öncelikle ile cümle

öncelikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
İlk olarak, vasıtaya ihtiyaç duyar -- öncelikle bir karar vermemiz gerekir.그것은 우선, 주체가 필요합니다. 일단 우리가 뭔가 결정을 내려야 하죠
İlk olarak, vasıtaya ihtiyaç duyar -- öncelikle bir karar vermemiz gerekir.Pertama-tama itu membutuhkan perantara -- kita harus membuat keputusan.
İlk olarak, vasıtaya ihtiyaç duyar -- öncelikle bir karar vermemiz gerekir.Ten eerste is handelend vermogen nodig -- we moeten eerst een beslissing nemen.
İlk olarak, vasıtaya ihtiyaç duyar -- öncelikle bir karar vermemiz gerekir.Thứ nhất, nó yêu cầu một hoạt động trung gian -- trước hết chúng ta phải lập một quyết định.
İlk olarak, vasıtaya ihtiyaç duyar -- öncelikle bir karar vermemiz gerekir.Vyžaduje, v první řadě, zprostředkování -- musíme se nejprve nějak rozhodnout.
İlk olarak, vasıtaya ihtiyaç duyar -- öncelikle bir karar vermemiz gerekir.Wymaga, po pierwsze, działania -- musieliśmy w o ogóle podjąć jakąś decyzję.
İlk olarak, vasıtaya ihtiyaç duyar -- öncelikle bir karar vermemiz gerekir.Χρειάζεται, πρώτα από όλα, ενέργεια -- έπρεπε να πάρουμε μια απόφαση σε πρώτη φάση.
İlk olarak, vasıtaya ihtiyaç duyar -- öncelikle bir karar vermemiz gerekir.Воно вимагає впливу, передусім - ми маємо прийняти рішення спершу.
İlk olarak, vasıtaya ihtiyaç duyar -- öncelikle bir karar vermemiz gerekir.Во-первых, необходимо наличие какого либо действия - для начала мы должны принять решение.
İlk olarak, vasıtaya ihtiyaç duyar -- öncelikle bir karar vermemiz gerekir.На първо място изисква средство -- трябва на първо място да вземем решение.
İlk olarak, vasıtaya ihtiyaç duyar -- öncelikle bir karar vermemiz gerekir.קודם כל, דרושה פעולה - אנו צריכים לקחת החלטה מסוימת.
İlk olarak, vasıtaya ihtiyaç duyar -- öncelikle bir karar vermemiz gerekir.يتطلب أولاً، فكر مُنظم أو قوة -- علينا أن نتخذ قرار فى البداية.
İlk olarak, vasıtaya ihtiyaç duyar -- öncelikle bir karar vermemiz gerekir.そして第二に、想像力が必要です。
İlk terimi yazmak istersek... Öncelikle n'yi belirleyelim.اول عبارة ستكون --حسناً، تلك n، اولاً
İnsanların ihtimalleri tahmin etme şeklini anlamak öncelikle biraz domuzlar hakkında konuşmamızı gerektiriyor.Annak megértéséhez, hogyan állapítják meg az emberek az esélyeket, először a malacokról kell beszélnünk.
İnsanların ihtimalleri tahmin etme şeklini anlamak öncelikle biraz domuzlar hakkında konuşmamızı gerektiriyor.Cách mọi người tính toán cơ hội yêu cầu chúng ta nên nói về những con heo trước hết.
İnsanların ihtimalleri tahmin etme şeklini anlamak öncelikle biraz domuzlar hakkında konuşmamızı gerektiriyor.사람들이 확률을 계산하는 방법을 이야기하기 전에 돼지 이야기를 먼저할까 합니다.
İnsanların ihtimalleri tahmin etme şeklini anlamak öncelikle biraz domuzlar hakkında konuşmamızı gerektiriyor.La forma en que la gente calcula probabilidades requiere que primero hablemos un poco sobre cerdos.
İnsanların ihtimalleri tahmin etme şeklini anlamak öncelikle biraz domuzlar hakkında konuşmamızı gerektiriyor.Måden hvor folk regner odds på kræver at vi først snakker lidt om grise.
