öncelikle ile cümle
öncelikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Güncel dökümanı ana döküman olarak tanımlayabilmek için öncelikle güncel dökümanı kaydetmeniz gerekir.For at definere det nuværende dokument som et master- dokument, skal det først gemmes.
Güncel dökümanı ana döküman olarak tanımlayabilmek için öncelikle güncel dökümanı kaydetmeniz gerekir.För att definiera aktuellt dokument som huvuddokument måste det först sparas.
Güncel dökümanı ana döküman olarak tanımlayabilmek için öncelikle güncel dökümanı kaydetmeniz gerekir.Para definir el documento actual como un documento maestro, antes debe guardarlo.
Güncel dökümanı ana döküman olarak tanımlayabilmek için öncelikle güncel dökümanı kaydetmeniz gerekir.Para definir o documento actual como sendo o documento- mestre, tem de ser gravado primeiro.
Güncel dökümanı ana döküman olarak tanımlayabilmek için öncelikle güncel dökümanı kaydetmeniz gerekir.Per poter definire il documento attuale come principale, deve prima essere salvato.
Güncel dökümanı ana döküman olarak tanımlayabilmek için öncelikle güncel dökümanı kaydetmeniz gerekir.Pour définir le document courant comme document maître, vous devez auparavant l'enregistrer.
Güncel dökümanı ana döküman olarak tanımlayabilmek için öncelikle güncel dökümanı kaydetmeniz gerekir.Sla eerst uw huidige document op voordat u het definieert als een hoofddocument.
Güncel dökümanı ana döküman olarak tanımlayabilmek için öncelikle güncel dökümanı kaydetmeniz gerekir.Um das aktuelle Dokument als Master-Dokument festzulegen, muss es zuerst gespeichert werden.
Güncel dökümanı ana döküman olarak tanımlayabilmek için öncelikle güncel dökümanı kaydetmeniz gerekir.Για να ορίσετε το τρέχον έγγραφο ως κύριο, πρέπει πρώτα να αποθηκευτεί.
Güncel dökümanı ana döküman olarak tanımlayabilmek için öncelikle güncel dökümanı kaydetmeniz gerekir.Документът трябва първо да бъде записан, за да може да бъде основен документ.
Güncel dökümanı ana döküman olarak tanımlayabilmek için öncelikle güncel dökümanı kaydetmeniz gerekir.Перед тем, как делать текущий документ главным, сохраните его.
Güncel dökümanı ana döküman olarak tanımlayabilmek için öncelikle güncel dökümanı kaydetmeniz gerekir.Щоб зробити поточний документ головним, його слід спочатку зберегти.
Güncel dökümanı ana döküman olarak tanımlayabilmek için öncelikle güncel dökümanı kaydetmeniz gerekir.現在の文書をマスター文書に設定するには、先に文書を保存してください。
Güney oluyordu, öncelikle Afrika'daki bu kablolar.Afrika in aanmerking.
Güney oluyordu, öncelikle Afrika'daki bu kablolar.주로 아프리카에 설치했습니다.
Güney oluyordu, öncelikle Afrika'daki bu kablolar.Norte e Sul, sobretudo estes cabos até à África.
Güney oluyordu, öncelikle Afrika'daki bu kablolar.Zato so se osredotočili na sever in jug. V glavnem so to bili ti kabli do Afrike.
Güney oluyordu, öncelikle Afrika'daki bu kablolar.Севера и Юга, основно тези кабели, които свързваха Африка.
Güney oluyordu, öncelikle Afrika'daki bu kablolar.לצפון ולדרום, בעיקר כבלים אלה לאפריקה.
Güney oluyordu, öncelikle Afrika'daki bu kablolar.الشمال والجنوب، بالأساس تلك الكابلات الموجهة إلى أفريقيا.
Güney oluyordu, öncelikle Afrika'daki bu kablolar.しかし私が驚いたのは サイモンの 並外れた地理的な想像力でした
Güvenli, modern ve bütünleşmiş bir demiryolu ağının inşası, AB’nin en önemli önceliklerinden biridir.A biztonságos, modern és integrált vasúti hálózatok kiépítése az EU fő prioritásai közé tartozik.
Güvenli, modern ve bütünleşmiş bir demiryolu ağının inşası, AB’nin en önemli önceliklerinden biridir.A construção de uma rede ferroviária segura, moderna e integrada é uma das grandes prioridades da UE.
Güvenli, modern ve bütünleşmiş bir demiryolu ağının inşası, AB’nin en önemli önceliklerinden biridir.Byggandet av ett säkert och modernt integrerat järnvägsnät är en av EU:s viktigaste prioriteringar.
Güvenli, modern ve bütünleşmiş bir demiryolu ağının inşası, AB’nin en önemli önceliklerinden biridir.Die Errichtung eines sicheren, modernen integrierten Eisenbahnnetzes zählt zu den Hauptprioritäten der EU.
Güvenli, modern ve bütünleşmiş bir demiryolu ağının inşası, AB’nin en önemli önceliklerinden biridir.Gradnja varnega in sodobnega skupnega železniškega omrežja je ena glavnih prednostnih nalog EU.
Güvenli, modern ve bütünleşmiş bir demiryolu ağının inşası, AB’nin en önemli önceliklerinden biridir.Opbygningen af et sikkert, moderne og integreret jernbanenet er blandt de opgaver, EU prioriterer meget højt.
Güvenli, modern ve bütünleşmiş bir demiryolu ağının inşası, AB’nin en önemli önceliklerinden biridir.Turvallisen, nykyaikaisen ja yhteentoimivan rautatieverkon rakentaminen on yksi EU:n painopisteistä.
Güvenli, modern ve bütünleşmiş bir demiryolu ağının inşası, AB’nin en önemli önceliklerinden biridir.Výstavba bezpečné moderní integrované železniční sítě je jednou z hlavních priorit EU.
Güvenli, modern ve bütünleşmiş bir demiryolu ağının inşası, AB’nin en önemli önceliklerinden biridir.Изграждането на безопасна, модерна и интегрирана железопътна мрежа е един от основните приоритети на ЕС.
Hadi bakalım giriyoruz... Şimdi, öncelikle- beni duyduğundan eminim ki- size bir şey açıklamak istiyorum.Rồi, trước hết... và tôi chắc rằng ông nghe tôi bởi bây giờ--
Hadi yapalım. Öncelikle burada bir nokta var.Да започнем с тази точка тук.
Hepsini unutun. Öncelikler var, acil olanlar var.모든 것을 잊어버려요. 우선, 급히 해야할 일이 있습니다.
Hepsini unutun. Öncelikler var, acil olanlar var.תשכחו את כל זה. יש עדיפות, יש דחיפות.
Hepsini unutun. Öncelikler var, acil olanlar var.انسى كل ذلك. هناك أولوية، وهناك أمور ملحة.
Hepsini unutun. Öncelikler var, acil olanlar var.政治へ 急進化へ回帰せざるを得ません
Herkese günaydın. Kendimi- öncelikle son birkaç gündür burada olmak muhteşemdi.Posledních několik dnů na této konferenci bylo opravdu úžasných.
Herkese günaydın. Kendimi- öncelikle son birkaç gündür burada olmak muhteşemdi.Premièrement, j'aimerais dire que c'était simplement fantastique d'être parmi vous ces derniers jours.
Herkese günaydın. Kendimi- öncelikle son birkaç gündür burada olmak muhteşemdi.Siento que -- antes que nada, ha sido fantástico estar aquí durante estos días.
Herneyse, girişimcilerle çalışmanın bir sırrı vardır. Öncelikle, onlara mahremiyet teklif etmek zorundasınızJednak, by pracować z przedsiębiorcami, musisz im zapewnić dyskrecję.
Hızı bulmak için öncelikle dikey dönüş pistinin yarıçapını bulmalıyız.Abychom na to přišli, musíme zjistit, jaký má tato smyčka poloměr.
Hızı bulmak için öncelikle dikey dönüş pistinin yarıçapını bulmalıyız.כדי לעשות זאת, עלינו לדעת מהו הרדיוס של ה"לולאה".
Hızı bulmak için öncelikle dikey dönüş pistinin yarıçapını bulmalıyız.لنساعدكم في التوضيح , سوف نوضح ما نصف قطر هذه الحلقة
İlgi çekici çünkü, öncelikle, kadın çok güzel -- ama bu sizi çekici değil, sadece güzel yapar.E' glamour prima di tutto perché è bellissimo, ma questo non ti rende glamour, ti rende soltanto bellissimo.
İlgi çekici çünkü, öncelikle, kadın çok güzel -- ama bu sizi çekici değil, sadece güzel yapar.Es glamuroso, primero, porque ella es bella, pero eso no te hace ser glamurosa, eso sólo te hace ser bella.
İlgi çekici çünkü, öncelikle, kadın çok güzel -- ama bu sizi çekici değil, sadece güzel yapar.먼저 그녀가 아름답기 때문에 그렇습니다. 하지만 그게 여러분을 매력적으로 만들어주진 않습니다. 여러분을 아름답게 만들 뿐입니다.
İlgi çekici çünkü, öncelikle, kadın çok güzel -- ama bu sizi çekici değil, sadece güzel yapar.Ten eerste omdat ze mooi is -- maar dat maakt je niet glamoureus, dat maakt je alleen maar mooi.
İlgi çekici çünkü, öncelikle, kadın çok güzel -- ama bu sizi çekici değil, sadece güzel yapar.Бляскав е, първо, защото тя е красива, но това не стига за да си бляскав, това само те прави красив.
İlgi çekici çünkü, öncelikle, kadın çok güzel -- ama bu sizi çekici değil, sadece güzel yapar.Во-первых, потому что леди на картине до безумия красива, но это не делает её гламурной, она просто красива.
İlgi çekici çünkü, öncelikle, kadın çok güzel -- ama bu sizi çekici değil, sadece güzel yapar.הוא זוהר, ראשית, בגלל שהיא יפה, אבל זה לא גורם לך להיות זוהרת, זה רק גורם לך להיות יפה.
İlgi çekici çünkü, öncelikle, kadın çok güzel -- ama bu sizi çekici değil, sadece güzel yapar.إنها مبهرة، أولاً، لأن الإمرأة جميلة ولكن هذا لا يجعلك باهرا هذا فقط يجعلك جميلة
İlgi çekici çünkü, öncelikle, kadın çok güzel -- ama bu sizi çekici değil, sadece güzel yapar.でも美しいだけでは グラマーとは言えません 彼女は 優雅で神秘的で 浮世離れしています
İlk olarak, vasıtaya ihtiyaç duyar -- öncelikle bir karar vermemiz gerekir.Cere, în primul rând, o acţiune-- trebuia să fi făcut o decizie în primul rând.
İlk olarak, vasıtaya ihtiyaç duyar -- öncelikle bir karar vermemiz gerekir.Det kræver, for det første, handlen -- vi skal til at begynde med have taget en beslutning.
İlk olarak, vasıtaya ihtiyaç duyar -- öncelikle bir karar vermemiz gerekir.Először is szüség van tevékenységre -- elsősorban döntést kellett hoznunk.
İlk olarak, vasıtaya ihtiyaç duyar -- öncelikle bir karar vermemiz gerekir.Em primeiro lugar, agir — tivemos que ter tomado uma decisão.
İlk olarak, vasıtaya ihtiyaç duyar -- öncelikle bir karar vermemiz gerekir.En primer lugar, requiere de agencialidad, es decir, tuvimos que tomar una decisión.
İlk olarak, vasıtaya ihtiyaç duyar -- öncelikle bir karar vermemiz gerekir.Es verlangt als erstes Handungsfähigkeit - wir mussten initial eine Entscheidung treffen.
İlk olarak, vasıtaya ihtiyaç duyar -- öncelikle bir karar vermemiz gerekir.Ha bisogno, in primo luogo, di un'azione - dobbiamo prima di tutto aver preso decisioni.
İlk olarak, vasıtaya ihtiyaç duyar -- öncelikle bir karar vermemiz gerekir.Il nécessite, tout d'abord la capacité d'agir - nous avons dû prendre une décision en premier lieu.