öncelikle ile cümle
öncelikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Anıt sözcüğü öncelikle geçmiş zamanları anımsatan bir yapıtı akla getirir.Tous les événements décrits précédemment semblent n'être qu'un vieux souvenir.
Mahkeme öncelikle m.Tribunal de première instance.
Öncelikle Negros ve Panay adalarında görülmüştür.Elle se rencontre à Panay et à Negros.
Ağ üzerindeki uygulamaları önceliklendirerek zaman kaybını azaltmayı hedefleyen bir ağ servisi.Augmenter l’efficacité du réseau en anticipant les interruptions de services.
Onun da öncelikle doğa olaylarıyla ilgilendiğini görüyoruz.Il commence alors à s'intéresser à l'histoire naturelle.
Öncelikle yaşı en büyük olan çocuk hakem olarak seçilir.En cas d'égalité c'est le plus âgé qui est élu.
Yaşam alanlarında çok sayıda birey bulunurken öncelikle ormanlarda görülürler.On les observe surtout en forêt.
Öncelikle çocuğa destek gerekir.L’aide internationale s'attarda en premier aux enfants.
Bunun içinse öncelikle güçlü bir merkezi hazineye gerek vardı.Mais pour cela, il fallait tout d'abord créer une terre ferme.
Öncelikle olay yeri güvenliği sağlanmalıdır.La sécurité doit passer avant tout.
Bu sebepten, yıldızları inceleyebilmek için, öncelikle sınıflandırmak gerekir.Pour la détermination des fréquences, les observations doivent d'abord être divisées en classes.
Öncelikle basılacak işin tasarımı yapılır.Le design de celui-ci doit avant tout être pratique.
Konferans öncelikle Windows 8 için Windows 8.1 güncellemesini açıklamak için kullanıldı.The conference was primarily used to unveil the Windows 8.1 update for Windows 8,.
Sıralamalar oluşturulurken öncelikle altın madalya üstünlüğü ilkesi dikkate alınmıştır.On compte d'abord les médailles d'or.
Elektriksel karakterleri hesaplayabilmek için, öncelikle bazı ölçülen değerleri belirtmek gerekir.Pour déterminer le nombre de calories quotidiennes, il faut avant tout se fixer une perte de poids précise.
Öncelikle onun adını ve adresini bul.Primero, averigua su nombre y dirección.
Sıhhiye: Sıhhiye sınıfı öncelikle arkadaş ekip arkadaşlarını canlandırmaya, iyileştirmeye odaklanmıştır.Médico: La clase médica está principalmente basada en curar y revivir compañeros de equipo.
Öncelikle Wenck'in öncülerinin bulunduğu yer neresi?.Primero, sobre el paradero de las puntas de lanza de Wenck.
Reichsführer unvanı öncelikle Joseph Berchtold tarafından 1926 yılında oluşturuldu.El título de Reichsführer fue establecido en 1926 por Joseph Berchtold.
Politik: Öncelikle güç ile ilgilenenler.La política, cuyo interés es principalmente en el poder.
Öncelikle, bizim merkezi bir çizgiye böylesine yakınlaşmamız zor görünmektedir.Primero, apenas alguna vez nos acercaremos bastante estrechamente con una línea tan central.
Şüphe, öncelikle bir yargıdan veya hükümden önce hissedilen tereddütle ortaya çıkar.Cuando precede a un adjetivo o a un adverbio.
Bu tür, öncelikle sadece çok bazik gölde büyüyen bir Cyanobacter olan Spirulina ile beslenir.Esta especie se alimenta principalmente de Spirulina, una cianobacteria que crece sólo en lagos muy alcalinos.
Erginleri, öncelikle pekari (Tayassu tayacu) üzerinde asalaktır.Entre sus obras se encuentran: Sobre la predestinación.
IBM öncelikle altı ana bilgisayar ve kırk adet ortak çevresel bilgisayardan oluşan bir seri piyasaya sürdü.IBM anunció inicialmente una familia de seis ordenadores y cuarenta periféricos.
Öncelikle nerede yanılgıya düştüğünü gösterdi, sonra kendi açıklamalarını aktardı.Le mostró en primer lugar dónde había pecado, y entonces le ofreció su explicación.
Polonya'ya saldırma niyetindeki Hitler'in öncelikle Çekoslovakya'yı bertaraf etmesi gerekiyordu.Hitler, empeñado en la guerra contra Polonia, Checoslovaquia, necesarias para eliminar en primer lugar.
Öncelikle etiketleme uygulamalarında kullanılır.Lo primero, honrar los principios de etiqueta.
Erginleri, öncelikle evcil ve yabani domuzlarda, sığırda asalaktır.Afecta principalmente a cerdo doméstico y salvaje y osos.
Harbiye, 1908 yılına kadar geçen süre içinde öncelikle piyade ve süvari subaylarını yetiştirmiştir.La Academia entrenaba principalmente artillería y oficiales de caballería hasta 1908.
