önünde ile cümle

önünde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.Mimochodem, ty rozhovory byly vždy před publikem.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.Por cierto, esto se hizo siempre en público.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.Przy okazji, to zawsze działo się przy widowni.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.Übrigens geschah das immer in der Öffentlichkeit.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.Παρεμπιπτόντως, συνέβαιναν πάντοτε παρουσία κοινού.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.Кстати, это всегда происходило перед публикой.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.Между другото, това винаги се правеше открито.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.דרך אגב, זה תמיד נעשה בפומבי.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.على فكرة، لقد قمنا بهذا العمل في العلن.
Ama bu yöntemde röportaj izleyicinin gözü önünde yapılacaktı.口述で歴史を残すというプログラムではありませんでした
Ama buyurduğun gibi, silahlanmış olan herkes RABbin önünde savaşmak üzere karşı yakaya geçecek.››A ruszywszy się z Tahatu, położyli się obozem w Tare.
Ama buyurduğun gibi, silahlanmış olan herkes RABbin önünde savaşmak üzere karşı yakaya geçecek.››A te szolgáid pedig átmennek mindnyájan hadra felkészülve, harczolni az Úr elõtt, a miképen az én Uram szól.
Ama buyurduğun gibi, silahlanmış olan herkes RABbin önünde savaşmak üzere karşı yakaya geçecek.››a tvoji služobníci prejdú, každý ozbrojený do vojny, idúc pred Hospodinom do boja, tak ako hovorí náš pán.
Ama buyurduğun gibi, silahlanmış olan herkes RABbin önünde savaşmak üzere karşı yakaya geçecek.››et tes serviteurs, tous armés pour la guerre, iront combattre devant l`Éternel, comme dit mon seigneur.
Ama buyurduğun gibi, silahlanmış olan herkes RABbin önünde savaşmak üzere karşı yakaya geçecek.››iar robii tăi, toţi înarmaţi pentru război, vor merge să se lupte înaintea Domnului, cum zice domnul nostru.``
Ama buyurduğun gibi, silahlanmış olan herkes RABbin önünde savaşmak üzere karşı yakaya geçecek.››우리 주의 말씀대로 종들은 무장하고 여호와 앞에서 다 건너가서 싸우리이다
Ama buyurduğun gibi, silahlanmış olan herkes RABbin önünde savaşmak üzere karşı yakaya geçecek.››Maar al onze strijders zullen oversteken om voor de HERE te vechten, precies zoals u hebt gezegd."
Ama buyurduğun gibi, silahlanmış olan herkes RABbin önünde savaşmak üzere karşı yakaya geçecek.››mi pa, tvoji hlapci, pojdemo, vsi oboroženi za vojsko, pred GOSPODOM v boj, kakor je govoril naš GOSPOD.
Ama buyurduğun gibi, silahlanmış olan herkes RABbin önünde savaşmak üzere karşı yakaya geçecek.››Služebníci pak tvoji přejdou jeden každý v odění způsobný před Hospodinem k boji, jakož mluví pán můj.
Ama buyurduğun gibi, silahlanmış olan herkes RABbin önünde savaşmak üzere karşı yakaya geçecek.››а рабы твои, все, вооружившись, как воины, пойдут пред Господомна войну, как говорит господин наш.
Ama buyurduğun gibi, silahlanmış olan herkes RABbin önünde savaşmak üzere karşı yakaya geçecek.››а слугите ти, всички въоръжени и опълчени, ще отидат пред Господа на бой, както господарят ни каза.
Ama buyurduğun gibi, silahlanmış olan herkes RABbin önünde savaşmak üzere karşı yakaya geçecek.››ועבדיך יעברו כל חלוץ צבא לפני יהוה למלחמה כאשר אדני דבר׃
Ama buyurduğun gibi, silahlanmış olan herkes RABbin önünde savaşmak üzere karşı yakaya geçecek.››وعبيدك يعبرون كل متجرد للجند امام الرب للحرب كما تكلم سيدي
Ama buyurduğun gibi, silahlanmış olan herkes RABbin önünde savaşmak üzere karşı yakaya geçecek.››但 你 的 僕 人 、 凡 帶 兵 器 的 、 都 要 照 我 主 所 說 的 話 、 在 耶 和 華 面 前 過 去 打 仗
Ama buyurduğun gibi, silahlanmış olan herkes RABbin önünde savaşmak üzere karşı yakaya geçecek.››但 你 的 僕人 、 凡 帶 兵器 的 、 都 要 照 我 主 所 說的話 、 在 耶和華 面前 過 去 打仗
Ama daima sevdiklerimin gözümün önünde ölmesinden nefret ediyorum.-men det är svårt att alla de jag älskar dör före mig.
Ama daima sevdiklerimin gözümün önünde ölmesinden nefret ediyorum.- men det er svært, at alle mine kære dør før mig.
Ama daima sevdiklerimin gözümün önünde ölmesinden nefret ediyorum.-mutta on kamalaa, että rakkaani kuolevat aina ennen minua.
Ama daima sevdiklerimin gözümün önünde ölmesinden nefret ediyorum.Αλλά δεν μ' αρέσει που όσοι αγαπώ πεθαίνουν πριν από μένα.
Ama Hae Ra'nın önünde garip biçimde...Aber seltsamer Weise vor Hae Ra...
Ama Hae Ra'nın önünde garip biçimde...Ale kiedy znajduje sie wprost Hae Ra...
Ama Hae Ra'nın önünde garip biçimde...Dar ciudat, in fata ei...
Ama Hae Ra'nın önünde garip biçimde...Je to divné, ale pri Hae Re...
Ama Hae Ra'nın önünde garip biçimde...Maar vreemd genoeg voor Hae Ra...
Ama Hae Ra'nın önünde garip biçimde...Mais bizarrement, devant Hae Ra...
Ama Hae Ra'nın önünde garip biçimde...Ma stranamente, di fronte ad Hae Ra...
Ama Hae Ra'nın önünde garip biçimde...Men konstigt framför Hae Ra....
Ama Hae Ra'nın önünde garip biçimde...Nhưng không hiểu tại sao trước Hae Ra, anh lại vậy.
Ama Hae Ra'nın önünde garip biçimde...Tapi anehnya di depan Hae Ra....
Ama Hae Ra'nın önünde garip biçimde...Αλλά περιέργως μπροστά στην Χε Ρα...
Ama Hae Ra'nın önünde garip biçimde...Но странно, когато съм пред Хе Ра..
Ama Hae Ra'nın önünde garip biçimde...Но что странно, перед Хе Ра...
Ama Hae Ra'nın önünde garip biçimde......אבל באופן מוזר בפני הא רה
Ama Hae Ra'nın önünde garip biçimde......لكن بغرابة, أمام هاي را
Ama Hae Ra'nın önünde garip biçimde...お前 スンジョに告白したのか?
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.Aber alles in Betracht ziehend, werde ich immer noch so abstimmen wie ich es vorhatte.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.Ampak glede na vse okoliščine bom podprl ta predlog, tako kot sem že prej nameraval.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.Dar cu toate acestea, am sa votez asa cum am sa votez.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.De miután mindent átgondoltam, mégis úgy fogok szavazni, ahogyan eldöntöttem.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.하지만 여러분을 보며 이야기하고 싶었습니다. 제게 반대하심을 이해하고,
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.Maar ik heb alles overwogen en ik verander mijn stem niet.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum."Mas tendo considerado tudo, "vou votar na mesma da maneira que vou votar.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.Pero habiéndolo considerado por completo, votaré de la forma que votaré.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.Po przemyśleniu zdecydowałem, że jednak ją poprę.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.Όμως έχοντας λάβει όλα αυτά υπόψιν, επιμένω στην ψήφο μου.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.Но като взех всичко предвид, все пак ще гласувам по начина, по който съм решил.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.Но подумав обо всем, я все равно буду голосовать так, как буду.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.אבל לאחר שחשבתי על כל העניין, אני עדיין הולך להצביע כמו שתכננתי.
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.لوكنني أود أن أصلكم وأقول لكم ، أنني أتفهم عدم أتفاقكم معي
Ama hepsini göz önünde bulundurduktan sonra, hala kanunu onaylamayı düşünüyorum.しかしあなた方に言いたい あなた方が反対しているのは理解しており

İlgili Sayfalar