Portekiz ise Juan de Braganza önderliğindeki ayaklanmada kendi bağımsızlığını istemektedir.Også Madagaskar krever suverenitet over Juan de Nova.
Amerikan Devrimi'ne önderlik edenlerden biriydi.Han var også en av lederne av den amerikanske revolusjon.
1952 - Küba'da Fulgencio Batista önderliğinde askerî darbe.1952 – Fulgencio Batista foretar et kupp på Cuba.
Tüm kuşların Buğdayık'ın soyundan geldiğine inanılır, yeryüzündeki tüm kuşlara önderlik eder.Gud har skapt alle fuglene, fuglene, fuglene, Gud har skapt alle fuglene, ja Gud i himmelen.
Kral Yeongjo ve Kral Jeongjo, Joseon hanedanlığında yeni bir reforma önderlik ettiler.Kong Yeongjo og kong Jeongjo ledet Joseon-Koreas renessanse.
Marozia'nun oğlu II. Alberic, Hugh ve Marozia'nın hükümdarlığına muhalefete önderlik etti.Marozias sønn Alberic II ledet opposisjonen for å styrte hennes og Hugos styre.
1962 - Myanmar'da, General Ne Win önderliğindeki Ordu, yönetime el koydu.1962 – Hæren, ledet av general Ne Win, tar makten i Burma.
Sui İmparator Wen'in önderliğinde Çin'i yeniden bir araya getirdi.Under Yan styre ble Kina igjen samlet i et rike.
1946 yılında Kocaeli İşçi Sendikalar Birliği'nin kurulmasına önderlik etmiştir.I 1956 ble han styremedlem i Føroya Arbeiðarafelag.
9 Şubat - Sovyet önderi Yuri Andropov öldü.9 Februari - Pemimpin Uni Soviet, Yuri Andropov meninggal dan wafat.
Ashina She'er's önderliğindeki Tang ordusu, Karaşehir kralını takip ederek, kralı yakalayıp idam etmiştir.Pasukan Ashina She'er kemudian mengejar Raja Karasahr, menangkap, dan mengeksekusinya.
1762-1796 yıllarında hüküm süren II. Katerina, Rus Aydınlanma Çağı'nın önderliğini yaptı.Yekaterina II ("yang Agung") memerintah 1762–96, memimpin pada Zaman Pencerahan Rusia.
Çünkü halkım İsrail'i güdecek önder Senden çıkacak.››Demikianlah harus kauhapuskan yang jahat itu dari antara orang Israel."
Reddettiklerinde, 926 yılında, Kurkuas önderliğinde bir ordu sınırı geçti.Ketika mereka menolak, pada tahun 926, Kourkouas memimpin tentara melintasi perbatasan.
Dikbaşlılık ettiler, eski kölelik yaşamlarına dönmek için kendilerine bir önder bularak başkaldırdılar.Setelah dihidupkan kembali, mereka mengira perang masih berlangsung; Kresna meladeni mantan musuh-musuhnya.
1962 - Myanmar'da, General Ne Win önderliğindeki Ordu, yönetime el koydu.1962 - Di Burma, pasukan pimpinan Jendral Ne Win merebut kekuasaan melalui sebuah kudeta.
Tüm kuşların Buğdayık'ın soyundan geldiğine inanılır, yeryüzündeki tüm kuşlara önderlik eder.Menurut Agama Samawi pula, merekalah orang tua dari semua manusia yang ada di dunia.
İki SI önderi Semaun ve Darsono, Sneevliet’in fikirlerinden etkileneceklerdir.Banyak anggota SI seperti dari Surabaya, Semaun dan Darsono dari Solo tertarik dengan ide-ide Sneevliet.
Troçki önderliğindeki Kızıl Ordu, Çarlık yanlısı Beyaz Ordu'ya ve Beyaz Terör'e karşı mücadele etmiştir.Pada awalnya, Kardinal Bernardin berbicara menentang perang nuklir dan aborsi.
Tacitus Gaius Calpurnius Piso önderliğindeki suikast komplosunun o yıl başladığını yazar.Tacitus viết mầm móng âm mưu tạo phản dẫn đầu bởi Gaius Calpurnius Piso bắt đầu năm này.
Sukhoi'nin önderliğinde geliştirilen avcı-bombardıman uçakları Su-17 ve Su-24'dir.Máy bay tiêm kích-ném bom được phát triển bởi Sukhoi là Su-17 và Su-24.
1990 - Saddam Hüseyin önderliğindeki Irak, Kuveyt'i işgal etti.Vào ngày 2 tháng 8 năm 1990, Iraq dưới sự lãnh đạo của tổng thống Saddam Hussein đã xâm chiếm Kuwait.
1859 yılında Virjinya eyaletinde John Brown önderliğinde köleliğin kaldırılması için başkaldırı başladı.Năm 1859, John Brown định phát động một cuộc nổi dậy của nô lệ.
Bundan sonra Çu, Mao'nun önderliğine bağlı kaldı.Từ đó, Hứa trở thành thân tín của Mao.
Gerçek önder savaşmadan kazanan önderdir."Người đánh hết bài trước tiên là người chiến thắng.
Şehir adını Meksika Bağımsızlık Savaşı önderlerinden biri olan José María Morelos'tan almaktadır.Bang này được đặt theo tên của José María Morelos, người anh hùng trong Chiến tranh Độc lập Mexico.
Tanrı onu Macarlara önderlik etsin ve yol göstersin diye yeryüzüne göndermiştir.Chúa Nguyễn cho sảt nhập vào Hà Tiên trấn, giao cho họ Mạc cai quản.
MO 61'de Helvetler kabilesi liderleri Orgetorix önderliğinde bir kitlesel göç planı yapmışlardı.Năm 61 TCN, bộ tộc Helvetii bắt đầu một cuộc di trú lớn, mà lãnh đạo là Orgetorix.
Kuvâ-yi Milliye hareketinin önderlerinden biridir.このため城主の卜貴洛が軍士1000人を率いて降った。
Avraham Yusian önderliğindeki yerel cemaat liderlerinin yardımlarıyla yeni bina Ekim 1965'te tamamlandı.アヴラハム・ユシアン率いる地元コミュニティの助けを得て、新しいファサードの建設は1965年10月に完了した。
9 Şubat - Sovyet önderi Yuri Andropov öldü.2月9日 - ソ連共産党のユーリ・アンドロポフ書記長死去。
Pakistan'da "Büyük Önder" (قائد اعظم Kayd-i Azam) ve "Milletin Babası" olarak da anılır.パキスタンでは「カーイデ・アーザム」(قائد اعظم :「最も偉大な指導者」の意)や、「バーバーイェ・コウム」(بابای قوم:建国の父の意)としても知られている。
İlk zamanlarda Vizigot önderlerinin tüm kabileyi yönetecek merkezi iktidarları yoktu.そもそも、悪魔は憑依した人間を完全にコントロールする力を有していないのです。
Osmanlılar ise Hilâfeti ele geçirerek Sünniliğin önderleri haline geldiler.また豊臣譜代の諸侯が外様の諸侯を指揮することとした。
Benzer ifadeleri daha sonra Önder Aytaç da kullanmıştır ).また、そのような形容は翌年にもなされた)。
Sonuçta en yükseğe sıçrayan önder olarak seçilmiştir.自身は最優秀監督に選出されている。
Genellikle muhafazakar eğilimli kanaat önderleri ve politikacılar tarafından savunulur.一般には保守主義者あるいは新保守主義者とされる。
1961'deki Bağlantısızlar Hareketi konferansı Josip Broz Tito önderliğinde Belgrad'da yapılmıştır.1961年、ヨシップ・ブロズ・ティトーを議長とし非同盟諸国首脳会議がベオグラードで開かれた。
Önder; "Ağaçları kestirmeyeceğiz.市川が「私たちスルーできないっ!
