Ana içeriğe geç
Sözlük

önde ile cümle

önde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.На шестия ден принесе първенецът на гадците, Елиасаф, Деуиловият син.
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.ביום הששי נשיא לבני גד אליסף בן דעואל׃
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.وفي اليوم السادس رئيس بني جاد ألياساف بن دعوئيل.
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.第 六 日 來 獻 的 、 是 迦 得 子 孫 的 首 領 、 丟 珥 的 兒 子 以 利 雅 薩
Altıncı gün Gad oymağı önderi Deuel oğlu Elyasaf armağanlarını sundu.第六 日 來獻 的 、 是 迦得 子孫 的 首領 、 丟珥 的 兒子 以利 雅薩
Ama bu domuzun hayatını kurtarabileceğimiz noktadan 1 saatten fazla süre öndeydik.Aber wir hatten über eine Stunde, dem Schwein das Leben zu retten.
Ama bu domuzun hayatını kurtarabileceğimiz noktadan 1 saatten fazla süre öndeydik.Ale jednocześnie mieliśmy nieco ponad godzinę i w tym czasie mogliśmy uratować życie świni.
Ama bu domuzun hayatını kurtarabileceğimiz noktadan 1 saatten fazla süre öndeydik.Dar am avut puţin mai mult de o oră în care am fi putut să îi salvăm viaţa porcului.
Ama bu domuzun hayatını kurtarabileceğimiz noktadan 1 saatten fazla süre öndeydik.하지만, 돼지를 다시 살릴 수 있었던 한시간 남짓한 시간이 있긴 했습니다.
Ama bu domuzun hayatını kurtarabileceğimiz noktadan 1 saatten fazla süre öndeydik.Ma abbiamo avuto poco più di un'ora in cui avremmo potuto salvare la vita del maiale.
Ama bu domuzun hayatını kurtarabileceğimiz noktadan 1 saatten fazla süre öndeydik.Mais nous avions environ une heure pendant laquelle on aurait pu sauver la vie du cochon.
Ama bu domuzun hayatını kurtarabileceğimiz noktadan 1 saatten fazla süre öndeydik.Mas tivemos quase uma hora para poder salvar a vida do porco.
Ama bu domuzun hayatını kurtarabileceğimiz noktadan 1 saatten fazla süre öndeydik.Pero tuvimos un poco más de una hora en que podríamos haber salvado la vida del cerdo.
Ama bu domuzun hayatını kurtarabileceğimiz noktadan 1 saatten fazla süre öndeydik.Но имахме малко повече от час, когато можехме да спасим живота на това прасе.
Ama bu domuzun hayatını kurtarabileceğimiz noktadan 1 saatten fazla süre öndeydik.Но у нас было чуть более часа, чтобы спасти жизнь испытуемому.
Ama bu domuzun hayatını kurtarabileceğimiz noktadan 1 saatten fazla süre öndeydik.אבל היה לנו קצת יותר משעה שיכולנו להציל את חיי החזיר.
Ama bu domuzun hayatını kurtarabileceğimiz noktadan 1 saatten fazla süre öndeydik.و لكن كان هناك حوالي أكثر من ساعة من الوقت حيث كان بإمكاننا إنقاذ حياة الخنزير
Ama bu domuzun hayatını kurtarabileceğimiz noktadan 1 saatten fazla süre öndeydik.食品医薬品局のための研究なので 豚の命を救いませんでしたが
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››Ali Gideon jim reče: Ne bodem vam vladar, tudi sin moj vam ne bode vladar; GOSPOD vam bodi vladar.
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››Gideão, porém, lhes respondeu: Nem eu dominarei sobre vós, nem meu filho, mas o Senhor sobre vós dominará.
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››기드온이 그들에게 이르되 내가 너희를 다스리지 아니하겠고 나의 아들도 너희를 다스리지 아니할 것이요 여호와께서 너희를 다스리시리라
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››Maar Gideon antwoordde: "Noch ik, noch mijn zoon zullen uw leider zijn. De HERE is uw Leidsman!
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››Ma Gedeone rispose loro: «Io non regnerò su di voi né mio figlio regnerà; il Signore regnerà su di voi»
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››Men Gideon svarede dem: "Hverken jeg eller min Søn vil herske over eder; HERREN skal herske over eder!"
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››Sahut Gideon, "Tidak. Saya tidak akan menjadi pemimpinmu; anak saya pun tidak. Tuhanlah pemimpinmu.
