Almanya dünyada motorsporlarında öncü ülkelerden biridir.Tyskland är ett av världens ledande industriländer.
Kapalı alanlarda sigara içmenin yasaklanmasının öncüsü oldu.Det var förbjudet för kvinnor i rökrummet.
Kuzey Irlanda'da gerçekleşen Yurttaşlık Hakları Hareketi'nin öncülerindendir.Hon representerade medborgarrättsrörelsen i Nordirland.
80’lerin başında PERI ürünlerinde alüminyum kullanarak inşaat sektörüne öncülük etti.I början av 80-talet var PERI i täten gällande användning av aluminium inom formbyggnadsindustrin.
Her iki ülkenin öncül tasarımları V-2 gibi kısa menzilli füzelerdi fakat hızlıca ilerleme katettiler.Ранні конструкції обох країн були ракетами малої дальності, такими як V-2, але незабаром пішли поліпшення.
Gay Times, İngiltere'nin eşcinsel ve biseksüel erkeklere hitap eden öncü dergisi.Gay Times — журнал для геїв і бісексуалів Великої Британії.
Neptün gezegeninin keşfi konusunda öncülük yapmıştır.Брав участь у відкритті планети Нептун.
Bu özellikleri Zinedine Zidane için de öncü olmuştur.Його першим пропагандистом в арабському світі був Абу Йусуф Йакуб ал-Кінді (бл.
Rokkan aynı zamanda sosyal bilimler için bilgisayar teknolojisinin kullanımının öncülerindendir.Роккан також відомий як піонер по використанню комп'ютерних технологій в соціальних науках.
1960’ların diğer makaleleri, ekolojik teknolojiler konusunda yaratıcı düşüncelere öncülük etti.Інші есе, написані в 1960-і роки, вводили новаторські ідеї екотехнологій.
Şu anda Microsoft'da çalışmaktadır ve C# programlama dili mimarisinin öncüsüdür.Наразі працює у корпорації Microsoft, де є головним архітектором мови програмування C#.
Öncü Gençlik.Молодіжна першість.
1851 yılında ilk uluslararası satranç turnuvasının düzenlenmesine öncülük etti.У 1851 році організував перший міжнародний шаховий турнір, що відбувся в Англії.
Sekretin başlangıçta prosekretin olarak bilinen 120 amino asitlik öncü protein biçiminde üretilir.Секретин спочатку синтезується у вигляді білка - попередника 120 амінокислоти , відомого як prosecretin .
Grab, OS X'ın öncülerinden NextStep ve OpenStep'te de mevcuttur.Grab також працює в ОС-попередницях Mac OS X — NeXTSTEP і OPENSTEP.
Machine Head, New Wave of American Heavy Metal'in öncü gruplarından bir tanesidir.Machine Head вважають одним із перших гуртів нової хвилі американського хеві-металу.
Robert Koch tıbbi mikrobiyolojide bir öncü olmuş, kolera, şarbon ve verem üzerinde çalışmıştır.Роберт Кох був піонером медичної мікробіології, працюючи з такими хворобами, як холера, сибірка і туберкульоз.
Çoğu yan kanal saldırısı Paul Kocher'in öncülüğünü yaptığı istatistiksel metodlara dayanarak yapılmaktadır.Найпотужніші атаки сторонніми каналами покладаються на статистичні методи Пола Кохера.
Banach modern fonksiyonel analizin öncüsü ve Lwów Matematik Okulu'nun kurucusudur.Один з творців сучасного функціонального аналізу та львівської математичної школи.
Coğrafi Keşifler'in öncüsü İspanyollar ve Portekizliler olmuştur.Початок знайомства з астрономічними досягненнями греків та індійців.
Bu aynı zamanda dantelin sektörel boyut kazanmasına öncülük eder.Крім цього він навчився робити split jump на половину.
4A Engine'in geliştirilmesi firmanın popüler oyunu Metro 2033'ün geliştirilmesine de öncülük etmiştir.Також у цьому році студія 4A Games випустила гру Metro 2033.
İkinci Yeni şiir akımının öncülerindendir.Один з основоположників новітньої кримськотатарської поезії.
Bu kusurlu öncül evrenin sonsuz, hareketsiz ve homojen olmamasıydı.На той час вважали, що Всесвіт статичний, незмінний і вічний.
Daha sonra yeni örgütün kurulması için yapılan çalışmalarda bir öncü daha belirlenir.Замість колишнього союзу почалась підготовка до створення нової організації.
Ben ekoloji ve çocuklara yardım için öncülük ediyorum.Сприяння процесу соціалізації дітей та підлітків.
Yine Yaşar Üniversitesi'nin kurulmasına öncülük etmiştir.Статут відновлював університетське самоврядування.
Türk Eğitim Derneği ya da kısa adıyla TED, 1928 yılında Atatürk'ün kurulmasında öncülük ettiği bir dernektir.Турецька асоціація з освіти, або TED, - асоціація, яка була першопрохідником створення Ататюрка в 1928 році.
Sana öncülük etsinler diye Musa'yı, Harun'u, Miryam'ı ben gönderdim."Odsud uprchli před Mojžíšem a jeho následovníky.
Rokkan aynı zamanda sosyal bilimler için bilgisayar teknolojisinin kullanımının öncülerindendir.Rokkan je také znám jako průkopník využívání počítačových technologií v sociálních vědách.
