Ana içeriğe geç
Sözlük

önde ile cümle

önde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Önderleri kayalardan aşağı atılınca, Dinleyecekler tatlı sözlerimi.When their judges are overthrown in stony places, they shall hear my words; for they are sweet.
‹‹ ‹Sen, ey saygısız, kötü İsrail önderi, günün yaklaştı, sonunda yargı günün geldi.And thou, profane wicked prince of Israel, whose day is come, when iniquity shall have an end,
İşte onlar, hayır işlerine koşarlar ve onlar hayır için önde giderler.Are the ones who hasten to goodness and outpace the others.
Bu, ellerinizin önden sunduklarıdır. Allah, gerçekten kullara zulmedici değildir.This is (requital) for the deeds you had committed, for God is not unjust to any of His creatures.
Firavun kavminin önde gelenleri dediler ki: "Bu gerçekten bilgin bir büyücüdür";The nobles of Pharaoh said: "He surely is a clever magician.
Ey önde gelen (kahin-bilginler,) eğer rüya yorumluyorsanız benim bu rüyamı çözüverin" dedi.O courtiers, tell me the significance of my dream, if you know how to interpret them."
Sen, yalnızca bir uyarıcısın ve her topluluk için bir hidayet önderisin.But you are only a bearer of warnings, and a guide for every nation.
(Firavun,) Çevresindeki önde gelenlere: "Bu” dedi, "Doğrusu bilgin bir büyücüdür."The Pharaoh said to the chiefs around him: "He is certainly a clever magician.
İşte bunlar, senin Rabbinden Firavun ve önde gelen adamlarına iki kesin-kanıt (mucize)dır.These are two proofs from your Lord for the Pharaoh and his nobles.
Firavun dedi ki: "Ey önde gelenler, sizin için benden başka ilah olduğunu bilmiyorum.The Pharaoh said: "O nobles, I am not aware of any other lord of yours but myself.
Andolsun, Biz Musa'yı, Firavun'a ve onun 'önde gelen çevresine' ayetlerimizle gönderdik.We sent Moses with Our signs to the Pharaoh and his nobles.
İbrahim, şüphesiz Allah'a boyun eğen ve O'na yönelen bir önderdi; puta tapanlardan değildi.Abraham was certainly a model of faith, obedient to God and upright, and not one of idolaters,
İyilik işlemekte önde olanlar, karşılıklarını almakta da önde olanlardır.Then the foremost, how pre-excellent,
O gün, insanoğluna önde ve sonda yaptığı ne varsa bildirilir.Then man will be told what he had sent ahead (of good) and what he had left behind.
Onlardır hayırlara, yarışırcasına koşanlar ve onlardır hayırlarda önde bulunanlar.Are the ones who hasten to goodness and outpace the others.
Gerçekten de kafirlerin önde gidenleri kıldık onları ve sonradan gelenlere ibret ettik.And made them a precedent and example for posterity.
Bu, kendi, ellerinizin üretip önden gönderdiği yüzündendir. Allah, kullara asla zulmedici değildir.This is (requital) for the deeds you had committed, for God is not unjust to any of His creatures.
"İşte bu, ellerinizin önden gönderdiği şeyler yüzündendir.For what you have brought upon yourselves."
Yemin olsun, sizin önden gidenlerinizi bilmişizdir; yemin olsun, geriye kalanları da bilmişizdir.We surely know those of you who go forward and those of you who lag behind.
Her ikisi önde, belirgin bir biçimde durmaktadır.They are both situated by the highway, clearly visible.
Kuşkusuz olan şu: Onlar için ateş vardır. Ve ona en önden gideceklerdir.On the contrary, there is Fire for them, and they will be thrown into it.
Onların önden gönderdiklerini de arkada bıraktıklarını da bilir, ama onlar O'nu ilimle kuşatamazlar.He knows what is before them and hidden from them, but they cannot grasp it with their knowledge.
Onların önden gönderdiklerini de bilir, arkaya bıraktıklarını da. İş ve oluşlar Allah'a döndürülür.He knows what is before them and what lies behind them, and all things go back to God.
İşte bunlar, hayırlarda yarışırlar. Ve hayırlarda önde gidenler de onlardır.Are the ones who hasten to goodness and outpace the others.
Ve oluşta önde gidenler, yarışta önde gidenler...Then the foremost, how pre-excellent,
Ve her benlik, yarın için önden ne gönderdiğine bir baksın.Let each soul consider what it has sent (of good deeds) in advance for the morrow, and fear God.
Haber verilir insana o gün önden gönderdiği de arkaya bıraktığı da.Then man will be told what he had sent ahead (of good) and what he had left behind.
Benlik, bilmiş olacaktır önden gönderdiğini de arkaya bıraktığını da.Each soul will know what it had sent ahead and what it had left behind.
Der ki: "Keşke şu hayatım için önden bir şeyler gönderseydim."He will say: "Alas the woe! Would that I had sent ahead something in my life."
(Hayırda) önde olanlar, (ecirde de) öndedirler.Then the foremost, how pre-excellent,
Hiç şüphesiz onlar için, sadece ateş vardır. Oraya en önde gidip kalacaklardır.On the contrary, there is Fire for them, and they will be thrown into it.
Önde olanlar (var ya), onlar öncüdürler.Then the foremost, how pre-excellent,
Doğrusu sizden, önden gidenleri de, geri kalanları da Biz pek iyi biliriz.We surely know those of you who go forward and those of you who lag behind.
Nuh'u da önderlerden kıldık. O İbrâhim ve Lut’dan çok önce, Bize yakarmıştı.Remember Noah when he called to Us before this.
Ben (buna) inananların en önde olanıyım," dedi.I turn to You in repentance, and I am the first to believe."
Yeryüzünde güçsüzleştirilip ezilenlere lütfederek diledik ki onları önderler ve varisler yapalım.We wished to favour those who were weak in the land and make them leaders and heirs,
Onlardan intikam aldık. Her ikisi önde, belirgin bir biçimde durmaktadır.We therefore took revenge from them; and indeed both these townships are situated on an open road.
Ayılınca, "Sen yücesin, sana yöneliyorum. Ben (buna) inananların en önde olanıyım," dedi.I incline towards You, and I am the first Muslim.”
"Soyumdan da (önderler yap, ya Rabbi!)" dedi.Said he, 'And of my seed?'
Allah, "seni insanlara önder kılacağım" demişti.He said, 'Behold, I make you a leader for the people.'
"İşte bu, ellerinizin önden gönderdiği şeyler yüzündendir. Allah, kullara asla zulmetmez."that, for what your hands have forwarded, and for that God is never unjust unto His servants.'
Ondan önce de önder ve rahmet olarak Musa'nın Kitabı vardır.And before it there hath been the Book of Musa, a guide and a mercy.
Musa'dan sonra İsrailoğulları’nın önde gelenlerini görmedin mi?Bethinkest thou not of the chiefs of the Children of Isra'il, after Musa?
Firavun'a ve onun önde gelen çevresine.Unto Firawn and his chiefs.
Şüphesiz Biz, ölüleri Biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini Biz yazarız.We shall guicken the dead. And We write down that which they send before and their footsteps.
Biz, yalnız biz, ölüleri diriltiriz ve onların önden gönderdiklerini de eserlerini de yazarız!We shall guicken the dead. And We write down that which they send before and their footsteps.
Halbuki ondan önce, bir önder ve bir rahmet olarak Mûsa'nın kitabı var!And before it there hath been the Book of Musa, a guide and a mercy.
Ama onlar, ellerinin üretip önden gönderdikleri yüzünden ölümü asla temenni edemezler.And they will never wish there for, because of that which their hands have sent forward.
Her ülkenin önde gelen suçlularına, orada hile ve entrika yapmaları için izin verdik.And even so we set up in every town the great ones as its sinners, that they may plot therein.
Bu, ellerinizin önden sunduklarıdır.This is because of that (evil) which your hands have sent before you.
O, insanların önden gönderdiklerini de bilir, arkada bıraktıklarını da!...Who is he that can intercede with Him except with His Permission?
Bu, kendi, ellerinizin üretip önden gönderdiği yüzündendir.This is because of that (evil) which your hands have sent before you.
Ve ona en önden gideceklerdir.10, Page 121)
Onların önden gönderdiklerini de bilir, arkaya bıraktıklarını da.He knows what is before them, and what is behind them.
Oraya en önde gidip kalacaklardır.10, Page 121)
Biz onları ateşe çağıran önderler yaptık.And We made them leaders calling to the Fire.
O, kıyamet günü kavminin önderliğine geçer, böylece onları ateşe götürmüş olur.He will precede his people on the Day of Resurrection, and will lead them into the Fire.
Biz, onları ateşe çağıran önderler kıldık; kıyamet günü yardım görmezler.And We made them leaders calling to the Fire. And on Resurrection Day, they will not be saved.
Bir gün bütün insanları önderleriyle beraber çağırırız.On the Day when We call every people with their leader.
Onları, ateşe çağıran önderler kıldık; kıyamet günü yardım görmezler.And We made them leaders calling to the Fire. And on Resurrection Day, they will not be saved.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod