Ana içeriğe geç
Sözlük

önde ile cümle

önde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Lucius Verginius Rufus önderliğindeki Ren ordusu Vindex'i bozguna uğrattı, ardından Vindex intihar etti.Lucius Verginius Rufuse juhtimisel alistas Reini sõjavägi Vindexi ja viimane tappis end.
Born gözetimin de, Göttingen fizik için dünyanın önde gelen merkezlerinden biri haline geldi.Tänu Bornile sai Göttingen üheks maailma parimaks füüsikakeskuseks.
Bu arada Moise Tshombe önderliğindeki Katanga da bağımsızlığını ilan etmişti.Juuli keskel kuulutas Katanga peaminister Moise Tshombe piirkonna iseseisvaks.
Avusturya, dünyanın önde gelen tabii magnezit üreticisidir.Monsanto on ka maailma juhtivaid geenmuundatud seemnete tootjaid.
Parmak sayıları önde ve arkada 5'tir.Võimsatel eesjalgadel on 4 ja tagajalgadel 5 varvast.
Bir öndeyi belli bir sonuç beklentisi hakkında olabileceği gibi bir grup sonucu da içerebilir.See võib olla rida samme ühe oodatud tulemusega.
Örneğin kol saatinizin yerel saate göre 5 dakika daha önde olduğunu düşünebilirsiniz.NHL-i mängudes viiki ei tunnistata, seal kestab 5-minutiline lisaaeg esimese väravani.
Bunların en önde gelen örneği Londra'daki Downing Sokağıdır.Suubritannia valitsuse peakorter on Downing Street 10 Londonis.
Kötü ruhların bir kısmının önderi konumundadır.Näljaste vaimude valitsejaks on Jama.
Yani önderinizin seviyesi ne kadar yüksekse daha fazla oyun ve çarpışma olasılığınız olur.Mida suurem level on koletis võrreldes sinu leveliga, seda rohkem kogemus- ja oskuspunkte mängija saab.
Rüzgar önden eserse, ses zeminden yukarı doğru yönlenir.Vaikselt hakkab luide liikuma mööda tuule suunda edasi.
Son raunt ile birlikte Apollo sayı olarak öndedir.Ühtlasi oli tegemist viimase viimase Apollo kuumissiooniga.
Portekiz coğrafi keşifleri döneminin önde gelen kaşiflerinden.Tartu saksa eragümnaasium Ajalooarhiivi fondiloendis.
Bu endüstrinin büyümesi, Çin'i azotlu gübrelerin önde gelen üreticileri arasına sokmuştur.See tööstuslik langus aitas kasvatada vaesust Pariisi käsitööliste seas.
Önderliği sırasında yeni yönetim istikrara kavuşmuştur.Uue haldusevormi tõttu oli valitsemine stabiilsem.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı.이 소년은 이제 14살인데, 1년내에
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı. (Alkış)14 éves, és beelőzött egy kormányzati projektet egy évvel.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı. (Alkış)Er ist 14 und ist dem Staat mit dem Projekt ein Jahr zuvorgekommen.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı. (Alkış)Hij is 14 en was één jaar sneller dan een overheidsproject.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı. (Alkış)Il a 14 ans et il a devancé un projet gouvernemental d'un an.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı. (Alkış)Je mu 14 a předpokládá, že bude do roka zapojen do vládního projektu.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı. (Alkış)La 14 ani a anticipat un proiect guvernamental cu 1 an.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı. (Alkış)Má 14 a predpokladá, že bude do jedného roka súčasťou vládneho projektu.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı. (Alkış)Tiene 14 años y ha anticipado un proyecto del gobierno por un año.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı. (Alkış)На 14 години е и очаква правителствен проект през следващата година.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı.Cậu mới 14 tuổi và trông chờ một dự án chính phủ mỗi năm.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı.Ha 14 anni e ha anticipato di un anno un progetto governativo.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı.Ma 14 lat i oczekuje, że w ciągu roku dostanie zlecenie od rządu.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı.Tem 14 anos e antecipou-se um ano a um projecto governamental.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı.Ему 14 лет, и у него планируется государственный проект на год.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı.הוא בן 14 והוא צפה פרוייקט ממשלתי שנה מראש.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı.هو في الرابعة عشرة من عمره، وهو يتوقع أن يبدأ مشروعا حكوميا خلال سنة واحدة.
