Dokuzuncu gün Benyamin oymağı önderi Gidoni oğlu Avidan armağanlarını sundu.No dia nono fez a sua oferta Abidã, filho de Gideôni, príncipe dos filhos de Benjamim.
Dokuzuncu gün Benyamin oymağı önderi Gidoni oğlu Avidan armağanlarını sundu.På nionde dagen kom hövdingen för Benjamins barn, Abidan, Gideonis son;
Dokuzuncu gün Benyamin oymağı önderi Gidoni oğlu Avidan armağanlarını sundu.Yhdeksäntenä päivänä Benjaminin jälkeläisten ruhtinas Abidan, Gideonin poika:
Dokuzuncu gün Benyamin oymağı önderi Gidoni oğlu Avidan armağanlarını sundu.Την εννατην ημεραν προσεφερεν ο αρχων των υιων Βενιαμιν, Αβειδαν ο υιος του Γιδεωνι
Dokuzuncu gün Benyamin oymağı önderi Gidoni oğlu Avidan armağanlarını sundu.В девятый день начальник сынов Вениаминовых Авидан, сын Гидеония;
Dokuzuncu gün Benyamin oymağı önderi Gidoni oğlu Avidan armağanlarını sundu.На деветия ден принесе първенецът на вениаминците, Авидан, Гедеониевият син.
Dokuzuncu gün Benyamin oymağı önderi Gidoni oğlu Avidan armağanlarını sundu.ביום התשיעי נשיא לבני בנימן אבידן בן גדעני׃
Dokuzuncu gün Benyamin oymağı önderi Gidoni oğlu Avidan armağanlarını sundu.وفي اليوم التاسع رئيس بني بنيامين ابيدن بن جدعوني.
Dokuzuncu gün Benyamin oymağı önderi Gidoni oğlu Avidan armağanlarını sundu.第 九 日 來 獻 的 、 是 便 雅 憫 子 孫 的 首 領 基 多 尼 的 兒 子 亞 比 但
Dokuzuncu gün Benyamin oymağı önderi Gidoni oğlu Avidan armağanlarını sundu.第九 日 來獻 的 、 是 便 雅憫 子孫 的 首 領 基多 尼 的 兒子亞 比 但
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.Am vierten Tage der Fürst der Kinder Ruben, Elizur, der Sohn Sedeurs.
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.A patra zi, căpetenia fiilor lui Ruben, Eliţur, fiul lui Şedeur,
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.Četrti dan knez sinov Rubenovih, Elizur, sin Šedeurjev.
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.Čtvrtého dne kníže synů Rubenových Elisur, syn Sedeurův.
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.Den fjerde dag kom høvdingen for Rubens barn, Elisur, Sede'urs sønn.
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.Dnia czwartego książę z synów Rubenowych Elisur, syn Sedeurów.
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.El cuarto día presentó su ofrenda Elisur hijo de Sedeur, jefe de los hijos de Rubén
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.Fjerde Dag kom Rubeniternes Øverste, Elizur, Sjedeurs Søn;
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.Il quarto giorno fu Elisur, figlio di Sedeur, capo dei figli di Ruben
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.제 사 일에는 르우벤 자손의 족장 스데울의 아들 엘리술이 드렸으니
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.Le quatrième jour, le prince des fils de Ruben, Élitsur, fils de Schedéur,
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.Negyedik napon a Rúben fiainak fejedelme: Elisúr, Sedeúrnak fia.
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.Neljäntenä päivänä Ruubenin jälkeläisten ruhtinas Elisur, Sedeurin poika:
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.Ngày thứ tư, đến quan trưởng của con cháu Ru-bên, là Ê-lít-su, con trai Sê-đêu.
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.Ngày thứ_tư , đến quan trưởng của con_cháu Ru-bên , là Ê - lít-su , con_trai Sê-đêu .
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.No quarto dia fez a sua oferta Elizur, filho de Sedeur, príncipe dos filhos de Rúben.
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.På fjärde dagen kom hövdingen för Rubens barn, Elisur, Sedeurs son;
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.Štvrtého dňa knieža synov Rúbenových, Elicúr, syn Šedeúrov.
