Bu müzik türü aslen İngiliz punk rock ve post-punk akımlarının önderliğinde ortaya çıktı.초기에 이 장르로부터 나온 밴드는 영국의 펑크 락이나 포스트 펑크 스타일의 출현과 깊은 관계가 있었다.
Örneğin kol saatinizin yerel saate göre 5 dakika daha önde olduğunu düşünebilirsiniz.국제선 청사에서 이용할 경우 시간표 보다 5분 일찍 출발한다.
Her çarpışmada önder tecrübe kazanır ve bu sayede seviye atlar.각 캐릭터는 전투에서 경험치를 얻어 레벨을 올리며 그를 통해 기술 점수를 얻을 수 있다.
Roy Atwell - Doktor: Yedi cücelerin önderi.דוק (רוי אטוול / אלי גורנשטיין) - המנהיג של שבעת הגמדים.
Svend askeri bir önder olarak yetiştirilmiş, bir süre İsveç kralı Anund Jacob Ordusunda görev yapmıştır.סוון חונך להיות מפקד צבאי ולזמן מה שירת תחת אנונד יקוב, מלך שוודיה.
O dönemde, Avrupa'nın en önde gelen fizikçileri Yahudiler, özellikle de Albert Einstein'dı.גדולי הפיזיקאים של אירופה באותה תקופה היו יהודים, ובראשם המדען הדגול אלברט איינשטיין.
26 Mayıs'ta soruşturma mahkemesi Rıfat Bey önderliğinde ilk duruşmasına başladı.ב-26 במאי ערך בית המשפט הזמני לחקירה את הפגישה הפתוחה הראשונה בראשותו של ריפאט ביי.
1957'de erkek saati Emperador piyasaya sunulur ve markanın önde gelen modellerinden biri haline gelir.בשנת 1957, הושק השעון לגבר דגם "אמפרדור", אשר הפך לדגם מוביל של הסמל המסחרי.
Karl Marx örgütte önde gelen ve Genel Kurul üyelerinden biriydi.קארל מרקס היה דמות מובילה באינטרנציונל וחבר במועצה הכללית של הארגון.
Katar’ın ayrıca Mogadişu’da, Büyükelçi Hasan Bin Hamza Asad Mohammed’in önderliğinde bir elçilği bulunuyor.קטר מחזיקה שגרירות במוגדישו גם היא, בראשות השגריר חסן בן חמזה אסד מוחמד.
1965 Subaru 1000, Japonya'nın ilk seri üretim önden çekişli otomobili tanıtıldı.בשנת 1966 הציגה סובארו את הדגם "1000" שהיה ביפן למכונית הראשונה בייצור המוני שהציעה הנעה קדמית.
Kendi anlatımına göre, babası onu cesareti ve zekası nedeniyle kardeşlerinden önde tutmuştu.הללו העריצו אותו בגלל אביו ובגלל אומץ ליבו ופיקחותו.
Gerçek önder savaşmadan kazanan önderdir."סיסמת הגדוד היא "רק המעז מנצח".
Maraş Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Arslan Bey'in önderliğinde kurulmuştur.היא נשארה פורמלית סגנית הנשיא בהתאם לחוקי מלאווי.
9 Şubat - Sovyet önderi Yuri Andropov öldü.9 בפברואר – נפטר יורי אנדרופוב, מנהיגה של ברית המועצות.
Kafatasının önden arkaya kesiti.יציאת הכתף האחורית.
Kroc, 1954'te katıldığı McDonald's'ı dünyanın önde gelen fast food zincirlerinden biri hâline getirdi.בהמשך הצליח קרוק להפוך את רשת מקדונלד'ס לאחת מרשתות המזון המהיר המצליחות ביותר בעולם.
Sıradan bir askerken diğer askerlerin onu seçmesiyle önder olmuştur.לעיתים, רק קבוצה של ראשי ציבור הייתה בוחרת אותו.
Kaplumbağa biraz daha önde olacaktır koşuya başlarken.הטורניר מתחיל בסיבוב מוקדמות, ולאחריו מתקיים סיבוב ראשון.
Bunlardan BALCI ve MAKAS aileleri önde gelmektedir...בין העמודים הוצבו סמלי משפחה ואצולה המגולפים שיש.
Önde 6-7, arkada ise 1 adet ses perdesi bulunmaktadır.העמדות ממוספרות מ-1 עד 6, החל מהעמדה הימנית בקו האחורי נגד כיוון השעון.
Ayrıca önde gelen devrimci liderlere karşı suikast eylemleri de gerçekleştirilmiştir.בהרוגים גם חברים במשמרות המהפכה.
Ailesi önde gelen Macar soylu ailelerdendi ve büyük toprak sahipleriydi.מוצאו היה ממשפחת רומית מכובדת ובבעלותו היו אדמות האזור.
Parmak sayıları önde ve arkada 5'tir.ברגליים הקדמיות 5 אצבעות ובאחוריות – 4.
Ses varsanıları, özellikle de seslerin duyulması deneyimi psikozun önde gelen ve yaygın özelliklerindendir.המסך הגדול במיוחד ומערכת השמע יוצרים חווית בילוי ייחודית ופופולרית.
Bofors 40 mm, İsveç'in önde gelen silah üreticilerinden Bofors tarafından tasarlanan uçaksavar topu.תותח נגד מטוסים אוטומטי 40 מ"מ Bofors (תוצרת שוודיה).
Kore dramasının önde gelen oyuncularının Güney Kore dışında popüler olması Kore dalgası ile olmuştur.שחקני הדרמות הפופולרים ביותר, פופולרים גם מחוץ אל קוריאה הודות לגל הקוריאני.
