önceleri ile cümle

önceleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Daha önceleri binalar ve mimari hakkında yazıyordum ve mimariyle ilgili yazmak belirli varsayımlara dayanır.Раніше я завжди писав про архітектуру, про будівлі, і ця писанина базується на певних припущеннях.
Daha önceleri binalar ve mimari hakkında yazıyordum ve mimariyle ilgili yazmak belirli varsayımlara dayanır.תמיד כתבתי בעיקר על אדריכלות, על בניינים, וכתיבה על אדריכלות מבוססת על הנחות מסוימות.
Daha önceleri binalar ve mimari hakkında yazıyordum ve mimariyle ilgili yazmak belirli varsayımlara dayanır.كنت دائما أكتب بالأساس عن المعمار، عن البنايات، والكتابة عن المعمار مبنية على الافتراضات.
Daha önceleri binalar ve mimari hakkında yazıyordum ve mimariyle ilgili yazmak belirli varsayımlara dayanır.つまり建物について執筆してきましたが それにはある前提条件が根底にあります 建物が建つと「場所」となり
Dean Ornish: "Önceleri uzun bir süre defterlere notlar yazdım."Al principio y por un buen tiempo, escribía mensajes en libretas.
Dean Ornish: "Önceleri uzun bir süre defterlere notlar yazdım.Dean Ornish: " Trong một khoảng thời gian dài ban đầu, tôi đã viết các tin nhắn trên các cuốn ghi chú.
Dean Ornish: "Önceleri uzun bir süre defterlere notlar yazdım.'No princípio, durante muito tempo, escrevi mensagens em cadernos.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Aber am Anfang wurde dies als eine moralisch sehr problematische Sache gesehen, lange bevor es lustig wurde.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.De kezdetben ezt egy erkölcsileg erősen problémás dolognak tartották, még mielőtt mulatságossá vált volna.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.하지만 그 시작에서, 이건 도덕적으로 매우 큰 문제가 되었습니다. 그저 재미가 되어버리기 훨씬 전에 말입니다.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Ma all'inizio era vista come una cosa moralmente problematica, molto prima che diventasse divertente.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Maar in het begin werd dit gezien als moreel verwerpelijk, lang voordat het grappig werd gevonden.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Mais au début, c'était vu comme quelque chose de moralement problématique, bien avant que ça devienne drôle.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Men i begyndelsen blev det set som en problematisk moralsk ting, lang tid før det blev morsomt.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Na początku to był duży problem moralny, długo zanim zaczęto się z tego śmiać.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Nhưng ban đầu, nó được xem như là 1 vấn đề về mặt đạo đức, trước khi nó trở nên khôi hài.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Pero en un principio fue visto como un problema ético antes de que se convirtiera en algo divertido.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.Αλλά αυτό θεωρούταν αρχικά πολύ προβληματικό, πολύ πριν γίνει αστείο.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.В самом начале все это смотрелось через ракурс морали, задолго до того, как это стало просто забавным.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.И в началото на това са гледали като на нещо неморално, много преди да стане забавно.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.אבל בהתחלה, זה נראה כמו תחום מאוד בעייתי מוסרית, הרבה לפני שזה היה מצחיק.
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.لكن في البداية, كانت تعتبر كمشكلة أخلاقية جداً قبل أن تصبح مضحكة بوقت طويل
Fakat ilk önceleri, komik hale gelmesinden çok önce, bu ahlaki açıdan çok problemli birşey olarak görüldü.奇妙なことになるずっと以前のことです そして ジョン D ロックフェラーが現れました
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.A gdy wstąpił w łódź, prosił go on, co był opętanym, aby był przy nim.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.A když vstoupil na lodí, prosil ho ten, kterýž trápen byl od ďábelství, aby byl s ním.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.A keď vchádzal do lode, prosil ho ten predtým posadlý, žeby bol s ním.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Comme il montait dans la barque, celui qui avait été démoniaque lui demanda la permission de rester avec lui.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.E, entrando ele no barco, rogava-lhe o que fora endemoninhado que o deixasse estar com ele.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.In ko stopi v ladjo, ga zaprosi oni, ki je bil obseden, da sme ostati ž njim.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Ja hänen astuessaan venheeseen se riivattuna ollut pyysi häneltä saada olla hänen kanssaan.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.예수께서 배에 오르실 때에 귀신 들렸던 사람이 함께 있기를 간구하였으나
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Lúc Ngài đương bước vào thuyền, người trước đã bị quỉ ám xin ở lại với Ngài.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Lúc_Ngài đương bước vào thuyền , người trước đã bị quỉ ám xin ở lại với Ngài .
