ABD'yi en önde tutuyorlar.그리고 미국을 최 선두에 서게 만들었죠.
ABD'yi en önde tutuyorlar.והם מחזיקים את ארה"ב בחזית.
ABD'yi en önde tutuyorlar.وهم من يحافظ على بقاء الولايات المتحدة في الطليعة
ABD'yi en önde tutuyorlar.ところが現在、その2割のトップ人材の強さに
Ahaz RABbin Tapınağından, saraydan ve önderlerden aldıklarını Asur Kralına armağan ettiyse de ona yaranamadı.아하스가 여호와의 전과 왕궁과 방백들의 집에서 재물을 취하여 앗수르 왕에게 주었으나 유익이 없었더라
Ahaz RABbin Tapınağından, saraydan ve önderlerden aldıklarını Asur Kralına armağan ettiyse de ona yaranamadı.כי חלק אחז את בית יהוה ואת בית המלך והשרים ויתן למלך אשור ולא לעזרה לו׃
Ahaz RABbin Tapınağından, saraydan ve önderlerden aldıklarını Asur Kralına armağan ettiyse de ona yaranamadı.لان آحاز اخذ قسما من بيت الرب ومن بيت الملك ومن الرؤساء واعطاه لملك اشور ولكنه لم يساعده.
Ahaz RABbin Tapınağından, saraydan ve önderlerden aldıklarını Asur Kralına armağan ettiyse de ona yaranamadı.亞 哈 斯 從 耶 和 華 殿 裡 和 王 宮 中 、 並 首 領 家 內 所 取 的 財 寶 給 了 亞 述 王 . 這 也 無 濟 於 事
Ahaz RABbin Tapınağından, saraydan ve önderlerden aldıklarını Asur Kralına armağan ettiyse de ona yaranamadı.亞哈斯從 耶和華 殿 裡和 王宮中 、 並首領家 內 所取 的 財寶給 了 亞述王.這 也 無濟 於事
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.Aên ở sung sướng chẳng xứng hiệp cho kẻ ngu muội; Phương chi kẻ tôi mọi cai trị các hoàng tử!
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.Aên ở sung_sướng chẳng xứng hiệp cho kẻ ngu_muội ; Phương_chi kẻ tôi_mọi cai_trị các hoàng_tử !
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.Allo stolto non conviene una vita agiata, ancor meno a un servo comandare ai prìncipi
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.Ao tolo não convém o luxo; quanto menos ao servo dominar os príncipes!
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.Bedaku ne pristoji lahko in dobro življenje, mnogo manj hlapcu, da gospoduje knezom.
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.Dem Narren steht nicht wohl an, gute Tage haben, viel weniger einem Knecht, zu herrschen über Fürsten.
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.Det höves icke dåren att hava goda dagar, mycket mindre en träl att råda över furstar.
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.Ei sovi tyhmälle hyvät päivät, saati sitten palvelijalle hallita ruhtinaita.
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.Il ne sied pas à un insensé de vivre dans les délices; Combien moins à un esclave de dominer sur des princes!
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.미련한 자가 사치하는 것이 적당치 못하거든 하물며 종이 방백을 다스림이랴
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.m illik a bolondhoz a gyönyörködés; sokkal inkább nem [illik] a szolgának uralkodni a fejedelmeken.
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.Nesluší na blázna rozkoš, a ovšem, aby služebník nad knížaty panoval.
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.Nesvedčí bláznovi rozkoš, a pravdaže nesvedčí sa, aby sluha panoval nad kniežatami.
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.Nie przystoi głupiemu rozkosz, ani słudze panować nad książętami.
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.No conviene al necio la comodidad; cuánto menos al esclavo dominar a los gobernantes
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.Tidaklah pantas orang bodoh hidup mewah, dan tidak pula patut hamba memerintah penguasa
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.Vellevned sømmer sig ikke for Tåbe, end mindre for Træl at herske over Fyrster.
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.Vellevnet høver ikke for en dåre, enda mindre høver det for en træl å herske over fyrster.
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.Weelde en overvloed horen niet bij een dwaas; dat is net zoiets als een dienaar, die over koningen heerst.
