Ana içeriğe geç
Sözlük

önde ile cümle

önde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Avustralya'dan Susan Jackson dünyada önde gelen atletlerle çalışmış bir isim.Сьюзан Джексон из Австралии, которая опросила нескольких ведущих мировых спортсменов.
Avustralya'dan Susan Jackson dünyada önde gelen atletlerle çalışmış bir isim.Сюзън Джаксън от Австралия, която работи с някои от най-добрите атлети в света.
Avustralya'dan Susan Jackson dünyada önde gelen atletlerle çalışmış bir isim.סוזן ג'קסון מאוסטרליה, שעשתה עבודה עם כמה מהאתלטים המובילים בעולם.
Avustralya'dan Susan Jackson dünyada önde gelen atletlerle çalışmış bir isim.سوزان جاكسون من أستراليا، قد عملت مع بعض الرياضيين البارزين في العالم
Avustralya'dan Susan Jackson dünyada önde gelen atletlerle çalışmış bir isim.世界の有力なスポーツ選手を研究しました オリンピックのスケート選手の描写です
Ayndaki görüntüm, arkamdan gelen gölgem, Bir adım atıyorum ama sen hala öndesinOdbiciem w lustrze, cieniem idącym za mną, dawałem krok, a ty wciąż byłaś z przodu.
Ayndaki görüntüm, arkamdan gelen gölgem, Bir adım atıyorum ama sen hala öndesinReflejándote en mi espejo, atrás de mi como una sombra daba un paso y seguías detrás.
Ayrıca kanunlarda Hammurabi kendini tanıdık gelebilecek iki rolde tanıtıyordu; önder ve baba.En el código legal, Hammurabi intentó retratarse en dos roles que pueden sonar familiares: pastor y padre.
Ayrıca kanunlarda Hammurabi kendini tanıdık gelebilecek iki rolde tanıtıyordu; önder ve baba.I lovgivningen prøvede Hammurabi at portrættere sig selv i 2 roller der måske lyder velkendte: Hyrde og far.
Ayrıca kanunlarda Hammurabi kendini tanıdık gelebilecek iki rolde tanıtıyordu; önder ve baba.In de wet probeerde Hammurabi zich af te beelden in twee rollen die bekend kunnen klinken: Herder en vader.
Ayrıca kanunlarda Hammurabi kendini tanıdık gelebilecek iki rolde tanıtıyordu; önder ve baba.함무라이 법전은 그 자신을 다음과 같은 두 단어로 나타내려 하였습니다. 많이 들어보셨을 것 입니다. 아버지와 양치기 입니다.
Ayrıca kanunlarda Hammurabi kendini tanıdık gelebilecek iki rolde tanıtıyordu; önder ve baba.Nel Codice Hammurabi provò a presentarsi in due ruoli che possono suonare familiari: pastore e padre.
Ayrıca kanunlarda Hammurabi kendini tanıdık gelebilecek iki rolde tanıtıyordu; önder ve baba.Себя же Хаммурапи представлял в двух ипостасях, которые вам наверняка знакомы: пастырем и отцом.
Ayrıca kanunlarda Hammurabi kendini tanıdık gelebilecek iki rolde tanıtıyordu; önder ve baba.בספר החוקים חמורבי ניסה להציג את עצמו בשני תפקידים, שיתכן וישמעו מוכרים: רועה ואב.
Babasının yerine geçen Yehoram güçlenince, bütün kardeşlerini ve bazı İsrail önderlerini kılıçtan geçirtti.여호람이 그 부친의 위에 올라 세력을 얻은 후에 그 모든 아우와 이스라엘 방백 중 몇 사람을 칼로 죽였더라
Babasının yerine geçen Yehoram güçlenince, bütün kardeşlerini ve bazı İsrail önderlerini kılıçtan geçirtti.ויקם יהורם על ממלכת אביו ויתחזק ויהרג את כל אחיו בחרב וגם משרי ישראל׃
Babasının yerine geçen Yehoram güçlenince, bütün kardeşlerini ve bazı İsrail önderlerini kılıçtan geçirtti.فقام يهورام على مملكة ابيه وتشدد وقتل جميع اخوته بالسيف وايضا بعضا من رؤساء اسرائيل.
