öncelik ile cümle

öncelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onun da öncelikle doğa olaylarıyla ilgilendiğini görüyoruz.בנוסף, לרוב התעלמו מראיות הנוגעות לעניינים על-טבעיים.
1998'in sonlarında tasarım öncelikle "işlevsel"di.בתחילת 2008 סיימה את תפקידה ב"ארזים".
Niang, öncelikle Fransa'nın genç millî takımlarında mücadele etmiştir.בצעירותו, ניאנג שיחק בנבחרות הצעירות של צרפת.
Film çekimleri öncelikli olarak Portland Oregon'da yapıldı.עלילת הסרט מתרחשת בעיקר בפורטלנד שבאורגון.
Ancak öncelikle çözülmeyi bekleyen bir gizem vardır: Siyah Gondolcu'nun kim olduğu.מכאן מתחיל מסע דמיוני על מה נמצא שם בחור השחור.
Ancak o zaman RPZ kalan noktalar için öncelik tanır.הדבר אפשר גם את ראשית התיעוש במסגרת המוסדות האריסטוקרטיים המסורתיים.
Birliğin öncelikli amacı yarışlardaki güvenlik standartlarının artırılmasıydı.מטרתם הייתה להעלות את סוגיית הבטיחות באימונים לראש סדר היום.
Taylor ise öncelikli olarak üretim zamanını azaltmayı ele almıştır.בחייה, מילר עשתה מעט כדי לקדם את עבודת הצילום שלה.
Vali, James kardeşlerin yakalanmasını en öncelikli görevi olarak belirlemişti.קריטנדן מיקם את תפיסתם של האחים ג'יימס בראש סדר עדיפויותיו.
Hayattaki önceliklerini önce iş sonra kendisi sonra hayatındaki kadın şeklinde sıralamıştır.זמן קצר לפני מותה, אכן החלה לחיות כאישה.
Fakat öncelikli hedef Berlin'i almaktı.Първостепенната цел, обаче, е да се превземе Берлин.
Öncelikle Wenck'in öncülerinin bulunduğu yer neresi?.Първо: местонахождението на Венк.
Erginleri, öncelikle tepeli deve kuşlarında (Casuarius) asalaktır.Техните източни съседи са (бившите) Сорби.
Reichsführer unvanı öncelikle Joseph Berchtold tarafından 1926 yılında oluşturuldu.Титлата Райхсфюрер първоначално е създадена от Йозеф Берхтолд през 1926 година.
Yazılarında birkaç dil kullandı, fakat öncelikli olarak Latince, Fransızca ve Almanca dillerinde yazdı.Той пише на няколко езика, но най-вече на латински, френски и немски.
Epinefrin (adrenalin) anafilaksi için öncelikli tedavi yöntemidir.Адреналинът е основното лечение за анафилаксия.
Öncelikli tedavi yöntemi epinefrin enjekte edilmesidir ve enjeksiyon bazen başka ilaçlarla birleştirilebilir.Основното лечение е инжектиране на адреналин, който понякога се комбинира с други лекарства.
Öncelikle, mikrokristal yapıdaki grafite güçlü bir Sülfürik asit ve nitrik asit karışımı uygulanır.Първо микрокристален графит се обработва със силнокисела смес от сярна киселина и азотна киселина.
Bu aşama ahlaki ikilemler sırasında öncelikli olarak meydana gelir.Този втори етап започва при трагични обстоятелства.
Öncelikli amacı Dünya üzerindeki fakirlikle savaşmaktır.Световната банка е изложила като своя цел намаляването на бедността.
Engelli kişiler eşit fırsatlar derneğinin ilk önceliktir.Основен въпрос са здравните неравнопоставени възможности.
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.Гастроентеритът засяга главно децата и тези в развиващите се страни.
Diğer terimleri silindiğinde, geri kalanları konumları değişmiş, fakat öncelik sıraları değişmemiştir.На пръв поглед този модел не се различава от предшествениците си, но промените са много.
Uygulayıcı öncelikle yetkin bir rûhânî öğretmen ya da guru tarafından kabul edilmelidir.Длъжността може да се заема от хабилитиран преподавател (професор или доцент).
Araştıma öncelikle hayvanlar üzerinde yapılmalıdır.Те най-вече се били правени от животински материали.
Afganistan'da kadın haklarını savunmaya öncelik verdi.Под нейно лидерство се извоюват частични избирателни права за жените в България.
Öncelikli olarak yiyeceği parçalara ayırmak için tutmaya yararlar.Те се използват предимно за размачкване на храната преди преглъщане.
Önceliklerinden biri Christopher Street Liberation Day ("Christopher Street Özgürlük Günü")'i planlamak idi.Jedan od njegovih prioriteta bilo je planiranje "Dana oslobođenja Christopherove ulice" (engl.
Vizigot soylularının birçoğu Müslüman oldu ve yeni toplumdaki öncelikli pozisyonlarını korudular.Većina vizigotskog plemstva prelazi na islam i dobivaju privilegirani položaj u novom društvu.
Grandin öncelikle görsel bir düşünür olduğunu iddia ediyor ve kelimelerin onun ikinci dili olduğunu söylüyor.Tvrdi da prvenstveno razmišlja vizualno i da su riječi njezin drugi jezik.
Yörüngedeki Mir'in öncelikli amacı uzayda geniş ve yaşanabilir bir bilimsel laboratuvar sağlamaktır.Svrha ove stanice bila je omogućiti veliki i naseljivi znanstveni laboratorij u svemiru.
Öncelikli tedavi yöntemi epinefrin enjekte edilmesidir ve enjeksiyon bazen başka ilaçlarla birleştirilebilir.Lijek prvog izbora je injekcija adrenalina, koji se ponekad daje u kombinaciji s drugim lijekovima.
Rokoko, öncelikle bir dekoratif sanat ve iç mimarlık stili olarak ortaya çıkmıştır.Rokoko se prvo razvio kao dekorativna umjetnost u unutarnjem dizajnu.
Mide iltihabı öncelikle çocukları ve gelişmekte olan ülkelerde yaşayanları etkilemektedir.Gastroenteritis najviše pogađa djecu i stanovništvo zemalja u razvoju.
Erben öncelikle bir halk şiiri koleksiyoncusu olarak bilinir.Erben je najviše poznat kao sakupljač narodne poezije.
Bilginin değerlendirilebilmesi için öncelikle elde edilmesi gerekir.No prije svega trebamo najprije definirati što je to znanje.
Albüm öncelikli olarak Bush yönetiminin Terörizmle Savaş'ı idare etmesinin eleştirileri üzerinde yoğunlaştı.Album je u potpunosti bio posvećen kritiziranju Busheve vladavine i rata u Iraku.
Ancak öncelikli hedefimiz düşmanı yenmektir.Cilj bitke je poraziti protivnika.
Henüz konusu öncelikli olarak kelime ve imajlarla oynamaktı.Misal je bogato iluminiran slikama i inicijalima.
Ancak hastanın genel durumuna bakılarak hayatta kalmasının sağlanması öncelikli konudur.Najvažnija će mi briga biti zdravlje mojega pacijenta.
Öncelikle, bu resimlerin bazılarının renkli bazılarının ise siyah-beyaz olduğunu gözlemleyiniz.Sada su u boji premda se neki još uvijek izdaju crno-bijeli.
Eğitim, sağlık ve çevre konuları sosyal sorumluluğun öncelikli konularıdır.Zdravlje okoliša, društveno zdravlje i zdravlje na radu također su važna područja zdravstva.
Ağır sanayiye de öncelik verildi.Prevladava teška industrija.
Bunun içinse öncelikle güçlü bir merkezi hazineye gerek vardı.U tom slučaju potrebno je najprije napraviti središnje gnijezdo.
Öncelikli olarak moleküler gaz ile 200 yıl önce oluşmaya başlamıştır.Fosil je prikupljen u Formaciji Jiufotang, koja je nastala tijekom aptija, prije 120 milijuna godina.
Öncelikle, bizim merkezi bir çizgiye böylesine yakınlaşmamız zor görünmektedir.Po prvé, sotva sa niekedy dostatočne priblížime takejto centrálnej línii.
Ateşli silahların 13. yüzyılda kullanılmaya başlaması öncelikle askeri alanda oldu.V 13. storočí sa v boji používali najmä ľahké sečné zbrane.
Ancak bu gelişme öncelikle ekonomik ilişkilerde sağlandı.Táto zmena súvisí hlavne s ekonomickým vývojom.
Öncelikli olarak moleküler gaz ile 200 yıl önce oluşmaya başlamıştır.Prvé cicavce sa vyvinuli z plazov asi pred 200 miliónmi rokov.
Öncelikle iki karmaşık sayının eşitliğini verelim.Skúmajme najprv podmienky rovnováhy dvoch fáz.
Bu iş için karga öncelikle ormanda uygun alet arayışına başlar.Oblasť pôsobnosti drevospracujúceho priemyslu začína pri vyťaženej guľatine v lese.
Öncelikle meyve, etli kabuğundan ayrılır.Chlieb sa piekol prevažne z ražnej múky.
Bu yayımlar öncelikle pul toplayıcılarına satış amacıyladır.Dary sú primárne určené na nákup vybavenia serverov.
Tencteri ve Usipeteler öncelikler Sezar'a elçiler göndermişlerdir.Ľud a senát prenechali princepsovi svoje právomoci.
Öncelikle şehirde futbol tutkusu körüklenmişti.V meste vypukol futbalový ošiaľ.
Şu anda müze tüm Dünya öğrencilerinin ziyaretleri için öncelikli bir konumdadır.Tento kremeľský chrám je v súčasnosti cieľom návštev turistov z celého sveta.
Kredi hesaplama, kredi arayan herkesin öncelikle yapması gereken işlemdir.Účelový úver je každý úver, ktorého využitie je potrebné veriteľovi zdokladovať.
Onun da öncelikle doğa olaylarıyla ilgilendiğini görüyoruz.No a jeho pozornosť si zasluhovalo iba to, čo je prírodné.
Fakat, bu tanımlamanın yapılması için, öncelikle renklerin koordinat sisteminde gösterilmesi gerekir.V kartografii sa používa na určenie počiatku súradnicovej sústavy.
Bu yöntem öncelikle saraylarda krallara yapılan törenlerde uygulanmaktaydı.V tomto paláci sa uskutočnili prvé predstavenia Zarzuely určené pre kráľovský dvor.

İlgili Sayfalar