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.Την τεταρτην ημεραν προσεφερεν Ελισουρ ο υιος του Σεδιουρ, ο αρχων των υιων Ρουβην.
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.В четвертый день начальник сынов Рувимовых Елицур, сын Шедеуров;
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.На четвъртия ден принесе Елисур, Седиуровият син, първенецът на рувимците.
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.ביום הרביעי נשיא לבני ראובן אליצור בן שדיאור׃
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.وفي اليوم الرابع رئيس بني رأوبين أليصور بن شديئور.
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.第 四 日 來 獻 的 、 是 流 便 子 孫 的 首 領 、 示 丟 珥 的 兒 子 以 利 蓿
Dördüncü gün Ruben oymağı önderi Şedeur oğlu Elisur armağanlarını sundu.第四 日 來獻 的 、 是 流便 子孫 的 首領 、 示丟珥 的 兒子 以利蓿
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Dijadikan-Nya para pemimpin kebingungan, sehingga mereka mengembara tanpa tujuan
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.El ia mintea căpeteniilor poporului, El îi face să rătăcească în pustiuri fără drum,
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Elveszi eszöket a föld népe vezetõinek, és úttalan pusztában bujdostatja õket.
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Er nimmt weg den Mut der Obersten des Volkes im Lande und macht sie irre auf einem Umwege, da kein Weg ist,
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.han tager Jordens Høvdingers Vid og lader dem rave i vejløst Øde;
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Høvdingene i landet fratar han forstanden og lar dem fare vill i et uveisomt øde;
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Il enlève l`intelligence aux chefs des peuples, Il les fait errer dans les déserts sans chemin;
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.만민의 두목들의 총명을 빼앗으시고 그들을 길 없는 거친 들로 유리하게 하시며
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Maan kansan päämiehiltä hän ottaa ymmärryksen ja panee heidät harhailemaan tiettömissä autioissa.
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Odníma srdce hlavám ľudu zeme a činí to, aby blúdili po púšti, tam, kde niet cesty.
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.On odejmuje serca przełożonym ludu ziemi, a czyni, że błądzą po pustyni bezdrożnej;
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.On odjímá srdce předním z lidu země, a v blud je uvodí na poušti bezcestné,
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Priva de reflexión a los jefes del pueblo de la tierra, y les hace errar sin rumbo en el vacío
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Stamhövdingar i landet berövar han förståndet, han leder dem vilse i väglösa ödemarker.
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Tira o entendimento aos chefes do povo da terra, e os faz vaguear pelos desertos, sem caminho.
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Toglie il senno ai capi del paese e li fa vagare per solitudini senza strade
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Αφαιρει την καρδιαν απο των αρχηγων των λαων της γης, και καμνει αυτους να περιπλανωνται εν ερημω αβατω
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.Отнема бодростта на началниците на земните жители, И прави ги да се скитат по непроходна пустиня;
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.отнимает ум у глав народа земли и оставляет ихблуждать в пустыне, где нет пути:
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.מסיר לב ראשי עם הארץ ויתעם בתהו לא דרך׃
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.ينزع عقول رؤساء شعب الارض ويضلهم في تيه بلا طريق.
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.他 將 地 上 民 中 首 領 的 聰 明 奪 去 、 使 他 們 在 荒 廢 無 路 之 地 漂 流
Dünya önderlerinin aklını başından alır, Yolu izi belirsiz bir çölde dolaştırır onları.他 將 地上 民中 首領 的 聰明 奪去 、 使 他 們在 荒廢 無路 之 地 漂流
Edom beyleri korkuya kapılacak, Moav önderlerini titreme alacak, Kenanda yaşayanların tümü korkudan eriyecek.da erschraken die Fürsten Edoms; Zittern kam die Gewaltigen Moabs an; alle Einwohner Kanaans wurden feig.
Edom beyleri korkuya kapılacak, Moav önderlerini titreme alacak, Kenanda yaşayanların tümü korkudan eriyecek.Da forfærdedes Edoms Høvdinger, Moabs Fyrster grebes af Rædsel, Kana'ans Beboere tabte alle Modet.