önünde ile cümle
önünde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Şimdi ülkenin önündeki en önemli zorluk, başta hukuk sisteminde olmak üzere reformları sürdürmek.Its main challenges now are continued reforms, especially as regards the legal system.
Geçen ay Belediye Binası önünde duran şanslı çiftler görülüyor. [Nikola Barbutov/SETimes]The lucky couples outside City Hall last month. [Nikola Barbutov/SETimes]
Hırvatistan’ın önünde sınır meselesi engeli varCroatia encumbered by border dispute
Prelec: Uzun vadede, Kosova AB'ye girecektir, fakat önünde yapması gereken pek çok iş var.Prelec: In the long term, Kosovo will be in the EU, but it has a lot of work ahead.
Sullivan, "Ülkelerinin önünde bir seçim var ve vakit giderek azalıyor."There is a choice facing their country and time is running out.
Devlet daireleri ve parlamento önündeki direklere NATO ve Arnavutluk bayrakları yan yana çekildi.NATO and Albanian flags went up alongside each other in front of state institutions and parliament.
Chisinau'daki Romanya Konsolosluğu önünde vize bekleyen Moldovalılar görülüyor. [Getty Images]Moldovans wait for visas outside the Romanian Consulate in Chisinau. [Getty Images]
Cetinje Gymnasium Okulunun önünde gösteri yapan öğrenciler. [Marina Roganoviç/SETimes]Students protest outside Cetinje's Gymnasium School. [Marina Roganovic/SETimes]
SETimes: Yayın yönetmeni olarak haleflerinizden biri de, bu binanın önünde öldürülen Hrant Dink’ti.SETimes: One of your predecessors as editor was Hrant Dink, who was murdered outside these offices.
SETimes: Kurbanın toplumla yeniden bütünleşmesinin önündeki en büyük engel nedir peki?SETimes: What is the main obstacle that prevents reintegration?
Parlamento ve diğer hükümet binalarının önünde yalnızca devlet bayrağı yer alacak.Only the state flag would be raised outside parliament and other government buildings.
Biberler 80 bin kişilik bir seyirci önünde çaldılar.The Peppers played before a crowd of 80,000.
Analistler ise, projenin önünde dolambaçlı bir yol olduğunu düşünüyor.Analysts see a winding road ahead for the project.
Avukat Milos Saljiç, geçtiğimiz hafta adliye önünde gazetecilere demeç veriyor. [Reuters]Attorney Milos Saljic makes a statement to the media outside the courthouse last week. [Reuters]
Mladiç'in ailesinin yaptığı ziyaretler de adliye binası önünde kargaşaya yol açtı.Visits by Mladic's family were cause for chaos outside the courthouse.
Atık ithaliyle ilgili yasa tasarısını parlamentonun önünde protesto eden Arnavutlar. [Reuters]Outside of parliament, Albanians protest a draft law on importing waste. [Reuters]
Göstericiler Kasım ayı başında parlamentonun önünde gösteriler düzenledi.Demonstrators staged street protests in early November in front of parliament.
Gazeteciler, Saraybosna Ulusal Tiyatrosunun önündeki kırmızı halıda toplanıyor.Journalists gather at the red carpet of the National Theatre of Sarajevo.
SETimes: Sizce Kosova’da hukuk devleti ilkesinin önündeki engeller neler?SETimes: What challenges do you see in establishing the rule of law in Kosovo?
Paspalj, "Kendi seyirciniz önünde oynamaktan daha büyük bir motivasyon olamaz."There isn't a bigger motivation then playing in front of your own crowd.
Üyelik müzakerelerine başlayan Hırvatistan komşu adayın çok önünde yer alıyor.With it membership negotiations started, however, Croatia is far ahead of its fellow candidate.
Üç olayda da kurbanlar, silahlı kişilerce evlerinin önünde pusuya düşürüldüler.In all three cases, gunmen ambushed the victims at the doorsteps of their own homes.
SETimes: Sırbistan'ın önündeki en büyük güvenlik sorunları olarak neleri görüyorsunuz?SETimes: What do you see as Serbia's biggest security challenges?
Turistler, Sırbistan’ın Mokra Gora istasyonunda eski bir buharlı trenin önünde duruyor.Tourists stand in front of an antique steam-engine train at the Mokra Gora station in Serbia.
Hırvatistan, AB üyeleri Bulgaristan ve Romanya'nın ikisinin de önünde yer alıyor.Croatia is ahead of both EU members Bulgaria and Romania.
Sırbistan'ın dünya önündeki imajı değişime uğradı.Serbia's image in the eyes of the world has transformed.
Ertelenen Polis Reformu Bosna Hersek'in Önünde Engel Teşkil EdiyorStalled Police Reform Continues to Hold Back Bosnia and Herzegovina
İstanbul'daki iftar çadırlarının önünde uzun kuyruklar oluşuyor. [Nihan Sevinç/SETimes]Long lines keep busy the Iftar tents in Istanbul. [Nihan Sevinc/SETimes]
Oruç açma saati yaklaştıkça önünde uzun kuyruklar oluşur.Long lines form as the hour of breaking the fast approaches.
Aile genelde hükümetin bir adım önünde gidiyor.The family has typically been one step ahead the government.
