öncelik ile cümle
öncelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat öncelik genellikle Priestley'e verilir çünkü onun çalışması daha önce yayınlanmıştır.Odkritje se pogosteje pripisuje Priestleyu, ker ga je prvi objavil.
Flash ASAP (As Soon As Possible - Mümkün Olduğunca Çabuk) En büyük öncelik.ASAP je angleška kratica za As soon as possible (slovenščina Takoj ko bo možno, oz. čim prej).
Politik: Öncelikle güç ile ilgilenenler.Cilji: so posvečeni predvsem notranji politiki.
Helenistik ve Roma çağlarının şiirleri öncelikle kült egzersizinden ziyade edebi bir besteden oluşur.Poezija helenistične in rimske dobe je bila v glavnem sestavljena kot literarna in ne kultna vaja.
Vernon sert fakat teşvik edici bir insandı ve eğitimini bir öncelik haline getirdi.Vernon je bil strog in dosleden, a v podporo in je veliko dal na njeno izobrazbo.
Öncelikli tedavi yöntemi epinefrin enjekte edilmesidir ve enjeksiyon bazen başka ilaçlarla birleştirilebilir.Primarno zdravljenje je z injekcijo adrenalina, ostali ukrepi so pri tem komplementarni.
Sivas öncelikle bir tarım şehridir.Miliana je predvsem kmetijsko mesto.
Kazanç için öncelikle bir kolondaki tüm tahminlerin doğru olması gerekmektedir.Za dobiten listek je potrebno pravilno napovedati vse dogodke.
Öncelikle ülkemizde hızla yayılmış, sonra diğer ülkeleri fethetmiştir.Pozneje se je hitrost širjenja umirila, zajela pa je tudi druge države.
Erginleri, öncelikle Afrika mandasında, bazen de sığırda asalaktır.Tradicionalno jo nosijo arabski beduini, ponekod tudi kmetje.
Öncelikle ele aldığı konu, Almanya'nın Finlandiya'dan askerlerini çekmesini istemek oldu.Premirje je zahtevalo, da mora Finska iz svojega ozemlja pregnati vse nemške čete.
Hastaya öncelikle hastalığı nasıl kontrol edebileceği öğretilmektedir.Zdravnik mora pri bolniku najprej ugotoviti, katero bolezen ima.
Henüz konusu öncelikli olarak kelime ve imajlarla oynamaktı.Zgodnje izročilo se prenaša preko besed in podob.
Burada yapılacak iş, risklerin öncelik sırasına konmasıdır.Namen ocene tveganja je v prvi vrsti preprečevanje poklicnih tveganj.
Taylor ise öncelikli olarak üretim zamanını azaltmayı ele almıştır.Predvsem pa so pocenili popravila izdelkov.
Öncelikle iki karmaşık sayının eşitliğini verelim.Prvi dve enačbi se ujemata z enačbo krožnice.
Öncelikli (Priority) Aynı gün içinde.Sledi mu nedelja, 1. julij v času istega leta.
Öncelikle Castoriadis, düşünce ile gerçeklik arasındaki ilişkiyi " imge" kavramıyla değerlendirir.Malebranche je definiral resnico kot razmerje med idejami.
Reichsführer unvanı öncelikle Joseph Berchtold tarafından 1926 yılında oluşturuldu.Reichsfiurerio pareigos 1926 metais buvo sukurtos Jozefui Berchtoldui.
Öncelikli hedefi Belgrad (eski Macarca Nándorfehérvár) şehrinin sınır kalesiydi (Macarca végvár).Jo pirmasis tikslas buvo pasienio fortas Belgradas (senąja vengrų kalba Nándorfehérvár).
Öğrencilere öncelikle bunlar benimsetilir.Joms daugiausia priklausė moksleiviai.
Mahkeme öncelikle m.Procesas pirmosios instancijos teisme III dalis.
Resimdeki aramada öncelik A-B-C-D-E-F-G-H-I-İ-J şeklindedir.Šioje aišktelėje raidės dėstomos tokia tvarka: A-K-V-E-S-H-C-M-R-B-P-F.
Ukrayna endüstri bölgesi ilk öncelikti.Pagrindinis straipsnis – Ukrainos ekonomika.
Öncelikli var olan karakterler genellikle askerlerdir.Šie kariai dažniausiai yra pirmi puolėjai.
Başlangıç bölümü öncelikle eğlence dünyasının beğenisine sunuldu.Pirmuosius vaidmenis sukūrė mėgėjų spektakliuose Kelmės scenoje.
1998'in sonlarında tasarım öncelikle "işlevsel"di.1998 m. pabaigoje klubas visiškai prijungtas prie „Žalgirio“.
Araştıma öncelikle hayvanlar üzerinde yapılmalıdır.Daugiausia apsiriboja stuburinių gyvūnų tyrimu.
Hadrianus öncelikle Roma'ya gitmedi.Pats Delakrua niekuomet nesilankė Romoje.
Öncelikle çocuğa destek gerekir.Spręsdamas jis privalo vadovautis vaiko interesais.
