Boralı Katharina (29 Ocak 1499, Lippe - 20 Aralık 1552), Reform hareketinin önderi Martin Luther'in eşidir.卡塔琳娜·冯·博拉(德語:Katharina von Bora,1499年1月29日-1552年12月20日),德意志人,宗教改革领导人马丁·路德的妻子。
Tam bir imanla inanırım ki, artık bizim olan Tora rahmetle andığımız, Önderimiz Moşe'ye verilenin aynıdır.我們信神已經啟示的一切,及祂現在啟示的一切,我們也信祂仍要啟示許多有關神國度的偉大而重要的事。
Böylece İslâm dininin önderliği bölünmüş oldu.教会领袖已经失去联络。
2000 yılında ticari e-kitapların önderi oldu.2000年,運用貨車開設了移動式書店。
"İnsanları idârî konularda uyararak onlara önder ol ve onlara cezâ hukûkuyla hizâya getir.求禰把眾人的靈魂,特別是那些需要禰憐憫的靈魂,領到天國裡去。
Bu tasarım merkezinin Dan Dobberpuhl önderliğinde ve StrongARM proje için ana tasarım merkezi seçildi.이 디자인 센터는 Dan Dobberpuhl에 의해 주도되었으며 StrongARM 프로젝트의 주된 디자인 사이트였다.
Çünkü halkım İsrail'i güdecek önder Senden çıkacak.››내 백성 이스라엘의 목자가 될 영도자가 너에게서 나리라.'
Dikbaşlılık ettiler, eski kölelik yaşamlarına dönmek için kendilerine bir önder bularak başkaldırdılar.세종은 일찍 문종에게 대리청정을 하게 하여 왕위계승을 둘러싼 혼란을 미연에 방지하고자 하였다.
Kimmerlere uzun bir süre önderlik yapmıştır.우루과이는 한동안 부진하였으나.
Oda, Fareler Kralı’nın önderliğindeki bir fare ordusu ile dolar.서오릉(西五陵)은 경기도 고양시 덕양구 용두동에 있는 조선 왕실의 왕릉군이다.
Sukhoi'nin önderliğinde geliştirilen avcı-bombardıman uçakları Su-17 ve Su-24'dir.제2차 세계 대전 종전 이후에 수호이에 의해서 개발된 소련의 전투 폭격기로는 Su-17, Su-24 등이 있다.
1984'te yapılan seçimleri, Herbert A. Blaize önderliğindeki Yeni Ulusal Parti (NNP) kazandı.1984년 12월에 실시된 총선에서 신국민당의 허버트 A. 블레이즈가 승리하였다.
1564 - İmâm-ı Rabbânî, Hint İslâm âlimi ve tasavvuf önderi (ö.1506년 임사홍(任士洪)의 천거로 병조정랑(兵曹正郞)에 임명되었고, 중종 때 천안군수(天安郡守), 영광군수(靈光郡守), 회양부사(淮陽府使), 제용감 정(濟用監正)을 역임하였다.
Papaz Pierre L'Ermite önderliğindeki bu ilk grubu İznik dolaylarında bozguna uğrattı.이러한 형태의 수를 최초로 연구한 피에르 드 페르마의 이름을 딴 것이다.
Konuşmacılar konularında uzman kanaat önderleri ya da fikir insanlarıdır.궁장이란 활을 만드는 기술 또는 사람을 말한다.
Bu müzik türü aslen İngiliz punk rock ve post-punk akımlarının önderliğinde ortaya çıktı.초기에 이 장르로부터 나온 밴드는 영국의 펑크 락이나 포스트 펑크 스타일의 출현과 깊은 관계가 있었다.
Her çarpışmada önder tecrübe kazanır ve bu sayede seviye atlar.각 캐릭터는 전투에서 경험치를 얻어 레벨을 올리며 그를 통해 기술 점수를 얻을 수 있다.
Roy Atwell - Doktor: Yedi cücelerin önderi.דוק (רוי אטוול / אלי גורנשטיין) - המנהיג של שבעת הגמדים.
Svend askeri bir önder olarak yetiştirilmiş, bir süre İsveç kralı Anund Jacob Ordusunda görev yapmıştır.סוון חונך להיות מפקד צבאי ולזמן מה שירת תחת אנונד יקוב, מלך שוודיה.
26 Mayıs'ta soruşturma mahkemesi Rıfat Bey önderliğinde ilk duruşmasına başladı.ב-26 במאי ערך בית המשפט הזמני לחקירה את הפגישה הפתוחה הראשונה בראשותו של ריפאט ביי.
Katar’ın ayrıca Mogadişu’da, Büyükelçi Hasan Bin Hamza Asad Mohammed’in önderliğinde bir elçilği bulunuyor.קטר מחזיקה שגרירות במוגדישו גם היא, בראשות השגריר חסן בן חמזה אסד מוחמד.
Gerçek önder savaşmadan kazanan önderdir."סיסמת הגדוד היא "רק המעז מנצח".
Maraş Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Arslan Bey'in önderliğinde kurulmuştur.היא נשארה פורמלית סגנית הנשיא בהתאם לחוקי מלאווי.
9 Şubat - Sovyet önderi Yuri Andropov öldü.9 בפברואר – נפטר יורי אנדרופוב, מנהיגה של ברית המועצות.
Sıradan bir askerken diğer askerlerin onu seçmesiyle önder olmuştur.לעיתים, רק קבוצה של ראשי ציבור הייתה בוחרת אותו.
Aynı dönemde Bağlantısızlar Hareketi'nin önderlerinden biri durumuna geldi.אצלנו הדבר מופנה נגד ההנהגה של אותם ימים.