İnsanların ihtimalleri tahmin etme şeklini anlamak öncelikle biraz domuzlar hakkında konuşmamızı gerektiriyor.Modul în care oamenii calculează şansele necesită ca mai întâi să vorbim un pic despre porci.
İnsanların ihtimalleri tahmin etme şeklini anlamak öncelikle biraz domuzlar hakkında konuşmamızı gerektiriyor.Om te begrijpen hoe mensen kansrekenen, moeten we het eerst over varkens hebben.
İnsanların ihtimalleri tahmin etme şeklini anlamak öncelikle biraz domuzlar hakkında konuşmamızı gerektiriyor.Per capire come le persone calcolano le probabilità bisogna che prima parliamo un po' di maiali.
İnsanların ihtimalleri tahmin etme şeklini anlamak öncelikle biraz domuzlar hakkında konuşmamızı gerektiriyor.Pour expliquer la façon dont les gens font des probabilités nous devons d'abord parler de cochons.
İnsanların ihtimalleri tahmin etme şeklini anlamak öncelikle biraz domuzlar hakkında konuşmamızı gerektiriyor.Ukážem vám spôsob, akým ľudia zisťujú pravdepodobnosť, na príklade s prasatami.
İnsanların ihtimalleri tahmin etme şeklini anlamak öncelikle biraz domuzlar hakkında konuşmamızı gerektiriyor.Ukážu vám způsob jakým lidé zjišťují pravděpodobnost, na prasatech.
İnsanların ihtimalleri tahmin etme şeklini anlamak öncelikle biraz domuzlar hakkında konuşmamızı gerektiriyor.Каким образом люди прикидывают вероятности станет понятно после того, как мы поговорим о поросятах.
İnsanların ihtimalleri tahmin etme şeklini anlamak öncelikle biraz domuzlar hakkında konuşmamızı gerektiriyor.Но първо, трябва да поговорим за прасетата.
İnsanların ihtimalleri tahmin etme şeklini anlamak öncelikle biraz domuzlar hakkında konuşmamızı gerektiriyor.כדי להסביר איך אנשים כן מחשבים סיכויים בואו נדבר קודם על חזירים.
İnsanların ihtimalleri tahmin etme şeklini anlamak öncelikle biraz domuzlar hakkında konuşmamızı gerektiriyor.الطريقة التي يحسب بها الناس الإحتمالات تتطلب منا الحديث قليلاً عن الخنازير.
İnsanların ihtimalleri tahmin etme şeklini anlamak öncelikle biraz domuzlar hakkında konuşmamızı gerektiriyor.まず豚の話から始めようと思います とある日のオックスフォード
İşlem sırası üzerine kararlaştırılmış yol parantezleri öncelikle yapmaktır. Bunu şuraya yazalım.Então, o concordado sobre ordem das operações é fazer os parênteses primeiro
İşlem sırası üzerine kararlaştırılmış yol parantezleri öncelikle yapmaktır. Bunu şuraya yazalım.합의된 연산 순서는 괄호를 먼저 계산하고
İşlem sırası üzerine kararlaştırılmış yol parantezleri öncelikle yapmaktır. Bunu şuraya yazalım.Quindi, l'accordo sull'ordine delle operazioni è di fare prima le parentesi fammelo scrivere qui
İşlem sırası üzerine kararlaştırılmış yol parantezleri öncelikle yapmaktır.Bylo dohodnuto, že nejprve se zabýváme závorkami.
İşlem sırası üzerine kararlaştırılmış yol parantezleri öncelikle yapmaktır.Die gültige Operatorrangfolge besagt, das Klammern zuerst kommen.
İşlem sırası üzerine kararlaştırılmış yol parantezleri öncelikle yapmaktır.El acuerdo en el orden de operaciones es hacer primero lo que esta dentro de los paréntesis,
İşlem sırası üzerine kararlaştırılmış yol parantezleri öncelikle yapmaktır.En PREMIER lieu se feront toujours les
İşlem sırası üzerine kararlaştırılmış yol parantezleri öncelikle yapmaktır.Regnereglerne siger, at vi skal regne parenteser først.
