Ana içeriğe geç
Sözlük

önde ile cümle

önde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Süspansiyon sistemi önde MacPherson tam bağımsız, arkada ise yarı bağımsız bir yapıya sahiptir.Підвіска як і раніше Макферсон попереду і незалежна багатоважільна конструкція ззаду.
Eteğin öndeki kısımları bele bağlanır.Вони зміщені до хвостової частини.
Fıkıh ilmini Cemaleddin Esnevi ve Şemseddin bin Leban gibi dönemin önde gelen alimlerden öğrendi.Зійшла твоя зоря в дніпровському краю: Між тисячами сіл тебе я впізнаю.
Gerçek önder savaşmadan kazanan önderdir."І так перемога дістається тому, хто перший добереться до супротивника».
Önden görünüşü gemi şeklindedir..Зовнішній вигляд церкви нагадує корабель.
Amerika'nın önde gelen oyuncularındandır.Один з перших американських дітей-акторів.
Bu arada Cavendish Laboratuvarı dünyadaki fizikte önde gelen merkezlerden biriydi.У той час Геттінген був одним з провідних центрів теоретичної фізики у світі.
Bir çeyrek yüzyıl boyunca, Antigua ve Barbuda İşçileri Sendikasının önde gelen lideri oldu.За чверть століття він став лідером об'єднаної профспілки робітників Антигуа і Барбуди.
Portekiz coğrafi keşifleri döneminin önde gelen kaşiflerinden.Присвячений видатним португальським діячам епохи великих географічних відкриттів.
Pierre de Ronsard grubun önderiydi.До процесу залучився і П'єр де Ронсар.
Buna rağmen ilk virajda cesur bir hamle yaparak öndeki grubu yakalamıştır.Там за мужність отримав свій перший Хрест Хоробрих.
Nairobi bugün Afrika'nın politik ve finansal olarak önde gelen şehirleri arasındadır.Крім того, Найробі є одним з головних політичних, фінансових та культурних центрів Африки.
Cano'nun FARC'ın önde gelen ideolojik liderlerinden birisi olduğu düşünülmektedir.Вважається одним з головних ідеологів FARC.
Ancak Sezar'ın öldürülmesinin ardından Cumhuriyetin önde gelen taraftarlarından biri oldu.Після вбивства Цезаря прийняв сторону республіканців.
Popper’i etkileyen kuramın öndeyişinin doğru çıkması değildi.Історія, за Поппером, не має смислу.
15. yüzyıl İtalyasının önde gelen liderlerindendir.Це одна з перших ведут в мистецтві Італії 15 століття.
Dünyanın önde gelen mimarlarından birisi olup Zürih, Paris ve Valencia’da ofisleri vardır.Має офіси у Цюриху, Валенсії та Парижі.
Darbeci grubun önderliğini Tuğgeneral Gilbert Diendéré üstlenmiştir.На допомогу болгарським комуністам був присланий генерал Голубєв.
Darülbedayi’nin önde gelen sanatçıları arasında yer almıştır.Родина його належить до потомствених художників.
G-14 Avrupa futbolunun önde gelen kulüplerinin kurduğu bir organizasyondur.G-14 - організація європейських футбольних клубів.
Miloš Obrenović de bu ayaklanmanın önderlerinden biriydi.Корнеліус Гроган був одним із лідерів цього повстання.
"Hep bir adım önde".Виходить завжди перший».
Kore dramasının önde gelen oyuncularının Güney Kore dışında popüler olması Kore dalgası ile olmuştur.Провідні актори корейських драм стають популярними поза Південною Кореєю, внаслідок корейської хвилі.
Yaşlı bir erkeğin önderliğinde sürü halinde gezerler.Походив зі старовинного дворянського роду Греньє.
Gitar sesleri çok öndedir.Грати на гітарі почав рано.
Kadınlar saçlarının önden bir kısmını başörtülerinin dışına bırakabilmektedir.Самиці можуть мати жмут волосся спереду цеї плями.
Nyerere Afrika Birliği Örgütünün (OAU) önde gelen kurucularından biri olmuştur.Був головою Організації африканської єдності (ОАЄ).
Kazanın önde gelen ürünü olan üzüm, karalahna ve yapıncak olmak üzere iki cinstir.Виноград, який є провідним продуктом виробництва в місті. Тут створюють два види карамелі та вино.
1970'li yılların başından itibaren Türk pop müziğinin önde gelen yorumcularından biri oldu.Була одним з провідних коментаторів турецької поп-музики з початку 1970-х.
"Hep bir adım önde".Stále o krok napřed.
1945'te Milano'ya taşındı ve burada Wanda Osiris önderliğindeki tiyatro şirketinde çalışmaya başladı.V roce 1945 se přestěhoval do Milána, kde se zapsal do divadelní společnosti vedené Wandou Osiris.
Yeni Tarihçiler ismi ilk olarak 1988 yılında grubun önde gelen ismi Benny Morris tarafından kullanıldı.Tento výraz poprvé v roce 1988 použil Benny Morris, který se řadí mezi přední nové historiky.
Önden bakıldığı zaman iki araçta birbirine çok benzemekteydi.Oba vozy jsou si na první pohled velmi podobné.