Aynı dönemde Bağlantısızlar Hareketi'nin önderlerinden biri durumuna geldi.אצלנו הדבר מופנה נגד ההנהגה של אותם ימים.
Pavel Mihailoviç Tretyakov gibi önde gelen sanatseverler dahi onları satın almayı reddetti.Дори известен познавач на картини като Павел Михайлович Третяков отказва да ги купува.
1951'den bu yana her yıl düzenlenen Berlin Film Festivali, dünyanın önde gelen film festivalleri arasındadır.Берлинският филмов фестивал, провеждащ се ежегодно след 1951, е един от най-ранните филмови фестивали в света.
Nairobi bugün Afrika'nın politik ve finansal olarak önde gelen şehirleri arasındadır.Днес Найроби е известен финансов и политически център в Африка.
Zehirli dişleri öndedir.Отровните зъби са предни, малки.
Üçüncü Reich'ın önde gelen devlet adamlarından biriydi.Един от главните военни престъпници на Третия райх.
G-14 Avrupa futbolunun önde gelen kulüplerinin kurduğu bir organizasyondur.G-14 е бивша организация на европейски футболни клубове.
Osman Öndeş.Осман пазар.
Önde gelen Nazi doktorlardan biri olan Josef Mengele, esir alınmadan önce Almanya'dan kaçmayı başarmıştı.Йозеф Менгеле, който е един от водещите нацистки лекари, успява да избяга от страната и правосъдието.
Mahatma Gandhi - Hindistan'ın ruhani ve siyasi önderi.Махатма Ганди е считан за духовен учител и политически лидер.
Yaşlı bir erkeğin önderliğinde sürü halinde gezerler.Живеят на стада водени от един възрастен мъжкар.
Frenler de önde 310 mm'lik çift disk bulunurken, arkada 220 mm'lik tek disk bulunur.Двойна дискова спирачка с диаметър 310 mm отпред, един спирачен диск 220 mm отзад.
Sol önde oynadım, ikili arkası oynadım, hatta kaleye bile geçtim.Хвърлил копие към нея, но то минало отляво, хвърлил второ, което минало отдясно.
Bu özet liste, dönemde önde gelen sanatçıların bir özetidir.Колекциите включват произведенията на водещите групи на художници на онова време.
Önden görünüşü gemi şeklindedir..Островът има формата на кораб.
Yaklaşık 800 kilise önderi katılmıştır.Там посещава около 400 църкви и произнася около 800 проповеди.
1920'lerin sonunda Josef Stalin'in muhalefet eden önde gelen isimlerden biridir.В средата на 20-те години на XX век начело застава Йосиф Сталин.
Zaman öndeliği genellikle hızlı satranç oyunlarında uygulanır.От неговата лека ръка започват съревнования по бърз шахмат.
Sonuçta en yükseğe sıçrayan önder olarak seçilmiştir.Добре е той да е с най-високо лидерство.
Nairobi bugün Afrika'nın politik ve finansal olarak önde gelen şehirleri arasındadır.Danas je Nairobi financijski i politički jedan od najutjecajnijih gradova Afrike.
Şehir adını Meksika Bağımsızlık Savaşı önderlerinden biri olan José María Morelos'tan almaktadır.Savezna država nazvana je po jednom od vođa meksičkog rata za nezavisnost, José María Morelos.
1957'de erkek saati Emperador piyasaya sunulur ve markanın önde gelen modellerinden biri haline gelir.1957. lansiran je muški sat Emperador koji postaje uzorni primjerak marke.
Dayanışma önderleriyle siyasi muhalifleri kitle halinde tutuklattı.Kojeg smo mi to svog političkog protivnika otjerali na robiju?
20. yy'ın ilk çeyreğinde Kıta Avrupası'nın önde gelen sosyal bilimcilerindendir.U prvoj polovici 20. st. u grad dolaze prvi europski istraživači.
Önden görünüşü gemi şeklindedir..Dvorana je jednobrodnog oblika.
Luciano Spalletti önderliğinde bahisçileri yanlış çıkararak o sezon ligde 12nci olmuş ve küme düşmemiştir.Sa Lucianom Spallettijem kao trener Empoli je završio na 12. mjestu i izbjegao ispadanje iz lige.
Üçlü bisikletlerin genelde önde bir, arkada iki tekerleği vardır.U novijoj generaciji skutera pojavljuju se vozila s tri kotača, odnosno s dva prednja i jednim stražnjim.
İşçi sınıfının radikal önderleri de tamamen ortalıktan kaybolmamıştı.Optužbe protiv cjelokupnog vodstva radikala svakako su bile neosnovane.
Bu kadınların önde geleni Lagertha'dır.Glavna među njima bila je Lagertha, ključna za pobjedu.
Bazen üç eli, üç ayağı ve üç gözü vardır: Biri önde, ikisi arkada.Ima snažne noge sa 4 prsta, tri okrenuta prema naprijed a jedan prema nazad.
Getty'nin şirketi de bu vurgun sayesinde sektörün önde gelen işletmeleri arasına girdi.Jedino je Džebina satnija prešla, upravo zahvaljujući odabranom mjestu za prelazak.
Kolombiya'nın önde gelen ailelerinden birinin bir üyesidir.Ide o člena jednej z významných kolumbijských rodín.
18. yüzyılın en önemli ve tüm zamanların önde gelen matematikçilerinden biri kabul edilmektedir.Považuje sa za popredného matematika 18. storočia a jedného z najväčších matematikov všetkých čias.