Erginleri, öncelikle kara gergedan (Diceros bicornis) üzerinde asalaktır.Entre sus descendientes destacan; 1.
En Son Kullanılan (İngilizce: Least Recently Used): Öncelikle son zamanlarda en az kullanılan parçaları atar.El algoritmo Least Recently Used (LRU) descarta primero los elementos menos usados recientemente.
Bu tür durumlarda öncelikle cerrahi olarak bu fiziksel problemlerin giderilmesi gerekir.Se deben descartar primero estos trastornos mentales.
Öncelikle akışkanın sürekli olduğu kabul edilir.Se hace la suposición de que la frecuencia es constante.
Öncelikle köleliği tüm şatafatlı sembollerinden arındırır.En su interior custodia dos impresionantes Crucifijos.
Bu hastaneler öncelikle yanmış ve yanık hastalıkları olan çocuklara hizmet verir.Lo curioso del caso es que las chicas son quemadas vivas...
Stäubli müşterilerini, öncelikle ortağı olarak kabul eder.Remunerar a sus empleados como si fueran sus socios incentivos.
Öncelikle olay yeri güvenliği sağlanmalıdır.Ante todo, se debe tener en mente la seguridad de la pareja.
Öncelikle enerjisini iç savaşın neden olduğu olumsuzlukların tamirine verdi.Primero, existía descontento con la política real por la financiación de las guerras.
Biz bu emirdeki Rab isminden dersimizi alarak, öncelikle kendimizde tecelli eden ilâhî terbiyeyi okuruz.Y al honrarle a él, honramos lo mejor de nosotros mismos.
Bir eksende bir dönüş başlatılması öncelikle X ekseninin dönüş yapması gerekir.La gran diferencia es que aquí la entrada x se fija primero.
Önceliklerimizde onların istekleri ön sırada yer alacaktır.Entre sus principales fiestas, destacaremos.
Başlangıç bölümü öncelikle eğlence dünyasının beğenisine sunuldu.Ante todo quiero agradecer el cariño de la afición.
Cevaplardan sonra kuşlar yola düşmek isterler öncelikle Hüdhüd onlara açıklayıcı bir konuşma yapar.Los sátiros se dispusieron a encontrar el ganado, siguiendo sus huellas.
Öncelikle orijinal ve taze bir sesi vardı.Cuenta con canciones originales y clásicos.
Gruplama Parantezler işleçlerin(operatör) alan ve önceliklerini tanımlamak için kullanılır.Los paréntesis pueden usarse para definir el ámbito y precedencia de los demás operadores.
Afrika altın kedisi tırmanabilir ama öncelikle yerde avlanır.I gatti dorati africani sono in grado di arrampicarsi, ma cacciano prevalentemente sul terreno.
Mac OS 9.0.4 öncelikle USB ve FireWire desteği ile ilgili hata düzeltmelerin bir koleksiyonu oldu.Mac OS 9.0.4 era un set di risoluzione di bug principalmente collegati al supporto USB e FireWire.
Afrika yaban kedisi öncelikle fare, sıçan ve diğer küçük memelileri yer.Il gatto selvatico africano si nutre principalmente di topi, ratti e altri piccoli mammiferi.
Öncelikle meyve, etli kabuğundan ayrılır.Quando i frutti maturano lascia la sua sede.
Pers kuvvetleri öncelikle 200 civarında triremeye dayanıyordu.La forza persiana era basata principalmente su 200 triremi.
Polonya'ya saldırma niyetindeki Hitler'in öncelikle Çekoslovakya'yı bertaraf etmesi gerekiyordu.Hitler, che puntava alla guerra con la Polonia, necessitava di eliminare prima la Cecoslovacchia.
Öncelikle nerede yanılgıya düştüğünü gösterdi, sonra kendi açıklamalarını aktardı.Gli indicava in primo luogo in che cosa si ingannava, quindi gli forniva la propria spiegazione.
Önceliklerimizde onların istekleri ön sırada yer alacaktır.Metteremo al primo posto i loro interessi.
Hall, sirkadiyen ritimlerin mekanizmasını incelemek için öncelikle Drosophila ile çalıştı.Hall ha lavorato con la Drosophila principalmente per studiare il meccanismo dei ritmi circadiani.
Öncelikle rüzgar dalgaların oluşmasında başlıca bir faktördür.Il vento è il principale fattore nella creazione di onde di tempesta.
Öncelikle tiyatroda çalıştı.Lavorò soprattutto in teatro.
İtdalaşına girildiğinde öncelikle hedefin arkasına geçilmeye çalışılır.Appena avverte il pericolo attacca per primo.
Psikiyatristler, öncelikle doktordur.Il vero proprietario è uno psichiatra, il dott.
Kiev'de Babi Yar katliamı'nda Blobel, öncelikle sorumluydu.Blobel fu il principale responsabile del massacro di Babi Yar, presso Kiev.