Lenovo, yanlışlıkla tuşa basmayı önlemek için gç düğmesini önden ve yana kaydırdı.Lenovo přesunulo tlačítko napájení ze středu na stranu, aby se zabránilo náhodnému stisknutí.
Kolombiya'nın önde gelen ailelerinden birinin bir üyesidir.Pocházel z jednoho z předních afghánských rodů.
Önde birbirlerine yaklaşırlar ama arkada birbirlerinden uzaklaşırlar, yukarı ve biraz geriye yönelmişlerdir.Myslivci před drtivou přesilou ustoupili a shromáždili se až u Provodova.
Bu hakaret karşısında, Yahudiler bu sefer Simon Bar Kohba'nın önderliğinde bir defa daha ayaklanmışlardır.Po 70 letech došlo k další židovské vzpouře, tentokrát pod vedením Bar Kochby.
Bu grevler, başta Mattachine ve DOB'nin bazı önderleri olmak üzere, birçok eşcinseli şaşırtmıştı.Tyto protesty mnoho gayů šokovaly a znepokojily část vedení Mattachine a DOB.
Başlangıçta insan gücüyle sürülen tobagganlar erkeklerin önden çekip kadınların da arkadan ittiği kızaklardı.Potom ten obyčej mrskání proutkem muži k ženám a obráceně zachovávali.
Svend askeri bir önder olarak yetiştirilmiş, bir süre İsveç kralı Anund Jacob Ordusunda görev yapmıştır.Sven se narodil v Anglii, stal se z něj vojenský velitel a nějaký čas sloužil švédskému králi Jakobu Anundovi.
Sağ kol da çene hizasında, ama çeneden yaklaşık 15 cm önde tutulur.Přední komín byl v podélné ose plavidla, ale zadní komín byl vyosen na pravobok o přibližně 75 cm.
Ellerinin önden bağlanmasını istedi.Ruce se do něj vkládají zepředu.
Öndeki emniyet kemeri ön gergili ve yük sınırlayıcılıdır.Stanice leží v tarifním pásmu A a je bezbariérově přístupná.
1960 yılında gelindiğinde César Fransa'nın öndegelen heykeltıraşlarından biri olarak anılmaya başlamıştır.V roce 1960 byl César považován za jednoho z nejvýznamnějších francouzských sochařů.
Gerçek önder savaşmadan kazanan önderdir."Vítězem rozjížďky je ten, kdo jako první projede cílem.
İzet Hajrović bir adım öndeydi.Garrowova praxe byla dalším krokem kupředu.
Alfonso yanlılarının önderliğini üstlenerek XII. Alfonso'nun dönüşünü sağladı.Alfonsine Monarchista (Alfonsovi monarchisté) – podporovali návrat Alfonsa XIII..
1914'te açılan cadde Tel Aviv'in önde gelen ticaret merkezlerinden biridir.Jako jedna z prvních průmyslových společností vstupuje v roce 1951 na burzu v Tel Avivu.
O bir önder, komünizme, sendikacılığa ve Yahudilere karşı güçlü bir siper.Pohrdavě odpoví, že je komisařem, komunistou a Židem zároveň.
Sürgündeyken önde gelen Rus devrimcileri arasında sayılan Nikolay Berdyaev ve Anatoly Lunaçarski ile tanıştı.Po propuštění se setkal s ruskými intelektuály Nikolajem Berďajevem a Anatolijem Lunačarským.
Cami adını Ruslara karşı direniş önderi olan Kul Şerif'ten almıştır.Roy označí za útočníka muže vousatého rusovlasého muže s brýlemi.
HBO (Home Box Office) ABD'nin önde gelen, paralı televizyon kanal grubudur.HBO (Home Box Office) je komerční televizní stanice.
Yaşamında önde gelen bir hümanist bilgin unvanına kavuşup birçok kamu görevi üstlendi.Jako úspěšný hospodář na vlastním majetku uplatňující nové poznatky zastával řadu funkcí..
Amerika Birleşik Devletleri'nde kadın hakları hareketinin önde gelen üyeleri arasında sayılmaktadır.Mezi vítězi v kategorii mužů i žen převažují reprezentanti USA.
Aynı zamanda Asya kıtasındaki önde gelen üniversitelerden birisidir.Je jednou z hlavních tříd asijské čtvrti.
Küba Devrimi önderi Fidel Castro amcasıdır.Jejím strýcem je bývalý kubánský prezident a revolucionář Fidel Castro.
Takım Robert Oppenheimer’ın önderliğinde teorik fizikçilerce destekleniyordu.Spolupracoval ovšem i se skupinou teoretiků již vedl Robert Oppenheimer.
Pierre de Ronsard grubun önderiydi.Prototypem básníka byl dlouho Pierre de Ronsard.
Sonuçta en yükseğe sıçrayan önder olarak seçilmiştir.Kromě toho byl ještě nominován v kategorii Nejlepší střih.
Dünyanın önde gelen ticaret fuarlarının yaklaşık üçte ikisi Almanya'da gerçekleşmektedir.Přibližně každý třetí fanoušek z přítomných diváků je z Nizozemska.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod