öncül ile cümle
öncül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Ale všecken Izrael i Juda miloval Davida, nebo vycházel i vcházel před nimi.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Ale wszystek Izrael i Juda miłował Dawida; bo on wychadzał i wchadzał przed nimi.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Ali ves Izrael in Juda je ljubil Davida, kajti hodil je ven in noter njim na čelu.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.dar tot Israelul şi Iuda iubeau pe David, pentrucă ieşea şi intra în fruntea lor.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.De az egész Izráel és Júda szereté Dávidot, mert õ elõttük méne ki és jöve be.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.온 이스라엘과 유다는 다윗을 사랑하였으니 그가 자기들 앞에 출입함을 인함이었더라
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.mais tout Israël et Juda aimaient David, parce qu`il sortait et rentrait à leur tête.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Mas todo o Israel e Judá amavam a Davi, porquanto saía e entrava diante deles.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Ma tutto Israele e Giuda amavano Davide, perché egli si muoveva alla loro testa
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Men hela Israel och Juda hade David kär, eftersom han var deras ledare och anförare.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.men hele Israel og Juda elskede David, fordi han drog ud til Kamp og hjem i Spidsen for dem.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Men hele Israel og Juda hadde David kjær; for det var han som drog ut og drog inn foran dem.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Mutta koko Israel ja Juuda rakasti Daavidia, koska hän lähti ja tuli heidän edellänsä.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Nhưng cả Y-sơ-ra-ên và Giu-đa đều yêu mến Ða-vít, bởi vì người ra trận trở về đứng đầu chúng.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Nhưng cả Y-sơ-ra-ên và Giu-đa đều yêu_mến Ða - vít , bởi_vì người ra trận trở_về đứng đầu chúng .
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Pero todo Israel y Judá amaban a David, porque él era quien salía y entraba al frente de ellos
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Tetapi seluruh Israel dan Yehuda sayang kepada Daud karena ia pemimpin yang banyak jasanya
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.Πας δε ο Ισραηλ και ο Ιουδας ηγαπα τον Δαβιδ, επειδη εξηρχετο και εισηρχετο εμπροσθεν αυτων.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.А весь Израиль и Иуда любили Давида, ибо он выходил и входил пред ними.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.А целият Израил и Юда обичаха Давида, понеже излизаше и влизаше пред тях.
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.וכל ישראל ויהודה אהב את דוד כי הוא יוצא ובא לפניהם׃
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.وكان جميع اسرائيل ويهوذا يحبون داود لانه كان يخرج ويدخل امامهم
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.但 以 色 列 和 猶 大 眾 人 、 都 愛 大 衛 . 因 為 他 領 他 們 出 入
Ne var ki, bütün İsrail ve Yahuda halkı Davutu seviyordu; çünkü Davut onlara öncülük ediyordu.但 以色列 和 猶大眾人 、 都愛 大衛.因為 他 領 他 們 出入
Nihayetinde bu, başka bir türe de dönüşebilir. Asıl soru, "Bu varyasyonun olmasına ne öncülük ediyor?" olacak.Una pregunta obvia es que conduce a un mitmekesisuseni.
Nükleer alanda başka öncüler de var.A nukleáris területen sok újító van.
Nükleer alanda başka öncüler de var.Dalam ruang lingkup nuklir, ada beberapa inovator
Nükleer alanda başka öncüler de var.Dans le domaine nucléaire, il y a d'autres innovateurs.
Nükleer alanda başka öncüler de var.En el mundo de lo nuclear, hay otros innovadores.
Nükleer alanda başka öncüler de var.In de nucleaire sector zijn ook andere vernieuwers.
Nükleer alanda başka öncüler de var.În domeniul nuclear mai sunt și alți inovatori.
Nükleer alanda başka öncüler de var.원자력 분야에서는 다른 혁신가들도 있죠.
Nükleer alanda başka öncüler de var.Na área nuclear, há outros inovadores.
Nükleer alanda başka öncüler de var.Nel ramo del nucleare ci sono altri innovatori.
Nükleer alanda başka öncüler de var.Są też inni innowatorzy w dziedzinie energii atomowej.
Nükleer alanda başka öncüler de var.Trong môi trường hạt nhân này, có rất nhiều nhà sáng tạo khác.
Nükleer alanda başka öncüler de var.V jaderných technologiích jsou další inovátoři.
Nükleer alanda başka öncüler de var.V jadrovom svete sú ďalší zlepšovatelia.
Nükleer alanda başka öncüler de var.Στον τομέα της πυρηνικής ενέργειας υπάρχουν και άλλοι καινοτόμοι.
Nükleer alanda başka öncüler de var.В ядерной области есть другие новаторы.
Nükleer alanda başka öncüler de var.В ядрената област има и други иноватори.
Nükleer alanda başka öncüler de var.У сфері ядерних досліджень існують інші новатори.
Nükleer alanda başka öncüler de var.בתחום הגרעין יש עוד ממציאים
Nükleer alanda başka öncüler de var.في المجال النووي، هناك مبتكرين آخرين.
Nükleer alanda başka öncüler de var.我々と同じくらい良い仕事をしているかどうかは分かりませんが
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir. İstihdam yaratmaktır.]A jutalom a fejlesztés...] [...az, hogy általad változik meg az emberek élete, hogy munkahelyet teremtesz.]
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir. İstihdam yaratmaktır.]Arbeitsplätze schaffen.
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir. İstihdam yaratmaktır.]Banen scheppen.]
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir. İstihdam yaratmaktır.]Creearea de locuri de muncă.]
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir. İstihdam yaratmaktır.]Las recompensas son la innovación...] [...cambiar la vida de la gente, crear empleos.]
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir. İstihdam yaratmaktır.]Η δημιουργία θέσεων εργασίας.]
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir. İstihdam yaratmaktır.]Създаване на работни места.]
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.Le ricompense portano innovazione...] [...cambiano la vita delle persone.
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.Odměnou je ta stálá inovace ...] [... která mění životy lidí.
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.Phần thưởng là dẫn dắt đổi mới...] [...thay đổi cuộc sống mọi người.
Ödüller yenilikçiliğe öncülük etmektir...] [... insanların yaşamlarını değiştirmektir.Винагородою є введення новацій...] [... зміна людських життів.
) Öncüller diğer maddelere neden olan kimyasal maddelerdir.Allmänna referenser: Europeiska kommissionen
) Öncüller diğer maddelere neden olan kimyasal maddelerdir.) Precursores são substâncias químicas que dão origem a outras substâncias.
) Öncüller diğer maddelere neden olan kimyasal maddelerdir.Señales medioambientales de la AEMA 2004
) Öncüller diğer maddelere neden olan kimyasal maddelerdir.Vraag naar personenvervoer,EU-15vraag naar vrachtvervoer ja