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››А Гедеон каза: Нито аз ще владея над вас, нито синът ми ще владее над вас; Господ ще владее над вас.
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››Гедеон сказал им: ни я не буду владеть вами, ни мойсын не будет владеть вами; Господь да владеет вами.
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››ויאמר אלהם גדעון לא אמשל אני בכם ולא ימשל בני בכם יהוה ימשל בכם׃
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››فقال لهم جدعون لا اتسلط انا عليكم ولا يتسلط ابني عليكم. الرب يتسلط عليكم.
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››基 甸 說 、 我 不 管 理 你 們 、 我 的 兒 子 也 不 管 理 你 們 . 惟 有 耶 和 華 管 理 你 們
Ama Gidyon, ‹‹Ben size önderlik etmem, oğlum da etmez›› diye karşılık verdi, ‹‹Size RAB önderlik edecek.››基甸說 、 我 不 管理 你 們 、 我 的 兒子 也 不 管理 你 們 . 惟有 耶和華 管理 你 們
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Ale někteří z nich pravili: V Belzebubu, knížeti ďábelském, vymítá ďábly.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Ale niektorí z nich povedali: Belzebúbom, kniežaťom nad démonami, vyháňa démonov.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Ale niektórzy z nich mówili: Przez Beelzebuba, książęcia dyjabelskiego, wygania dyjabły.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.A nekateri izmed njih reko: Z Belzebulom, poglavarjem hudičev, izganja zle duhove.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Dar unii ziceau: ,,El scoate dracii cu Beelzebul, domnul dracilor.``
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Etliche aber unter ihnen sprachen: Er treibt die Teufel aus durch Beelzebub, den Obersten der Teufel.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.그 중에 더러는 말하기를 저가 귀신의 왕 바알세불을 힘입어 귀신을 쫓아낸다 하고
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Ma alcuni dissero: «E' in nome di Beelzebùl, capo dei demòni, che egli scaccia i demòni»
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Mais quelques-uns dirent: c`est par Béelzébul, le prince des démons, qu`il chasse les démons.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Mas alguns deles disseram: É por Belzebu, o príncipe dos demônios, que ele expulsa os demônios.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Men några av dem sade: »Det är med Beelsebul, de onda andarnas furste, som han driver ut de onda andarna.»
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Men nogen av dem sa: Det er ved Be'elsebul, de onde ånders fyrste, han driver de onde ånder ut.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Men nogle af dem sagde: "Ved Beelzebul, de onde Ånders Fyrste, uddriver han de onde Ånder."
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Mutta muutamat heistä sanoivat: "Beelsebulin, riivaajain päämiehen, voimalla hän ajaa ulos riivaajia".
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Némelyek pedig azok közül mondának: A Belzebúb által, az ördögök fejedelme által ûzi ki az ördögöket.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.pero algunos de ellos dijeron: --Por Beelzebul, el príncipe de los demonios, echa fuera a los demonios
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.song có mấy kẻ nói rằng : Người nầy nhờ Bê-ên-xê-bun là chúa quỉ mà trừ quỉ .
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.song có mấy kẻ nói rằng: Người nầy nhờ Bê-ên-xê-bun là chúa quỉ mà trừ quỉ.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.tetapi ada yang berkata, "Ia bisa mengusir roh jahat karena kuasa Beelzebul, kepala roh jahat itu.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Τινες ομως εξ αυτων ειπον Δια του Βεελζεβουλ του αρχοντος των δαιμονιων εκβαλλει τα δαιμονια.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.А някои от тях рекоха: Чрез началника на бесовете, Веелзевул, изгонва бесовете.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Деякі ж з них казали: Вельзевулом, князем бісовським, виганяв біси.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.Некоторые же из них говорили: Он изгоняет бесов силою веельзевула, князя бесовского.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.ויש אשר אמרו בבעל זבוב שר השדים הוא מגרש את השדים׃
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.واما قوم منهم فقالوا ببعلزبول رئيس الشياطين يخرج الشياطين.
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.內 中 卻 有 人 說 、 他 是 靠 著 鬼 王 別 西 卜 趕 鬼
Ama içlerinden bazıları, ‹‹Cinleri, cinlerin önderi Baalzevulun gücüyle kovuyor›› dediler.內中卻 有 人 說 、 他 是 靠著 鬼 王 別西卜 趕鬼
Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.이것은 우리가 미국에서 먹는 것으로 이어지는 것입니다.
Amerikada ne yiyeceğimize önderlik eder.שהובילה למה שאנחנו אוכלים באמריקה.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod