öncelikli ile cümle

öncelikli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Şu anda müze tüm Dünya öğrencilerinin ziyaretleri için öncelikli bir konumdadır.Tegenwoordig is muziekanalyse een verplicht vak voor alle studenten aan conservatoria.
Fakat öncelikli hedef Berlin'i almaktı.De belangrijkste doelstelling was echter de inname van Berlijn.
ZTE öncelikli olarak kendi adına ürün satmaktadır.Het product verkoopt in eerste instantie goed.
Yine öncelikli hedefi Konstantinopolis'in fethedilmesiydi.Hun eerste reisdoel was Constantinopel.
Tarımda, tahıllar önceliklidir.In de kruidlaag zijn varens dominant.
Rusya Federasyonu'nun emir ve madalyaları eşliğinde giyildiğinde, ikincisi önceliklidir.In het bijzijn van medailles van de Russische Federatie hebben de vorige twee voorrang.
Film çekimleri öncelikli olarak Portland Oregon'da yapıldı.De film werd in Portland, Oregon opgenomen.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.Podanie epinefryny (adrenaliny) jest podstawową metodą leczenia anafilaksji.
19. ve 20. yüzyılın başlarında doğu Küba, öncelikli olarak coffea yetiştiriciliğiyle ilgilenmekteydi.W XIX i na początku XX wieku, wschodnia Kuba była głównym ośrodkiem uprawy kawowców.
Hafif Bizans piyadesi ya da psiloi, öncelikli olarak yay kullanır ve sadece deri zırh giyerdi.Lekka piechota bizantyńska, czyli psiloi, używała przede wszystkim łuków i nosiła tylko skórzane zbroje.
Azerbaycan hükûmeti, seçkin turizm için öncelikli olarak Azerbaycan'ın geliştirilmesi gerektiğini belirledi.Rząd Azerbejdżanu wyznaczył rozwój Azerbejdżanu jako elitarnego celu turystycznego jako najwyższy priorytet.
Fakat öncelikli hedef Berlin'i almaktı.Jej celem było zdobycie Berlina.
Figür her zaman öncelikli konusu oldu.Jednak zawsze wierność przekładu była traktowana priorytetowo.
Bu koşullar, öncelikli şart olarak eylemlerin icra edilmesini gerektirir.Niestety wydarzenia zmuszają ich do negocjowania warunków wyjścia.
Ancak öncelikli hedefimiz düşmanı yenmektir.Zadaniem jest ostateczne pokonanie Wroga.
Takımın öncelikli hedefi 2011-2012 sezonunda ligde kalmayı başarmaktı ve bunu başardı.To, co było największym problemem drużyny w sezonie 2011–2012 to były kontuzje.
Öncelikli olarak moleküler gaz ile 200 yıl önce oluşmaya başlamıştır.Po raz pierwszy ektomikoryza pojawiała się około 200 mln lat temu.
Film çekimleri öncelikli olarak Portland Oregon'da yapıldı.Zdjęcia do obrazu powstawały w Portland w stanie Oregon.
Bu tip etik hükümleri oluşturmak her türlü normdan önceliklidir.Zdaniem Kanta wszelkie normy moralne można wywieść z imperatywu kategorycznego.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.Adrenalin är den primära behandlingen av anafylaxi.
Uçuş için öncelikli olan malzemelerdendir.En förläggning med huvudsyfte på transportflyget.
Film çekimleri öncelikli olarak Portland Oregon'da yapıldı.Filmen spelades huvudsakligen in i Billingsfors.
Patates ve pancar üretimi öncelikli tarım ürünüdür.Jordbruket, som domineras av bananproduktion, är den viktigaste försörjningen.
Öncelikli faaliyetleri internet pornografisidir.Den första har inslag av pornografi.
Petroglyph Games, öncelikli olarak RTS oyun geliştirmedeki gücü ve tecrübesiyle tanınır.Petroglyph är främst kända för sin stora kunskap inom Realtidsstrategi-spel utveckling.
Öncelikli hedefim çalışmak.Головне — працювати.
Fakat belirli hayati olaylar diğer anılara oranla daha net ve öncelikli anılar olabilirler.Однак певні події у житті спричиняють більш яскраві та ранні спогади.
Azerbaycan hükûmeti, seçkin turizm için öncelikli olarak Azerbaycan'ın geliştirilmesi gerektiğini belirledi.Проте, було зрозуміло, що для того, щоб бути успішним, громадянам потрібно володіти азербайджанською мовою.
Öncelikli plan, her ne kadar gerçekleşmediyse de, şarkılarla bir turnenin yapılmasıydı.Якою б важкою не була робота, вона завжди завершувалася народною піснею.
Birliğin öncelikli amacı yarışlardaki güvenlik standartlarının artırılmasıydı.Тоді, як і сьогодні, основним завданням організації було підвищення стандартів безпеки під час змагань.