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.Η τρυφη δεν αρμοζει εις αφρονα πολυ ολιγωτερον εις δουλον, να εξουσιαζη επ' αρχοντων.
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.Изнежеността не прилича на безумен, - Много по-малко на слуга да властвува над началници.
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.Неприлична глупцу пышность, тем паче рабу господство над князьями.
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.לא נאוה לכסיל תענוג אף כי לעבד משל בשרים׃
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.التنعم لا يليق بالجاهل كم بالاولى لا يليق بالعبد ان يتسلط على الرؤساء
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.愚 昧 人 宴 樂 度 日 、 是 不 合 宜 的 . 何 況 僕 人 管 轄 王 子 呢
Akılsızın gösterişli bir yaşam sürmesi uygun değilse, Kölelerin önderlere egemen olması Hiç uygun değildir.愚昧 人宴 樂 度日 、 是 不合宜 的 . 何況僕 人 管 轄 王子呢
Alaa Abdel Fattah aralarındaki en önde geleni 11 kişi daha sanık durumundalar, ama henüz hapise atılmadılar11 anderen worden beschuldigd, maar zij zitten nog niet vast.
Alaa Abdel Fattah aralarındaki en önde geleni 11 kişi daha sanık durumundalar, ama henüz hapise atılmadılarAlaa Abdel Fattah är den mest välkända bland dem. Ytterligare elva är anklagade men ännu inte fängslade.
Alaa Abdel Fattah aralarındaki en önde geleni 11 kişi daha sanık durumundalar, ama henüz hapise atılmadılarAlaa Abdel Fattah es el más destacado. Hay otros 11 acusados a los que no han encarcelado aun.
Alaa Abdel Fattah aralarındaki en önde geleni 11 kişi daha sanık durumundalar, ama henüz hapise atılmadılarAlaa Abdel Fattah est le plus connu d'entre eux. 11 autres civils sont accusés mais encore en liberté.
Alaa Abdel Fattah aralarındaki en önde geleni 11 kişi daha sanık durumundalar, ama henüz hapise atılmadılarوهنا ١١ مواطن متهمين ولم يحبسوا بعد
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.Am sechsten Tage der Fürst der Kinder Gad, Eljasaph, der Sohn Deguels.
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.A şasea zi, căpetenia fiilor lui Gad, Eliasaf, fiul lui Deuel,
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.Den sjette dag kom høvdingen for Gads barn, Eljasaf, De'uels sønn.
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.Dne šestého kníže synů Gád, Eliazaf, syn Duelův.
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.Dnia szóstego książę synów Gadowych Elijazaf, syn Duelów.
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.El sexto día presentó su ofrenda Eliasaf hijo de Reuel, jefe de los hijos de Gad
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.Hatodnapon a Gád fiainak fejedelme: Éliásáf, a Dehuél fia.
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.Il sesto giorno fu Eliasaf, figlio di Deuel, capo dei figli di Gad
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.제 육 일에는 갓 자손의 족장 드우엘의 아들 엘리아삽이 드렸으니
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.Kuudentena päivänä Gaadin jälkeläisten ruhtinas Eljasaf, Deguelin poika:
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.Le sixième jour, le prince des fils de Gad, Éliasaph, fils de Déuel,
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.Ngày thứ sáu, đến quan trưởng của con cháu Gát, là Ê-li-a-sáp, con trai Ðê -u-ên.
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.Ngày thứ_sáu , đến quan trưởng của con_cháu Gát , là Ê - li-a-sáp , con_trai Ðê - u-ên .
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.No sexto dia fez a sua oferta Eliasafe, filho de Deuel, príncipe dos filhos de Gade.
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.På sjätte dagen kom hövdingen för Gads barn, Eljasaf, Deguels son;
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.Šesti dan knez sinov Gadovih, Eliasaf, sin Deguelov.
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.Šiesteho dňa knieža synov Gádových, Eliasaf, syn Deuelov.
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.Sjette Dag kom Gaditernes Øverste, Eljasaf, Deuels Søn;
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.Την εκτην ημεραν προσεφερεν ο αρχων των υιων Γαδ, Ελιασαφ ο υιος του Δεουηλ
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.В шестой день начальник сынов Гадовых Елиасаф, сын Регуила;