Bazı anketlerde ana muhalefet adayı Ljubomir Frckovski'nin önünde gidiyor.In some polls, he is ahead of the main opposition candidate, Ljubomir Frckovski.
Kıbrıs Rum Kesimi, 41 sıra düşerek 102. olan KKTC'nin çok önünde yer aldı.Cyprus is well ahead of its Turkish-run northern part, which has dropped 41 places to 102nd.
Takım ön eleme grubunu favoriler Fransa ve Romanya'nın önünde birinci tamamladı.The team even finished first in the qualification group, ahead of favourites France and Romania.
Analist, "Romanya'nın ekonomik toparlanma süreci dış unsurlar önünde hala kırılgan."Romania's economic recovery is still fragile before external factors.
Seçim reformu bu yıl Arnavutluk'un önünde büyük bir engel oluşturacak. [AFP]Election reform will be a major hurdle for Albania this year. [AFP]
Bu yolda hükümetin önündeki en büyük engeliyse, devletin toprak düzeni oluşturuyor.The territorial organisation of the state is the greatest stumbling block.
Gotovina’nın yakalanması ile ortaklık yolunda Hırvatistan’ın önündeki başlıca engel ortadan kalktıGotovina arrest clears major hurdle from Croatia's path to integration
Ülkenin önündeki en büyük engel yolsuzluk ve organize suçla mücadele.The main challenge facing the country is combating corruption and organised crime.
Arnavut bayrağı çok ırklı belediyelerin önünde yasal şekilde dalgalanıyor.The Albanian flag flies legally outside multiethnic municipalities.
Hayır derseniz, önünde sonunda yine evet dersiniz, ama aradaki süreç çok sancılı olur."If you say no, you'll eventually get to yes, but the journey will be very painful."
Söz konusu madde, daha fazla işbirliğinin önündeki önemli bir engel olarak görülüyordu.That provision had posed a major obstacle to increased co-operation.
Arnavutluk vize uygulamasının kaldırılmasını kutlamasına karşın önünde AB'ye giden uzun bir yol var.While Albania celebrates visa liberalisation, it still faces a long road to the EU.
Arnavutluk'un önünde AB üyeliğine giden uzun bir yol var. [Reuters]Albania has a ways to go on the road to EU accession. [Reuters]
Medjedoviç, bu hareketle ticaretin önündeki son engelin de kalktığını belirtti.With this move, Medjedovic said, the last barrier for trade was removed.
Fakat projenin önünde bazı engeller var.However, there are some obstacles.
Ceku bu hafta sonu kameralar önünde tavuk eti yiyerek halkı da aynısını yapmaya çağırdı.At the weekend, he ate meat for the cameras, urging the public to do the same.
Bakan, süreci engelleyen herkesi kamuoyu önünde kınamakta tereddüt etmeyeceğini de sözlerine ekledi.He also said he would not hesitate to publicly condemn anyone obstructing the process.
Olivera Lakiç, 7 Mart Çarşamba günü apartmanının önünde dayak yedi.Olivera Lakić was beaten outside her apartment building on Wednesday (March 7th).
"Bugün Amerika ve Avrupa'nın önünde bir sonuçlar ve fırsatlar dönemi yer almaktadır."Today, America and Europe face a moment of consequence and opportunity.
Hırvat liderlerin önünde hassas bir karar süreci var.Croatia's leaders have a tricky decision ahead of them.
"Pazartesi günü ACR'nin (Albanian Chrome) Bulkiza'daki genel merkezi önünde toplanacağız."We will gather on Monday in front of ACR [Albanian Chrome] headquarters in Bulqiza.
Terörle mücadele çalışmalarını artırma çabalarının önündeki engellerin aşılmasıOvercoming hurdles to increase counterterrorism efforts
Bu da Avrupa Komisyonu'nun 12 kriterinin önündeki engellerin kalkması anlamına geliyor." dedi.This means, unblocking the fulfillment of the 12 European Commission criteria," Beja said.
Yaklaşık 1500 protestocu 7 Ekim Perşembe günü parlamentonun önünde toplandı. [Reuters]About 1,500 protesters gathered in front of parliament Thursday (October 7th). [Reuters]
Yağmurlu bir sabah, yaklaşık 1500 protestocu parlamentonun önünde toplandı.About 1,500 protesters gathered in front of parliament on the rainy morning.
Fakat çok sayıda analist ülkenin önündeki yolun nispeten sorunsuz geçeceğini düşünüyor.Many analysts, however, think the road ahead will be relatively hassle-free.
Fakat önünde hâlâ ciddi bir engel var: BM savaş suçları mahkemesiyle işbirliği meselesi.However, a serious obstacle remains: the issue of co-operation with the UN war crimes tribunal.
Önündeki masaya işaret eden Arslan, "Bu benim değil." diyor."This is not mine," he said, gesturing at the desk in front of him.
SETimes: Peki sizce ülkenin NATO’ya katılım sürecinin önündeki en büyük engeller neler?SETimes: What do you see as the largest obstacles to the country's NATO accession?
İstanbul'da ABD konsolosluğunun önündeki çatışmada el Kaide şüphesiAl-Qaeda suspected in shootout outside US consulate in Istanbul