Musevi cemaati bu önderi kendi içinde seçiyor, yalnızca sonucu padişaha bildiriyorlardı.Zpěvák tvrdí, že tento způsob výslovnosti přichází v hlubokých polohách sám od sebe.
G-14 Avrupa futbolunun önde gelen kulüplerinin kurduğu bir organizasyondur.G-14 byla organizace nejbohatších evropských fotbalových klubů.
Danimarka'da tüm dinlerin arasında en önde gelen din Hristiyanlıktır.Fakticky je jedinou nestoriánskou církví mezi křesťany vůbec.
Dünyanın önde gelen mimarlarından birisi olup Zürih, Paris ve Valencia’da ofisleri vardır.Jeho hlavní kancelář sídlí v Curychu ve Švýcarsku a další kanceláře má v Paříži, Valencii a v New Yorku.
Bütün sDrive modelleri önden çekişli, bütün xDrive modelleri dört çekerdir.All sDrive modely jsou s náhonem pouze na 1 nápravu, zatímco xDrive modely jsou s náhonem na všechny 4 kola.
Birçok önde gelen mühendis öldü ve Korolyov ve diğerleri Gulag'lara hapsedildi.Mulți ingineri din conducere au fost uciși, iar Koroliov și alții au fost trimiși în Gulag.
1957'de erkek saati Emperador piyasaya sunulur ve markanın önde gelen modellerinden biri haline gelir.În 1957, ceasul pentru bărbați Emperador este lansat și devine un model esențial al mărcii.
Bunların yerine Stalin kendisinin Parti tarihi ve felsefesi üzerine önde gelen otorite olduğunu belirtti.În schimb, Stalin s-a prezentat drept principala autoritate în istoria și filosofia Partidului.
Bunlardan ikisi önde, ikisi arka taraftadır.Cei doi au murit însă înaintea sa.
1961'deki Bağlantısızlar Hareketi konferansı Tito önderliğinde Belgrad'da yapılmıştır.În 1961, conferința Țărilor nealiniate a fost ținută la Belgrad sub președinția lui Tito.
Bu projenin önderliğini yapan kişi, kırk yedi bilginin çalışmasını denetleyen I. James olmuştur.Acest proiect a fost condus de însuși James I, care a supravegheat munca a patruzeci și șapte de erudiți.
Born gözetimin de, Göttingen fizik için dünyanın önde gelen merkezlerinden biri haline geldi.Sub Born, Göttingen a devenit unul dintre cele mai importante centre pentru fizică din lume.
İlk manevralarda öndeki iki Roma grubu, Kartaca Filosu'nun merkezine ilerledi.Cele două flotile romane au avansat spre centrul cartaginez.
Kral Yeongjo ve Kral Jeongjo, Joseon hanedanlığında yeni bir reforma önderlik ettiler.Regele Yeongjo si Regele Jeongjo au condus o renaștere a dinastiei Joseon.
Muhafazakâr Parti'nin önde gelen liderlerinden biriydi.După război a fost unul dintre fruntașii Partidului Conservator.
Yeni Tarihçiler ismi ilk olarak 1988 yılında grubun önde gelen ismi Benny Morris tarafından kullanıldı.Termenul a fost introdus în 1988 de Benny Morris, unul dintre noii istorici de frunte.
Svend askeri bir önder olarak yetiştirilmiş, bir süre İsveç kralı Anund Jacob Ordusunda görev yapmıştır.Svend a crescut ca un lider militar și a servit pentru o vreme sub regele Anund Iacob al Suediei.
Önden çekiş ve dört çeker opsiyonları verilmiştir.Gusturile si preferințele 4.
HBO (Home Box Office) ABD'nin önde gelen, paralı televizyon kanal grubudur.HBO (acronim pentru Home Box Office) este un canal de televiziune prin cablu cu sediul central în New York.
Böylece İslâm dininin önderliği bölünmüş oldu.În acest moment, loialitatea suporterilor s-a divizat.
Partizan terimi 17nci yüzyılda savaşçı birliğin önderini tanımlamak için kullanılırdı.Termenul „partizan” a fost folosit în secolul al XVII-lea pentru a numi liderul unui detașament războinic.
1990'larda Jiang Zemin, Li Peng ve Zhu Rongji ülkeye önderlik etti.Presedinte Jiang Zemin și premierul Zhu Rongji au condus națiunea în anii ’90.
Türkistan Komünist Partisi ülke içinde önde gelen parti olmuştur.Partidul Comunist deține puterea reală în Vietnam.
Mahatma Gandhi - Hindistan'ın ruhani ve siyasi önderi.Mahatma Gandhi a fost un lider politic și spiritual de prim rang al Congresului Național Indian.
Bazen üç eli, üç ayağı ve üç gözü vardır: Biri önde, ikisi arkada.Ele sunt scurte și au degete cu gheare: 3 degete îndreptate înainte și unul înapoi.
Önden görünüşü gemi şeklindedir..Biserica are formă de corabie.
Pavel Mihailoviç Tretyakov gibi önde gelen sanatseverler dahi onları satın almayı reddetti.Unii, precum scriitorul Mikola Hvilovi, s-au sinucis.
Çünkü halkım İsrail'i güdecek önder Senden çıkacak.››El "fura inimile poporului lui Israel".
8 Ocak 1976) Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) önderlerinden.8 ianuarie 1976) a fost un politician comunist chinez.
Tanah'a göre, 50.000 Yehudalı Zerubabel önderliğinde Yehuda'ya geri dönüp tapınağı ikinci kez inşa etti.Conform Bibliei, 50.000 de israeliți, conduși de Zerubabel s-au întors în Iudeea și au reconstruit templul.
