Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Og Balak ofret storfe og småfe og sendte til Bileam og de høvdinger som var med ham.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Und Balak opferte Rinder und Schafe und sandte davon an Bileam und an die Fürsten, die bei ihm waren.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.waar koning Balak ossen en schapen offerde en ook aan Bileam en de boodschappers dieren gaf voor hun offers.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.И Валак жертвува говеда и овци, и изпрати от тях и на Валаама и на първенците, които бяха с него,
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.И заколол Валак волов и овец, и послал к Валааму и князьям, которые были с ним.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.ויזבח בלק בקר וצאן וישלח לבלעם ולשרים אשר אתו׃
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.فذبح بالاق بقرا وغنما وارسل الى بلعام والى الرؤساء الذين معه
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.巴 勒 宰 了 〔 原 文 作 獻 〕 牛 羊 、 送 給 巴 蘭 和 陪 伴 的 使 臣
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.巴勒宰 了 〔 原文 作獻 〕 牛羊 、 送給巴蘭 和 陪伴 的 使臣
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.A tak vstal Balám ráno, osedlal svoju oslicu a išiel s kniežatami Moábovými.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Balaam quindi si alzò la mattina, sellò l'asina e se ne andò con i capi di Moab
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Balaam s'a sculat dimineaţa, a pus şaua pe măgăriţă, şi a plecat cu căpeteniile lui Moab.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Balaam se leva le matin, sella son ânesse, et partit avec les chefs de Moab.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Da stand Bileam des Morgens auf und sattelte seine Eselin und zog mit den Fürsten der Moabiter.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Então levantou-se Balaão pela manhã, albardou a sua jumenta, e partiu com os príncipes de Moabe.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Entonces Balaam se levantó muy de mañana, aparejó su asna y se fue con los principales de Moab
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Felkele azért Bálám reggel, és megnyergelé az õ szamarát, és elméne a Moáb fejedelmeivel.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Ja Bileam nousi aamulla, satuloi aasintammansa ja lähti matkaan Mooabin päämiesten kanssa.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Keesokan harinya Bileam memasang pelana pada keledainya, lalu ikut dengan para pemimpin Moab itu
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.발람이 아침에 일어나서 자기 나귀에 안장을 지우고 모압 귀족들과 함께 행하니
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Nato vstane Balaam zjutraj, osedla oslico svojo ter odide s knezovi moabskimi.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Om morgenen stod Bileam op og salte sin aseninne og drog med Moabs høvdinger.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Om morgonen, när Bileam hade stått upp, sadlade han alltså sin åsninna och följde med Moabs furstar.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Så stod Bileam op næste Morgen og sadlede sit Æsel og fulgte med Moabs Høvdinger.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Tedy Balám vstav ráno, osedlal oslici svou, a bral se s knížaty Moábskými.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Tedy wstawszy Balaam rano, osiodłał oślicę swoją, i jechał z książęty Moabskimi.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Vậy , sớm_mai , Ba-la-am dậy , thắng lừa cái mình và đi với các sứ_thần Mô-áp .
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Vậy, sớm mai, Ba-la-am dậy, thắng lừa cái mình và đi với các sứ thần Mô-áp.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Zo zadelde Bileam de volgende morgen zijn ezel en vertrok met de boodschappers naar Moab.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Και εσηκωθη ο Βαλααμ το πρωι, και εσαμαρωσε την ονον αυτου και υπηγε μετα των αρχοντων του Μωαβ.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Валаам встал поутру, оседлал ослицу свою и пошел с князьями Моавитскими.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.За това, Валаам стана на сутринта, оседла ослицата си, и отиде с моавските първенци.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.ויקם בלעם בבקר ויחבש את אתנו וילך עם שרי מואב׃
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.فقام بلعام صباحا وشدّ على اتانه وانطلق مع رؤساء موآب
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.巴 蘭 早 晨 起 來 、 備 上 驢 、 和 摩 押 的 使 臣 一 同 去 了
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.巴蘭 早晨 起來 、 備上驢 、 和 摩押 的 使臣 一同 去了
Bana yönetimi için kullanılan ve o zamandan beri kilise önderlerinin şefi virginia tiner yaygın당신은 나에게 관리를 위해 사용하고 있기 때문에 교회의 지도자의 최고 버지니아 희석제 광범 한
Bana yönetimi için kullanılan ve o zamandan beri kilise önderlerinin şefi virginia tiner yaygınמאז שמשמש להניהול ול הראשית של מנהיגי כנסיית וירג'יניה מדלל נפוץ
Bana yönetimi için kullanılan ve o zamandan beri kilise önderlerinin şefi virginia tiner yaygınمنذ كنت تستخدم لإدارة ولي رئيس قادة الكنيسة فيرجينيا أرق واسع الانتشار
Bana yönetimi için kullanılan ve o zamandan beri kilise önderlerinin şefi virginia tiner yaygın教会指導者のチーフヴァージニア シンナー 広範 あなたは400を持っていることを意味する場合 マイル離れて、あなたは、今日降りてきた
Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde,A kinek nincs vezére, igazgatója, vagy ura,
Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde,a qual, não tendo chefe, nem superintendente, nem governador,
Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde,Ea n'are nici căpetenie, nici priveghetor, nici stăpîn;
Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde,Ella no tiene jefe, ni comisario, ni gobernador
Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde,Elle n`a ni chef, Ni inspecteur, ni maître;
Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde,Enda den ikke har nogen fyrste, foged eller herre,
Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde,Essa non ha né capo, né sorvegliante, né padrone
Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde,Hon har ingen furste över sig, ingen tillsyningsman eller herre;
Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde,개미는 두령도 없고 간역자도 없고 주권자도 없으되
Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde,Kterýž nemaje vůdce, ani správce, ani pána,
Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde,Która, choć nie ma wodza, ani przełożonego, ani pana,
Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde,nima vodnika, nadzornika ali zapovednika,
Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde,Ob sie wohl keinen Fürsten noch Hauptmann noch Herrn hat,
Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde,On, ktorý nemá vodcu ani správcu ani panovníka,
Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde,Semut tidak punya pemimpin, tidak punya penguasa atau pengawas
Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde,Skønt uden Fyrste, Foged og Styrer,
Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde,Tuy nó không có hoặc quan tướng , Hay quan cai đốc , hay_là quan trấn ,
Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde,Tuy nó không có hoặc quan tướng, Hay quan cai đốc, hay là quan trấn,
Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde,Vaikka sillä ei ole ruhtinasta, ei päällysmiestä eikä hallitsijaa,
Başkanları, önderleri ya da yöneticileri olmadığı halde,Want ook al hebben mieren dan geen leider,