Babasının yerine geçen Yehoram güçlenince, bütün kardeşlerini ve bazı İsrail önderlerini kılıçtan geçirtti.約 蘭 興 起 坐 他 父 的 位 、 奮 勇 自 強 、 就 用 刀 殺 了 他 的 眾 兄 弟 、 和 以 色 列 的 幾 個 首 領
Babasının yerine geçen Yehoram güçlenince, bütün kardeşlerini ve bazı İsrail önderlerini kılıçtan geçirtti.約蘭興 起坐 他 父 的 位 、 奮勇 自強 、 就 用 刀殺 了 他 的 眾兄弟 、 和 以色列 的 幾個 首領
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Aj, za svědka národům dal jsem jej, za vůdce a učitele národům.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Ecco l'ho costituito testimonio fra i popoli, principe e sovrano sulle nazioni
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Eis que eu o dei como testemunha aos povos, como príncipe e governador dos povos.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Glej, za pričo narodom sem ga postavil, za vojvodo in zapovednika narodom.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.He aquí que yo lo he puesto como testigo a los pueblos, como jefe y comandante de los pueblos
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Hij bewees mijn macht door vreemde landen te onderwerpen.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Hľa, dal som ho za svedka národom, za vodcu a veliteľa národom.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Iată, l-am pus martor pe lîngă poapore, cap şi stăpînitor al popoarelor.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Ímé, bizonyságul adtam õt a népeknek, fejedelmül és parancsolóul népeknek.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Katso, hänet minä asetin kansoille todistajaksi, kansojen ruhtinaaksi ja käskijäksi.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.내가 그를 만민에게 증거로 세웠고 만민의 인도자와 명령자를 삼았었나니
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Nầy , ta đã lập người lên làm chứng_kiến cho các nước , làm quan trưởng và quan tướng cho muôn_dân .
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Nầy, ta đã lập người lên làm chứng kiến cho các nước, làm quan trưởng và quan tướng cho muôn dân.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Oto dałem go za świadka narodom, za wodza i za nauczyciela narodom.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Se, honom har jag satt till ett vittne för folken, till en furste och hövding för folken.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Se, jeg gjorde ham til Vidne for Folkeslag, til Folkefærds Fyrste og Hersker.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Sesungguhnya, dia Kujadikan pemimpin dan panglima, saksi dari kuasa-Ku untuk bangsa-bangsa
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Siehe, ich habe ihn den Leuten zum Zeugen gestellt, zum Fürsten und Gebieter den Völkern.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Voici, je l`ai établi comme témoin auprès des peuples, Comme chef et dominateur des peuples.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Ιδου, εδωκα αυτον μαρτυριον εις τους λαους, αρχοντα και προσταττοντα εις τους λαους.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Вот, Я дал Его свидетелем для народов, вождем и наставником народам.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.Ето, дадох го за свидетел на племената, За княз и заповедник на племената,
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.הן עד לאומים נתתיו נגיד ומצוה לאמים׃
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.هوذا قد جعلته شارعا للشعوب رئيسا وموصيا للشعوب.
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.我 已 立 他 作 萬 民 的 見 證 、 為 萬 民 的 君 王 和 司 令
Bakın, onu halklara tanık, Önder ve komutan yaptım.我 已 立 他 作 萬民 的 見證 、 為萬民 的 君王 和 司令
Baksan, onların savaş karşıtının önde gideni olmaları gerekiyor, çünkü savaşlar herkesi öldürüyor.Deberían estar en primera línea contra la guerra porque mata a todo el mundo.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.A Balák obetujúc nabil volov a drobného dobytka a poslal Balámovi a kniežatám, ktoré boly s ním.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.A tak Balak dał nabić wołów i owiec, i posłał do Balaama, i do książąt, którzy z nim byli.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Balac a jertfit boi şi oi, şi a trimes din ei lui Balaam şi căpeteniilor cari erau cu el.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Ba-lác giết những bò và chiên , sai dâng cho Ba-la-am và các sứ_thần đã đi với người .
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Ba-lác giết những bò và chiên, sai dâng cho Ba-la-am và các sứ thần đã đi với người.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Balak immolò bestiame grosso e minuto e mandò parte della carne a Balaam e ai capi che erano con lui
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Balak ofrede her Hornkvæg og Småkvæg og sendte noget til Bileam og Høvdingerne, der var hos ham.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Balak sacrifia des boeufs et des brebis, et il en envoya à Balaam et aux chefs qui étaient avec lui.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.És vágata Bálák ökröket és juhokat, és küldé Bálámnak és a fejedelmeknek, a kik vele valának.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Ja Baalak teurasti raavaita ja lampaita ja lähetti ne Bileamille ja päämiehille, jotka olivat hänen luonansa.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Kdežto nabiv Balák volů a ovec, poslal k Balámovi a k knížatům, kteříž s ním byli.
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.발락이 우양을 잡아 발람과 그와 함께 한 귀족을 대접하였더라
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Luego Balac hizo matar toros y ovejas, y envió porciones a Balaam y a los principales que estaban con él
Balak sığırlar, davarlar kurban etti, Balamla yanındaki önderlere et gönderdi.Och Balak slaktade fäkreatur och småboskap och sände till Bileam och de furstar som voro med honom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod