Ana içeriğe geç
Sözlük

ön ile cümle

ön kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Onu iyice düşünmem için bana biraz zaman ver.Give me some time to think it over.
Hatasını fark etmeden önce bir gündü.It was some time before he realized his mistake.
Onlar birbirleriyle çoğunlukla postayla iletişim kurarlar.They communicate with each other often by mail.
Gerçeği söyle, onlar karı-koca değiller.To tell the truth, they are not husband and wife.
Hiç kimse onu dinlemek için durmaz.No one stops to listen to him.
Fakat onlar bunu nasıl yapabilir?But how can they do this?
fakat onun ingilizce okumasıkötüydüBut he is bad at reading English.
Fakat bekar olmanın yararlarına rağmen, onlar birgün evlenmek istiyor.But in spite of the merits of being single, they do want to get married some day.
Ama onsuz devam ettik.But we carried on without him.
Ancak, onun kız arkadaşı bencil ve neredeyse Brian hakkında hiç endişelenmez.However, his girlfriend is selfish and hardly worries about Brian.
Ancak, onun sözlerine hiç inanılmadı.His words, however, were not believed at all.
Ama onlar buraya yarın gelecekler.But they will come here tomorrow.
Fakat onun uyarısını ihmal edemem.I cannot, however, neglect his warning.
Fakat çiftçi ona karşı çok nazikti ve ona çok şey öğretti.But the farmer was kind to him and taught him a lot.
Ama çiftçi ona gülümsedi.But the farmer smiled at him.
Her şeyi göz önüne alırsak, işler yolunda gitti.But all in all, things have gone well.
Ama onun bir işe ihtiyacı vardı.But he needed a job.
Onun Chicago'ya taşınma kararı bizi şaşırttı.Her decision to move to Chicago surprised us.
Onu son kez gördüğümden beri Shelly gerçekten büyümüş.Shelly's really filled out since the last time I saw her.
Jeff onun nerede olduğunu biliyor gibi görünüyor.Jeff seems to know where she is.
Jeff bir iş bulmadan önce üç ay boyunca kaldırımları arşınlamak zorunda kalmıştı.Jeff had to pound the pavement for three months before he found a job.
Jeff Kim'in ona bir doğum günü hediyesi için verdiği kravatı giydi.Jeff wore the tie which Kim had given him for a birthday present.
Jeff ve Mia boşanmayı önlemek için son bir çaba sarfediyorlar.Jeff and Mia are making a last ditch effort to avoid a divorce.
Jenny'den haber alırsan, onu görmek istediğimi ona söyler misin?If you hear from Jenny, could you tell her I would like to see her?
Jestler onlar tarafından kullanılmaz.Gestures are not used by them.
Jane onun ödevini yapıyor.Jane has been doing her assignment.
On bir yaşından beri, Jane filmlerde oyunculuk yapıyor.Jane has been acting in films since she was eleven.
Jane yine de onu almadı.Jane didn't buy it after all.
Jane onun Kyoto hakkında bildiği kadar çok Nara hakkında bilmiyor.Jane doesn't know as much about Nara as she does about Kyoto.
Jane daha önce Kar Ülkesi'ni okudu.Jane has read "Snow Country" before.
O ona yardım etmediği için Jane Bob'a kin besliyordu.Jane has it in for Bob because he didn't help her.
Jane soğuk algınlığını atlatmadan bir hafta önceydi.It was a week before Jane got over her cold.
Jane'in kolyesi onun büyük annesinden bir hediyedir.This necklace of Jane's is a gift from her grandmother.
Jane'e onun ikiz kız kardeşinden bahseder misin?Can you tell Jane from her twin sister?
Jane üç yıl önce kasabamıza geldi.Jane came to our town three years ago.
Jane odaya girer girmez öğrenciler onun etrafında toplandı.Jane had hardly entered the room when the students gathered around her.
Shakespeare'den bahsetmişken, sen hiç onun eserini okudun mu?Talking of Shakespeare, have you ever read his work?
Sally, Bill'le tamamen aynı fikirde değildi ama onu destekledi.Sally didn't exactly agree with Bill, but she supported him.
Sally ona bir noel hediyesi verdi.Sally gave him a Christmas present.
Sally bir gün önce aldığı kontak lensleri kaybetti.Sally lost the contact lenses she had bought the day before.
Sally'nin sınıf arkadaşları her zaman onu aptal yerine koyuyor.Sally's classmates are always making a fool of her.
On yıl daha çabucak geçti.Another ten years went by quickly.
On dakikalık bir başka yürüyüş bizi kıyıya getirdi.Another ten minutes' walk brought us to the shore.
Aksi durumda hava kararmadan önce oraya varamazsınız.Otherwise you won't get there before dark.
Sam on sekiz yaşındayken orduya katıldı.Sam joined the army when he was eighteen.
Teknik desteği aramadan önce Sıkça Sorulan Sorulara'ye göz atın.Take a look at the FAQ before you call tech support.
Sen samimi olmalısın, onlar sana bir arkadaş gibi davranırlar.You should be frank, and they will treat you as a friend.
Az önce telefon çalıyordu, değil mi?The telephone was just ringing, wasn't it?
Bir futbol takımı on bir kişiden oluşur.A soccer team consists of eleven players.
Bu önemsiz bir konu.It is a trivial matter.
Somon onun yumurtalarını taze suya serer.Salmon lay their eggs in fresh water.
İmzalamadan önce sözleşmeyi gözden geçirmelisin.You must look over the contract before you sign it.
Onu benim için imzalar mısın?Will you sign it for me?
Neyse ki, yangın çok ciddi olmadan önce söndürüldü.Fortunately, the fire was put out before it became too serious.
Onu sözlükte arayalım.Let's look it up in the dictionary.
Edgar Degas'la tanışalım ve onunla birlikte onun resimlerine bakalım.Let's meet Edgar Degas and look at his pictures with him.
Ebeveynlerin evliliğini onayladı mı?Did your parents approve of your marriage?
Önce bayanlar.Ladies first.
Yemekten önce ellerinizi yıkayın.Wash your hands before eating.
Onu senin takdirine bırakacağım.I will leave it to your judgement.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod