öncelikle ile cümle

öncelikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Öncelikle, savaş öncesi tecrübelerinden faydalandı.Szybko zebrał swoje pierwsze doświadczenia wojenne.
Öncelikle yaşlıların yaşam koşullarını iyileştirme hedefi takip edilmektedir.Celem działania jest poprawa jakości życia osób starszych.
Basit yön tuşları ile karakteri öncelikle WC'den dışarı çıkarıp arabadaki haritayı almak gerekmektedir.Próbki należy zebrać rano przed kąpielą i skorzystaniem z toalety.
Öncelikle siyasi düzeni yeniden kurmaya girişti.Zaapelował o bezzwłoczne przywrócenie porządku demokratycznego.
Öncelikle tiyatroda çalıştı.Występował przede wszystkim w teatrze.
Öncelikle Qc1,c2,t formülü kurarız.Cechy C1, C2, ...
Alfabe kitabı öncelikle küçük çocuklar için tasarlanmış bir kitaptır.Ciekawe Dlaczego – seria książek przeznaczona głównie dla dzieci.
Ancak öncelikle çözülmeyi bekleyen bir gizem vardır: Siyah Gondolcu'nun kim olduğu.Dla początkujących nadaje się też szlak nad Czarny Staw Gąsienicowy.
Öncelikle hastalığın sebebinin kötü kokulu hava olduğu düşünüldü.Panowało wówczas bowiem powszechne przekonanie, że za chorobę odpowiada „złe powietrze”.
Korunma için öncelikle hayvan hastalığı ortadan kaldırılmalıdır.W przypadku zaobserwowania objawów choroby należy jak najwcześniej rozpocząć ochronę chemiczna.
Erben öncelikle bir halk şiiri koleksiyoncusu olarak bilinir.Pessoa znany jest przede wszystkim jako poeta.
Hadrianus öncelikle Roma'ya gitmedi.Hadrianus åkte först inte till Rom.
Öncelikle tiyatroda çalıştı.Hon arbetade huvudsakligen inom teatern.
Firmanın üretimi öncelikle sivil kullanım amacı taşımaktadır.Föreningens syfte ska huvudsakligen vara att främja allmännyttiga ändamål.
Power Rangerslar onu öncelikle casus sanmışlardır.De första esperantisterna var till övervägande del intellektuella.
Evlenecek kişinin bildiği varsa öncelikle o eve gidilir.Han säger att i så fall måste de i alla fall gifta sig först.
Öncelikle çocuğa destek gerekir.Umgänget är i första hand till för barnet.
Kast sistemindeki sınıflandırma öncelikle evlilik ve iş bölümüyle ilgilidir.Andra typer av marknadsföring fokuserar i första hand på varumärke och räckvidd.
Öncelikle piyano ile icra edilir.Trakterade främst piano.
Onun da öncelikle doğa olaylarıyla ilgilendiğini görüyoruz.Han fick tidigt ett intresse för naturföreteelser.
Öncelikle gelişmekte olan ülkelere ve Doğu Asya'ya yönelik idi.Företaget handlade företrädesvis med Östasien.
Öncelikle bu alan çizgileri pozitif yükten başlar ve negatif yükte biter.Fältlinjer startar på en positiv laddning och terminerar på en negativ.
Ana madde: Türk mutfağı Türk mutfağı, öncelikle Osmanlı'nın mutfağını miras almaktadır.Huvudartikel: Lankesiska köket Det lankesiska köket består först och främst av kokt eller ångat ris.
Geniş Cephe, öncelikle ilerlemeci politik partilerden oluşur.De ledande medlemmarna består huvudsakligen av tidigare medlemmar av Framstegspartiet.
Erginleri, öncelikle tapirde asalaktır.Avgående gods är främst gods i container.
Bu alandaki ilk üç bit iletişim öncelikleri yanımlanması içindir.Notera: En 13-polig föregångare till denna kontakt finns.
Genel dil bilimi alanı öncelikle temel araştırmalarla uğraşır.Dessa är statligt oberoende och inriktar sig främst på grundforskning.
Reichsführer unvanı öncelikle Joseph Berchtold tarafından 1926 yılında oluşturuldu.Посада рейхсфюрера була створена в 1926 році Йозефом Берхтольдом.
Çavdar öncelikle doğuda, merkezi ve kuzey Avrupa'da yetişir.Жито вирощується переважно в Центральній, Східній та Північній Європі.
Kamera arkasına geçişi öncelikle televizyon filmleri için olmuştur (1973).Предтечею цієї програми стала передача «За листами телеглядачів» (1973).
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.Найчастіше гастроентерит вражає дітей та мешканців країн, що розвиваються.
Paketi teslim ederken bu önceliklerin kullanılmasıyla öncelikli paketler diğerlerinden önce gönderilir.Але, як тільки всі пакети прибудуть, з них збирається первинне повідомлення.
Mahkeme öncelikle m.Перше судове засідання.
Öğrencilere öncelikle bunlar benimsetilir.Перше за все це були студенти.
Bu yayımlar öncelikle pul toplayıcılarına satış amacıyladır.Tiskovina je primárně určena pro členy ŽOP.
Erben öncelikle bir halk şiiri koleksiyoncusu olarak bilinir.Erben je znám především jako sběratel lidové poezie.
Alüminyum florür (AlF3) öncelikle alüminyum üretiminde kullanılan bir inorganik bileşiktir.Fluorid hlinitý (chemický vzorec AlF3) je anorganická sloučenina primárně používaná ve výrobě hliníku.
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.Gastroenteritida postihuje především děti a osoby žijící v rozvojových zemích.
Öncelikle tiyatroda çalıştı.Nejprve hrál v divadle.
Video oyunları, öncelikle oyuncunun oyundaki deneyimi için tasarlanır.Zabývejme se nejdříve strategiemi prvního hráče.
Uygulayıcı öncelikle yetkin bir rûhânî öğretmen ya da guru tarafından kabul edilmelidir.Nezkušení musí být zásadně jištěni zkušeným vůdcem nebo instruktorem.
Avcı uçakları öncelikle hava üstünlüğü kazanmak için silahlanmışlardır.Letoun byl primárně určen pro vybojování vzdušné nadvlády.
Öncelikle, savaş öncesi tecrübelerinden faydalandı.Zde získával první válečné zkušenosti.
Öncelikle problemle ilgili ölçüm yapılır ve sayısal veriler toplanır.Cílem je zjistit v čem spočívá problém a shromáždit potřebná data.
Ancak bu gelişme öncelikle ekonomik ilişkilerde sağlandı.Tento vývoj byl dán hlavně společenskou situací.
Erginleri, öncelikle Chaco marasında (Dolichotis salinicola) asalaktır.V zoo je chována vzácněji než mara stepní (Dolichotis patagonum).
Mobil Web öncelikle sayfalarda hafif yazı olarak kullanıldı.Vůz byl k dostání pouze v otevřené verzi.
Firmanın üretimi öncelikle sivil kullanım amacı taşımaktadır.Uplatnění této koncentrační zásady lze nalézt především v civilním procesu.
Öncelikle Avrupa'daki koyunları izlediler.Do těchto zemí byly ovce přivezeny z Evropy.
Bu öncelikle elleri yıkamak ve maske takmak yoluyla başarılabilir.To zahrnuje zejména mytí rukou a nošení obličejových roušek či masek.
Tedavi öncelikle bu soruna yol açan kaynağın ortadan kaldırılması ile olur.V rámci léčby je v prvé řadě nezbytné včasné vysazení léku, který reakci způsobil.
Öncelikle üzeri kızarana kadar fırında pişirilir.Na pečivo se sype před jeho pečením.
Öncelikle çocuğa destek gerekir.Musíme umět být dítěti oporou.
Öncelikle etiketleme uygulamalarında kullanılır.Este folosit în principal pentru aplicații de etichetare.
Heterokromi öncelikle genetik ya da edinilen olarak sınıflandırılır.Heterocromia este clasificată în principal prin debutul acesteia: este fie de natură genetică fie dobândită.
Nüfusun %12.2' sini oluşturan 5 yaşından büyük 34 milyon kişi evinde öncelikle İspanyolca konuşmaktadır.34 de milioane sau 12,2% a populației cu vârsta mai mare de cinci ani folosesc spaniola în uzul familial.
Öncelikle Ted kendisini suçlar.Ion se omoară întâi.
Öncelikle siyasi düzeni yeniden kurmaya girişti.Unii oameni politici au presat pentru redeschiderea procesului.
Aripiprazol öncelikle şizofreni veya bipolar bozukluk tedavisinde kullanılır.Quetiapina este utilizată în principal pentru a trata schizofrenia sau tulburarea bipolară.
Genel dil bilimi alanı öncelikle temel araştırmalarla uğraşır.De aceea domeniile de cercetare se așteaptă sa fie mai apropiate de cercetarea fundamentală.

İlgili Sayfalar