8 kez de özel maçlarda sahaya çıkan Önder, 1 de gol kaydetmiştir.Dar, doar 8% dintre partidele disputate s-au terminat fără gol marcat.
İlk seri üretim önden çekişli araç ise 1934 yılında üretilen Citroën Traction Avant'tır.Acest tip de tracțiune este preluat de Citroën prin modelul Traction Avant din 1934.
O'Sullivan final seansına 10-6 önde gitti.Saint-Étienne a învins-o pe ȚSKA Sofia 1–0.
Sovyetler Birliği başarılarıyla ABD'den bir adım önde olduğunu gösterdi.Dar SUA s-a aflat cu un pas în față.
Bu arada Cavendish Laboratuvarı dünyadaki fizikte önde gelen merkezlerden biriydi.Göttingen era unul dintre cele mai importante centre de fizica teoretică din lume.
Papanın bu girişimleri Floransa'nın önde gelenlerini, özellikle de Beyazlar'ı fazlasıyla rahatsız ediyordu.Starea sa de sănătate s-a agravat, ceea ce i-a îngrijorat pe ocupanții anexei și în primul rând pe Anne.
Sonuçta en yükseğe sıçrayan önder olarak seçilmiştir.A fost aleasă ca membrul care cumpără cel mai mult.
1912 yılında artık Bolşeviklerin önde gelen üyelerindendir.Din 1912 este membru al baroului de avocați din București.
Bu bina önden büyük görünüyor ama yandan değil.Această clădire pare mare din față, dar din lateral, nu.
Bazen üç eli, üç ayağı ve üç gözü vardır: Biri önde, ikisi arkada.Előfordul, hogy három kézzel, lábbal és szemmel képzelték el, ekkor szemei közül egy néz előre, kettő hátra.
Önden bakıldığı zaman iki araçta birbirine çok benzemekteydi.Elölről nézve a két jármű nagyon hasonló volt.
Körlüğün önde gelen nedenidir.Ez a vakság vezető oka.
Sardinya’ya ilk Kartaca seferi MÖ 215’te Hasdrubal ve yardımcısı Hampsicora önderliğinde gerçekleşti.215-ben Szardínia ellen, Kopasz Hasdrubal és alvezére, Hampsicora vezetésével.
Fin atlet üç gün sonra 3000 m su engelli yarışını 75 metre farkla önde bitirdi.Három nappal később 75 méteres előnnyel nyerte a 3000 méteres akadályfutást.
Şehir adını Meksika Bağımsızlık Savaşı önderlerinden biri olan José María Morelos'tan almaktadır.Az állam neve José María Morelosnak, a függetlenségi háború egyik hősének nevéből ered.
1945'te Milano'ya taşındı ve burada Wanda Osiris önderliğindeki tiyatro şirketinde çalışmaya başladı.1945-ben Milánóba ment, ahol Wanda Osiris színtársulatához csatlakozott.
AOS bu doğrultuda bir adım önde olmayı hedeflemektedir.Az AOS célja az, hogy ebbe az irányba mozdítsa el a folyamatot.
9 Mart 1991'de Slobodan Milošević'in yönetimine karşı insanlar Vuk Drašković önderliğinde ayaklanmıştır.Slobodan Milošević ellen 1991. március 9-én Vuk Drašković vezette hatalmas demonstrációkat tartottak.
Öndeki komuta kulesi yanlarda 300 mm, tavanında ise 30 mm zırha sahipti.Az elülső parancsnoki torony oldalai 200 mm-esek, a teteje 30 mm-es páncéllemezek voltak.
26 Nisan 1999) Avustralya’nın önde gelen sanatçılarından birisidir.2002. szeptember 1-től az egyik osztrák vállalat vezető munkatársa.
Bu paranın %75'ini önde gelen kulüpler aldı.A teljes bevétel 75%-át a prémium előfizetők adták.
Bizim ışığımızı, aynamızı, yardımcımızı, gerçek önderimizi öldürene değin.Baltákkal ütötték addig, míg meg nem ölték... a mi világosságunkat, a mi örömünket, a mi igazi vezérünket.
1996'dan 2006'ya kadar din adamlarının cemaatinin öndeydi.A zenekar közvetlen elődjének az 1996-tól 1999-ig működő Inferno számít.
1917'de Lenin'in önderliğinde gerçekleşen Ekim Devrimi'nde Belarus halkı etkin bir rol oynadı.Nagy hatással volt a fasizmus fejlődésére a Lenin vezette 1917-es októberi orosz forradalom.
Devlet adamı, devlet yönetiminde önde gelen kişilerin genel adı.Az államfő azon személyek gyűjtőfogalma, akik egy adott állam élén állnak.
Bu ortamda Sırplar 1804 yılında Kara Yorgi'nin önderliğinde ayaklandılar.A szerbek erre felkelést robbantottak ki 1804 elején Petrović Đorđe Karađorđe vezetésével.
Böylece önde gelen iki uzay ajansı aynı hedefi seçmiş oluyordu.A kijelölt két űrhajós erre a feladatra is készült fel.
Sui İmparator Wen'in önderliğinde Çin'i yeniden bir araya getirdi.A {{{2}}} (Szung-dinasztia) vezetése alatt Kína újra egyesült.
Zaman öndeliği genellikle hızlı satranç oyunlarında uygulanır.Sokkal kevesebb az idő a gyorsított sakkjátszmákban.
Üçüncü Reich'ın önde gelen devlet adamlarından biriydi.A Harmadik Birodalom által megszállt Párizs rendőrségi parancsnoka volt.