Ana içeriğe geç
Sözlük

öndeki ile cümle

öndeki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
O öndeki kızdan kopya çekerek testte hile yaptı.He cheated on the test by copying from the girl in front.
Öndeki nedir?What's out front?
Amerikan yapımı Mazda6’lar, VIN’da (araç tanıtım numarası) "1YV" öndekini kullanırlar.American-built Mazda6s use the "1YV" prefix on the VIN.
İkinci tren sinyalde geçti ve öndeki tren hareketsiz dururken ona arkadan çarptı.The second train gained full speed, then hit the first train from behind.
İstikamet - Öndeki şahıslar ile aynı hizada olma.Princes, etc. don't sit on that sort of chair.
- Şimdi, bu öndeki yüz ve şu arkadaki yüzle ilgileniyoruz. -So now we care about this side up in front, and then that side back there.
Öndeki koluyla bayrağı kaldırmış, diğer elinde ise süngü var, barikatı aşıyor.Her arm forward with the flag, her other arm carrying the bayonet, striding over the barricade.
Virgül artık bu noktada olduğuna göre öndeki sıfırın bir değeri yok. .If I get rid of that decimal, that's zero one decimal zero zero-- whatever.
Bu durumda da bu öndeki güç Prusya'ydı.In this case, in the Fourth Coalition, it's Prussia.
Aslında anlamlı rakamlar hakkında düşündüğünüzde daima eleyebilirsiniz. Öndeki sıfırlar.So you can always rule out - when you're thinking about significant figures - the leading zero's.
Bu gösterdiklerim öndeki sıfırlardır.So these are leading zero's here, these are leading zero's.
Burada ise herhangi bir öncü (öndeki) sıfır yoktur, bunda da bunda ve bunda da.There's no leading zero's here, no leading zero's in this one, this one, and this one.
Fakat her ne olursa olsun, (öncü) öndeki sıfırlar anlamlı rakamlar değillerdir.But in any situation, the leading zero's are not significant.
Şimdi sarkacı yörüngesel bir şekilde fırlatıp öndekilerin ayakkabılarını boyamaya çalışacağım.I'm just going to throw this into an orbit and see if I can paint everybody's shoes in the front.
En azından öndeki ağaçlar. Doğanın yeniden canlanması hissi de yansıtılmış.Greish, green...
Elimdeki bir beyin maketi ve bu öndeki bölge prefrontal korteks.So this is a model of the human brain, and this is prefrontal cortex, right at the front.
Tercihen öndeki delikler.Front poles, preferably.
Öndeki, küçük olan ise STriDER II.The one in front, the smaller, is STriDER Il.
Öndeki yeni arama sayfalarını açOpen new search pages in & front
Öndeki PencereActive Window
Öndeki renkFront color
Pilotların açık kokpiti, öndeki nişancı burnunun altındayken oldukça ileriydi. [1]The pilots' open cockpit was well forward, with the front gunner below them in the nose.[1]
İlk versiyon, öndeki tek tekerlekle güçsüzdü.The first version was unpowered with the single wheel at the front.
Öndeki aracın arkasında belirli bir mesafeyi koruyan hız sabitleyici.Cruise control that maintains a set distance behind the vehicle in front.
Bir adam arabanın arkasında oturanları öldürecekti, gerisi öndekileri öldürecekti.One man was to kill those sitting in the back of the car, the rest would kill those in front.
Kamyon iyi iş çıkardı ve öndeki arabadan sadece birkaç santimetre uzakta durdu.The truck did well and stopped only centimeters from the car ahead.
En Öndeki Formasyondan (orta Kampaniyen, 80–77.5 ma ) toplanmıştır.It was collected from the Foremost Formation (middle Campanian, 80–77.5 ma).
Öndeki, "C" gezegenidir.The one in the foreground is planet "C".
Trafik soldan akar sadece öndeki aracı geçmek için sağ şerit kullanılabilir.Der Fahrzeugführer darf nur aus dem rechten Fahrstreifen abbiegen.
Arka ayakları ile otlara tutunurlar ve öndeki bir çift ayakları ile konağa tutunmak üzere beklerler.Am Boden hüpfen sie mit den Hinterbeinen und strecken die Vorderbeine zur Balance in die Höhe.
Dinyester ismi Sarmat dilinden gelmektedir *Da-nu nazdya "öndeki nehir".Sein heutiger Name stammt aus sarmatisch *dānu nazdya ‚naher Fluss‘.
Öndeki emniyet kemeri ön gergili ve yük sınırlayıcılıdır.Cinturones de seguridad delanteros con pretensor y limitador de carga.
Transkripsiyon devam ederken mRNA nın öndeki ucu ribozoma bağlanır.Combinado con el ligamento cruzado anterior, proporciona estabilidad rotacional a la rodilla.
