålla måltid redan på morgonen!
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Vígasságnak okáért szereznek lakodalmat, és a bor vídámítja meg az élõket: és a pénz szerzi meg mindezeket.
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Voi sinua, maa, jolla on kuninkaana poikanen ja jonka ruhtinaat jo aamulla aterioita pitävät!
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Wee het land waarvan de koning een kind is en waarvan de leiders al in de ochtenduren dronken zijn!
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Weh dir, Land, dessen König ein Kind ist, und dessen Fürsten in der Frühe speisen!
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Ουαι εις σε, γη, της οποιας ο βασιλευς ειναι νεος, και οι αρχοντες σου τρωγουσι το πρωι
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Горе тебе, земля, когда царь твой отрок, и когда князья твои едят рано!
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!Горко ти, земьо, когато царят ти е дете, И началниците ти ядат рано!
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!אי לך ארץ שמלכך נער ושריך בבקר יאכלו׃
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!ويل لك ايتها الارض اذا كان ملكك ولدا ورؤساؤك ياكلون في الصباح.
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!邦 國 阿 、 你 的 王 若 是 孩 童 、 你 的 群 臣 早 晨 宴 樂 、 你 就 有 禍 了
Kralın bir çocuksafç, Önderlerin sabah şölen veriyorsa, vay sana, ey ülke!邦國阿 、 你 的 王 若是 孩童 、 你 的 群臣 早晨 宴樂 、 你 就 有 禍了
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.Il re, i suoi ufficiali e tutta l'assemblea di Gerusalemme decisero di celebrare la pasqua nel secondo mese
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.Ja kuningas, hänen päämiehensä ja kaikki Jerusalemin seurakunta päättivät viettää pääsiäistä toisessa kuussa,
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.왕이 방백들과 예루살렘 온 회중으로 더불어 의논하고 이월에 유월절을 지키려 하였으니
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.Og Kongen, hans Øverster og hele Forsamlingen i Jerusalem rådslog om at fejre Påsken i den anden Måned;
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.Og kongen og hans høvdinger og hele menigheten i Jerusalem holdt råd om å holde påske i den annen måned;
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.Vua và các quan trưởng cùng cả hội chúng ở Giê-ru-sa-lem hội nghị nhau, định dự lễ Vượt qua trong tháng hai;
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.Vua và các quan trưởng cùng cả hội chúng ở Giê-ru-sa-lem hội_nghị nhau , định dự lễ Vượt qua trong tháng hai ;
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.И положили на совете царь и князья его и все собрание в Иерусалиме – совершить пасху во второй месяц,
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.ויועץ המלך ושריו וכל הקהל בירושלם לעשות הפסח בחדש השני׃
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.فتشاور الملك ورؤساؤه وكل الجماعة في اورشليم ان يعملوا الفصح في الشهر الثاني
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.因 為 王 和 眾 首 領 、 並 耶 路 撒 冷 全 會 眾 已 經 商 議 、 要 在 二 月 內 守 逾 越 節
Kralla önderleri ve Yeruşalimdeki topluluk Fısıh Bayramını ikinci ay kutlamaya karar verdiler.因 為王 和 眾首領 、 並 耶路撒冷 全 會眾 已 經商議 、 要 在 二月 內守 逾越節
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.A Sabbataj i Jozabad byli nad robotą, która była z dworu przy domu Bożym, a cić byli z przedniejszych Lewitów.
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.A Sabbetai s Jozabadem byli nad dílem při domě Božím vně, z předních Levítů.
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.A Šabbetaj a Jozabad boli nad vonkajšou prácou domu Božieho, z hláv Levitov.
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.És Sabbethai és Józabád, az Isten házának külsõ munkája felett felügyelõk valának a Léviták fejei közül,
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.in Sabetaj in Jozabad, iz levitskih načelnikov, ki sta bila nad zunanjim delom pri hiši Božji;
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.또 레위 사람의 족장 삽브대와 요사밧이니 저희는 하나님의 전 바깥 일을 맡았고
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.og Sabbetai og Josabad, som forestod de ytre arbeider ved Guds hus og begge hørte til levittenes overhoder,
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.og Sjabbetaj og Iozabad, som forestod de ydre Arbejder ved Guds Hus og hørte til Leviternes Overhoveder,
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.Sabbetài e Iozabàd, preposti al servizio esterno del tempio, fra i capi dei leviti
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.Sabetai e Jozabade, dos cabeças dos levitas, presidiam o serviço externo da casa de Deus;
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.Sabetai, Jozabad, de los jefes de los levitas, encargados de la obra exterior de la casa de Dios
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.und Sabthai und Josabad, aus der Leviten Obersten, an den äußerlichen Geschäften im Hause Gottes,
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.και Σαββεθαι και Ιωζαβαδ, εκ των αρχοντων των Λευιτων, ησαν επι των εξωτερικων εργων του οικου του Θεου.
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.и Саветай и Иозавад, от левитските началници, бяха над външните работи на Божия дом.
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.и Шавфай, и Иозавад, из глав левитов по внешним делам дома Божия,
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.ושבתי ויוזבד על המלאכה החיצנה לבית האלהים מראשי הלוים׃
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.وشبتاي ويوزاباد على العمل الخارجي لبيت الله من رؤوس اللاويين.
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.又 有 利 未 人 的 族 長 沙 比 太 和 約 撒 拔 、 管 理 神 殿 的 外 事
Levililerin önderlerinden Şabbetayla Yozavat Tanrı Tapınağının dış işlerini yönetiyordu.又 有 利未 人 的 族長 沙比 太 和 約撒拔 、 管理 神殿 的 外事
Levili önderlerin başı Kâhin Harunun oğlu Elazar olacak, kutsal yerden sorumlu olanları o yönetecekti.A kniežaťom kniežat Levitov bol Eleazár, syn Árona, kňaza, ustanovený nad tými, ktorí strážili stráž svätyne.
Levili önderlerin başı Kâhin Harunun oğlu Elazar olacak, kutsal yerden sorumlu olanları o yönetecekti.Kepala suku Lewi adalah Eleazar, anak Harun. Ia mengawasi orang-orang yang bertugas di Ruang Suci
Levili önderlerin başı Kâhin Harunun oğlu Elazar olacak, kutsal yerden sorumlu olanları o yönetecekti.Kníže pak nad knížaty Levítskými Eleazar, syn Arona kněze, ustavený nad těmi, kteříž drží stráž při svatyni.
Levili önderlerin başı Kâhin Harunun oğlu Elazar olacak, kutsal yerden sorumlu olanları o yönetecekti.제사장 아론의 아들 엘르아살은 레위인의 족장들의 어른이 되고 또 성소를 맡을 자를 통할할 것이니라
Levili önderlerin başı Kâhin Harunun oğlu Elazar olacak, kutsal yerden sorumlu olanları o yönetecekti.vábbá a léviták fejedelmeinek fejedelme [legyen] Eleázár, Áron pap fia: a szenthelyre ügyelõknek elõljárója.
Levili önderlerin başı Kâhin Harunun oğlu Elazar olacak, kutsal yerden sorumlu olanları o yönetecekti.ונשיא נשיאי הלוי אלעזר בן אהרן הכהן פקדת שמרי משמרת הקדש׃
Levili önderlerin başı Kâhin Harunun oğlu Elazar olacak, kutsal yerden sorumlu olanları o yönetecekti.ولرئيس رؤساء اللاويين ألعازار بن هرون الكاهن وكالة حرّاس حراسة القدس.
Levili önderlerin başı Kâhin Harunun oğlu Elazar olacak, kutsal yerden sorumlu olanları o yönetecekti.祭 司 亞 倫 的 兒 子 以 利 亞 撒 、 作 利 未 人 眾 首 領 的 領 袖 、 要 監 察 那 些 看 守 聖 所 的 人
Levili önderlerin başı Kâhin Harunun oğlu Elazar olacak, kutsal yerden sorumlu olanları o yönetecekti.祭司 亞倫 的 兒子 以利 亞撒 、 作 利未 人 眾首領 的 領袖 、 要 監察 那些 看守 聖 所 的 人
Levi oymağının değneği üzerine Harunun adını yazacaksın. Her oymak önderi için bir değnek olacak.A meno Áronovo napíšeš na palicu Léviho, lebo vše jedna palica bude za hlavu domu ich otcov.
Levi oymağının değneği üzerine Harunun adını yazacaksın. Her oymak önderi için bir değnek olacak.Áron nevét pedig írd a Lévi vesszejére: mert egy vesszõ [esik] az õ atyjok házának fejéért.