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Mentre risaliva nella barca, colui che era stato indemoniato lo pregava di permettergli di stare con lui
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Mikor pedig a hajóba beszállott vala, a volt ördöngõs kéré õt, hogy vele lehessen.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.När han sedan steg i båten, bad honom mannen som hade varit besatt, att han skulle få följa honom.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Og da han gikk i båten, bad den besatte om å få være med ham.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Og da han gik om Bord i Skibet, bad den, som havde været besat, ham om, at han måtte være hos ham.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Pe cînd Se suia El în corabie, omul care fusese îndrăcit Îl ruga să -l lase să rămînă cu El.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Und da er in das Schiff trat, bat ihn der Besessene, daß er möchte bei ihm sein.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Και οτε εισηλθεν εις το πλοιον, παρεκαλει αυτον ο δαιμονισθεις να ηναι μετ' αυτου.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.И когато влизаше в ладията, тоя, който бе по-напред хванат от бесове, Му се молеше да бъде заедно с Него.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.И когда Он вошел в лодку, бесновавшийся просил Его, чтобы быть с Ним.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.І як увійшов Він у човен, просив Його той, що був біснуватий, щоб бути з Ним.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.ויהי ברדתו אל האניה התחנן אליו האיש אשר היה אחוז שדים לתתו לשבת עמו׃
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.ولما دخل السفينة طلب اليه الذي كان مجنونا ان يكون معه.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.耶 穌 上 船 的 時 侯 、 那 從 前 被 鬼 附 著 的 人 、 懇 求 和 耶 穌 同 在
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.耶穌 上船 的 時侯 、 那從 前 被 鬼 附著 的 人 、 懇求 和 耶穌 同在
Işığın tüm tayflarını görebiliyoruz, önceleri görünmez olan dünyaları aydınlatıyoruz.Chúng ta có thể nhìn với mọi phổ ánh sáng. hé lộ ra các thiên thể mà trước đây chưa từng nhìn thấy.
Işığın tüm tayflarını görebiliyoruz, önceleri görünmez olan dünyaları aydınlatıyoruz.Kita dapat melihat seluruh spektrum cahaya, yang memperlihatkan dunia yang sebelumnya tidak terlihat.
Işığın tüm tayflarını görebiliyoruz, önceleri görünmez olan dünyaları aydınlatıyoruz.우리는 빛의 모든 스펙트럼을 볼 수 있으며, 과거엔 보이지 않았던 세계를 밝혀내고 있습니다.
Işığın tüm tayflarını görebiliyoruz, önceleri görünmez olan dünyaları aydınlatıyoruz.Látunk a teljes fényspektrumon, felfedve az eddig láthatatlan világokat.
Işığın tüm tayflarını görebiliyoruz, önceleri görünmez olan dünyaları aydınlatıyoruz.Nous pouvons voir à travers tout le spectre lumineux, révélant des mondes jusqu'alors invisibles.
Işığın tüm tayflarını görebiliyoruz, önceleri görünmez olan dünyaları aydınlatıyoruz.Podemos observar a través de todo el espectro de luz revelando los mundos que antes eran invisibles.
Işığın tüm tayflarını görebiliyoruz, önceleri görünmez olan dünyaları aydınlatıyoruz.Potrafimy spoglądać przez całe widmo światła, odkrywać światy, wcześniej dla nas niewidzialne.
Işığın tüm tayflarını görebiliyoruz, önceleri görünmez olan dünyaları aydınlatıyoruz.Wir können über das ganze Lichtspektrum hinweg sehen und so Welten offenbaren, die vormals unsichtbar waren.
Işığın tüm tayflarını görebiliyoruz, önceleri görünmez olan dünyaları aydınlatıyoruz.Μπορούμε να δούμε όλο το φάσμα του φωτός και να αποκαλύψουμε κόσμους που πριν ήταν αόρατοι.
Işığın tüm tayflarını görebiliyoruz, önceleri görünmez olan dünyaları aydınlatıyoruz.Можем да погледнем през целия спектър на светлината, разкривайки светове, които преди са били невидими.
Işığın tüm tayflarını görebiliyoruz, önceleri görünmez olan dünyaları aydınlatıyoruz.Мы можем видеть во всём световом спектре, раскрывающем миры, прежде бывшие невидимыми.
Işığın tüm tayflarını görebiliyoruz, önceleri görünmez olan dünyaları aydınlatıyoruz.אנחנו יכולים לראות לרוחב כל המנעד של האור, לגלות עולמות שבעבר היו בלתי נראים.

İlgili Sayfalar