öncelik ile cümle
öncelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bütçenizi sonuçlandırmaya öncelik verin.최종적으로 예산을 결정하기에 앞서
Bütçenizi sonuçlandırmaya öncelik verin.לפני שסוגרים את התקציב,
Bütçenizi sonuçlandırmaya öncelik verin.قبل وضع الصيغة النهائية لميزانيتك،
Bütçenizi sonuçlandırmaya öncelik verin.仲間のオーガナイザーに相談して アイデアと経験を分かち合うのが良いでしょう
Bütün bunlar bizi, önceliklerimizle ilgili düşündürmeye yöneltiyor.Apa yang terjadi ini membuat kita memikirkan prioritas kita.
Bütün bunlar bizi, önceliklerimizle ilgili düşündürmeye yöneltiyor.Ceea ce face asta e că ne pune să ne gândim la propriile noatre priorităţi.
Bütün bunlar bizi, önceliklerimizle ilgili düşündürmeye yöneltiyor.Ce que cela permet en réalité, c'est de nous faire réfléchir à nos priorités.
Bütün bunlar bizi, önceliklerimizle ilgili düşündürmeye yöneltiyor.Ciò che questo fa veramente è farci pensare alle nostre priorità.
Bütün bunlar bizi, önceliklerimizle ilgili düşündürmeye yöneltiyor.Co toto dělá je to, že nás to nutí přemýšlet o našich prioritách.
Bütün bunlar bizi, önceliklerimizle ilgili düşündürmeye yöneltiyor.Det, det virkelig gør, er, at det får os til at tænke over vores prioriteter.
Bütün bunlar bizi, önceliklerimizle ilgili düşündürmeye yöneltiyor.Điều này thực sự gây nhiều suy nghĩ về các ưu tiên của chúng ta.
Bütün bunlar bizi, önceliklerimizle ilgili düşündürmeye yöneltiyor.Isto obriga-nos a pensar nas nossas prioridades.
Bütün bunlar bizi, önceliklerimizle ilgili düşündürmeye yöneltiyor.이런 것이 진짜 하는 일은 우리로 하여금 우선순위에 대해서 생각하게 하는 것입니다.
Bütün bunlar bizi, önceliklerimizle ilgili düşündürmeye yöneltiyor.Lo que esto hace realmente es que pensemos en nuestras prioridades.
Bütün bunlar bizi, önceliklerimizle ilgili düşündürmeye yöneltiyor.Mindez arra késztet, hogy elgondolkozzunk a prioritásainkon.
Bütün bunlar bizi, önceliklerimizle ilgili düşündürmeye yöneltiyor.To rzeczywiście sprawia, że zaczynamy zastanawiać się nad naszymi priorytetami.
Bütün bunlar bizi, önceliklerimizle ilgili düşündürmeye yöneltiyor.Was hier passiert, ist, dass wir über unsere Prioritäten nachdenken.
Bütün bunlar bizi, önceliklerimizle ilgili düşündürmeye yöneltiyor.Wat dit doet is dat het ons laat nadenken over onze prioriteiten.
Bütün bunlar bizi, önceliklerimizle ilgili düşündürmeye yöneltiyor.І все це змушує нас задуматись над пріоритетами.
Bütün bunlar bizi, önceliklerimizle ilgili düşündürmeye yöneltiyor.Това всъщност ни кара да мислим за приоритетите си.
Bütün bunlar bizi, önceliklerimizle ilgili düşündürmeye yöneltiyor.Это заставляет нас по-настоящему задуматься о своих приоритетах.
Bütün bunlar bizi, önceliklerimizle ilgili düşündürmeye yöneltiyor.זאת חשיבה שמכריחה אותה להתמקד בסדרי העדיפויות שלנו.
Bütün bunlar bizi, önceliklerimizle ilgili düşündürmeye yöneltiyor.ان هذا ما عرضته يجعلنا نفكر باولوياتنا الشخصية .
Bütün bunlar bizi, önceliklerimizle ilgili düşündürmeye yöneltiyor.皆さんにも ご自分の優先順位を見ていただきたいのです
Bu uzun hikayeyi sadece özetlemek gerekirse: Öncelikle adalet kavramı, "aynı"lık kavramıyla aynı şey değildir.En bref : tout d'abord le concept de l'équité n'est pas le même que le concept d'identité.
Bu uzun hikayeyi sadece özetlemek gerekirse: Öncelikle adalet kavramı, "aynı"lık kavramıyla aynı şey değildir.Para resumir: en primer lugar, el concepto de equidad no es lo mismo que el concepto de uniformidad.
