öncelik ile cümle
öncelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu bir inkübütörün öncelikli görevidir.Aceasta este prima caracteristica a unui incubator.
Bu bir inkübütörün öncelikli görevidir.C'est la fonction première d'une couveuse.
Bu bir inkübütörün öncelikli görevidir.Dat is de belangrijkste functie van een couveuse.
Bu bir inkübütörün öncelikli görevidir.È questa la prima funzione di un' incubatrice.
Bu bir inkübütörün öncelikli görevidir.Ésa es la función primordial de una incubadora.
Bu bir inkübütörün öncelikli görevidir.Essa é a função principal de uma incubadora.
Bu bir inkübütörün öncelikli görevidir.Ez az elsődleges funkciója egy inkubátornak.
Bu bir inkübütörün öncelikli görevidir.Genau das ist die Hauptaufgabe eines Inkubators.
Bu bir inkübütörün öncelikli görevidir.Itulah fungsi utama dari sebuah inkubator.
Bu bir inkübütörün öncelikli görevidir.그게 인큐베이터의 첫번째 목적입니다.
Bu bir inkübütörün öncelikli görevidir.Takie jest główne zadanie inkubatora.
Bu bir inkübütörün öncelikli görevidir.To je hlavní funkcí inkubátoru.
Bu bir inkübütörün öncelikli görevidir.To je primárna funkcia inkubátora.
Bu bir inkübütörün öncelikli görevidir.Và đó là chức năng cơ bản của lồng nuôi trẻ đẻ non.
Bu bir inkübütörün öncelikli görevidir.Αυτή είναι η κύρια λειτουργία της θερμοκοιτίδας.
Bu bir inkübütörün öncelikli görevidir.Первостепенная задача инкубатора как раз и состоит в этом.
Bu bir inkübütörün öncelikli görevidir.Това е първичната функция на един кувьоз.
Bu bir inkübütörün öncelikli görevidir.Це якраз і є первинна функція інкубатора.
Bu bir inkübütörün öncelikli görevidir.זה הייעוד העיקרי של האינקובטור.
Bu bir inkübütörün öncelikli görevidir.وهذه هي الوظيفة الأساسية للحاضنة.
Bu bir inkübütörün öncelikli görevidir.しかし従来の保育器は
Bu bir öncelik değil!"Ce n'est pas une priorité. "
Bu bir öncelik değil!"Đây không phải là ưu tiên số một."
Bu bir öncelik değil!"Es hat keine Priorität."
Bu bir öncelik değil!"Ez nem egy prioritás.'
Bu bir öncelik değil!"Het is geen prioriteit."
Bu bir öncelik değil!"여기는 위험합니다. 센터는 우선사항이 아닙니다."
Bu bir öncelik değil!"Není to priorita."
Bu bir öncelik değil!"Nie je to priorita."
Bu bir öncelik değil!"Non è una priorità".
Bu bir öncelik değil!"Nu e o prioritate."
Bu bir öncelik değil!"To nie jest priorytet."
Bu bir öncelik değil!"Δεν είναι προτεραιότητα."
Bu bir öncelik değil!"Не ни е приоритет."
Bu bir öncelik değil!"Это не приоритет".
Bu bir öncelik değil!"אין עדיפות לכך."
Bu bir öncelik değil!"إنه ليس أولوية."
Bu bir öncelik değil!"ナジムディンは「お願いです せっかくですから
Bu boyutlar, Avrupa komşu ülkeler politikası önceliklerinde giderek daha fazla yansıtılmaktadır (29).Aceste dimensiuni sunt din ce în ce mai mult reflectate în priorităţile politicii europene de vecinătate (29).
Bu boyutlar, Avrupa komşu ülkeler politikası önceliklerinde giderek daha fazla yansıtılmaktadır (29).Changement climatique Nature et biodiversité
Bu boyutlar, Avrupa komşu ülkeler politikası önceliklerinde giderek daha fazla yansıtılmaktadır (29).Die aspecten vinden ook steeds vaker hun weerslag in de prioriteiten van het Europese nabuurschapsbeleid (29).
Bu boyutlar, Avrupa komşu ülkeler politikası önceliklerinde giderek daha fazla yansıtılmaktadır (29).Nämä ulottuvuudet heijastuvat yhä enemmän Euroopan naapuruuspolitiikan painopisteisiin (29).
Bu boyutlar, Avrupa komşu ülkeler politikası önceliklerinde giderek daha fazla yansıtılmaktadır (29).Te wymiary coraz bardziej są odzwierciedlane w priorytetach polityki sąsiedztwa Europy (29).
Bu boyutlar, Avrupa komşu ülkeler politikası önceliklerinde giderek daha fazla yansıtılmaktadır (29).Ti poudarki se vse bolj kažejo v prednostnih usmeritvah evropske politike do sosednjih držav (29).
Bu boyutlar, Avrupa komşu ülkeler politikası önceliklerinde giderek daha fazla yansıtılmaktadır (29).Tyto rozměry se stále více odrážejí v prioritách Evropské politiky sousedství (29).
Bu da eşittir 5x-2 Öncelikle bu biraz zor görülebilir..Hát ez első ránézésre már gyanús lehet...
Bu da eşittir 5x-2 Öncelikle bu biraz zor görülebilir..Pada kesan pertama, persamaan ini terlihat ruwet sekali.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.En el proceso, he recogido unos pocos fragmentos que me ayudan a verter algo de luz sobre este enigma.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.Ennek során összegyűjtöttem néhány töredéket, amelyek segítettek valamennyit megfejteni ebből a rejtvényből.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.În acest proces, am colectat câteva fragmente care mă ajută să clarific acest puzzle.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.In diesem Prozess sammelte ich ein paar Bruchstücke, um die Ungereimtheiten etwas ins Licht zu bringen.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.In het proces, verzamelde ik een paar fragmenten die me hielpen licht te werpen op deze puzzel.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.그 과정에서 ,이 퍼즐의 실마리를 찾는데 도움이 되는 조각들을 몇개 모았어요
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.Nel fare ciò, ho raccolto qualche frammento che mi ha aiutato a gettare luce su questo enigma.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.W trakcie procesu poszukiwania, zebrałam kilka faktów, które pomogły mi rzucić światło na tę zagadkę.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.Έτσι, συγκέντρωσα μερικά κομμάτια που με βοήθησαν να ρίξω λίγο φως σε αυτό το παζλ.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.В процессе я собрала несколько фрагментов, что пролили свет на эту загадку.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.Това ми помогна да събера няколко фрагмента, които ми помогнаха да осветля този пъзел.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.בתוך התהליך, אספתי לי רסיסים שונים שסייעו לי לשפוך מעט אור על החידה.
Bu davada öncelikle bu bilmeceye bir parça ışık düşürecek bir kaç kırıntı toplamıştım.و خلال تلك العملية, تمكنت من تجميع بضع القطع التي تساعدني أن القي الضوء على هذا البازل.