Okulun kurulduğu yıllarda hemen hemen tüm müzik okulları öncelikle klasik müziğe odaklanmaktaydı.Nepaisant studijų, muzikos išmoko daugiausia pats.
Afrika yaban kedisi öncelikle fare, sıçan ve diğer küçük memelileri yer.Aafrika metskass sööb põhiliselt hiiri, rotte ja teisi väikseid imetajaid.
Albüm öncelikli olarak Bush yönetiminin Terörizmle Savaş'ı idare etmesinin eleştirileri üzerinde yoğunlaştı.Album keskendus põhiliselt Bushi valitsuse kritiseerimisele terrorismivastase sõja osas.
Fakat öncelik genellikle Priestley'e verilir çünkü onun çalışması daha önce yayınlanmıştır.Et Priestley avaldas oma leiud esimesena, siis peetakse teda tavaliselt esmaavastajaks.
13-19 yaş arasına gençlere öncelik vermektedir.ENTRUM on mõeldud 13–19-aastastele noortele.
Ekonomik olarak öncelikli hedef alınan iki alan ise enerji ve ulaşımdır.Edasi tulevadki valdkonnad, kus primaarenergia on oluline märksõna nii energia kui raha kokkuhoiu mõttes.
Ağır sanayiye de öncelik verildi.Tööstuses on esikohal rasketööstus.
Ancak bu gelişme öncelikle ekonomik ilişkilerde sağlandı.Prioriteediks kujunes eelkõige majanduslik koostöö.
Öncelikle iki karmaşık sayının eşitliğini verelim.See on kahe võrdkülgse kolmnurga kombinatsioon.
Programcı öncelikleri yapar ve veri yolu mevcut olduğu sürece alıcıya bildirir.Plaanur määrab prioriteedid ja edastab andmed vastuvõtjale niipea, kui siin vabaneb.
34 ifadesini hesaplamak için, öncelikle, 34 = 81 ifadesini hesaplarız.Nende joonmärkide koguarvuks on 81 (34 = 92).
Bugün, öncelikle kadınlar ve kızlar tarafından giyilmektedir.Kleiti kannavad tavaliselt naised ja tüdrukud.
Hiçbir şeye öncelik tanıma.Teadke, et mitte mingi hinna eest!
Sinop kalkınmada öncelikli iller arasındadır.Siinuslaine kuulub põhilainekujude hulka.
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.Immigratsioonipoliitikas tuleb juhinduda eeskätt riigis juba elavate inimeste heaolust.
Öncelikle yöneticilerin geçmişte elle yaptıkları işlerin miktarı büyük ölçüde azalmıştır.Esimesena kärbiti eelmise kuningate ajal liiga mõjukaks muutunud kõrgete ametnike võimu.
Korumacılık araçları arasında dış ticarete müdahale öncelik taşır.Väliskaubandusele kaasa aitamine kaitsetollidega.
Toplar tekrar standartlaştı ve manevra kabiliyeti tekrar öncelik kazandı.Kitarr aga parandati kiiresti ja tuurid jätkusid sama instrumendiga.
Öncelikle bağırsaklar içten ve dıştan temizlenir.Kired jagunevad otsesteks ja kaudseteks.
"% 1" isimli bir şablon zaten var. Lütfen öncelikle bu şablonu kaldırın.%1という名前のテンプレートは既に存在します。 先にそれを削除してください。
"% 1" isimli bir şablon zaten var. Lütfen öncelikle bu şablonu kaldırın.Aihio nimeltä ”% 1 ” on jo olemassa. Poista se ensin.
"% 1" isimli bir şablon zaten var. Lütfen öncelikle bu şablonu kaldırın.Eine Vorlage mit dem Namen„ %1“ existiert bereits. Bitte löschen Sie diese zuerst.
"% 1" isimli bir şablon zaten var. Lütfen öncelikle bu şablonu kaldırın.En mall som heter "% 1" finns redan. Ta först bort den.
"% 1" isimli bir şablon zaten var. Lütfen öncelikle bu şablonu kaldırın.En skabelon ved navn "% 1" eksisterer allerede. Fjern først denne.
"% 1" isimli bir şablon zaten var. Lütfen öncelikle bu şablonu kaldırın.Er is al een sjabloon met de naam "%1". Verwijder deze eerst.
"% 1" isimli bir şablon zaten var. Lütfen öncelikle bu şablonu kaldırın.Esiste già un modello chiamato « %1 ». Rimuovilo prima.
"% 1" isimli bir şablon zaten var. Lütfen öncelikle bu şablonu kaldırın.Există deja un fișier cu numele "% 1". Sînteți sigur că doriți să- l suprascriu?
"% 1" isimli bir şablon zaten var. Lütfen öncelikle bu şablonu kaldırın.Já existe um modelo chamado "% 1". Remova- o primeiro, por favor.
"% 1" isimli bir şablon zaten var. Lütfen öncelikle bu şablonu kaldırın.Soubor s názvem "% 1" již existuje. Opravdu jej chcete přepsat?
"% 1" isimli bir şablon zaten var. Lütfen öncelikle bu şablonu kaldırın.Un modèle nommé « %1 » existe déjà. _n Veuillez l'enlever d'abord.