Bu uzun hikayeyi sadece özetlemek gerekirse: Öncelikle adalet kavramı, "aynı"lık kavramıyla aynı şey değildir.Per farla breve: prima di tutto, il concetto di equità non coincide col concetto di identità.
Bu uzun hikayeyi sadece özetlemek gerekirse: Öncelikle adalet kavramı, "aynı"lık kavramıyla aynı şey değildir.Röviden összefoglalva: először is az igazságosság fogalma nem ugyanaz, mint az azonosság fogalma.
Bu uzun hikayeyi sadece özetlemek gerekirse: Öncelikle adalet kavramı, "aynı"lık kavramıyla aynı şey değildir.W kilku słowach: po pierwsze, "sprawiedliwość" nie powinna być utożsamiana z "identycznością".
Bu uzun hikayeyi sadece özetlemek gerekirse: Öncelikle adalet kavramı, "aynı"lık kavramıyla aynı şey değildir.Дабы не растягивать: во-первых, концепция справедливости не есть концепция одинаковости.
Bu uzun hikayeyi sadece özetlemek gerekirse: Öncelikle adalet kavramı, "aynı"lık kavramıyla aynı şey değildir.Накратко: първо, понятието за честност не е същото като понятието за еднаквост.
Bu yüzden, biraz araştırma yaptım. Ve tarihi bir öncelik sırası olduğunu buldum.Così ho fatto alcune ricerche e ho scoperto alcuni precedenti storici.
Bu yüzden, biraz araştırma yaptım. Ve tarihi bir öncelik sırası olduğunu buldum.Jadi saya mencari tahu dan menemukan bahwa ada hal yang sama sebelumnya.
Bu yüzden öncelikle, insanların adilce oynamalarını sağlamalıyız.Menschen, die auf einer fairen Basis, That\'92s Nummer eins spielen. \
Bu yüzden, öncelikli olarak hiçkimse olmak çekici değil.Donc, au premier abord ce n'est pas attirant d'être Personne.
Bu yüzden, öncelikli olarak hiçkimse olmak çekici değil.Entonces, no está inicialmente atraída por ser nadie.
Bu yüzden, öncelikli olarak hiçkimse olmak çekici değil. Görüyorsun ya!Vagyis az elme eleinte nem vonzódik a senkiséghez.
Bu yüzden, öncelikli olarak hiçkimse olmak çekici değil.Quindi inizialmente non e' attratta dall'essere nessuno.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Allora per arrivarci, bisogna prima sbarazzarsi degli alberi.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Alors pour parvenir jusqu'à lui, il faut d'abord se débarrasser des arbres.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Así que para llegarle primero hay que deshacerse de los árboles
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.By ją wydobyć, najpierw trzeba usunąć drzewa.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Deci, pentru a-l obține trebuie să scapi mai întâi de copaci.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Dus om ze te winnen moet je eerst de bomen opruimen.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Então para lhe chegar primeiro temos que nos livrar das árvores.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Jadi untuk mendapatkannya, Anda perlu menyingkirkan pepohonan.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.그래서 그걸 얻으려면, 먼저 나무를 베어 내야 합니다.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Takže abyste se k ní dostali, musíte nejdříve vykácet ty stromy.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Takže ak sa k nej chcete dostať, musíte sa najskôr zbaviť stromov.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Um daran zu kommen, muss man zuerst die Bäume loswerden.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Vì để lấy dầu, trước hết bạn phải đốn bỏ các cây xung quanh.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Έτσι, για να την αποσπάσεις, πρέπει πρώτα να ξεφορτωθείς τα δέντρα.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Така че, за да стигнете до него, първо трябва да се отървете от дърветата.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.Чтобы добыть его, нужно сперва избавиться от деревьев.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.אז כדי להגיע אליו, ראשית יש להיפטר מכל העצים.
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.ولكي نستخرجه علينا اولاً ان نتخلص من الغطاء النباتي
Bu yüzden onu çıkartabilmek için, öncelikle ağaçlardan kurtulmanız gerekir.まず木を切り倒さなければなりません それから表土を剥がして
CA: Bu filmler öncelikli olarak sinemalarda gösterilen filmler değil herhalde?CA: 이 영화들은 극장에서 상영되는 게 아니지요?
CA: Bu filmler öncelikli olarak sinemalarda gösterilen filmler değil herhalde?CA : mais ce ne sont pas des films qui sont vus en premier lieu au cinéma ?
CA: Bu filmler öncelikli olarak sinemalarda gösterilen filmler değil herhalde?Te filmy nie są pokazywane w kinach?