öncelikle ile cümle
öncelikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Önceliklerinden biri Christopher Street Liberation Day ("Christopher Street Özgürlük Günü")'i planlamak idi.Uma de suas primeiras prioridades foi planejar o "Liberation Day" na rua Christopher.
Buradan denklemi türetebilmek için, öncelikle denge hali ifade edilir, pij=-pδij.Para entender como isto foi derivado, notemos primeiro que no equilíbrio, pij=-pδij.
34 ifadesini hesaplamak için, öncelikle, 34 = 81 ifadesini hesaplarız.Para calcular 34 neste grupo, primeiro calculamos 34 = 81, e então dividimos 81 por 17, obtendo o resto 13.
Okulun kurulduğu yıllarda hemen hemen tüm müzik okulları öncelikle klasik müziğe odaklanmaktaydı.Na época de sua fundação quase todas as escolas de música eram focadas no ensino da música clássica.
Stäubli müşterilerini, öncelikle ortağı olarak kabul eder.Geralmente, podem servir como sua principal parceira.
Öncelikle tiyatroda çalıştı.Trabalha principalmente em teatro.
Öncelikle Kur'an tahsili görmüş, daha sonra hadise yönelerek hadis çalışmalarına başlamıştır.Em conseqüência disso, cegou-o e em seguida começou a executar os nobres que haviam testemunhado o ato.
Öncelikle olay yeri güvenliği sağlanmalıdır.Primeiro, temos o fato de que o terrorismo funciona.
Grandin öncelikle görsel bir düşünür olduğunu iddia ediyor ve kelimelerin onun ikinci dili olduğunu söylüyor.Fanon assumiu uma postura construtivista, acreditando que a língua é o que forma o nosso mundo.
Öncelikle belirtilmelidir ki, anayasa, farklı anlamlara sahip bir terimdir.Polissemia: É a propriedade que uma mesma palavra tem de apresentar vários significados.
M20 öncelikle komuta ve keşif aracı olarak kullanıldı.O M20 foi uma variante produzida como blindado de escolta, comando e reconhecimento.
1938'de Nazi baskısının artmasıyla, öncelikle Tokyo ve Şangay aracılığıyla ABD, Los Angeles'a iltica etmiştir.Em 1938, fugindo da perseguição nazista, emigrou via Tóquio e Xangai para Los Angeles, nos Estados Unidos.
Bu bilgisayar kategorisi öncelikle 1980'lerde ve 1990'ların ortalarında varoldu.Isso foi feito com os primeiros computadores dos motores em 1980 e 1990.
Aripiprazol öncelikle şizofreni veya bipolar bozukluk tedavisinde kullanılır.Aripiprazol é utilizado principalmente para o tratamento da esquizofrenia ou distúrbio bipolar .
Bu çalışmalar öncelikle ailesel türlere yönelmiştir.Esse tipo de lesão ocorre principalmente nos membros.
Erginleri, öncelikle tatularda asalaktır.Esses recém-chegados eram principalmente tecelões.
Öncelikle etrafında güvenilir adamlar olmalıdır.As pessoas devem ser confiantes.
Köyün ekonomisi öncelikle tarıma dayanmaktadır.A economia da cidade baseia-se principalmente no sector terciário.
İlçenin ekonomisi öncelikle turizme dayalıdır sonrasında sırasıyla tarım ve hayvancılık gelir.Outrora, antes da chegada do turismo se desenvolver, a região vivia da agricultura e da pecuária.
Müze öncelikle Sovyet Uzay Programı'na odaklanır.Dentre outras coisas, gerencia o programa espacial australiano.
Yani, öncelikle bireyin yazgısını ve kurtuluşunu dikkate alır.E que, sobretudo, dá-lhe o controle sobre as vinhas e as prensas.
PCIe öncelikle Intel tarafından desteklenmektedir.Este projeto é patrocinando pela Intel.
Şubat 2019 itibariyle, bu kanalların 28'i öncelikle İngilizce içerik üretmektedir.Em março de 2019, vinte e oito dos cinquenta canais produziram principalmente conteúdo em inglês.
Bu öncelikle elleri yıkamak ve maske takmak yoluyla başarılabilir.Dit wordt vooral bereikt met handen wassen en het dragen van mondkapjes.
Fraunhofer çiftinin aksine, öncelikle bir negatif lensi pozitif bir lens takip eder.In tegenstelling tot het Fraunhoferdoublet is de eerste lens negatief en de tweede positief.
Niang, öncelikle Fransa'nın genç millî takımlarında mücadele etmiştir.N'Gog is vooral belangrijk voor de Franse jeugdploegen.
Hadrianus öncelikle Roma'ya gitmedi.Hadrianus was op de eerste plaats in Rome actief.
Belgeler, öncelikle Atina şehir-devletine odaklanmış, tutarsız ve parçalarına ayrılmıştır.De documentatie is onsamenhangend en versnipperd en richt zich allereerst op de stadsstaat Athene.
Yağışın oluşabilmesi için öncelikle bulutun olması gerekir.Voor de vorming van onweer moet er allereerst sprake zijn van wolkenvorming.
Topu kullanmak için öncelikle pencere olan yüzü aşağıda tutulmalıdır.Om de bal te gebruiken, moet het venster aanvankelijk naar beneden gericht zijn.