İşlem sırası üzerine kararlaştırılmış yol parantezleri öncelikle yapmaktır.Съгласуваният ред на действие е да се решат скобите първо.
İşlem sırası üzerine kararlaştırılmış yol parantezleri öncelikle yapmaktır.Тож, узгодження згідно законів почерговості операцій полягає в тому, щоб спочатку поставити круглі дужки.
İşlem sırası üzerine kararlaştırılmış yol parantezleri öncelikle yapmaktır.אזי, סדר הפעולות המוסכם הוא להתחיל בסוגריים.
İşlem sırası üzerine kararlaştırılmış yol parantezleri öncelikle yapmaktır.لذا، فإن الإتفاق على ترتيب العمليات سيكون بحل ما بين القوسين أولاً
İşlem sırası üzerine kararlaştırılmış yol parantezleri öncelikle yapmaktır.かっこを最初に計算することです. -- ここに書いておきます --
İşte, bir grup yaygın görüş. Öncelikle, bizler bir ruha sahibiz.Итак, прежде всего, вера в душу.
İsveç, Baltık Denizi çevresini en önemli önceliklerinden biri olarak saptamıştır.A Suécia identificou o meio-ambiente do mar Báltico como uma das suas principais prioridades.
İsveç, Baltık Denizi çevresini en önemli önceliklerinden biri olarak saptamıştır.La Svezia ha infatti individuato l’ambiente del Mar Baltico come una delle sue maggiori priorità.
İsveç, Baltık Denizi çevresini en önemli önceliklerinden biri olarak saptamıştır.L'environnement marin doit être traité comme un écosystème et non comme des secteurs à exploiter.
İsveç, Baltık Denizi çevresini en önemli önceliklerinden biri olarak saptamıştır.Ruotsi on yksilöinyt Itämeren ympäristöasiat yhdeksi puheenjohtajakautensa ensisijaisista tavoitteista.
İsveç, Baltık Denizi çevresini en önemli önceliklerinden biri olarak saptamıştır.Schweden hat die Meeresumwelt der Ostsee zu einer seine wichtigsten Prioritäten erklärt.
İsveç, Baltık Denizi çevresini en önemli önceliklerinden biri olarak saptamıştır.Suecia ha identificado el medio ambiente del Mar Báltico como una de sus máximas prioridades.
İsveç, Baltık Denizi çevresini en önemli önceliklerinden biri olarak saptamıştır.Svédország a Balti-tengeri környezetet prioritási területként határozta meg.
İsveç, Baltık Denizi çevresini en önemli önceliklerinden biri olarak saptamıştır.Švedska je okolje Baltskega morja uvrstila med svoje najpomembnejše prednostne naloge.
İsveç, Baltık Denizi çevresini en önemli önceliklerinden biri olarak saptamıştır.Švédsko označilo prostredie Baltského mora za jednu zo svojich najvyšších priorít.
İsveç, Baltık Denizi çevresini en önemli önceliklerinden biri olarak saptamıştır.Švédsko považuje životní prostředí Baltského moře za jednu ze svých nejvyšších priorit.
İsveç, Baltık Denizi çevresini en önemli önceliklerinden biri olarak saptamıştır.Sverige har identifierat Östersjön som en av sina främsta prioriteter.
İsveç, Baltık Denizi çevresini en önemli önceliklerinden biri olarak saptamıştır.Sverige har udpeget Østersøens miljø som en af sine topprioriteter.
İsveç, Baltık Denizi çevresini en önemli önceliklerinden biri olarak saptamıştır.Szwecja wskazała Morze Bałtyckie jako jeden z głównych priorytetów.
İsveç, Baltık Denizi çevresini en önemli önceliklerinden biri olarak saptamıştır.Zweden heeft het milieu van de Oostzee aangewezen als een van haar topprioriteiten.
İsveç, Baltık Denizi çevresini en önemli önceliklerinden biri olarak saptamıştır.Швеция е набелязала околната среда на Балтийско море като един от своите главни приоритети.
İyi haberler var. Öncelikle, uzun uzun bir yol katettik.Ten eerste moet ik zeggen: we hebben al een hele weg afgelegd.

İlgili Sayfalar