öncelikli ile cümle

öncelikli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Uçağın öncelikli rolü yakın hava desteğidir.Vorrangiger Einsatzzweck ist die Luftnahunterstützung.
Bu, öncelikli olarak ambalaj ağırlığı azaltımını içeriyordu.Das betraf zum Ersten das anvisierte Gewichtslimit.
Albüm öncelikli olarak Bush yönetiminin Terörizmle Savaş'ı idare etmesinin eleştirileri üzerinde yoğunlaştı.Bagapsch wollte sich als Präsident vor allem dem Kampf gegen Korruption und Kriminalität widmen.
Şimdi veraset değişmişti ve Antipater tahtın öncelikli varisi olmuştu.Die Erbfolge wurde dahingehend geändert, dass nun Antipatros alleiniger Thronfolger werden sollte.
Uçuş için öncelikli olan malzemelerdendir.Sie sind für den Flug wesentlich.
Öncelikli alanları Yürütme Kurulu belirler.Création des Zones de sécurité prioritaire.
Öncelikli (Priority) Aynı gün içinde.Les six (premières) victimes sont identifiées le jour même.
Yazılarında birkaç dil kullandı, fakat öncelikli olarak Latince, Fransızca ve Almanca dillerinde yazdı.Il comprenait plusieurs langues mais ne parlait que latin et français,.
ZTE öncelikli olarak kendi adına ürün satmaktadır.Chaque producteur vend ses produits au premier venu.
Öncelikli konakçıları yabani etçillerdir.Les principaux consommateurs sont des fourmis.
Henüz konusu öncelikli olarak kelime ve imajlarla oynamaktı.Ses premiers mots auraient été papier et stylo.
Öncelikli amacı Dünya üzerindeki fakirlikle savaşmaktır.Il milite en effet contre la pauvreté dans le monde.
NSKK'nın öncelikli amacı, otomobil kullanma becerilerinde kendi üyelerini eğitmek oldu.La labor primaria del NSKK era educar a sus miembros acerca de experticias motorizadas.
Avrupa’yı İslamiyete karşı savunmak, bunun için öncelikli olarak Osmanlı İmparatorluğunu durdurmak.Defender a Europa contra el islam, sobre todo oponiéndose al Imperio otomano.
Uçağın öncelikli rolü yakın hava desteğidir.Su función principal es el apoyo aéreo cercano.
Yörüngedeki Mir'in öncelikli amacı uzayda geniş ve yaşanabilir bir bilimsel laboratuvar sağlamaktır.La Mir en órbita proveía de un laboratorio científico amplio y habitable en el espacio exterior.
Albüm öncelikli olarak Bush yönetiminin Terörizmle Savaş'ı idare etmesinin eleştirileri üzerinde yoğunlaştı.Turner fue muy crítico con George Bush sobre el manejo de la invasión de Irak.
Öncelikli eğilimi kadın tarihinin yeniden oluşturulmasıdır.Fabrica de la Memoria | Recuperación de la Historia de las Mujeres.
Öncelikli (Priority) Aynı gün içinde.Mismo título, pendant del anterior.
Vizigot soylularının birçoğu Müslüman oldu ve yeni toplumdaki öncelikli pozisyonlarını korudular.Varios vampiros ficticios han surgido de su ocultamiento y han ganado nuevas posiciones sociales.
Öncelikli besinleri otlar ve çiçekli bitkilerin sürgünleridir.Siendo mucha la demanda de plantas y de flores cortadas.
Öncelikli amacı Dünya üzerindeki fakirlikle savaşmaktır.El Banco tiene como su principal objetivo la lucha contra la pobreza.
Uçuş için öncelikli olan malzemelerdendir.Son componentes básicos de los planes de vuelo de los aviones.
Fakat öncelikli hedef Berlin'i almaktı.Ma l'obiettivo prioritario era la cattura di Berlino.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.La somministrazione di adrenalina è il trattamento primario per l'anafilassi.
Fakat belirli hayati olaylar diğer anılara oranla daha net ve öncelikli anılar olabilirler.Tuttavia, alcuni eventi della vita possono causare ricordi precedenti e più vividi rispetto ad altri.
Rusya Federasyonu'nun emir ve madalyaları eşliğinde giyildiğinde, ikincisi önceliklidir.Se indossato insieme ad altri titoli della Federazione Russa, questi ultimi hanno la precedenza.
Uçağın öncelikli rolü yakın hava desteğidir.Il suo impiego principale è il Close Air Support.
Öncelikli unvanıysa, Amerikan yapısal dilbilimcisidir ve Sapir-Whorf Hipotezi'nin kurucularından biridir.Fu grande luminare della linguistica strutturale americana e teorizzatore dell'Ipotesi di Sapir-Whorf.
İlk öncelikli olarak adet düzensizliği sorunu çözülür.Come minimo il principio di relatività speciale dovrebbe essere abbandonato.
Öncelikli besinleri otlar ve çiçekli bitkilerin sürgünleridir.I terpeni sono fra i responsabili del profumo di piante e fiori.
Albüm öncelikli olarak Bush yönetiminin Terörizmle Savaş'ı idare etmesinin eleştirileri üzerinde yoğunlaştı.La serie è un'aperta critica all'amministrazione Bush e alla Guerra al Terrorismo.