"Tasarruf öncelikle bir etik anlayışın sonucudur.“Illustreren is in eerste instantie een intellectuele oefening.
İhraç edilen şarap öncelikle Almanya'da tüketilmiştir.De hiervan gemaakte eenvoudige wijn werd in Duitsland met andere wijnen versneden.
1959 yılında Douglas DC-7F varyantını öncelikle kargo uçağı amacıyla üretmiştir.In 1957 werd de Douglas DC-7C Seven Seas voor het eerst gebruikt op langeafstandsvluchten.
Öncelikle normal kuvvetin neden ilk olarak aşağıya doğrulacağını görelim.Vandaar dat het zeker bij lage powersettings zaak is regelmatig de aanwezigheid hiervan te checken.
Başlangıç bölümü öncelikle eğlence dünyasının beğenisine sunuldu.Maar toch bleef de inhoud van het tijdschrift voornamelijk gewijd aan de amusementswereld.
Bu çalışmalar öncelikle ailesel türlere yönelmiştir.De Parentalia waren in eerste instantie familiefeesten.
Öncelikle üç aylık bir okula hazırlık programı kapsamına alınacaklardır.De statuten voorzagen in een drie weken durende voorbereidende school.
Öncelikle mahallenin adının anlamını açıklayarak köy tarihini inceleyelim.De herkomst van de naam van het steegje moet worden gezocht in de vestinggeschiedenis van de stad.
Uygulayıcı öncelikle yetkin bir rûhânî öğretmen ya da guru tarafından kabul edilmelidir.Positieve projectie uit zich bijvoorbeeld in het aanvaarden van leiderschap of het aanvaarden van een leraar.
Öncelikle Almanya’nın demir dışalımı durdurulacaktır.Het stelt de doorbraak van de ijzeren vuist om Duitsland voor.
Öncelikle tiyatroda çalıştı.Zij speelt voornamelijk in het theater.
Bölgedeki girişimciler, kuracakları ticarî kuruluş için öncelikle bu ticaret odasına başvurmak zorundadır.De ondernemer moet zich eerst wel bij de Kamer van Koophandel laten inschrijven.
1935'ten itibaren Adenauer öncelikle Rhöndorf'ta içine kapanık bir biçimde yaşadı.Vanaf 1935 betrok hij met zijn gezin een woning in Rhöndorf.
Öncelikle yaşlıların yaşam koşullarını iyileştirme hedefi takip edilmektedir.Daarbij moet het welzijn van de slachtoffers voorop staan.
Erginleri ve nimfleri, öncelikle sığırlarda asalaktır.De mensen leggen er voorraadplaatsen van voedsel (voornamelijk granen) aan.
Öncelikle, bizim merkezi bir çizgiye böylesine yakınlaşmamız zor görünmektedir.Toch is het moeilijk om een van deze de titel van hoofdplaats toe te kennen.
Öncelikle grubun, hainin kim olduğuna karar vermesi gerekmektedir.Sefton besluit uit te zoeken wie de echte verrader is.
1938'de Nazi baskısının artmasıyla, öncelikle Tokyo ve Şangay aracılığıyla ABD, Los Angeles'a iltica etmiştir.In 1938 vluchtte hij via Tokio en Shanghai naar Los Angeles, om vervolging door de nazi's te voorkomen.
Öncelikle Kur'an tahsili görmüş, daha sonra hadise yönelerek hadis çalışmalarına başlamıştır.Zij wenkte hem haar te volgen en zij leidde hem naar het weiland waar zij het eerst was verschenen.
Mahallenin ekonomisi öncelikle tarıma dayalıdır.Het omliggende gebied is overwegend landelijk.
Erginleri, öncelikle pekari (Tayassu tayacu) üzerinde asalaktır.(17) Oto Jego byk pierworodny – cześć Jemu!
Öncelikle dünya yaşayan bir varlıktır.Świat, po pierwsze, jest żywym stworzeniem.
Bütün evreleri öncelikle tatularda (Dasypodidae) asalaktır.Każdy z rozdziałów zaczyna się od słowa 釋 shi – objaśniać.
Cevaplardan sonra kuşlar yola düşmek isterler öncelikle Hüdhüd onlara açıklayıcı bir konuşma yapar.Zapalano wtedy ognie oczyszczające, i zmuszano bydło, aby przeszło między nimi przed wyjściem na pastwisko.
Onun da öncelikle doğa olaylarıyla ilgilendiğini görüyoruz.Interesowała się głównie problematyką przyrodniczą.
Avcı uçakları öncelikle hava üstünlüğü kazanmak için silahlanmışlardır.Samoloty myśliwskie są głównym środkiem zdobywania przez siły zbrojne przewagi powietrznej.
Şekil bozukluğuna dayalı iptal davaları Anayasa Mahkemesince öncelikle incelenip karara bağlanır (Madde 149).Wznowienie postępowania oraz odmowa wznowienia postępowania następują w drodze postanowienia (art. 149).
Heterokromi öncelikle genetik ya da edinilen olarak sınıflandırılır.Zasada twórcza identyfikowana z pożywieniem lub materią w ogólności.
Yağışın oluşabilmesi için öncelikle bulutun olması gerekir.Aby mógł powstać deszcz, najpierw muszą wytworzyć się odpowiednie ilości chmur.
Öncelikle Avrupa'daki koyunları izlediler.Wcześniej również zjadano w Europie wiewiórki.