Daha sonra Andropov'un bu süreçte ciddi şekilde hasta olduğu ve göz önünden çekildiği bildirildi.Później ujawniono, że w tym czasie Andropow był poważnie chory i zrezygnował z pokazywania się publicznie.
Caminin önünden Mithatpaşa Caddesi geçmektedir.Od strony ulicy nawę poprzedza przedsionek.
"Efendim, lütfen sen kulunun önünden git.Ulubiony ustrój Pana Boga, z przedm.
Black Comet her elli yılda bir Dünya'nın önünden geçmektedir.Kometa przybliża się do Słońca co 33 lata.
6 Haziran - Venüs Güneş'in önünden geçti.3 czerwca – przejście Wenus na tle tarczy Słońca.
Bir sonraki örtülme, Venüs'ün tekrar Spica'nın önünden geçeceği 2 Eylül 2197 tarihinde gerçekleşecektir.Nästa förmörkelse kommer att inträffa 2 september 2197, när Venus återigen passerar framför Spica.
İlk şehrin tüm nüfusunun kameranın önünden geçtiğini düşünelim.Уявіть, що все населення міста в 1 млн пройде перед камерою.
"Efendim, lütfen sen kulunun önünden git.Вийди і стань на горі перед лицем Господнім».
10 Kasım - Merkür gezegeni güneşin önünden geçti; dünyadan teleskopla görüldü.3 червня — Марсохід відобразив планету Меркурій, що проходить транзитом перед Сонцем.
Ayrıca aralarında Yahudilerin de olduğu yüzlerce kişiyi Nazi idam mangalarının önünden kurtardı.Zachránil tak stovky židovských spoluobčanů před smrtí.
Ayrıca gece saatlerinde Viyana Devlet Operası önünden kalkan N66 gece otobüsüyle ulaşım mümkündür.V noci se lze do čtvrti dostat noční autobusovou linkou číslo N89.
Gözünün önünden uçup giderek nasıl söndürdüm senin havanı.Mă vezi pe mine strigându-l pe al tău?
Birbir önünden biat ederek geçiyorlardı.Korábban szemben voltak egymással.
Suriye Eyyubiler ordusu Kahire önünden geri püskürtüldü.A nyugati intervenciós erőket kivonták Libanonból.
6 Haziran - Venüs Güneş'in önünden geçti.6. kesäkuuta – Venuksen ylikulku Auringon yli.
Suç istatistiklerine göre tren istasyonu önünden bisiklet çalmak en yaygın karşılaşılan hırsızlık türüdür.Belgialaisen tutkimuksen mukaan polkupyörävarkaus on levinnein rikollisuuden muoto Euroopassa.
Kızıl birlikler Kremlin'in önünden geçit töreni yaptılar ve doğru cephe hattına yürüdüler.Τα σοβιετικά στρατεύματα παρέλασαν μπροστά από το Κρεμλίνο και αμέσως μετά βάδισαν στο μέτωπο.
Garsonun yemeği adamın önünden almasına da engel olur.Οι αντιλοκάπρες μηρυκάζουν την τροφή τους.
"Efendim, lütfen sen kulunun önünden git.Ο Θεός να σε φωτίση να το κάμης από εδώ και εμπρός".
"Efendim, lütfen sen kulunun önünden git.Fremad, løs paa Fjenden for Konge og Fædreland!".
Kızıl birlikler Kremlin'in önünden geçit töreni yaptılar ve doğru cephe hattına yürüdüler.Sovjetiske tropper paraderede forbi Kreml og marcherede derefter direkte til fronten.
Antalas'ın adamları onların önünden kaçtı, Artabanes onları takip etmeyip, geri döndü.Antalas’ styrker ga straks etter og flyktet, men Artabanes nektet sine egne menn å følge dem.
2000 yılından itibaren toplumun gözü önünden çekilmiştir.Pada tahun 2000, ia keluar dari mata publik.
"Efendim, lütfen sen kulunun önünden git.Daulat tuanku, titah patik junjunglah.
Kilise'nin önünden bir dere geçmektedir.Kepalanya tertunduk di depan pintu gereja.
"Efendim, lütfen sen kulunun önünden git.Xin vì ngài mà bắt Quang hiệp, ắt Tú Lâm phải ra hàng."
6 Haziran - Venüs Güneş'in önünden geçti.6月8日 - 金星の太陽面通過。
"Efendim, lütfen sen kulunun önünden git.願わくは大王、早く渡ってください。
Daha sonra Andropov'un bu süreçte ciddi şekilde hasta olduğu ve göz önünden çekildiği bildirildi.后来才得知,安德罗波夫在这段时间得了重病,离开了公众视野。
"Efendim, lütfen sen kulunun önünden git.老師,請妳走出洞外。
Bir sonraki örtülme, Venüs'ün tekrar Spica'nın önünden geçeceği 2 Eylül 2197 tarihinde gerçekleşecektir.下一次行星掩星現象將發生在2197年9月2日,屆時金星將再度通過角宿一前方。
Black Comet her elli yılda bir Dünya'nın önünden geçmektedir.,Charlotte) 每七十五年接近地球一次的長期彗星。
"Efendim, lütfen sen kulunun önünden git.“씨야 남규리, 위경련 일으켜 입원”.
"Efendim, lütfen sen kulunun önünden git.והניף את העמר לפני ה' לרצנכם...
Kızıl birlikler Kremlin'in önünden geçit töreni yaptılar ve doğru cephe hattına yürüdüler.ואכן, החיילים צעדו בכיכר האדומה והמשיכו בדרכם היישר אל החזית.
Kısır Türk kültüründe özellikle çayla beraber veya çayın önünden servis edilir.Руската чаена култура е свързана предимно със съвместното пиене на чай в домашна обстановка.
6 Haziran - Venüs Güneş'in önünden geçti.6. jún – bol pozorovaný prechod Venuše popred Slnko.
Mahkumlardan biri idam sehpasının önünden kaçtı.Pri úteku väzni zabili jedného dozorcu.
Gezegen 2007 yılında yıldızının önünden geçerken optik olarak gözlemlenmiştir.2007 metais, buvo stebėtas planetos tranzitas prie žvaigždės.
Kadın bir adamla beraber kafenin önünden geçmektedir.Taip pat kavinėje jis privertė merginą mušti vieną vaikiną.
"Efendim, lütfen sen kulunun önünden git.Tiit Kuningas, Kalle Voolaid.
Alın şu deli kadını gözümün önünden!Entfernen Sie diese verrückte Frau aus meinen Augen!
Alın şu deli kadını gözümün önünden!Jauhkan wanita gila ini dari mataku!
Alın şu deli kadını gözümün önünden!Luati-o din fata ochilor mei!
Alın şu deli kadını gözümün önünden!Najpierw usuńcie tą kobietę z moich oczu!
Alın şu deli kadını gözümün önünden!Portate quella pazza donna lontano dai miei occhi!
Alın şu deli kadını gözümün önünden!Pour commencer faites disparaître cette folle de mes yeux !
Alın şu deli kadını gözümün önünden!Πάρτε αυτήν την τρελή γυναίκα από τα μάτια μου!
Alın şu deli kadını gözümün önünden!Убери эту сумасшедшую с моих глаз!
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.Ale moja milosť neuhne od neho, jako som urobil, aby uhla od Saula, ktorého som odstránil zpred tvojej tvári.
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.Ali milost moja ne odstopi od njega, kakor sem jo odtegnil Savlu, ki sem ga odpravil izpred tebe.
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.dar harul Meu nu se va depărta dela el, cum l-am depărtat dela Saul, pe care l-am îndepărtat dinaintea ta.
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.내가 네 앞에서 폐한 사울에게서 내 은총을 빼앗은것 같이 그에게서는 빼앗지 아니하리라
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.maar Ik zal mijn liefde en vriendschap niet van hem terugtrekken zoals Ik dat bij uw voorganger Saul deed.
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.mais ma grâce ne se retirera point de lui, comme je l`ai retirée de Saül, que j`ai rejeté devant toi.
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.ma non ritirerò da lui il mio favore, come l'ho ritirato da Saul, che ho rimosso dal trono dinanzi a te
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.mas não retirarei dele a minha benignidade como a retirei de Saul, a quem tirei de diante de ti.
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.men min Miskundhed vil jeg ikke tage fra den, som jeg tog den fra din Forgænger.
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.men min nåd skall icke vika ifrån honom, såsom jag lät den vika ifrån Saul, vilken jag lät vika undan för dig.
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.Mindazáltal irgalmasságomat nem vonom meg tõle, miképen megvonám Saultól, a kit kivágék elõtted.