Ana içeriğe geç
Sözlük

ön ile cümle

ön kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onun tekrar yapmanı rica edebilir miyim?Could I ask you to do that again?
Onu bir kez daha okuyun.Read it once more.
Onu tekrar denedik ama başaramadık.We tried it again, but couldn't do it.
Lütfen onu bana tekrar göster.Please show it to me again.
Onu ikinci bir kez yap.Do it a second time.
Onları tekrar görmek istiyorum.I want to see them again.
Onun diğerini seçmesi çok akıllıca.It was very wise of her to choose the other one.
Diğeri onun kolunu kavradı.The other grasped his arm.
Artık onun hakkında konuşmayalım.Let's not talk about it any more.
Onun iyileşmesi uzun sürmeyecek.It will not be long before he gets well.
Onun kötü davranışlarına daha fazla katlanamam.I cannot put up with his bad manners any longer.
Onun terbiyesiz davranışlarına dayanamıyorum artık.I can't stand that nasty attitude of his any longer.
Onu artık erteleyemem.I can't put it off any longer.
Neredeyse saat on.It is almost ten o'clock.
Onlar zaten buradalar.They're already here.
Onun başka bir DTP çekimine ihtiyacı var.She needs another DPT shot.
Bir dakika önce biz kraliçe görmüş olabiliriz.One minute earlier, and we could have seen the Queen.
Onu bir kez daha söyler misin?Would you say it once more?
Saat zaten on bir. Şimdi gidiyor olmalıyım.It's already eleven o'clock. I must be leaving now.
Saat şimdiden on. Annem kızgın olmalı.It's already ten o'clock. My mother must be angry.
Artık onsuz yaşayamam.I can't live any longer without him.
Ondan usandım.I'm tired of it.
Onlar serada kavun yetiştirirler.They grow melons under glass.
Onlar kavun.They are melons.
Onlar Meksika'da İspanyolca konuşurlar.They speak Spanish in Mexico.
Onlardan her biri kendi paketini taşıyordu.Each of them carried their own pack.
Mary'nin ondan ayrılmak istediğini haber aldım.I got word that Mary wants to divorce him.
Mary'nin önümüzdeki ay bir bebeği olacak.Mary is going to have a baby next month.
Mary ona ne söyleyeceğini şaşırmış.Mary is at a loss what to say to him.
Mary, onun ilkokul günlerinde, bir öğretmen olmayı hayal ediyordu.In her elementary school days, Mary dreamed of becoming a teacher.
Mary şaşkınlıkla ona baktı.Mary stared back at him in surprise.
Mary artık onu asla görmemeye karar verdi.Mary decided never to see him any more.
Mary onu elinde tarttı.Mary weighed it in her hand.
Mary onlu yaşların sonlarına doğru USA'e gitti.Mary went over to the United States in her late teens.
Onunla tanıştığımda, Mary siyah bir kazak giyiyordu.Mary was wearing a black sweater when I met her.
Mary nereye giderse gitsin, koyunlar onu takip eder.Wherever Mary goes, the sheep follows her.
Elbette bana güvenebilirsin. Ben hiç daha önce seni yanlış yönlendirdim mi?Of course you can trust me. Have I ever given you a bum steer before?
Ben onurlu bir ölümü tercih ederim.I would prefer an honorable death.
Herkes onun kazanacağını umuyordu.Everyone hoped that she would win.
Herkes ona karşı samimi.Everyone is friendly to her.
Herkes ona Mac der.Everybody calls him Mac.
Herkes onun hikayesi tarafından çok heyecanlandı.Everybody was thrilled by his story.
Onların hepsi aynı.They are all the same.
Hepimiz ondan kuşkulanıyoruz.We are all suspicious about him.
Kimse ondan hoşlanmıyor.Nobody likes it.
Herkes onu göklere çıkardı.Everybody praised her to the skies.
Onların hiçbirinden hoşlanmıyorum.I don't like any of them.
Ben onların hiçbirini sevmiyorum.I don't like any of them.
Onların hepsi asabi.They are all irritable.
Onların hepsi onun şarkısı tarafından büyülendi.They were all charmed by her song.
Herkes ona Jeff der.Everyone calls him Jeff.
Herkese karşı kaba davranamazsın ve sonsuza dek onun yanına kalacağını bekleyemezsin.You can not be rude to everyone and expect to get away with it forever.
Hepimiz planı onayladık.All of us approved of the plan.
Herkes onun yanına oturmak istiyor.Everybody wants to sit beside her.
Herkes onun tarafından yapılan resimlere hayrandır.Everyone admires the pictures painted by him.
Herkes onun fikrini kabul etti.Everybody agreed with his idea.
Herkes onun hatasına güldü.Everybody laughed at his error.
Herkes ona karşı çıktı fakat her şeye rağmen Mary ve John evlendi.Every one opposed it, but Mary and John got married all the same.
Biz hepimiz onu izlerken nefesimizi tuttuk.We all held our breath while we watched it.
Herkes bana her zaman onu soruyor.Everyone always asks me that.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ön ile cümle - Sayfa 22 - ön kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App