Siz ikiniz önceden birbirinizi tanımıyor musunuz?Don't you two already know each other?
Oturumlarımı önceden zamanlayabilirim.l can schedule my sessions in advance.
Söyleyeceğin her şeyi önceden biliyorum.I know beforehand everything you'll say.
Tom önceden Mary'ye ne satın almak zorunda olduğunu söyledi.Tom has already told Mary what she has to buy.
Bunu önceden okudunuz mu?Have you already read this?
Tom Mary'nin daha önceden ne yapacağını bildiği için şaşkın değildi.Tom wasn't surprised that Mary already knew what to do.
Tom önceden yediğini söylediğinde Mary'ye yalan söylüyordu.Tom was lying to Mary when he said he'd already eaten.
Mary bana onu daha önceden yaptığını söyledi.Mary told me she did that already.
Tom'un ne düşüneceğini önceden tahmin edemeyiz.We can't predict what Tom will think.
Tom bana o kitabı önceden okuduğunu söyledi.Tom told me that he's already read that book.
Belki de bunu daha önceden düşünmeliydin.Maybe you should have thought of this before.
Tom'a önceden bir mektup yazdın mı?Have you already written a letter to Tom?
Sami her detayı önceden planladı.Sami planned every detail in advance.
Tom'a ne yiyemediğimi önceden söyledim.I've already told Tom what I can't eat.
Onu yapamayacağını Tom'a önceden söyledim.I've already told Tom he can't do that.
Onu yapmak istemediğimi Tom'a önceden söyledim.I've already told Tom I don't want to do that.
Tom'a üç hafta daha Boston'da kalmayı planladığımı önceden söyledim.I've already told Tom I plan on staying in Boston for three more weeks.
Tom'a onu yapmak istediğimi önceden söyledim.I've already told Tom I want to do that.
Muhtemelen ne olacağını Tom'a önceden anlattım.I've already told Tom what'll probably happen.
Tiyatro için önceden bilet satın aldınız mı?Have you already purchased the tickets for the theater?
Tom'u önceden tanıdığını düşünüyorum.I think that you know Tom already.
O kitapların ikisini de önceden okudum.I've already read both of these books.
Onu önceden gördüm gibi hissediyorum.I feel like I've seen her before.
Ben önceden Avustralya'yı birkaç kez ziyaret ettim.I've already visited Australia several times.
Önceden kullanılmış bir mendili asla tekrar kullanmazdım.I would never use a previously used tissue again.
Önceden o başarılı bir adamdı.Previously, he was a successful man.
Geleceği önceden bilemeyiz.We can't predict the future.
Önceden başvuru yapmanıza gerek yok.You don’t need to apply in advance.
Önceden başvurman gerekmiyor.You don’t need to apply in advance.
Her şey önceden hazırlanmıştı.Everything was prepared in advance.
Fırını önceden 220 °C'ye ısıtın.Preheat the oven to 220 °C.
Fırını önceden iki yüz yirmi dereceye getirin.Preheat the oven to 220 °C.
Bana annesinin önceden bir doktor olduğunu söyledi.She told me her mother had been a doctor.
Başarımızı önceden gördü.He predicted our success.
Daha önceden cevap vermediğim için özür dilerim.I'm sorry for not having answered earlier.
Ancak, bir satıcı önceden dondurulmuş olarak satabilir.However, a vendor may sell them pre-frozen.
Hatta daha önceden John Bruckner 1768 yılında doğayı "süregelen bir yaşam ağı" olarak tanımlamıştır.Even earlier, in 1768 John Bruckner described nature as "one continued web of life".
Ayrıca önceden bir e-vize başvurusunda bulunabilirler.They may also apply for an e-visa in advance.
Bunu çok açık bir şekilde veya önceden gördüğünüz bir şeymiş gibi göstermek istemedim."I didn’t want to make it very obvious or like something you've seen before."
3 Eylül 2003'ten beri, Nasdaq Nordic'in (önceden OMX olarak anılan) bir parçası olmuştur.Since 3 September 2003, it has been part of Nasdaq Nordic (previously called OMX).
Palm Z22, Palm OS Garnet 5.4.9 ile önceden yüklenmiş olarak gelir ve yükseltilebilir değildir.The Palm Z22 came with Palm OS Garnet 5.4.9 preloaded and is not upgradable.
İsolde onu daha önceden bilmektedir.Surely he would have known earlier.
Kimi pazarlarda, telefonlar önceden yüklenmiş yerel haritalara sahip bir SD kart ile geldi.In some markets, the phones came with a SD card with preloaded local maps.
Hiçbir sinagog bulamadılar fakat oraya önceden varmış Yahudilerle karşılaştılar.They did not find a synagogue but eventually did find other Jews who had arrived earlier.
Bazı pazarlarda, telefonlar yerel haritalarla önceden yüklenmiş bir SD kartla satıldı.In some markets the phones were sold with an SD card preloaded with local maps.
Kuzey Amerika'da kaynatılmış pirinç ya satıştan önce kısmen ya da tamamen önceden pişirilmişdir.In North America parboiled rice is either partially or fully precooked before sale.
Önceden bir banka olan Gunzenhauser Müzesi, 1 Aralık 2007'de açılmıştır.The Museum Gunzenhauser, formerly a bank, opened on 1 December 2007.
Daha önceden Lipton markasına satılan ürünler şimdi Knorr ürün servisine aittir.Products previously sold under the Lipton brand are now being absorbed into the Knorr product line.
Fakat Jehan Barbur'un önceden albüm çıkarmak gibi bir niyeti yoktu.But Jehan Barbur had no intention of making an album initially.
Haber kanalı yayıncılığı, canlı ve önceden kaydedilmiş programlamanın bir kombinasyonudur.News channel broadcasting is a combination of live and pre-recorded programming.
Timberlake, Madonna'nın önceden hazırladığı kayıtların miktarından etkilendi.Timberlake was impressed by the amount of recording material Madonna would already have ready.
Nokia 500, önceden yüklenmiş Angry Birds uygulamasıyla birlikte gelir.The Nokia 500 comes with pre-loaded Angry Birds app.
David Samuels ve Khaled Abu Toameh'in açıklamasına göre, bu ayaklanma çok önceden planlanmıştı.David Samuels and Khaled Abu Toameh have stated that the uprising was planned much earlier.
Telefon Lumia Denim'i kutudan çıkartıyor ve Lumia Selfie ile önceden kurulmuş olarak geliyor.The phone offers Lumia Denim out of the box and comes pre-installed with Lumia Selfie.
Fakat performans önceden kaydedildi çünkü Bieber ödül törenine katılamadı.The performance was pre-recorded because Bieber could not attend the event.
Bir kara kutu modeli, önceden bilgili bir bilgi bulunmayan bir sistemdir.A black-box model is a system of which there is no a priori information available.
Önceden adı Helena'dır.She was originally named Helena.
Horowitz'in ölümüne doğru, CD'ler önceden yayınlanmamış materyalleri içeren şekilde basılmıştır.In the years following Horowitz's death, CDs were issued containing previously unreleased material.
Önceden Naha yüzyıllardır Okinawa'nın en önemli ve kalabalık yerlerinden biriydi.Before that Naha had been for centuries one of the most important and populous sites in Okinawa.
Elektron daha önceden J.J Thomson’un bizzat kendisi tarafından keşfedilmişti.The electron had already been discovered earlier by J.J. Thomson himself.