Mahatma Gandhi - Hindistan'ın ruhani ve siyasi önderi.Махатма Ганди е считан за духовен учител и политически лидер.
Yaşlı bir erkeğin önderliğinde sürü halinde gezerler.Живеят на стада водени от един възрастен мъжкар.
Yaklaşık 800 kilise önderi katılmıştır.Там посещава около 400 църкви и произнася около 800 проповеди.
Sonuçta en yükseğe sıçrayan önder olarak seçilmiştir.Добре е той да е с най-високо лидерство.
Şehir adını Meksika Bağımsızlık Savaşı önderlerinden biri olan José María Morelos'tan almaktadır.Savezna država nazvana je po jednom od vođa meksičkog rata za nezavisnost, José María Morelos.
Dayanışma önderleriyle siyasi muhalifleri kitle halinde tutuklattı.Kojeg smo mi to svog političkog protivnika otjerali na robiju?
Luciano Spalletti önderliğinde bahisçileri yanlış çıkararak o sezon ligde 12nci olmuş ve küme düşmemiştir.Sa Lucianom Spallettijem kao trener Empoli je završio na 12. mjestu i izbjegao ispadanje iz lige.
İşçi sınıfının radikal önderleri de tamamen ortalıktan kaybolmamıştı.Optužbe protiv cjelokupnog vodstva radikala svakako su bile neosnovane.
Çünkü halkım İsrail'i güdecek önder Senden çıkacak.››Prichádza hodina, kedy bude moja krajina žať slávne ovocie."
Kötü ruhların bir kısmının önderi konumundadır.Je vládcom ríše zlých duchov v podsvetí.
CHP genel sekreterliğine ise Önder Sav seçildi.Priama voľba prezidenta ČR je tajná.
Modern Yunan devletinin kurucusu ve Yunan bağımsızlığının önderi olarak kabul edilir.Velja za ustanovitelja sodobne grške države in osnovalca grške samostojnosti.
Korobaşı olup, şarkı söylemeye ve imparator ve patriğin alkışlanmasına önderlik ederlerdi.Domestiki so bili na primer zborovodje, ki so vodili petje in ploskanje cesarju in patriarhu.
Sığınma talebinde bulunan Gotlar arasında şef Fritigern'in önderliğini yaptığı bir grup da vardı.Med Goti, ki so iskali zatočišče, je bila tudi skupina poglavarja Frigiterna.
Bunun üzerine "Kendimi kendi cinsiyetimin bir önderi olarak görüyorum.Zapisal je: "Ponosem sem, da vam povem, da sem istospolno usmerjen.
2002 yılında Cumhurbaşkanı Jacques Chirac önderliğinde birkaç merkez sağ partinin birleşmesi olarak kuruldu.Ustanovljena je bila z združitvijo več desno-sredinskih strank pod vodstvom Jacquesa Chiraca leta 2002.
2002 yılında Işıl Kasapoğlu önderliğinde kuruldu.Leta 2002 postane njegov častni dirigent.
Şehzadeler arasındaki huzurluğun ortaya çıktığı dönemde Şah Kulu önderliğindeki Kızılbaşlar isyan etti.Trdi, da so se nepravilnosti na uradu med vodenjem Draga Čeparja ponavljale.
1899 yılında, Joan Gamper önderliğinde, İsviçreli, İngiliz ve İspanyol bir grup tarafından kurulmuştur.FC Barcelona buvo įkurta 1899 metais anglų, šveicarų ir ispanų grupelės, vadovaujamos Joano Gamperio.
Kötü ruhların bir kısmının önderi konumundadır.Atsiskyrimą palaikė ir kai kurie Pietų dvasiniai lyderiai.
Dale Horvarth adlı yaşlı bir adamın önderliği altında toplanmış bir gruptur ve çadır kampında yaşamaktadırlar.Į jų name nuomojamą kambarį atsikrauto pagyvenęs vyras, vardu Tedas Brotigenas.
Gerard Winstanley önderliğindeki Diggerlar Levellerlardan daha da eşitlikçiydiler.Gerrard Winstanley juhitud digerid tahtsid veelgi võrdõiguslikumat ühiskonda kui levellerid.
9 Şubat - Sovyet önderi Yuri Andropov öldü.9. veebruar – suri Nõukogude Liidu juht Juri Andropov.
"Önder Özen Biyografi"."Maria Kõrvits Biograafia".
Lucius Verginius Rufus önderliğindeki Ren ordusu Vindex'i bozguna uğrattı, ardından Vindex intihar etti.Lucius Verginius Rufuse juhtimisel alistas Reini sõjavägi Vindexi ja viimane tappis end.
Bu arada Moise Tshombe önderliğindeki Katanga da bağımsızlığını ilan etmişti.Juuli keskel kuulutas Katanga peaminister Moise Tshombe piirkonna iseseisvaks.
Kötü ruhların bir kısmının önderi konumundadır.Näljaste vaimude valitsejaks on Jama.
Yani önderinizin seviyesi ne kadar yüksekse daha fazla oyun ve çarpışma olasılığınız olur.Mida suurem level on koletis võrreldes sinu leveliga, seda rohkem kogemus- ja oskuspunkte mängija saab.
Önderliği sırasında yeni yönetim istikrara kavuşmuştur.Uue haldusevormi tõttu oli valitsemine stabiilsem.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı.이 소년은 이제 14살인데, 1년내에
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı. (Alkış)14 éves, és beelőzött egy kormányzati projektet egy évvel.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı. (Alkış)Er ist 14 und ist dem Staat mit dem Projekt ein Jahr zuvorgekommen.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı. (Alkış)Hij is 14 en was één jaar sneller dan een overheidsproject.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı. (Alkış)Il a 14 ans et il a devancé un projet gouvernemental d'un an.