10 Haziran 2014'te, beşinci uçan öncül üretim, T-50-5, indikten sonra ciddi bir motor yangınında hasar gördü.10. června 2014 byl pátý prototyp, letounT-50-5, vážně poškozen požárem motoru po přistání.
2010 yılında, Alicia Duffy'nin Bütün İyi Çocuklar filminde öncü rol oynadı.V roce 2010 se objevil v hlavní roli filmu Alicie Duffy, All Good Children.
Bu sektördeki diğer öncü ise Akhtar Hameed Khan'dır.K těmto průkopníkům patřil např. Akhtar Hameed Khan.
Akabinde Bose bitki fizyolojisinde birkaç keşfin öncülüğünü yapmıştır.Následně Bose učinil řadu pionýrských objevů v oblasti fyziologie rostlin.
Maddelerin mekaniğinin önemli kurucu ve öncülerinden biri Stephen Timoshenko’dur.Významným mechanikem byl Stepan Tymošenko.
Festival ilk defa 17 Mayıs 1984'te Lia van Leer'in öncülüğünde gerçekleştirildi.Založen byl 17. května 1984 izraelskou filmovou průkopnicí Liou van Leerovou.
Robert Koch tıbbi mikrobiyolojide bir öncü olmuş, kolera, şarbon ve verem üzerinde çalışmıştır.Robert Koch byl průkopníkem v oblasti lékařské mikrobiologie a studoval původce cholery, TBC a anthrax.
Aleksios, thelematarioi öncülüğünde bazı adamlarını gizli bir geçitten geçirerek şehre soktu.Alexios nařídil části svých mužů, aby jim udělali cestu do města tajnou chodbou.
Bu öncül hücreler, farklılaşmış olgun hücreye dönüşmeden önce birkaç bölünme döngüsüne girebilir.Prekurzorová buňka může před trvalou změnou v zralou dospělou buňku, podstoupit několik procesů dělení.
Kitle çizgisi Öncü parti Politbüro ^ Stalin, Jozef.Státní okresní archiv Most ČTVRTÍČEK, Josef.
Türk arkeolojisinin öncülerindendir.Patří mezi průkopníky irácké archeologie.
Glenn Luther Martin (17 Ocak 1886 – 5 Aralık 1955), Amerikalı havacılık öncüsü idi.Glenn Luther Martin (17. ledna 1886 – 5. prosince 1955) byl americký obchodník, pilot a průkopník .
En yaygın karotenoidler likopen ve A vitamininin öncülü olan β-karotendir.Nejvydatnějším zdrojem vitamínu A je β-karoten.
Tümdengelim öncül bilgilerden yeni sonuçlar çıkarmaktır.Jsou schopni ze známých skutečností vyvozovat nové závěry.
26 Mart - Suudi Arabistan öncülüğündeki Körfez ülkeleri Yemen’de Husilere karşı askeri müdahale başlattı.26. března – Saúdská Arábie zahájila vojenskou intervenci v Jemenu.
İnsan genomunda nöropeptid öncülerini kodlayan yaklaşık 90 kadar gen bulunur.V lidském genomu bylo objeveno přes 90 genů pro tyrosinkinázu.
Hastanede modern araştırmaların yürütülmesine öncülük etti.V areálu nemocnice bylo vybudováno moderní výukové centrum.
Amerikan fotoğrafçılığının öncülerinden sayılır.Má to cosi z americké pouliční fotografie.
Almanya bu alandaki gelişmelere öncülük etti.Německo provádí v těchto oblastech opatrnější okupační politiku.
Anarşistlerin öncülerine göre yapacakları propaganda yeniden gözden geçirilmeliydi.Mohou si tak v praxi vyzkoušet, jak se chodilo našim předkům.
Öncüller halihazırda bilinen ya da varsayılan olgulardır.Tvůj příchod je předpovězen a jsi poznán.
1851 yılında ilk uluslararası satranç turnuvasının düzenlenmesine öncülük etti.Roku 1855 zorganizoval první turnaj v kompozičním šachu v USA.
Elliot Smith ve arkadaşları bu kuramın öncüsüdür.Mac Taylor a jeho nejnovější parťák Det.
Master of Reality, heavy metal müziğin öncülerinden Black Sabbath'ın 1971 yılında çıkardığı albümleridir.Master of Reality je třetí album od legendární britské heavymetalové skupiny Black Sabbath vydané roku 1971.
Armonideki modern anlayışın öncüsüdür.Analytické zásady moderní harmonie.
Öncü Kitap.Knihy přední.
Kurum Azerbaycan'ın başbayanı Mehriban Aliyeva'nın öncülüğünde 10 Mayıs 2004 yılında kuruldu.Centrum bylo otevřeno prezidentem Ázerbájdžánu Ilhamem Alijevem (synem Hejdara Alijeva) 10. května roku 2012.
BDM öncülüğünde faaliyete geçerek erkek Hitler Gençliğinin bir kız yardımcı olarak 1930 yılında üye oldu.Po úspěších mezi juniory se stal v roce 1983 stabilním členem maďarské seniorské reprezentace.
Yine Yaşar Üniversitesi'nin kurulmasına öncülük etmiştir.Působil také při vzniku univerzitního revue Universitas.
Hu Shih ile Lu Sin, modern Çin edebiyatının öncüleri idi.Hu Shih și Lu Xun au fost pionierii literaturii moderne.