öncelik ile cümle
öncelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Farklı bir öncelik ile çalıştırRun with a & different priority
Çok düşük öncelikProcess NicenessVery low priority
Düşük öncelikProcess NicenessLow priority
Çok yüksek öncelikProcess NicenessVery high priority
Yüksek öncelikPriority ClassHigh priority
Düşük ÖncelikLow Priority
Yüksek ÖncelikHigh Priority
Düşük Öncelikli İletilerCommentLow Priority Messages
ÖncelikNumber of paralell connections to the mirrorPriority
Listenizde hiç alıcı yok. Öncelikle birkaç alıcı seçin ve tekrar deneyin. @ title: windowThere are no recipients in your list. First select some recipients, then try again.
Öncelik@ title: column percent completePriority
& Öncelik& Priority
Öncelik:% 1 subitem Secrecy: secrecyStringPriority: %1
Öncelik@ title: column to- do percent completedPriority
Standart kaynağınızı silemezsiniz. Lütfen öncelikle bir standart kaynak seçin.You cannot remove your standard resource. Please select a new standard resource first.
Standart kaynağı pasifleştiremezsiniz. Lütfen öncelikle bir başka standart kaynak seçin.You cannot deactivate the standard resource. Choose another standard resource first.
En Yüksek ÖncelikTop Priority
Orta ÖncelikMedium Priority
Öncelik YokNo Priority
En Yüksek Öncelik:Top Priority:
Orta Öncelik:Medium Priority:
Düşük Öncelik:Low Priority:
Öncelik Yok:No Priority:
Lütfen öncelikle sürüm A veya sürüm A ve B seçin.Please select revision A or revisions A and B first.
Tablo tasarımı boş olduğu için veri penceresine geçilemiyor. Öncelikle, tasarımınızı oluşturun.Cannot switch to data view, because table design is empty. First, please create your design.
Mevcut kartı öncelikli olarak işaretleyinMark current card as preferred
Gerçek zamanlı öncelik etkinRealtime priority enable
Gerçek zamanlı öncelikRealtime priority
Öncelik:% 1Priority: %1
Öncelik geçersizThe priority was invalid
Öncelikle kaldırmak istediğiniz bir ögeyi seçmek zorundasınız.You have to select an item which you want to remove first.
En Düşük ÖncelikLowest Priority
Normal ÖncelikNormal Priority
Şimdi kullanılabilir duruma gelen ve daha yüksek öncelikli olan% 1 aygıtına geçiliyor.Switching to the audio playback device %1 which just became available and has higher preference.
Berişa, yerel idarenin ademi merkeziyetinin bir numaralı öncelik olmaya devam ettiğini söyledi.Decentralisation of local government remains a top priority, Berisha said.
Sofya, her iki projeyi de öncelik olarak gördüğünü defalarca açıkladı.Sofia has repeatedly said that it considers both projects a priority.
Romanya, Daimi Olmayan Güvenlik Konseyi Üyesi Olarak Önceliklerini SıraladıRomania Outlines Priorities as Non-Permanent Security Council Member
Bulgaristan: Burgaz-Aleksandropolis boru hattı öncelik olmayı sürdürüyorBulgaria: Burgas-Alexandroupolis pipeline still a priority
Yeni kurallarda öncelikle tüketicinin korunması amaçlanıyor.The new regulations are primarily for consumer protection.
Öncelikler listesinde BM savaş suçlarıyla işbirliğinin olmaması hemen dikkati çekiyor.Notably absent from the priority list is co-operation with the UN war crimes tribunal.
Fakat bunun üstesinden gelinebilmesi için öncelikle ortada plan olmalı," dedi.But ... the plan has to be there and to work off of it."
SETimes: Makedonya’nın dış siyasetteki öncelikleri neler?SETimes: How would you define the foreign- policy priorities of Macedonia?
Bu bağlamda İttifak üyeliği önceliklerimiz arasında yer alıyor.Thus, the membership of the Alliance is one of the priorities.
Yetkililer, halkı bu sorunlar hakkında bilgilendirmenin öncelik olduğunu söylüyorlar.Keeping the public informed about these issues is a priority, officials say.
Bir diğer öncelik de emekli maaşlarının yeniden hesaplanması oldu.Another top priority was the recalculation of pensions.
Yolsuzlukla mücadele Avrupa ortaklığının kilit öncelikleri arasında yer alıyor.The fight against corruption is a key European partnership priority.
Çevreci gruplar, öncelikle enerji tasarrufunun daha iyi hale getirilmesi gerektiğini savunuyorlar.Improved energy savings should come first, the environmental groups argue.
Bakan, bu alanda orta vadeli bir strateji geliştirmenin başlıca öncelik olduğunu söyledi.Pollo said developing a mid-term strategy in the field is a top priority.
Belge, amacın daha ziyade acil eylem gerektiren öncelikli öğeleri vurgulamak olduğunu belirtiyor.Rather, it added, the purpose is to highlight priority items for immediate action.
Öyle ki bu konu, öncelikler listesinde AB üyeliğinin hemen ardından ikinci sırada yer alıyor.However, the public does not share their enthusiasm.
Türk Hükümetinden AB Katılımına Birinci Derece ÖncelikTurkish Government Sets EU Accession as Top Priority
Öncelikle, yeni anayasanın Meclis'ten nasıl geçebileceği, oldukça tartışmalı bir konu olmaya aday.First, how will the new constitution be passed?
Southeast European Times: Öncelikle Belgrad Belediyesi Gazetecilik Ödülü için tebrikler.Southeast European Times: First, congratulations on the Journalist's Award of the City of Belgrade.
SETimes: Şu anda hangi davalar öncelikli?SETimes: Which cases have priority at the moment?
Seçim suçu davaları da öncelikli.Election offence cases are also a priority.
Konuttan sonraki öncelik eğitim.After housing, the next priority is education.
Belgede sıralanan başlıca öncelikler arasında savunma sisteminde yeniden yapılandırma da yer alıyor.Defence restructuring is one of the major priorities outlined in the document.
Bu arada PNL, bu fikri öncelik olmadığını söyleyerek küçümsedi.The PNL, meanwhile, has downplayed the idea, saying it is not a priority.
SNSD ve SDS önceliklerinin anayasa reformu ve NATO olduğunu söylüyorlar.The SNSD and SDS say their priorities are constitutional reform and NATO.
Belgrad için en öncelikli konu, kaçırılan ve kayıp kişiler sorunu olacak tabii ki.The question of the kidnapped and missing will certainly be the highest priority for Belgrade.