14 yaşında ve bir devlet projesinin bir yıl boyunca önderliğini yaptı.政府プロジェクトに 1年先んじたわけです (拍手)
AB beceri düzeyleri önde gelen rakipleriyle kıyaslandığında düşüktür.Die Verbesserung der Berufsbildung ist dabei von wesentlicher Bedeutung.
AB beceri düzeyleri önde gelen rakipleriyle kıyaslandığında düşüktür.Het niveau van beroepskwalicaties in de EU is laag, vergeleken met dat van haar belangrijkste concurrenten.
AB beceri düzeyleri önde gelen rakipleriyle kıyaslandığında düşüktür.Kvalifikationsniveauet i EU er lavt sammenlignet med EU’s vigtigste konkurrenter.
AB beceri düzeyleri önde gelen rakipleriyle kıyaslandığında düşüktür.Poziom umiejętności w Unii Europejskiej jest niski w porównaniu z poziomem jej głównych konkurentów.
AB beceri düzeyleri önde gelen rakipleriyle kıyaslandığında düşüktür.Stopnja usposobljenosti v EU je nizka v primerjavi z njenimi glavnimi tekmeci.
AB beceri düzeyleri önde gelen rakipleriyle kıyaslandığında düşüktür.Úroveň odbornej kvalikácie v EÚ je v porovnaní s jej hlavnými konkurentmi nízka.
AB beceri düzeyleri önde gelen rakipleriyle kıyaslandığında düşüktür.Ve srovnání s největšími konkurenty je úroveň kvalifikace v EU nízká.
ABD en öndeydi, Japonya arayı kapatıyordu,Amerika Serikat berada di depan, Jepang mengejar,
ABD en öndeydi, Japonya arayı kapatıyordu,Az USA az élen, Japán feltörekvőben,
ABD en öndeydi, Japonya arayı kapatıyordu, Brezilya çok daha gerideydiGli Stati Uniti erano davanti, il Giappone stava recuperando, il Brasile era in ritardo
ABD en öndeydi, Japonya arayı kapatıyordu, Brezilya çok daha gerideydiSpojené štáty boli na čele, Japonsko sa doťahovalo, za nimi Brazília,
ABD en öndeydi, Japonya arayı kapatıyordu, Brezilya çok daha gerideydiSpojené státy byly v čele, Japonsko dotahovalo, za nimi Brazílie,
ABD en öndeydi, Japonya arayı kapatıyordu,De Verenigde Staten liepen op kop, Japan deed een inhaalslag,
ABD en öndeydi, Japonya arayı kapatıyordu,Die USA liegen vorne, Japan zieht nach,
ABD en öndeydi, Japonya arayı kapatıyordu,미국이 선두에 있었고, 일본은 따라오고 있었으며,
ABD en öndeydi, Japonya arayı kapatıyordu,Les États-Unis étaient en tête, le Japon les rattrapaient,
ABD en öndeydi, Japonya arayı kapatıyordu,Los Estados Unidos estaban al frente, Japón estaba alcanzándolo,
ABD en öndeydi, Japonya arayı kapatıyordu,Mỷ tiến lên đầu, Nhật đuổi theo sau
ABD en öndeydi, Japonya arayı kapatıyordu,Stany Zjednoczone były na czele, Japonia nadrabiała zaległości,
ABD en öndeydi, Japonya arayı kapatıyordu,SUA era în frunte, pe locul doi se afla Japonia,
ABD en öndeydi, Japonya arayı kapatıyordu,USA førte, Japan halede ind
ABD en öndeydi, Japonya arayı kapatıyordu,USA ledde loppet, Japan var på väg uppåt,
ABD en öndeydi, Japonya arayı kapatıyordu,Združene države so bile spredaj, Japonska jim je sledila,
ABD en öndeydi, Japonya arayı kapatıyordu,США были впереди, Япония догоняла,
ABD en öndeydi, Japonya arayı kapatıyordu,ארה"ב מלפנים, יפן סוגרת פערים,
ABD en öndeydi, Japonya arayı kapatıyordu,كانت الولايات المتحدة في المقدمة اليابانكانت تحاول اللحاق بها
ABD en öndeydi, Japonya arayı kapatıyordu,ブラジルはかなり遅れていて、
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod