Ana içeriğe geç
Sözlük

önünden ile cümle

önünden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.mutta minun armoni ei poistu hänestä, niinkuin minä poistin sen Saulista, jonka minä poistin sinun tieltäsi.
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.nhưng ta sẽ không rút ân điển ta khỏi nó như ta rút khỏi Sau-lơ , là kẻ ta đã trừ_diệt khỏi trước mặt ngươi .
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.nhưng ta sẽ không rút ân điển ta khỏi nó như ta rút khỏi Sau-lơ, là kẻ ta đã trừ diệt khỏi trước mặt ngươi.
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.Pero no quitaré de él mi misericordia, como la quité de Saúl, al cual quité de tu presencia
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.но милости Моей не отниму от него, как Я отнял от Саула, которого Я отверг пред лицем твоим.
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.но Моята милост няма да го остави, както я отнех от Саула, когото отмахнах от пред тебе.
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.וחסדי לא יסור ממנו כאשר הסרתי מעם שאול אשר הסרתי מלפניך׃
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.ولكن رحمتي لا تنزع منه كما نزعتها من شاول الذي ازلته من امامك.
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.但 我 的 慈 愛 仍 不 離 開 他 、 像 離 開 在 你 面 前 所 廢 棄 的 掃 羅 一 樣
Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.但 我 的 慈愛 仍 不 離開 他 、 像 離開 在 你 面前 所 廢棄 的 掃羅 一 樣
Bir askeri istihbarat robotu. Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.C'est un robot de surveillance militaire, pour guider les troupes, regarder dans les grottes, par exemple.
Bir askeri istihbarat robotu. Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.Este un robot de supraveghere militară, care merge înaintea trupelor, care se uită la peșteri, de exemplu.
Bir askeri istihbarat robotu. Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.Es un robot militar de vigilancia, para ir delante de las tropas, y examinar cavernas, por ejemplo.
Bir askeri istihbarat robotu. Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.È un robot di sorveglianza militare, da mandare in avanscoperta, ad esempio per esplorare le grotte,
Bir askeri istihbarat robotu. Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.Het is een militaire surveillancerobot om de troepen vooraf te gaan - rondkijken in grotten, bijvoorbeeld.
Bir askeri istihbarat robotu. Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.Je to robot na vojenský dozor, aby išiel na čele vojska, napríklad, aby sa pozeral do jaskýň.
Bir askeri istihbarat robotu. Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.Je to vojenský průzkumný robot, má jít v čele jednotek a například prozkoumávat jeskyně.
Bir askeri istihbarat robotu. Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.Nó là một robot do thám quân sự, dùng để đi trước những người lính -- ví dụ như kiểm tra các hang động.
Bir askeri istihbarat robotu. Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.Ten robot służy do rekonesansu wojskowego, podąża przed piechotą, zagląda na przykład do jaskiń.
Bir askeri istihbarat robotu. Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.Това е робот за военно наблюдение, който да влиза пред войниците, да разглежда пещери, например.
Bir askeri istihbarat robotu. Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.Это робот для военной разведки, чтобы идти впереди военных, осматривая пещеры, например.
Bir gezegen yıldızının önünden geçerken행성이 별의 전면을 지날 때
Bir gezegen yıldızının önünden geçerken "küçük tutulmalar" oluşuyor.Chodzi o mini zaćmienia gwiazd, powodowane przez orbitujące planety.
Bir gezegen yıldızının önünden geçerken "küçük tutulmalar" oluşuyor.De fapt sunt mini eclipse care au loc când o planetă trece prin fața stelei sale.
Bir gezegen yıldızının önünden geçerken "küçük tutulmalar" oluşuyor.Đó thực chất là những nhật thực mini xảy ra khi hành tinh đi ngang qua trước mặt ngôi sao.
Bir gezegen yıldızının önünden geçerken "küçük tutulmalar" oluşuyor.Es treten Mini-Eklipsen auf, wenn ein Planet sich vor seinem Stern vorbei bewegt.
Bir gezegen yıldızının önünden geçerken "küçük tutulmalar" oluşuyor.È una mini-eclissi che accade quando un pianeta passa davanti alla sua stella.
Bir gezegen yıldızının önünden geçerken "küçük tutulmalar" oluşuyor.Het zijn eigenlijk mini-verduisteringen die zich voordoen als een planeet voor zijn ster passeert.
Bir gezegen yıldızının önünden geçerken "küçük tutulmalar" oluşuyor.Il s'agit de mini-éclipses qui se produisent quand une planète passe devant son étoile.
Bir gezegen yıldızının önünden geçerken "küçük tutulmalar" oluşuyor.Jde vlastně o drobná zatmění, k nimž dochází, když planeta přechází před svou hvězdou.
Bir gezegen yıldızının önünden geçerken "küçük tutulmalar" oluşuyor.São mini-eclipses que ocorrem quando um planeta passa em frente da sua estrela.
Bir gezegen yıldızının önünden geçerken "küçük tutulmalar" oluşuyor.Son mini eclipses que ocurren cuando un planeta pasa delante de su estrella.
Bir gezegen yıldızının önünden geçerken "küçük tutulmalar" oluşuyor.Sú to vlastne malé zatmenia, ku ktorým dochádza, keď planéta prechádza popred svoju hviezdu.
Bir gezegen yıldızının önünden geçerken "küçük tutulmalar" oluşuyor.Yaitu gerhana kecil yang terjadi saat planet tepat melintas di depan bintangnya.
Bir gezegen yıldızının önünden geçerken "küçük tutulmalar" oluşuyor.Всъщност настъпва мини-затъмнение, когато планета премине пред звездата си.
Bir gezegen yıldızının önünden geçerken "küçük tutulmalar" oluşuyor.Это мини-затмения, происходящие когда планета проходит перед своей звездой.
Bir gezegen yıldızının önünden geçerkenזה בעצם ליקוי-שמש קטן המתרחש
Bir gezegen yıldızının önünden geçerkenفي الحقيقة هي كسوف مصغر يحدث
Bir gezegen yıldızının önünden geçerken実際 小規模の日食が起こります
Bir gün Beyaz Saray'ýn önünden geçerkenIl ne pensait pas pouvoir continuer cette vie en étant considéré comme un criminel.
Bir gün Beyaz Saray'ýn önünden geçerkenProstě nevěřil, že by se zločinem na krku mohl tento život ještě vést.
Bir gün Beyaz Saray'ýn önünden geçerkenوبدأ الحياة الجديدة والتي أصبحت مرتبطة بالنشاط السياسي ولم يكُن يصدِّق أنه من الممكن أن يستمرّ في حياته
Bir gün Beyaz Saray'ýn önünden geçerkenそして彼は重罪を受けたまま人生を 続けていけると信じるがことができなかった。 そう、ある日ホワイトハウスを 一緒に通りかかった時、
Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.군인들보다 먼저 동굴에 들어가 위험 여부를 확인하는 등의 임무를 수행합니다.
Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.ויביט לתוך מערות, לדוגמה.
Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.ويتفقد الكهوف مثلاً.
Birliklerin önünden gidip, mağaraları inceliyor mesela.かなり頑丈に作る必要がありました
Böylece İşay yedi oğlunu da Samuelin önünden geçirdi. Ama Samuel, ‹‹RAB bunlardan hiçbirini seçmedi›› dedi.így elvezeté Isai Sámuel elõtt [mind] a hét fiát; Sámuel pedig mondá Isainak: Nem ezek közül választott az Úr.
Böylece İşay yedi oğlunu da Samuelin önünden geçirdi. Ama Samuel, ‹‹RAB bunlardan hiçbirini seçmedi›› dedi.Isaï fit passer ses sept fils devant Samuel; et Samuel dit à Isaï: L`Éternel n`a choisi aucun d`eux.
Böylece İşay yedi oğlunu da Samuelin önünden geçirdi. Ama Samuel, ‹‹RAB bunlardan hiçbirini seçmedi›› dedi.Isaí hizo pasar a siete de sus hijos ante Samuel, y éste dijo a Isaí: --Jehovah no ha elegido a éstos
Böylece İşay yedi oğlunu da Samuelin önünden geçirdi. Ama Samuel, ‹‹RAB bunlardan hiçbirini seçmedi›› dedi.이새가 그 아들 일곱으로 다 사무엘 앞을 지나게 하나 사무엘이 이새에게 이르되 여호와께서 이들을 택하지 아니하셨느니라 하고
Böylece İşay yedi oğlunu da Samuelin önünden geçirdi. Ama Samuel, ‹‹RAB bunlardan hiçbirini seçmedi›› dedi.Takž rozkázal Izai jíti sedmi synům svým před Samuele. Ale Samuel řekl Izai:Ani těch nevyvolil Hospodin.
Böylece İşay yedi oğlunu da Samuelin önünden geçirdi. Ama Samuel, ‹‹RAB bunlardan hiçbirini seçmedi›› dedi.Tedy kazał przyjść Isaj siedmiu synom swoim przed Samuela. I rzekł Samuel do Isajego: Nie obrał Pan i tych.
Böylece İşay yedi oğlunu da Samuelin önünden geçirdi. Ama Samuel, ‹‹RAB bunlardan hiçbirini seçmedi›› dedi.И Есей направи да минат седемте му сина пред Самуила; но Самуил каза на Есея: Господ не е избрал тия.
Böylece İşay yedi oğlunu da Samuelin önünden geçirdi. Ama Samuel, ‹‹RAB bunlardan hiçbirini seçmedi›› dedi.Так подводил Иессей к Самуилу семерых сыновей своих, но Самуилсказал Иессею: никого из этих не избрал Господь.
Böylece İşay yedi oğlunu da Samuelin önünden geçirdi. Ama Samuel, ‹‹RAB bunlardan hiçbirini seçmedi›› dedi.ויעבר ישי שבעת בניו לפני שמואל ויאמר שמואל אל ישי לא בחר יהוה באלה׃
Böylece İşay yedi oğlunu da Samuelin önünden geçirdi. Ama Samuel, ‹‹RAB bunlardan hiçbirini seçmedi›› dedi.وعبّر يسّى بنيه السبعة امام صموئيل فقال صموئيل ليسّى الرب لم يختر هؤلاء.
Böylece İşay yedi oğlunu da Samuelin önünden geçirdi. Ama Samuel, ‹‹RAB bunlardan hiçbirini seçmedi›› dedi.耶 西 叫 他 七 個 兒 子 都 從 撒 母 耳 面 前 經 過 、 撒 母 耳 說 、 這 都 不 是 耶 和 華 所 揀 選 的
Böylece İşay yedi oğlunu da Samuelin önünden geçirdi. Ama Samuel, ‹‹RAB bunlardan hiçbirini seçmedi›› dedi.耶西 叫 他 七個兒 子 都 從撒母耳 面前 經過 、 撒母耳 說 、 這都 不 是 耶和華 所 揀選的
Bu düşünceyi kafamdan atamıyorum, O görüntüyü gözümün önünden çıkaramıyorum, ben de yapmam gerekeni yaptım.Ale nie mogę się pozbyć ani tej myśli, ani widoku sprzed oczu, więc robię, co należy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
önünden ile cümle - Sayfa 4 - önünden kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App