Paketi teslim ederken bu önceliklerin kullanılmasıyla öncelikli paketler diğerlerinden önce gönderilir.Але, як тільки всі пакети прибудуть, з них збирається первинне повідомлення.
Fakat belirli hayati olaylar diğer anılara oranla daha net ve öncelikli anılar olabilirler.Nicméně, jisté životní události mohou mít za následek jasnější a dřívější vzpomínky.
Albüm öncelikli olarak Bush yönetiminin Terörizmle Savaş'ı idare etmesinin eleştirileri üzerinde yoğunlaştı.Album se primárně zaměřovalo na kritiku Bushových administrativních manipulací při válce proti terorismu.
Öncelikli amacı Dünya üzerindeki fakirlikle savaşmaktır.Hlavní poslání je omezit korupci ve světě.
Fakat öncelikli hedef Berlin'i almaktı.Jeho prvním cílem byla Paříž.
Dolayısıyla etkili bir koruma birincil öncelikliliktir.Jediným spolehlivým způsobem ochrany je prevence.
Savaş gemisi, öncelikli olarak deniz savaşlarında kullanılmak üzere yapılan bir gemi türüdür.Jedná se o loď, primárně určenou k boji.
Kolomb'un öncelikli hedefi Hristiyanlığı yaymak olmuştu.Sám Kolumbus viděl svůj úspěch hlavně v šíření křesťanství.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.Epinefrina (adrenalina) este tratamentul primar al anafilaxiei.
Öncelikli tedavi yöntemi epinefrin enjekte edilmesidir ve enjeksiyon bazen başka ilaçlarla birleştirilebilir.Ca tratament primar, se prescriu injecții cu epinefrină, uneori în combinație cu alte medicamente.
Masa Dağı: Cape Town'a gidip de ziyaret etmeniz gereken en öncelikli gezi yeridir.Fațada principală este orientată spre strada Mihai Eminescu și care include intrarea principală.
Hitler ve generalleri hangi konuların öncelikli olduğu konusunda anlaşamadılar.Azonban Hitler és tábornokai nem tudtak megegyezni a végrehajtás módjában.
Öncelikli konakçıları yabani etçillerdir.Az imágók lombfogyasztók.
Öncelikli silâhı, torpidodur.Víziaknák, torpedók.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.Az anafilaxia elsődleges gyógymódja az epinefrin (adrenalin).
Abruzzi'nin öncelikli sonu buydu fakat karısına bir söz vermişti.Eleinte emiatt Timothy nemtetszését fejezte ki, de később megbarátkozott felesége döntésével.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.Adrenaliini on ensisijainen anafylaksian ensihoitoon käytettävä lääkeaine.
Öncelikli amacı Dünya üzerindeki fakirlikle savaşmaktır.Ensimmäisen tavoitteena on poistaa köyhyys maailmasta sen kaikissa muodoissa.
Figür her zaman öncelikli konusu oldu.Aktiivinen ohjelma pysyi aina päällimmäisenä.
İlk öncelikli olarak adet düzensizliği sorunu çözülür.Ensimmäinen kohta käsittelee irtainta omaisuutta.
Savaş gemisi, öncelikli olarak deniz savaşlarında kullanılmak üzere yapılan bir gemi türüdür.Käytyä taistelua pidetään esimerkkitapauksena merimiinojen tehokkaasta käytöstä sotatoimissa.
Öncelikli olarak yiyeceği parçalara ayırmak için tutmaya yararlar.Mustamamba puolestaan käyttää ravinnokseen lähinnä pikkunisäkkäitä.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.Η επινεφρίνη (αδρεναλίνη) είναι η κύρια θεραπεία για την αναφυλαξία.
Yazılarında birkaç dil kullandı, fakat öncelikli olarak Latince, Fransızca ve Almanca dillerinde yazdı.Έγραψε σε πολλές γλώσσες, αλλά κυρίως στη λατινική, τη γαλλική και την γερμανική.
Fakat öncelikli hedef Berlin'i almaktı.Πρώτος προορισμός το ανατολικό Βερολίνο.
Uçuş için öncelikli olan malzemelerdendir.Αποτελεί κύριο μέρος της πατέντας τους στην πτήση.
Ancak öncelikli hedefimiz düşmanı yenmektir.Ο σκοπός είναι να χτυπήσουν τον αντίπαλο.
Koalisyon güçlerinin öncelikli hedefi Irak'ın hava gücü ve hava savunma sisteminin yok edilmesiydi.Koalitionens første prioritet var at ødelægge det irakiske luftvåben og luftforsvar.
Öncelikli amacı Dünya üzerindeki fakirlikle savaşmaktır.Det første af verdensmålene går ud på at afskaffe fattigdom.
Fakat öncelikli hedef Berlin'i almaktı.Men det vigtigste mål var erobringen af Berlin.

İlgili Sayfalar