öncel ile cümle

öncel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Öncelikle cevaplanmasını istediğim bir sorum var.I have a question I'd like answered first.
Başka önceliklerim var.I have other priorities.
Öncelikli olarak yapacak bir şeyim var.I have something to do first.
Üç önceliğim var.I have three priorities.
Öncelik sırasına karar vermeliyim.I have to prioritize.
Öncelikle aramalıydım.I should've called first.
Öncelikle, yeterli paramız yok.To begin with, we don't have enough money.
Öncelikle Tom'u arasam iyi olur.I'd better call Tom first.
Öncelikle mangalı bodrumdan bahçeye taşımak zorundayız.First we have to carry the barbecue from the cellar out into the garden.
O tam bir ileri öncelik değil.That's not exactly a top priority.
Hayatta bazı öncelikler vardır.There are some priorities in life.
Öncelikle sormadan sizin herhangi bir şeyinizi asla ödünç almam.I'd never borrow anything of yours without asking first.
Yeni albüm daha yüksek bir önceliğe sahip.The new album has a higher priority.
Öncelikle bütün bu tohumları ekmek zorundayız.First of all, we have to plant all these seeds.
Ben senden daha farklı önceliklere sahibim.I have different priorities than you do.
Mutlu bir hayat öncelikle endişeden özgürlükten oluşur.A happy life primarily consists of freedom from worry.
Tom'a bunun bir öncelik olduğunu söyle.Tell Tom it's a priority.
Bir şey yapmadan önce öncelikle ders çalış!!!study first before doing anything!!!
Adını öğrenmeden ve yüzünü görmeden önceleri de sana âşıktım.Twice and thrice had I loved thee before I knew thy face or name.
Bu öncelikler meselesi.It's a matter of priorities.
Tom'un öncelikleri farklı.Tom's priorities are different.
Öncelikle bir fincan kahve alabilir miyim?Can I have a cup of coffee first?
Öncelikle bana özür dilemelisin.First, you need to apologize to me.
Onlara bunun bir öncelik olduğunu söyle.Tell them it's a priority.
Ona bunun bir öncelik olduğunu söyle.Tell him it's a priority.
Biz öncelikle onu bulmak zorundayız.We've got to find her first.
Tom her zaman kendine öncelik tanır.Tom always puts himself first.
Bu yüksek bir öncelik değil.It's not a high priority.
Amacımız öncelikle eğitimle ilgili.Our goal is primarily educational.
Onların farklı öncelikleri var.They have different priorities.
Farklı önceliklerimiz var.We have different priorities.
Tom'un öncelikleri nelerdir?What are Tom's priorities?
Senin önceliklerin nedir?What are your priorities?
Bizim önceliklerimiz hatalı.Our priorities are wrong.
O açıkça bir öncelik değilThat's clearly not a priority.
Ağrı yönetimi önceliktir.Pain management is the priority.
Bizim önceliğe ihtiyacımız var.We need to prioritize.
Açıkçası, bizim farklı önceliklerimiz var.Clearly, we have different priorities.
Ben seni affetmeden önce öncelikle hatanı kabul etmek zorundasın.You have to admit first your fault before I'll forgive you.
O, onun ona öncelikli tedavi vermesini istedi.He asked her to give him preferential treatment.
Senin öncelikli dilin nedir?What's your preferred language?
Öncelikle, bu bir yalan.To begin with, this is a lie.
Özel bir şey olmak İngiltere'nin ilk önceliği gibi görünüyor.Being something special seems to be Britain's first priority.
Tom'un başka öncelikleri var.Tom has other priorities.
O bir numaralı öncelik.That's the number one priority.
O bizim bir numaralı önceliğimiz.That's our number one priority.
İşleri öncelik sırasına koymamız gerekiyor.We need to prioritize things.
Benim yeni önceliklerim var.I've got new priorities.
O benim önceliklerimden biri değil.That is not one of my priorities.
O benim öncelikler listemde yüksek değil.That is not high on my list of priorities.
O bir öncelik değil.That isn't a priority.
Bu bir öncelik değil.This isn't a priority.
Depolama alanı bir öncelik değil.Storage space isn't a priority.
Diğer gezegenlerin sömürgeleştirilmesini en öncelikli konularımızdan biri yapmalıyız.We must make colonization of other planets one of our top priorities.
Diğer gezegenlerin sömürgeleştirilmesi bizim en öncelikli konularımızdan biridir.Colonization of other planets is one of our top priorities.
Şu anda başka önceliklerimiz var.We have other priorities at the moment.
Bunun bizim önceliklerimizden biri olması gerekir.This should be one of our top priorities.
Müşteri hizmetleri bizim en önemli önceliğimizden biridir.Customer service is one of our foremost priorities.
Önceliklerinizi belirlemeniz gerekir.You need to establish your priorities.
Önceliklerimizi doğru belirlemedik.We haven't set our priorities right.

İlgili Sayfalar