Gözünüm önümden çekil.Pergi dari penglihatanku.
Gözünüm önümden çekil.Sa nu te mai vad.
Gözünüm önümden çekil.Sparisci dalla mia vista.
Gözünüm önümden çekil.Spravi se izpred mojih oči.
Gözünüm önümden çekil.Tűnj el a szemem elől!
Gözünüm önümden çekil.Ztrať se mi z očí!
Gözünüm önümden çekil.Χάσου από τα μάτια μου.
Gözünüm önümden çekil.Убирайся с моих глаз!
Gözünüm önümden çekil.תעופי לי מהעיניים
Gözünüm önümden çekil.ابتعدي عن ناظري!
>- Çekil önümden. Ulan ben senin yaţýnda... ...ev bakýyordum ev!Ако не ги донесеш, ще кажа на баща ти.
>- Çekil önümden.Θα σου δώσω αύριο τα χρήματα. Τα λέμε.
Hastalık kapacağım, çek şunu önümden!Aku akan kena sesuatu dari itu! Singkirkan!
Hastalık kapacağım, çek şunu önümden!Ich könnte mich anstecken! Stell es weg!
Hastalık kapacağım, çek şunu önümden!Ik zal er iets van krijgen. Zet het weg!
Hastalık kapacağım, çek şunu önümden!Jag kanske får nåt av det!
Hastalık kapacağım, çek şunu önümden!Je vais attraper quelque chose avec ! Eloigne-le de là !
Hastalık kapacağım, çek şunu önümden!Không chừng mình sẽ bị gì sau khi uống cái này mất! Cậu cất đi!
Hastalık kapacağım, çek şunu önümden!병 옮는다 치워라 치워라~
Hastalık kapacağım, çek şunu önümden!Mi potrei prendere una malattia! Mettilo via!
Hastalık kapacağım, çek şunu önümden!Mógłbym się czymś zarazić! Odłóż to!
Hastalık kapacağım, çek şunu önümden!O sa iau ceva de pe ea! Pune-o deoparte!
Hastalık kapacağım, çek şunu önümden!Θα κολλήσω τίποτα απ'αυτό! Πάρ'το από εδώ!
Hastalık kapacağım, çek şunu önümden!Так и заразиться чем-нибудь можно! Убери-убери!
Hastalık kapacağım, çek şunu önümden!!سألتقط شيئاً ما بسببه! أبعديه عني
Hastalık kapacağım, çek şunu önümden!うつりませんよ~ テレレは病気が移らない成分があるんです
Hayatımın başlarında, annem bana önümdeki yıllarla başa çıkabilmem için hikâyeler anlattı,בתחילת חיי, אימי ספרה לי סיפורים בשביל לעזור לי להתמודד עם השנים שלפני,
Hayır, Profesör. Her zamanki gibi önümde durmalısınız.Nem, professzor, magának kell elöl állnia.
Hayır, Profesör. Her zamanki gibi önümde durmalısınız.Non, Professeur, vous devezNprésenter la première mesure au conseil.
Hayır, Profesör. Her zamanki gibi önümde durmalısınız.لا استاذ عليك ان تواجهه
Her zamanki gibi önümde durmalısınız.Θα τακτοποιήσω εγώ όσα είναι από μακριά-
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Aku terkoyak oleh duka dan nestapa; hari demi hari makin banyak yang kuderita
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.As minhas entranhas fervem e não descansam; os dias da aflição me surpreenderam.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Az én bensõm forr és nem nyugoszik; megrohantak engem a nyomorúságnak napjai.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Därför sjuder mitt innersta och får ingen ro, eländesdagar hava ju mött mig.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Îmi ferb măruntaiele fără încetare, m'au apucat zilele de durere.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.내 마음이 어지러워서 쉬지 못하는구나 환난 날이 내게 임하였구나
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Le mie viscere ribollono senza posa e giorni d'affanno mi assalgono
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Lòng tôi trằn trọc không an nghỉ; Các ngày gian nan xông áp vào tôi.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Lòng tôi trằn_trọc không an_nghỉ ; Các ngày gian_nan xông áp vào tôi .
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Meine Eingeweide sieden und hören nicht auf; mich hat überfallen die elende Zeit.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Mes entrailles bouillonnent sans relâche, Les jours de la calamité m`ont surpris.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Mijn hart is bedroefd en rusteloos en ik zie op tegen dagen vol ellende.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Mine innvoller koker og er ikke stille; trengsels dager er kommet over mig.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Mis entrañas hierven y no tienen sosiego; los días de mi aflicción me han alcanzado
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Moje vnútornosti vrú a nechcú sa upokojiť; nadišly na mňa dni trápenia.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Osrčje moje v bridkosti kipi in ne miruje, zadeli so me mučni dnevi.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Sisukseni kuohuvat lakkaamatta, kurjuuden päivät ovat kohdanneet minut.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.ustandseligt koger det i mig, Elendigheds Dage traf mig;
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Vnitřností mé zevřely, tak že se ještě neupokojily; předstihli mne dnové trápení.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Wnętrzności moje wezwrzały, a nie uspokoiły się, i ubieżały mię dni utrapienia.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Τα εντοσθια μου ανεβρασαν και δεν ανεπαυθησαν ημεραι θλιψεως με προεφθασαν.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Мои внутренности кипят и не перестают; встретили меня дни печали.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.Червата ми възвират, и не си почиват; Скръбни дни ме постигнаха.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.מעי רתחו ולא דמו קדמני ימי עני׃
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.امعائي تغلي ولا تكف. تقدمتني ايام المذلة.
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.我 心 裡 煩 擾 不 安 、 困 苦 的 日 子 臨 到 我 身
İçim kaynıyor, rahatım yok, Önümde acı günler var.我心裡煩擾 不安 、 困苦 的 日子 臨到 我 身
Kurbanlarından ötürü seni azarlamıyorum, Yakmalık sunuların sürekli önümde.(49:8) Не за жертвы твои Я буду укорять тебя; всесожжения твои всегда предо Мною;
Kurbanlarından ötürü seni azarlamıyorum, Yakmalık sunuların sürekli önümde.Bukan karena kurbanmu Aku menuduh kamu; kurban bakaranmu selalu ada di hadapan-Ku