Kıbrıs Türklerinin, Rauf Denktaş'tan önceki önderi.日本のお笑いタレント、ラッシャー板前の本名。
İki Galyalı köleler Crixus ve Oenomaus ile Trakyalı Spartaküs önder olarak belirlenir.剣闘士たちはガリア人のクリクススとオエノマウス(英語版)そしてトラキア人のスパルタクスを指導者に選んだ。
Kimmerlere uzun bir süre önderlik yapmıştır.久し振りに仲間が揃った。
1990 - Saddam Hüseyin önderliğindeki Irak, Kuveyt'i işgal etti.1990年、イラクのサッダーム・フセインがクウェート侵攻。
Bu MYK'da Genel Sekreter Önder Sav'a yer vermedi.^ 任大臣の当日は饗禄ならびに客座が設けられなかった。
132 yılı civarında Roma İmparatorluğu'na karşı kalkışılan Bar Kokhba isyanının önderi Yahudi lider.132年、ローマ帝国のユダヤ教弾圧に対して、ユダヤ人が反乱を起こした。
İtalya'da Benito Mussolini önderliğinde kurulan faşizm akımından etkilenerek ortaya çıkmıştır.イタリア大使在任中にベニート・ムッソリーニのファシズムに感銘を受けている。
İsa aynı gece yargılanmak üzere Yahudi önderlerin karşısına çıkarıldı.ユダヤ人の指導者に告発されたイエスに十字架刑の判決を下した。
Kuvâ-yi Milliye hareketinin önderlerinden biridir.是萬華區眾多角頭勢力之一(艋舺角頭)。
Şehir adını Meksika Bağımsızlık Savaşı önderlerinden biri olan José María Morelos'tan almaktadır.莫雷洛斯州是以墨西哥独立战争领袖之一何塞·玛丽亚·莫雷洛斯命名的。
1754 yılında, Benjamin Franklin önderliğinde Albany Kongresi'nde birleşmeye çalışsalar da, bunu başaramadılar.1754年,本杰明·富兰克林试图通过奥尔巴尼会议建立一个统一的殖民地体系,但没有成功。
1868'de yasama organına seçildi ve hızla liberal muhalefetin önderleri arasına girdi.1868年选入立法团,很快成为自由反对派领袖。
Bu projenin önderliğini yapan kişi, kırk yedi bilginin çalışmasını denetleyen I. James olmuştur.詹姆士一世親自領導這個項目,監督下屬的四十七位學者。
1945 - Kim İl-sung önderliğnide Kore İşçi Partisi kuruldu.1945年金日成在此建立了朝鲜劳动党。
Dikbaşlılık ettiler, eski kölelik yaşamlarına dönmek için kendilerine bir önder bularak başkaldırdılar.怨屋優先接受了先前的被他報復的對象久里濱的委託,將其社會性抹殺。
Akşemsettin (Raif Hikmet Çam) — Osmanlı sufi ve kanaat önderi.夜(イエ,配音:大久保瑠美(日本)) 羽的隨扈兼助手。
9 Mart 1991'de Slobodan Milošević'in yönetimine karşı insanlar Vuk Drašković önderliğinde ayaklanmıştır.1991年3月9日,武克·德拉什科维奇领导的反对斯洛博丹·米洛舍维奇的抗议活动在贝尔格莱德爆发。
1917'de Lenin'in önderliğinde gerçekleşen Ekim Devrimi'nde Belarus halkı etkin bir rol oynadı.列宁1917年领导十月革命取胜利。
Kimmerlere uzun bir süre önderlik yapmıştır.曾與關原幽交往過一段時間。
Palmiro Togliatti (26 Mart 1893 - 21 Ağustos 1964), İtalyan siyaset adamı ve komünist önder.帕尔米罗·陶里亚蒂(Palmiro Togliatti,1893年3月26日-1964年8月21日),意大利共产党总书记,别名爱尔科里。
Sonuçta en yükseğe sıçrayan önder olarak seçilmiştir.同樣被稱為最頂尖的殺手。