Vali, James kardeşlerin yakalanmasını en öncelikli görevi olarak belirlemişti.Внутренним органам приписывал главную роль Джеймс.
Öncelikli olarak moleküler gaz ile 200 yıl önce oluşmaya başlamıştır.Туманность начала образовываться около 200 лет назад, в основном она состоит из молекулярного газа.
Hafif Bizans piyadesi ya da psiloi, öncelikli olarak yay kullanır ve sadece deri zırh giyerdi.Лёгкая византийская пехота (псилы) в первую очередь применяла луки и носила только кожаные доспехи.
Uluslararası Af Örgütü 2011 yılında Cruz’un korunmasını ‘’öncelikli olay’’ olarak nitelendirdi.Указывалась в качестве «главных приверженцев международного вмешательства в Ливии» в 2011 году.
Avrupa’yı İslamiyete karşı savunmak, bunun için öncelikli olarak Osmanlı İmparatorluğunu durdurmak.Защита Европы от мусульман, в особенности от Османской империи.
Tedavide öncelikli yapılacak iş, sebep olan maddeyi bulmak ve temastan kaçınmaktır.А с приобретённым можно, установив причину болезни и устранив её.
Komünist yönetim 1944 yılında iktidara geldiğinde öncelikli olarak cehaleti ortadan kaldırmaya çalıştı.После прихода к власти коммунистов в 1947 г. новая власть предпочла игнорировать его.
Öncelikli hedefi Belgrad (eski Macarca Nándorfehérvár) şehrinin sınır kalesiydi (Macarca végvár).Непосредственной целью удара была выбрана пограничная крепость в Белграде (венг.
Figür her zaman öncelikli konusu oldu.Но кино всегда оставалось приоритетом в развитии.
Amacı, öncelikli olarak öğretilerin sözlü aktarımında yanlışların yaşanmamasını sağlamaktır.Примечательно, что учитель не предстает перед нами непогрешимым.
Sinop 1972 yılında kalkınmada ikinci derece öncelikli iller kapsamına alınmıştır.К 1972 году уловы лосося в Неве достигли среднего довоенного уровня.
Öncelikli var olan karakterler genellikle askerlerdir.وليس إلزاماً أن يكونوا جنوداً، بل هم في العادة جنود.
Kolomb'un öncelikli hedefi Hristiyanlığı yaymak olmuştu.وكان هدفها الرئيسي هو نشر الايمان المسيحي.
Öncelikli faaliyetleri internet pornografisidir.الهدف الأساسي لتصفية الإنترنت هو المواد الإباحية.
Uçuş için öncelikli olan malzemelerdendir.يعتبر من الرواد في مجال الطيران.
Zaman neyi gösterir bilemeyiz ama öncelikli hedefim bu.لا تهتم إلى اين سيقودك الطريق، بل ركز على الخطوة الاولى.
Chibnall ve Strevens, farklı bir yapım ekibine sahip olmanın öncelikli olduğunu belirtti.Chibnall e Strevens afirmaram que era uma prioridade ter uma equipe de produção diversificada.
Vali, James kardeşlerin yakalanmasını en öncelikli görevi olarak belirlemişti.Crittenden tinha como prioridade a captura dos irmãos James.
Avrupa’yı İslamiyete karşı savunmak, bunun için öncelikli olarak Osmanlı İmparatorluğunu durdurmak.Para defender a Europa contra o Islã, especialmente impondo-se ao Império Otomano.
Hafif Bizans piyadesi ya da psiloi, öncelikli olarak yay kullanır ve sadece deri zırh giyerdi.A infantaria leve bizantina, ou psilos, utilizou principalmente arcos e vestiu apenas armadura de couro.
Humboldt Tegel’deki on yıllık yaşamı boyunca öncelikli olarak dil araştırmalarıyla meşgul olmuştur.Durante os quinze anos em que Humboldt ficou em Tegel, ocupou-se em estudar Linguística.
Koalisyon güçlerinin öncelikli hedefi Irak'ın hava gücü ve hava savunma sisteminin yok edilmesiydi.A primeira prioridade era destruir a força aérea iraquiana e suas instalações de defesa antiaérea.
Rusya Federasyonu Emirleri veya madalyaları eşliğinde giyilirse, bu madalya önceliklidir.Se usada junto com Ordens e medalhas da Federação Russa, estas últimas tinham preferência.
Şu anda müze tüm Dünya öğrencilerinin ziyaretleri için öncelikli bir konumdadır.Isso torna o museu um local de apoio para pesquisas de todo o planeta.
Erginleri öncelikli olarak sığır ve koyunlarda asalaktır.Na pecuária predomina a criação de caprinos e ovinos.
Ancak öncelikli hedefimiz düşmanı yenmektir.Het doel is om de vijand te verslaan.
Meclis'in öncelikli görevi ve yetkisi yasama yetkisidir.De belangrijkste functie van de Senaat is dan ook haar wetgevende functie.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.Epinefrine (adrenaline) is de belangrijkste behandeling bij anafylaxie.

İlgili Sayfalar