Önde başka araç olması durumunda ise öndeki araçla olması gereken asgari mesafeyi korumanız için hızı düşürür.Mantiene la distancia de seguridad incluso si el vehículo que va delante reduce la velocidad.
Öndeki komuta kulesi yanlarda 300 mm, tavanında ise 30 mm zırha sahipti.Nella torre di comando la corazzatura era di 150 mm sui lati e di 30 mm sul tetto.
Buna rağmen ilk virajda cesur bir hamle yaparak öndeki grubu yakalamıştır.Там за мужество получил свой первый Крест Храбрых.
Işıklar her zaman açık olmalı, emniyet kemeri sürücü ve öndeki yolcu için zorunludur.В Великобритании стало обязательным использование ремней безопасности для водителей и передних пассажиров.
Arkasında çok sayıda yüksek sütun dizilmiş, en öndeki bütünüyle gösterilmiştir.Было множество рекламных объявлений, которым предоставлялась практически вся первая полоса.
Bazen delik öndeki odanın girişinde de bulunmaktadır.وتُسمى هذه الغرفة أحيانًا بالغرفةِ الأمامية عندما تقع بالقربِ من المدخل الرئيسي في واجهة المنزل.
Bazen delik öndeki odanın girişinde de bulunmaktadır.Soms is een poterne ingebed in de hoofdpoortdeur.
İlk manevralarda öndeki iki Roma grubu, Kartaca Filosu'nun merkezine ilerledi.Na widok wroga dwie pierwsze eskadry rzymskie ruszyły w kierunku dwóch środkowych eskadr Kartagińczyków.
Saat gece yarısını vurmadan önce öndeki üçüncü sınıf kısmı suyla dolmaya başlamıştı.Först vid tretiden på söndagsmorgonen var branden under kontroll.
Eteğin öndeki kısımları bele bağlanır.Вони зміщені до хвостової частини.
Buna rağmen ilk virajda cesur bir hamle yaparak öndeki grubu yakalamıştır.Там за мужність отримав свій перший Хрест Хоробрих.
Öndeki emniyet kemeri ön gergili ve yük sınırlayıcılıdır.Stanice leží v tarifním pásmu A a je bezbariérově přístupná.
İlk manevralarda öndeki iki Roma grubu, Kartaca Filosu'nun merkezine ilerledi.Cele două flotile romane au avansat spre centrul cartaginez.
Öndeki komuta kulesi yanlarda 300 mm, tavanında ise 30 mm zırha sahipti.Az elülső parancsnoki torony oldalai 200 mm-esek, a teteje 30 mm-es páncéllemezek voltak.
İkinci kısım öndeki tegmentumdur.A második helyiség a központi rész.
Eteğin öndeki kısımları bele bağlanır.Ensin aseta köysien päät vierekkäin.
Işıklar her zaman açık olmalı, emniyet kemeri sürücü ve öndeki yolcu için zorunludur.Autossa oli turvavyö kuljettajaa ja etumatkustajaa varten.
Arka bacakları öndekilerden daha uzundur.Τα μπροστινά πόδια είναι κοντύτερα από τα πίσω.
İstikamet - Öndeki şahıslar ile aynı hizada olma.I: Sæt ikke vantro i min overtroes sted.
Işıklar her zaman açık olmalı, emniyet kemeri sürücü ve öndeki yolcu için zorunludur.I bil- og flyseter er det vanlig med sikkerhetsbelter for førere og passasjerer.
İkinci tren sinyalde geçti ve öndeki tren hareketsiz dururken ona arkadan çarptı.Kereta kedua mencapai kecepatan penuh, kemudian menghantam kereta pertama dari belakang.
İlk manevralarda öndeki iki Roma grubu, Kartaca Filosu'nun merkezine ilerledi.Giáp mặt với địch, hai đội tàu hàng đầu của La Mã tiến thẳng vào trung tâm của hạm đội Carthago.
Bazen delik öndeki odanın girişinde de bulunmaktadır.Ngày xưa tranh được dán nơi cửa chính ra vào của ngôi nhà.
Dinyester ismi Sarmat dilinden gelmektedir *Da-nu nazdya "öndeki nehir".Tên gọi Dnister có nguồn gốc từ tiếng Iran của người Sarmatia *Dānu nazdya "con sông gần".
Öndeki araç 22 m/s hızla hareket ederken arkadaki araç ise 30 m/s hızla hareket ediyor.前方的那輛車以每秒22米的速度行駛,隨後的那輛車以每秒30米的速度行駛。
Arka bacakları öndekilerden daha uzundur.前腿比后退长。
Bu köklerden öndeki kalın arkasındaki incedir.位于鸡的后面,猪的前面。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod